Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Hasan’ın Balkan maceraları (2)

Gazetemizin değerli kalemi, köşe yazarı, ulu insan Hasan Tahsin, Mostar ve Saraybosna’yı gezerken, savaş zamanında kazılan ünlü tünelleri de ziyaret etmiş. Sırplar’dan habersiz kazılan tünellerin uzunluğu 800 metre… Boşnaklar bu tüneli elle kazarak, 4 ay 4 gün içerisinde bitirmişler. Hasan Tahsin, tünel fikrini ortaya atan ve bizzat yapımını üstlenen kişiyi, abisi Kocaoğlu’na metro konusunda danışmanlık yapmak için İzmir’e davet etmek istemiş. Yani Nejat Brankoviç’i… Brankoviç bu teklifi kibarca reddetmiş, “Sayın Tahsin, ben Bosna Hersek Federasyonu’nun başbakanıyım, görevlerimi bırakarak İzmir’e gelmem mümkün değil. Hem 4 milyonluk bir kentte bu işi yapacak danışman bulamamış mı sayın Topoğlu?” önerisinde bulunmuş. Hasan da, “Abimin ismi Aziz Kocaoğlu” diye düzeltmiş. Brankoviç yanıtlamış: “Çin gazetelerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Sait Topoğlu yazıyordu. Oradan okudum.”
Kıssadan hisse: Tünel kazmayı başaranlar başbakan bile oluyormuş. Kazamayanları nasıl bir son bekliyor, onu bugün için tahmin edemiyorum.Bu arada savaş zamanı Bosna’daki tünelin yıkılması için Sırplar, Saraybosna Havaalanı’nı sürekli sulamışlar. Buradan Hatay esnafına duyurulur. Dükkanlarınızın önünü sularsanız, metro karmaşasına kesin çözüm bulabilirsiniz. Bakın gördüğünüz gibi tarih bilgisi işe yarıyor ve ne demişler: “Tarih tekerrürden ibarettir.”

***

Ünlü Türk büyüğü Hasan Tahsin’in Balkan maceralarına devam ediyoruz tabii ki... O kadar yürüyüş ve eski eser ziyaretinden sonra yorulmuş Hasan Tahsin.
“Bir Kemalist yorulur mu” diye sormayın. Yorulmuş işte.
Rehberi evine gönderip, bir kafeye oturmuş arkadaşlarıyla akşam vakti. Garson masaya gelmiş ve Boşnakça bir şeyler söylemiş. Herkes birbirine bakmış.
Hasan soda isteyecek… İsteyecek de nasıl anlatacak.
“I want soda” demiş.
Garson bön bön bakmış.
Hasan baktı ki olmuyor, ortada bir iletişim problemi var. Kendisi iletişimci ve aynı zamanda televizyoncu ya…
Elini ağzına götürmüş, şişeyi diker gibi yapmış. Midesini sıvazlarken de “water, water” demiş.Garson, “Bu da mı Tokatlı” diye düşünmüş ama fazla renk vermek istememiş.
Neyse ki devreye gruptan başkası girip “mineral water” deyince garson rahatlamış. Yoksa sabaha kadar karşısında garip hareketlerle soda isteyen birini izlemek zorunda kalacakmış.
Gerçi Hasan Tahsin bu… Baktı ki olmuyor, başlardı söylenmeye:
“Biz Osmanlı’nın torunlarıyız. Bu topraklarda yüzyıllarca hüküm sürdük. Siz hala Türkçe bilmiyorsunuz. Tez elden bu ülkeleri yeniden topraklarımıza katalım. Bu insanlara Türkçe öğretelim. Biz de rahat rahat içeceğimizi, isteyelim.”

NOT 1: Üçyol – Üçkuyular metro hattı durmuş. Menderes Aliağa zaten durmuştu. Karayollarından izin alınmaz ise Bornova da duracak. Büyükşehir Belediyesi yıkama yağlama haber geçeceğine kapsamlı bir metro açıklaması yapmak zorunda.

NOT 2: Üçüncü İzmir projesine de hukuk “dur” demiş. Birileri kendine dönüp, “Biz ne yapıyoruz” diyor mu acaba.
 
YENİGÜN 20 - 07 - 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder