Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Aralık 2009 Çarşamba

İzmir medyası sadece 300 metre yürütüldü

Önceki akşamüstü geldi haber, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu medya mensuplarını Üçyol - Üçkuyular metro inşaatına indiriyor diye.
Medya mensubu olunca icabet etmek zorunda kaldık tabii ki… Önce büyükşehirde bilgilendirme toplantısı vardı. Ardından gazeteciler inşaat alanına getirilecekti. Olayın birinci bölümü açıkçası beni çok ilgilendirmiyordu. Evimden çıkıp doğrudan Özel Türk Koleji’nin yanındaki 100 Sokak’ta bulunan girişe ulaştım. 100 Sokak, 20 gün önce doğalgaz için kazılmış, son 10 gündür şirket tarafından kapatılmamış büyük çukurların bulunduğu bir yerdi. Kocaoğlu’nun bu yoldan geçmesi gerekince sabahtan itibaren hummalı bir çalışma ile yol bir anda pırıl pırıl olmuştu.
Sokakları kazılan ve sonra öylesine bırakılan vatandaşlara bu sütundan sesleniyorum. Kocaoğlu’nu çağırın… Eğer kabul ederse, İZBETON, büyükşehir belediye başkanı gelmeden önce yolunuzu düzeltiyor. Kocaoğlu da bunları görüp “Bakın işte, her caddemizi asfaltlıyoruz. Ne çok çalışıyoruz” diye düşünüyordur sanırım.
Çizmelerimi, baretimi giydim, beklemeye başladım. 10 dakika sonra üç otobüs medyacı Kocaoğlu ile göründü.
Önemli bir iş yapacaklardı tabii ki. Teftişe gelmişlerdi!
Otobüsten inen Kocaoğlu beni görünce, “Neden belediyedeki tanıtım toplantısına gelmedin” diye sordu. Yanıtım hazırdı:
“5 yıldır aynı şeyleri dinliyorum. Benim için önemli olan, aşağıda ne yaptığınızı kendi gözlerim ile görmek ve toplumu bilgilendirmek.”
Ben önden, diğer medyacı arkadaşlar Kocaoğlu’nun çevresinde tünele girdik. 300 metre yürüdük. Güçlendirme çalışmalarının olduğu yerde, Kocaoğlu ne kadar başarılı işler yaptığını anlatmaya başlayınca yürüyüşe devam ettim.
Programa göre güçlendirme çalışmasının yapıldığı yerden 600 metre daha yürünecek, Övgü Terzibaşıoğlu Anadolu Lisesi önündeki şaftan dışarı çıkılacak. Güzelyalı Tansaş’a kadar üstten yürünecek, bu şafttan tekrar aşağıya inilerek buradaki güçlendirme çalışmalarına bakılacak, yine aynı şafttan yukarı çıkılarak çay ve kahve molasında sorular yanıtlanacaktı.
Nerede…
Kocaoğlu, sadece 300 metre yürütüp, medyaya bir - iki beton göstermiş, ardından hepsini otobüslere bindirip Ahmet Piriştina Kent Müzesi’nde öğle yemeğine götürmüştü.
İzmir medyası böyle olduktan sonra ben Kocaoğlu’na neden kızayım ki…
Ben yukarıda ilk yazılan programa uydum. Hatta abarttım Hıfzıssıhha şaftından çıktım. Böylece halka anlatacak bir iki şeyim olacak diye düşündüm.
Metronun en tehlikeli yerleri 100 Sokak’a inen caddenin başından başlıyor. Yani TİBAŞ evlerinin önünden… Övgü Terzibaşıoğlu Anadolu Lisesi’ndeki şafta kadar uzanıyor. Zaten güçlendirme çalışmalarının buradan başlamasının nedeni de bu…
İkinci tehlikeli alan Amerikan Koleji’nin altından başlıyor, Dolunay Pastanesi’ne kadar uzanıyor. Burada 15 santimlik bir çökme halihazırda var zaten. Dolunay Pastanesi sonrası ise sadece Allah’a kalmış durumda.
Aslında aynı durum TİBAŞ evleri ile Askeri Hastane arası için de geçerli.
Neden Allah’a kalmış diyorum?
Çünkü şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, metro kendiliğinden çökmez. Su, aşırı yağış vs nedenler ile…
Metronun çökme nedeni bir tanedir. O da deprem.
Normalde önemli hasara neden olmayacak, 4.5 ya da 5 şiddetindeki bir deprem güçlendirme yapılmamış bir tünelde çökmeye neden olabilir. Böyle bir çökme olursa da üzerindeki 10 katlı binaların ne olabileceğini tahmin etmek bile istemiyorum.
Kaldı ki, birkaç gün önce Ege Bölgesi’nde birkaç yerde 3.9 şiddetindeki depremlerin olduğunu dikkate aldığımızda konunun hiç de önemsenmeyecek olduğunu görmemek mümkün değil.
Büyükşehir Belediyesi başlattığı çalışmayı aynı hız ile sürdürür ise 5 ay sonra Askeri Hastane – Dolunay Pastanesi arasında yukarıda tanımladığım risk ortadan kalkar. Ancak tek bir kalıp ile bu iş olmaz. Onun için çok acil ikinci bir kalıba ihtiyaç var.
Ve tabii Dolunay ile Üçkuyular arasındaki aç-kapa sistemi ile yapılacak bölgenin de ihaleye çıkarılıp hızla başlatılması gerekiyor.
Sonuçta durum sanılanın üzerinde vahim ve işimiz biraz da Allah’a kalmış…
Din referansı nedeniyle AKP’ye oy vermeyen yüzde 80’i CHP’yi tercih eden Hatay Caddesi’ndeki insanların hayatlarını çok net biçimde Allah’a havale etmiş olmaları ise ayrı bir çelişki değil mi?
Gelelim bir zamanlar “tümü 90 trilyona bitecek” diye reklam yapan Kocaoğlu’nun mali tablosuna.
Şu ana kadar metrodan kaçan şirketlere ödenen para 60 trilyon. KİK tarafından iptal edilen, şimdilik İZBETON’nun güçlendirme çalışması yaptığı Üçyol-Dolunay Pastanesi arasına harcanacak para 60 trilyon. Dolunay Pastanesi-Üçkuyular arasındaki aç kapa ihalesi ise ortalama 70 trilyona mal olacak. Sinyalizasyon ihalesini de dikkate aldığımızda Üçyol - Üçkuyular metrosunun ortalama maliyeti 220 trilyona ulaşıyor.
4 yıllık gecikmenin getirdiği işletme kaybı, bu bölgede yaşayan insanların çektikleri eziyet ve yine bölge esnafının perişanlığı eklenince fatura hayli kabarıyor.
Faturanın İzmirliler tarafından kime kesileceğini bilemem.
Ancak benim fatura adresim belli.
Ve bazıları kızsa da doğru adresi gösterdiğim kanısındayım.

TEK NOT: Bugün 300 metrelik metro yürüyüşü konusunda çıkacak haberleri ve oynayacak kalemleri merak ediyorum. Belki İzmirlileri Kent Müzesi’nde yenen öğle yemeği üzerine daha çok bilgilendirirler. Üstelik daha önce programlandığı için Güzelyalı TANSAŞ şaftının önüne getirtilen ancak Kocaoğlu fikir değiştirip gelmediği için bir kenara atılan onca kahvaltı malzemesi de işin cabası. Ne olacak? Zaten zararda olan büyükşehir şirketi Grand Plaza A.Ş. biraz daha zarara girecek.
 
YENİGÜN 22 - 12 - 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder