Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

15 Şubat 2007 Perşembe

Gerçekten zor durumda İzmir basını

Sizlere bugün güzide İzmir basınının kaleme aldığı bazı haberleri ve yorumları aktarmak, eleştiride bulunmak istiyorum. Hani İzmirli’nin haklarını koruduğunu söyleyen, objektif olduğunu iddia eden İzmir basınından söz ediyorum. Attığı manşetlerle mangalda kül bırakmayan, toplum için çalıştığını iddia eden, yanlış yapıldığında yanlışı yapanın karşısına dikildiğini belirten İzmir basınından… Birinci haber hiç yorumsuz verilmiş İzmir basınında… Yorum yapsalar başlarına gelecek reklam faciasının farkındalar galiba.
İşte birinci haber:
EFE, Çilingir ve Sarı Zeybek markalarıyla rakı üreten Elda A.Ş’nin CEO’luğuna (en üst düzey yönetici), 2002 yılından bu yana koordinatörlük görevini yürüten Egemen Demirtaş getirildi. Şirketin yönetim kurulu başkanı Ekrem Demirtaş’ın oğlu olan 30 yaşındaki Egemen Demirtaş, hem üretim hem de pazarlamadan sorumlu olacak.”
İzmir Ticaret Odasından 480 kişinin ortaklığıyla kurulan ELDA AŞ, nasıl olmuş da kendine bu işlerde deneyimli bir CEO atayamamış da Ekrem Demirtaş’ın oğlu bu göreve getirilmiş. Üstelik Ekrem Demirtaş’ın kızı yine çok ortaklı olan IZAIR’de üst düzey yöneticilik yapıyor.
İşte ikinci haber:
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’de duraklamanın bittiğini ve kabuğun yırtıldığını söyledi. Kocaoğlu, ''Hem stratejik plan vizyonumuzla hem de ürettiğimiz 500’e yakın projeyle önümüzdeki günlerde sanayi potansiyelinin artmasını, turizmde, hizmet sektöründe İzmir’in büyümesini hedefliyoruz. Gelişmeler hepimizi umutlandırıyor'' dedi.
İzmir basını bu konuda da kulağının üzerine yatmış durumda nedense… O çok eleştirel olduğunu iddia eden adamlar nerede acaba. Masalarda Aziz Kocaoğlu’nu yerden yere vuran, "Bu adamla bir adım bile atılmaz" diyen köşe yazarları bu açıklama sonrası hiç adım atmayı düşünmüyorlar mı?
Üçüncü haber daha doğrusu yorum ise Milliyet Ege ilavesinde Deniz Sipahi’nin kaleminde… Deniz Sipahi İzmir’in borçlarını kaleme almış
“Yeni parayla 1 milyar 424 milyon YTL, eski parayla 1 katrilyon 424 trilyon liralık bir borçtan söz ediyoruz. Bu kadar borç nasıl yapılmış bu ayrı bir konu; sadece bugünkü mevcut yönetimin de sorumlu olduğu bir konu değil. Yıllardır devam eden, katlandıkça katlanan bir borç... Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekir.
Başkan Aziz Kocaoğlu, bu dönemde belediyenin kamburu gibi duran bu borç meselesini masaya yatırdı ve bir geri ödeme planı hazırladı. İstanbul ve Ankara’nın yaptığı gibi hiç borcu yokmuş gibi davranıp yoluna devam edebilirdi. Ama yapmadı, bu konuyu herkesin bilmesinde fayda görüyorum.”
Bu konunun bugün değil Kocaoğlu göreve gelmeden yani Ahmet Piriştina döneminde de kaleme alınması gerekiyordu. Ancak Deniz Sipahi’nin hiçbir yazısında bu borcun büyük kısmının Ahmet Piriştina döneminde yapıldığı tespitini göremedim. Sipahi şimdi de Ahmet Piriştina’nın ürettiği borçları temizlemek iddiasında olan Kocaoğlu’na alkış tutuyor. İlginç…
İzmir’e iyi bir karikatürist gelse ve İzmir basını üzerine bir şeyler çiziktirse karikatür şöyle olurdu.
Bir yana dönüp sürekli alkışlayan basın, aniden başka yöne dönüyor ve bir başkasını alkışlamaya başlıyor. Yine bir bakıyorsunuz bir başka yönde bulunan birine yönelmiş bu kez alkışlar.
İnsanlar ortadan yokoluyor ancak İzmir basınının alkışları hiç tükenmiyor…

NOT: Yeni Asır Gazetesi yöneticileri, internet sitenizde bir haber okumak için 10 dakika beklendiğinin farkında mısınız. Server mı değiştireceksiniz yoksa varolanı mı yenileyeceksiniz, bilemem ama bir an önce bu konuya el atsanız iyi olacak. Sizin rakip olarak dikkate almadığınız gazeteler bile internet konusunda sizden çok öndeler. Günde ortalama 12 bin kişinin girdiği bir sitenin daha hızlı olması gerekmiyor mu?

http://www.suleymangencel.com/ 15 - 02 - 2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder