Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Mart 2010 Çarşamba

Devir teslim notları

CHP İzmir kongresi tartışmaları sürüyor.
Dün CHP İzmir il binasında devir teslim töreni vardı.
Uzun süredir konuşmadığım bazı isimleri görme fırsatım oldu.
Bu isimlerden biri eski il başkanı Rıfat Nalbantoğlu idi.
Nalbantoğlu ile il sekreterliği odasında otururken bir hikaye anlattı.
Şeytan uzun süre yürüdükten sonra yorulmuş, bir ağacın gölgesine uzanmış. Karşısında ağaca bağlı bir buzağı varmış. Hemen yanında bir kadın bir inekten süt sağıyormuş. Buzağının ipi gevşeyince koşup sütü devirmiş tabii kadını da... Kadının babası kızını yerde görünce bu işi ineğin yaptığını sanmış ve tüfekle ineği öldürmüş. Kadının eşi silah sesini duymuş, silahı ile dışarı çıkmış. Bir de bakmış ki, karısı yerde, babasının elinde bir silah var. Hemen çekmiş vurmuş babasını. Hikaye böyle devam etmiş ve herkes mefta olmuş. Şeytan gözünün önünde gelişen olayları izlemiş ve kendi kendine "Şimdi bütün bu işleri benim yaptığımı iddia edecekler. Oysa ben sadece buzağının ipini gevşetmiştim."
Üzerime alınmadım tabii ki... Ama o iddialı... Çıkarken devam etti: "Bu odada ipi gevşeten sayısı birden fazla..."
Aslında ipi gevşeten değil koparan buzağının ta kendisi idi. O kadar uyarılara rağmen atladı zıpladı, ipi koparıp, sütü döktü, kadını yere yıktı. Ardından da olaylar gelişti.
Tabii bu hikayenin İzmir versiyonunda inek kimdi, kadın kimdi, baba kimdi, erkek kimdi bilemiyorum. Ve tabii en önemlisi, olayı izleyen şeytan kimdi?

***

Bir önceki yazımda, kongre günü Bornova delegasyonunun ilçe yöneticilerine ve Kocaoğlu’na mesaj gönderdiklerini, "Listeyi bilmiyoruz, böyle devam ederseniz 60 kişi Demirsoy’a destek oluruz" dediklerini yazmıştım. İlde gördüm tekrar bu tehdidi ileri süreni. Yanıma yaklaştı; "İyi ki ismimi yazmamışsın" dedi. Ben de "Benimle iyi geçin. Yoksa kamuoyuna ifşa ederim seni" yanıtını verdim. Son günlerde çok haydut gördüm kendimi.

***

İzmir milletvekili Ahmet Ersin de bizimle birlikteydi il binasında. Bülent Baratalı’ya takmış biraz anlaşılan. Şöyle dedi Ersin: "Bülent Baratalı ile karşılaştırıldığımda üç konuda kendisinden öndeyim. Ondan daha uzunum, daha yakışıklıyım ve daha iyi giyinirim."
Ayrıca ekledi: "Baratalı kıyafetlerini işportadan alır. Cebinde ünlü markaların çıkartmaları vardır. Çıkarar birini seçer ve ceketin iç kısmına yapıştırır. Yanında çakmak çakılmasından hiç hoşlanmaz. Neme lazım, naylon takım elbise tutuşabilir diye."
Vallahi çok ağır konuştu Ersin. Sanırım Bülent Baratalı bu ağır konuşmaya gerekli yanıtı verecektir.

***

İl Başkanıma dokunmak yok. Kendisini çok severim. Yine de kendisinin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile sürekli görüşmesi taraftarıyım. Deniz Baykal’ın İzmir’de yapmak istediği açılımı dikkatle dinlemesi, doğru algılaması ve gerektiğinde düğmeye basması gerekecek. Bunları yapacağına yönelik güvenim tamdır kendisine. Arada bir aklını çelenler çıkacaktır. Hatta akıl çelicilerin bir bölümünün Ankara’da oldukları da kesindir. Ancak il başkanımın tüm bu akıl çelicilere karşı kulaklarını tıkayacağını, sadece Deniz Baykal’ı dinleyeceğinden de eminim.

***

Kocaoğlu tek başına geldi, şaşırdım...

YENİGÜN 03 - 03 - 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder