Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Orta Yolcular Neyin Peşinde?

Baykal’ın İzmir ziyaretinden sonra işler değişti. Bir tarafta ekip var, bunu net biçimde biliyoruz. Ancak diğer taraf biraz karışık…
Bir grup ekip karşıtı ve Baykal’a yakın… Diğer grup ise ekip karşıtı ancak bir dönem Baykalcı olmalarına karşılık şimdi Baykal’a mesafeli…
Bu grubu orta yolcular olarak kaleme alalım bundan sonra…
Bu grubun üyeleri arasında dikkat çeken isimlerden biri İ. Yücel Özen… Son açıklamalarıyla kamuoyunda farklı algılamalara neden olan Özen, İzmir’de oluşan ancak kapalı mekanlarda tartışılan bir başka bakış açısını sergiliyor.
“Baykal önemli ancak çevresi düzgün değil… O’na yanlış adımlar attırıyorlar. O çevrede biz olduğumuz takdirde Baykal doğru adımları atabilir…”
İyi de sevgili orta yolcular… Bugüne kadar Deniz Baykal’ın yanındaydınız. Tasvip etmediğiniz isimler de onun yanındaydı. Hatta şu an tam karşısına geçen Önder Sav bile…
Siyasette Baykal’ı koyduğunuz yer ile onun yönetim anlayışını birbirinden bu kadar farklı değerlendirmek normal mi?
Diğer bir ifade ile “Baykal doğruları söylüyor, ancak örgütlenmeyi yanlış yapıyor” tespiti 50 yıldır bu işin içinde olan bir siyasetçi için çok acımasız değil mi?
Üstelik sizlere görev verildiği dönemlerde, Baykal’ın örgütlenme hatalarını net biçimde ifade etmiyordunuz.
Aslında orta yolcuların çekindikleri bir başka neden var.
Baykal’ın yeniden CHP iktidarında söz sahibi olamama riski…
Ortada bir kurgu olduğu gerçek…
Sav-Kılıçdaroğlu birlikteliğinin uzun vadede sonuç getirmeyeceği de…
12 Eylül referandumundan sonra taşların yeniden oynayacağı da…
Ancak orta yolcular, 12 Eylül sonrası gelişecek ya da geliştirilecek kurguda, Baykal’ın kendilerini yeniden taşıyabilecek güce ulaşıp ulaşmayacağını sorguluyorlar.
Ulaşsa da, şu an çevresindeki yapının öne çıkacağını, kendilerinin biraz da ikinci planda kalacaklarını düşünüyorlar.
O zaman sizin de taşın altına elinizi koymanız, net bir ifadede bulunmanız gerekmiyor mu?
Baykal’ın yanında olduğu için eleştirdiğiniz isimleri hemen sayalım buradan.
Yılmaz Ateş, Savcı Sayan ve Kemal Karataş…
Yılların siyaset deneyimini, bu üç isim ile kısıtlamak yıllardır çalıştığınız Deniz Baykal’a haksızlık olmuyor mu?
Peki, İzmir’in orta yolcuları kim?
Tabii ki sürekli açıklama yapma derdinde olan İ. Yücel Özen…
Sessizliğe bürünüp, hareket etmeyi şimdilik düşünmeyen, Yücel Özen nedeniyle bu açıklamalara bağlanan Bülent Baratalı ile Mehmet Ali Susam ve Selçuk Ayhan’ı da bu kategoride görmek gerekiyor. Pek tabii Türkan Miçooğulları’nı…
Karşıyaka grubu ise farklı telden çalıyor… Orada, siyasete yön veren isimlerden Hüseyin Çalışkan, kendisini futbol ve basketbola adadığı, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanlığı altında “pestili çıktığı” için siyaset konusuna biraz uzaktan bakıyor.

NOT 1: Ankara ile Sıtkı Kürüm arasındaki ipler kopma noktasında… Konunun ne olduğunu siz benden çok daha iyi biliyorsunuz. Halihazırdaki durum bu saatten sonra toparlanır mı? Çok kolay görünmüyor. Kol o kadar farklı noktalardan kırıldı ki, yen bile tutmuyor maalesef…

NOT 2: Karabağlar ve ekip cenahına duyurulur. Benimle görüştüğünü iddia ettiğiniz Nuri Batuhan’a bu kadar yüklenmeyin. Bilginin gerçekten sızdığı çatlaklara bakın…

NOT 3: Karabağlar ve Gaziemir belediyelerinin, moloz döküm yerlerini iyi kullanan bir belediye meclis üyemizin dikkatine… Bir gün o molozların altında kalabilirsiniz. Bu konu, belge, bilgi ve fotoğraflar üzerinden kamuoyu ile paylaşılmaya başlandığı zaman… Fotoğraflar zaten birçok şeyi açıklıyor. Sadece bir iki belgeye ihtiyaç var. İlgilenen arkadaşlara duyurulur.

NOT 4: Bir önceki yazımdan sonra Büyükşehir'de, “Bu belgeleri sızdırmayın… CHP’ye zarar veriyorsunuz” tespitinde bulunan arkadaşları uyarıyorum. “Senin hırsızın kötüdür, benim hırsızım iyidir” mantığı ile bir yere gelinmez. Amaç bir partiyi korumak değil, kamunun kaynaklarını doğru kullanmaktır. Bildiğim kadarıyla CHP’nin tüzüğünde de böyle yazıyor. Üstelik son 5 yılın imar konuları üzerindeki tüm yazışmaları içerisinden daha çok iş çıkacak gibi görünüyor.

NOT 5: Kentte hala Dünya Basketbol Şampiyonası için bir hazırlık göremiyorum.

Egenin Sesi 18 - 08 - 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder