Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

7 Nisan 2008 Pazartesi

Kurultay öngörüsü

Ben dedim de oldu demek istemiyorum. Ancak nedense söylediklerim ya da tespitlerim bir süre sonra netleşiyor.
Bugünkü konumuz CHP kurultayı. Herkesin bir beklentisi var kurultaydan. Öncelikle Türkiye’nin…
Tabii ki Türkiye sürekli değişim gösteren bir ülke. Dolayısıyla bugünden önümüzdeki günlere bakarak bir öngörüde bulunmak hiç de kolay değil. Ancak yine de bazı noktaları açığa kavuşturmak gerekiyor yerel seçimler öncesi.
1 – Yerel seçimler genellikle adayın öne çıktığı bir seçimdir. Ancak önümüzdeki yerel seçim ideolojik çatışmanın en şiddetli yaşanacağı seçim olacak. Dolayısıyla adaylardan çok siyasi bakış açıları önem kazanacak.
2 – CHP Kurultayı’nda Deniz Baykal herkese bir sürpriz hazırlıyor gibi. Belki parti dengelerinde örgütsel anlamda önemli bir değişiklik yaşanmaz. Ancak genel merkez düzeyinde Baykal’ın kendisine yeni bir ekip hazırlayacağı kesin. İlhan Kesici, Faik Öztrak gibi isimlerin bu dönem Baykal’ın yanında yer alacakları açık.
3 – Süleyman Demirel ve Hüsamettin Cindoruk gibi isimlerin de desteği ile Baykal bu kez mücadeleye tek başına çıkacak. Daha doğrusu merkez sağı arkasına alarak. Bu saatten sonra merkez sağın yeni bir oluşuma ne takadı var ne de ideolojik alt yapısı. MHP ise son bir yıldır attığı adımlarla kendisi dışında topladığı oyları kaybediyor. Bu oyların batıda olanları laiklik sıkıntısı nedeniyle CHP’ye, merkez ve doğuda olanları ise Müslümanlık ekseninde AKP’ye kayacak gibi. Dolayısıyla önemli aktör olma şansını giderek yitiriyor MHP…
4 – Baykal bu seçimin kendisi için son şans olduğunun farkında. Ya bunu değerlendirecek ya da müflis bir siyasetçi olarak tarih sahnesinde yerini alacak. O nedenle CHP örgütü çok da önemli değil onun için. Baykal için önemli olan toplumun kendisine vereceği oy…
5 – Bu bakış açısı İzmir’de de dengeleri değiştirecektir. Belediye başkanlarının hemen hemen tamamı yerlerinde kalır. Ancak örgütün yeniden revize edilmesi konusu kurultay sonra gündeminde olacaktır Baykal’ın. Gerçi örgütte bazı isimlerin koltuğu kaptırmamak için bir gün içerisinde döneceklerinin de farkında Baykal. Bu kadar süre genel başkanlık yapan birinin kimin hangi adımı atacağını bilmesi de olağan.
6 – Baykal’ın İzmir konusunda atacağı adımları ben de merak ediyorum. Kurultay listesi hazırlanması sırasında tartışmaların içine çekilmesinden duyduğu rahatsızlık konusunda, sağır sultan bile bilgi sahibi. Bir siyasetçiden beklenmeyecek ölçüde kindar olan Baykal’ın bu süreci unutabileceğini hiç sanmıyorum açıkçası.

NOT: Gazetede beklettiğim için birkaç gündür bana küs olan Hasan Tahsin arkadaşım, köşesinden bazı noktalara vurgu yapmış. Okuyucularımdan gelen Aziz Kocaoğlu İzmir medyası ilişkisine dokundurmuş ve benim bu ilişkileri de açıklamamı istemiş. Hangisini açıklayayım ki? Aziz Kocaoğlu’nun Milliyet Gazetesi İzmir temsilcisi ile hafta sonları birlikte yemek yediklerini mi? Yoksa aynı temsilcinin eşinin mahkeme nedeniyle kadük kalan Kalkınma Ajansı’ndaki görevini bırakıp yeniden eski çalıştığı İZFAŞ’a dönme isteğini mi? Ya da Hürriyet Gazetesi İzmir temsilcisinin eşinin İZFAŞ’taki danışmanlık görevi yerine genel müdürlük tercihi yapmak istediğini mi açıklamamı istiyor burada Hasan Tahsin.
Anlamadım, Hasan Tahsin daha net söylerse anlatırım Kocaoğlu-ulusal medya ilişkisini… Onun yapamadığını ya da yapmak istemediğini biz yaparız, aramız düzelecek ise…
Türk-Yunani tartışmasına ise şimdilik girmiyorum. Hasan Tahsin’i atalarının geldiği yer olan Girit’e götürmeden önce…

YENİGÜN 07 - 04 - 2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder