Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Ocak 2007 Cuma

CHP Genel Merkezi, gereken siyasi dersi verdi

Tayland depreminin artçı sallantıları devam ediyor. Dün gece CHP MYK’nın aldığı karar aslında bir artçı sallantıdan çok yeni bir deprem yarattı İzmir’de. MYK, Kocaoğlu dışında Tayland gezisine katılan belediye başkanları ve meclis üyelerinin ihtar ve kınama cezalarına çarptırılmaları istemiyle tüm CHP’lilerin disiplin kurullarına sevkine karar verdi. Bu çerçevede İzmir Milletvekili Muharrem Toprak, Bornova Belediye Başkanı Sırrı Aydoğan ile Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ Yüksek Disiplin Kurulu’nda, diğer belde belediye başkanları ile meclis üyeleri İ Disiplin Kurulu’nda ifade verecekler.
Tayland gezisi sırasında CHP’liler arasındaki genel kanı, “Bu kadar kalabalığız, genel seçim öncesi CHP Genel Merkezi bize herhangi bir disiplin cezası veremez” şeklindeydi.
Ancak genel merkez, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın mesajını hiçe sayan belediye başkanları ve meclis üyelerinin cezalandırılmasını gözünü kırpmadan kabul etti.
Şimdi sırada hangi belediye başkanları ve meclis üyelerinin ihtar, hangilerinin ise kınama cezası alacağı tartışmasında.
İhtar disiplin suçunun en zararsız olanı. Ancak kınama 1 yıl siyasi yasağı içinde barındırıyor. Dolayısıyla genel seçimlerde milletvekili olmak isteyen belediye başkanları ve meclis üyelerinin önü kesilmiş oluyor. Kınama alacak belediye başkanları ve meclis üyelerinin kimler olacağını buradan söylemeye gerek yok. Zaten herkes bir anlamda tahmin ediyordur bu isimleri…
Genel Merkez’in almış olduğu bu doğru karar çok önemli.
Ancak benim asıl beklediğim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun tavrı.
Aslında MYK’nın aldığı kararlarla siyaseten ateşe atılmış belediye başkanları ve meclis üyelerinden sorumlu olan Kocaoğlu. Onların Tayland gezisine katılmasını isteyen de kendisi. Şimdi karşımıza geçip, “Ben grup toplantısında arkadaşların gitmemeleri konusunda görüş bildirdim” cümlelerine sığınmaz inşallah. Çünkü İzmir İl Başkanı Selçuk Ayhan toplantıdan ayrıldıktan sonra Kocaoğlu ve ekibinin Tayland’a gidilmesi konusunda nasıl bir çalışma yaptıklarını herkes biliyor. Üstelik Kocaoğlu’nun fikir babası ve yakın siyaset arkadaşı Alaattin Yüksel’in de açıklamalarını unutmamalıyız. Ne demişti Yüksel: “Genel Merkez elini İzmir’den çek. Deniz Baykal Tayland grubunu havaalanında çiçeklerle karşıla…” Maşallah, genel başkan gibiydi Yüksel…
Peki Kocaoğlu ne yapacak?
Üç alternatifi var Kocaoğlu’nun.
1 – Kameraların karşısına geçip, “Tayland’a gitmek hatalıydı. Bu geziye kendim dışımda katılan tüm CHP’lileri şiddetle kınıyorum. Allah genel merkezimize zeval vermesin. Onlar olmazsa biz ne yaparız buralarda” diyebilir.
2 – Yanına Alaattin Yüksel’i de alarak, “Genel Merkez’in kararını şiddetle kınıyoruz. Arkadaşlarımıza verilen cezadan biz de istiyoruz. Hatta daha büyüğünü” diyerek ateşe attıkları siyasetçilerin yanında kendileri de yanabilir.
3 – Birkaç gün hasta ayağına yataktan çıkmayarak konunun soğumasını düşünebilir. Ancak bu konunun soğutulmasını istemeyen, sürekli ateşte tutmak için hareket halinde olan CHP’lilerin olduğunu da unutmamalı Kocaoğlu. Hastalığı geçince bu yemek ısıtılıp tekrar önüne konacaktır.
Öyle ya da böyle CHP Genel Merkezi ve Kocaoğlu arasındaki ipler yeterince gerilmiştir. Her ne kadar gözümüzün içine bakarak “Benim genel merkez ile genel başkan ile bir sorunum yok” dese de bu saatten sonra sadece Tayland’a götürdüğü gazeteciler inanır Kocaoğlu’na…

NOT: Ege TV’de dün akşam yayınlanan programda Erol Yaraş, Nedim Atilla ve Hamdi Türkmen Kocaoğlu, Tayland gezisi ve gazetecileri tartışıyorlardı. Onların tartıştığı saatte CHP MYK kararı almış, bu haber İzmir’e bomba gibi düşmüştü. Ancak konuyu çok iyi bildiklerini iddia eden uzmanların bu konudan haberleri bile yoktu. Öylesine konuştular, durdular...

http://www.suleymangencel.com/ 26 – 01 -2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder