Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Ekim 2009 Pazartesi

Bir eleştiri de rektörden

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Zafer İlken aradı. Bugüne kadar hiç görüşmediğim bir ismin beni aramasına şaşırdım. “Jeotermal A.Ş. konusunda kaleme aldığınız yazıları ilgi ile okuyorum. Zamanınız var ise sizi enstitüye davet etmek istiyorum” dedi. Cuma günü Urla’da görüştük. “Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü Ali İçhedef’i hiç tanımam, kendisi ile bir kez bile konuşmadık” diyerek başladı söze.
26 Şubat 2009 tarihinde iç denetçi Ali Kaçar, soruşturma için atanan bilirkişi Doç. Dr. Niyazi Aksoy’un Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü tarafından reddedilmesi üzerine yeni bilirkişinin atanması konusunda vilayete bir dilekçe ile başvurur. Vilayet 2 Mart’ta İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne bir yazı yazarak bilirkişi talebinde bulunur. 10 Nisan tarihinde rektör Zafer İlken, Jeotermal A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bilirkişilik noktasında istenilen bilgileri 4 soru başlığı altında gönderir. Sorularda kuyuların koordinatları, bazı kuyuların delinme gerekçeleri, kuyu tamamlama test raporları, üretim ve enjeksiyon sırasında çevre kuyuların davranışlarını gösteren kayıtlar talep edilmektedir. Ancak sorulara yanıt alamaz İlken. Bunun üzerine 7 Mayıs’ta İzmir Valiliği İç Denetim Koordinatörlüğü’ne yazdığı yazıda, Jeotermal A.Ş.’den istenilen teknik bilgilerin ellerine ulaşmadığını bildirir. Aynı gün, Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü İçhedef, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün bilirkişi olma şartlarına haiz bulunmadığını belirten bir yazı yazar ve 29 Mayıs’ta Zafer İlken’e ek bir yazı çıkarır. İçhedef imzalı yazıda şunlar denilmektedir: “Sorduğunuz sorular mesleki konularımızın dışında olduğu için cevaplanması mümkün değildir. Bu konu ile ilgili cevaplar kurumsal danışmanımız MTA Ege Müdürlüğü tarafından verilecektir. Oraya başvurun.”İzmir eski Valisi Kemal Nehrozoğlu döneminde İzmir’deki jeotermal sorunu ilk kez ciddi olarak gündeme alındığını belirtenİlken şunları söyledi:
“Nehrozoğlu’ndan önce İzmir’in milyonlarca doları heba edilmişti. Nehrozoğlu şirket yapılanmasını yeniledi ve jeotermal için bir danışma kurulu oluşturdu. O zamanlar bu kurulda ben ve şimdiki rektör yardımcımız Macit Toksoy vardı. Enstitümüz Jeotermal Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne sahip. Kendi arazimizde de jeotermal enerji potansiyeli var. Yetersiz olarak gösterilmek istenmemizi anlayamadım. Bilirkişilik makamı çerçevesinde yönelttiğimiz sorulara yanıt verilmemesi, topun MTA’ya atılması da ilginç.”
45 dakika süren görüşmede ortak olduğumuz noktalar: İçhedef ile bugüne kadar hiç konuşmadık. Kendisine karşı önyargımızın bulunması mümkün değil. Kocaoğlu’nun bu isim arkasında durmasını anlayamıyoruz. Vilayetin gelişmeler karşısında ne yapacağını merak ediyoruz.

NOT 1 : Dün aldığım bir e-mail “ne aile” dedirtecek cinsten. Daha önce Ankara’da yaşayan Hacı Baydar, şimdi Çiğli Belediye Başkan Yardımcısı. Oğlu İlhami Kenan Baydar, Ankara Çankaya Belediye Meclis Üyesi, diğer oğlu Sinan Baydar Karabağlar Belediyesi Özel Kalem Müdürü. Amcaoğlu Hikmet Baydar Bornova Belediyesi’nde memur. Amcakızı Çiğdem Baydar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde. Hacı Baydar’ın dayıoğlu Osman Abay Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi, iş ortağı Osman Alp ise Çankaya’dan İl Genel Meclis Üyesi...

NOT 2 : Bayraklı ve Karabağlar semalarında uçan karga sayısında artış olmuş. Aşırı semirdikleri için vaktinden önce büyüdüklerini sanan ve inferiority kompleksi zirve yapan kargalar, doğuştan gelen refleksleri nedeniyle göz olarak tanımlanan organa yönelmişler. Gizlendiği yerde, paranoid sanrıları ile meşgul abla karga ise kamuoyuna yanlış aksettirilen Buca’daki yumurta olayını örtme derdinde ve her zamanki gibi tetikçi kullanmaya devam ediyor.
 
YENİGÜN 26 - 10 - 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder