Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

12 Mart 2007 Pazartesi

Netlik ayarının bozulduğu açıklamalar

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından İnciraltı’nın EXPO alanı olarak seçilmesi yönündeki açıklaması çok ilginç. Aylardır, “EXPO Urla’da yapılmalı” diyen büyükşehir belediye başkanı, İnciraltı’nı hükümetin seçtiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bu karara saygılı olmalıyız. Biz zaten İnciraltı’nda bir çalışma yapıyorduk.” İyi de yaptığınız çalışma ile hükümetin İnciraltı’na biçtiği şekil aynı değil ki…
İnciraltı’ndaki hazineye ait araziler EXPO’nun yapılması için yeterli büyüklükte değil. Dolayısıyla yüzde 35 kuralını işletmek zorundasınız. Bölgedeki tüm tapuları iptal edecek, kişilere ait arazilerin yüzde 35’inin devlete terkini sağlayacak, buna göre hak sahiplerine yeni tapu dağıtacak ve kalan bölgede yapılaşma için 4 kat izin vereceksiniz.
Yüzde 35 terki yaptıktan sonra elinde yatırım yapabilecek arazisi kalmayanlar ise bu arazilerini daha büyük arazi sahiplerine satmak zorunda kalacaklar.
Sistem bu.... Siz başka türlü anlatın, İzmirli başka türlü anlasın.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaptığı açıklamaların tümünde netlik kaybı yaşanıyor. Ya da Kocaoğlu net olmayı istemiyor.
Bir gün önce yaptığı açıklamalar, bir gün sonrası ile örtüşmüyor.
Örneğin EXPO’nun İnciraltı’nda yapılacağı kararı Ankara’da alınmış, bu siteden de yayınlanmıştı. Bu yayından bir gün sonra Kocaoğlu İzmir medyasına “Yer seçimi hala belirsiz, İnciraltı da olur, Urla da” açıklaması yapmıştı. Oysa aynı Kocaoğlu hükümetin isteği doğrultusunda Büyükşehir bürokratlarıyla 10 gün boyunca İnciraltı konusunu çalışmış ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e EXPO’nun İnciraltı’nda nasıl yapılacağı konusunda ayrıntılı bir rapor sunmuştu.
Kocaoğlu’nun netlik ayarları ile oynadığı bir başka açıklaması ise Tayland krizi zamanında yaşanmıştı. Ege TV’den İzmirli’nin gözünün içine bakarak, “Deniz Baykal milletvekillerinin Tayland’a gitmesine karşı çıkmadı, onların işi varmış” diyebilen Kocaoğlu genel başkanının iki gün sonra, “Sadece milletvekilleri değil, meclis üyeleri de gitmesin” tavrına karşı ise başka bir açıklama getirdi.
Kocaoğlu’nun açıklamalarındaki netlik ayarı bozukluğunun, (aslında bu tanımlamanın tam Türkçesi var) önümüzdeki süreçte artacağı kanısındayım.

***

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoglu ve eşinin özel gayretleri ıle kurulduğu lanse edilen Buca EVKA 1’deki bilgisayar kursu 20 kasım 2006’da açılmıştı. Bize iletilen bilgide kursun Mayıs 2007’de kapatılacağı belirtildi. Gerekçe ise gerçekten komik. Kursta bugüne kadar eğitim veren kişi aslında bilgisayar öğretmeni değilmis. 5 ay boyunca bilgisayar eğitimi almayan biri kursu yönetiyor, takır takır maaşını alıyor, kimse bir şey sormuyor. Akılları milletvekilliği adaylığına takılan belediye bürokratları ise olaylardan habersiz. Geçtiğimiz hafta kursun öğrencileri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bir dilekçe ile başvurarak haklı şikayetlerini ilettiler, şimdi Kocaoğlu’ndan yanıt bekliyoruz.”
Gelen mailde bu olay dışında da anlatılanlar var. Onları bir yana koyuyor ve soruyorum: “N’olacak bu Kocaoğlu’nun hali…”
Gerçekten bir açmaza girdi ve bu açmaz kendisini sarmalayarak aşağı doğru çekiyor. Yakın arkadaşları bunun farkında mı bilemem. En azından uzun yıllar Bornova’da kendisiyle siyaset yapan hatta çocukluk arkadaşı olanların bir bölümü olayın vehametini görüyor. Ancak Kocaoğlu’nun onların uyarılarını da dinlemediği açık. Çünkü hepsi teker teker büyükşehir belediye başkanını terk ediyor.

http://www.suleymangencel.com/ 12 – 03 -2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder