Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Temmuz 2010 Cuma

EKİBİN TARİHİ: HIRS, İSTEK, BEKLENTİ VE ŞANS (10) Bir oraya, Bir Buraya

Herşey bitmiş, yerel seçimlerde İzmir CHP büyük patlama yapmış, AKP karşıtlığı merkezdeki oyların sosyal demokratlara akmasını sağlamıştı…
CHP sadece Tire ve Bayındır’ı kaybederken, CHP kadroları ilk kez bu kadar yoğun şekilde kent yönetimini ele alıyorlardı.
Ekip mutluydu.
Kaybedilmesi muhtemel 3 ilçe de alınmış, bu ilçelerde örgütlenme başlamıştı.
Ancak ekibin işi bitmemişti.
Onlar tüm kente hakimiyet kurmak, büyükşehir de dâhil olmak kaydıyla hareket alanını genişletmeyi planlıyordu.
Bunun için en iyi yol yapılacak kongrelerde tüm ilçeleri almak, belediye başkanlarının üzerinde ekibin istekleri doğrultusunda hareket edecek bir il başkanı ve yönetimi oluşturmaktı.
Milletvekili olmak için yanıp tutuşan Rıfat Nalbantoğlu bu çerçeveye en çok uyan isimdi.
Üstelik beyaz olduğu ve kentin sivil örgütleriyle ilişki kurabildiği için ekibin gözde adaylarındandı.
Ekip tüm dosyaları ve yeni üyelikleri genel merkezden geçirmiş, kongrelerin tamamını alacak hale gelmişti.
Ancak Baykal ekibin bu kadar güçlenmesini istemiyordu. Üstelik kendisine ulaşan yeni bilgiler Baykal’ı çileden çıkarmıştı.
Hemen düğmeye bastı ve bu işi MYK üyesi Mehmet Ali Susam’a verdi.
Ancak Susam’ın örgüt deneyimi zayıftı ve hata üzerine hata yaptı.
Konak ilçe örgütü görevden alındı, yerine atanan kayyum heyetinden sadece Onur Temiz Baykal’ın önerisi doğrultusunda hareket etti. Diğerleri kısa süre içerisinde ekiple birlikte hareket eder hale geldiler.
Aynı sorun Buca ilçe teşkilatında da yaşandı.
İlk kongre Karşıyaka’da idi. Ekibe muhalif Karşıyaka grubu bu seçimi alırken, ekip ile ilişkilerini koparan Karşıyaka İlçe Başkanı Ertam Özen ile birlikte hareket ediyorlardı.
Ekip Karşıyaka’da kaybederek hayal kırıklığı yarattı. Ardından Bayraklı’da yaptıkları ortaklıklarla bir grup delege sokabildi içeriye…
Ancak yeterli değildi ve ili almak için daha hızlı hareket edilmesi gerekiyordu.
Buca kongresini alan ekip rahatlamıştı.
Konak’ta büyük farkla kazanınca gözler Bornova’ya dikildi.
Baykal her şeyi yapıyordu ekibin önünü kesmek için ancak mümkün olmuyordu.
Bornova Kongresi’ni Kocaoğlu ile birlikte kazanan ekip ilde 400 delege ile kazanmayı hayal ediyordu.
Genel merkez Sav Grubu’nun bu kadar güçlenmesinden rahatsızdı. Hatta “Bırakın ili alsınlar. Sonra icabına bakarız” diyorlardı.
Bu arada devreye Karşıyaka grubu girdi. Onlara göre il alınabilirdi. Bunun için ortak bir aday bulunması gerekiyordu.
Ekibin adayı Rıfat Nalbantoğlu ise Kemal Anadol ile çevre ilçeleri dolaşarak imza toplamaya başlamıştı.
Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, iki hafta önce Baykal ile görüşmüş, Baykal’ın ekibe karşı soğuk olduğunu ancak Rıfat ile devam edileceği mesajını almıştı.
Sahil evlerinde bir yemekte bu konuyu açtı.
Kendisine, “Yanlışın var iki hafta içinde çok şey değişti. İstersen yeniden konuş genel başkan ile” dediğimde, “Yok ben biliyorum. Ekibi ben de istemiyorum. İliğimi sömürdüler. Yeter artık” yanıtını veriyordu.
Bir gece saat 21.00 sıralarında tekrar aradı Batur… “Haklısın Süleyman, Baykal ateş püskürüyor Rıfat’a” dedi.
Batur hemen dönmüş, Rıfat Nalbantoğlu yerine önerilecek yeni il başkanı konusunu düşünmeye başlamıştı.
Cevat Durak ile görüştü, sonra da Kocaoğlu ile…
Ve tabii ki yeni il kongresini dizayn eden milletvekili Selçuk Ayhan ile…
Masaya birçok aday ismi geldi. Ancak Kocaoğlu ve Batur bunların hepsine hayır dediler.
Hatta son olarak masaya ismi gelen Sefa Taşkın’ı bile reddettiler.
Sonuçta iş döndü dolaştı ve Ekrem Bulgun’da kaldı.
Baykal’ın bir kez daha adayı Ekrem Bulgun’du.
Nalbantoğlu ise Tire’ye giderken yoldan döndürülmüş il başkanlığı adaylığı suya düşmüştü.
Peki şimdi ekip ne yapacaktı?
400 delegeyi kontrol altında tuttuklarını söyleyen, Baykal’ın uygulamalarını açıkça eleştiren ekip nasıl davranacaktı?
Üstelik ekibin yumuşak karnı da olsa yine de ekipten sayılan Yüksel Demirsoy adaylığını açıklamış ve imza toplamaya başlamıştı.
Ekip şefi Abdürrezzak Erten her zaman olduğu gibi ortalarda yoktu. Bu tür zamanlarda ortalarda bulunmamaya özel önem gösteren Erten hangi soruya yanıt verebilecekti ki…
Yüksel Demirsoy imza topluyor, ekibin bir bölümü çekinerek imza koyarken bir bölümü, “Bizim genel başkanımız ne derse o olur” diyerek Baykal’a biat ettiklerini söylüyorlardı.
Aslında Demirsoy istenilen imza sayısını geçmişti. İşte o zaman devreye o zamanın Buca İlçe Başkanı şimdi PM üyesi Mehmet Süne bazı imzaları geri çektirdi.
Ekip dik durmak istiyordu ancak ekibin başları sürekli eğrildiği için insanlar da eğriliyorlardı.
Selçuk Ayhan il yönetimini belirlemeye çalışıyordu.
Ekipten kopup gelen hayli sayıda insan vardı.
Büyük bölümü ekibin İzmir’de sonunun geldiğine inanmaya başlamıştı.
Bu isimlerden biri Murat Haluk Öncel idi.
Öncel Baykal’ı telefon ile aramış yeni il yönetiminden göre talep etmişti. Baykal da “Bunun sorumlusu Selçuk Ayhan’dır. Onunla görüşün” demişti.
Ekrem Bulgun’u da sürekli arayan ve talepte bulunan Öncel en son Ayhan’ın çalışma bürosunda beklemiş kendisi ile görüşerek il yönetiminde görev almak istediğini vurgulamıştı.
Öncel’in ekip hakkında ne yorumlarda bulunduğunu Selçuk Ayhan bize anlatır sanırım.
Ben birazını biliyorum ama tümünü Ayhan’dan dinleyebiliriz.
Konak İlçe Başkanı Aytekin Tunuslu’nun da ekip için neler söylediğine, hangi tespitlerde bulunduğuna çok sayıda CHP’li şahit olmuştur.
Tunuslu’nun o dönemlerde Selçuk Ayhan’a yakınlaşma çabaları ise gözden kaçmamıştır.
İl kongresi günü herkes mevzisini almıştı.
Yüksel Demirsoy son çırpınışlarını yapıyordu. Ancak ekip Demirsoy’a imza vermiyordu.
Onlar Deniz Baykal’ı destekliyorlardı.
(Asena da kalkıp bu işleri Türkiye’de en iyi ben bilirim diyor. Kadın hiç İzmir’e gelmemiş ki… Ekip ile tanışmış olsaydı, böyle iddialarda bulunmazdı. Hatta mesleğini bile bırakabilirdi.)
İl kongresi bitimine herkes bir kenara çekilmişti.
Ekip şefi Erten Baykal ile yeniden uzlaşmanın yollarını bile aramaya başlamıştı.
İşte tam o günlerde ünlü kaset olayı gündeme geldi.
Burada uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım.
Çünkü süreci hep birlikte yaşadık.
Burada önemli olan 10 gün öncesine kadar ekibe söylemediğini bırakmayan insanların yeniden ekibe katılmaları.
Baykal’ın istediği Ekrem Bulgun’un istifası için Abdül Batur’un devreye girmesi…
Anlamadığım nokta siyaset bu kadar mı yerlerde…
Bir dönem muhalefette kalsanız ne olacak ki…
Hep iktidar, hep iktidar…
Ancak benim gördüğüm ekip bu dönüşlere de çok sıcak bakmıyor.
Abdürrezzak Erten dönse de tepedeki birinci isim bu dönüşlerden hiç hoşlanmıyor.
Bu saatten sonra kalkıp Batur’u milletvekili sıralamasına mı yazacak?
Açıkçası hiç sanmıyorum.
Çünkü Sav dönenleri iyi hesaplar ve önemli görevlere getirmez. Eğer milletvekili listesini Önder Sav yapacak ise ekibe sıkı sıkı bağlı, bir yere kıpırdayamayan isimler öne çıkarılacaktır. Sav, “Bu benim işime gelir, bu benim ile bir yere kadar olur” diye düşünmez.
“Benim emrimden kim çıkmaz” diye bakar siyaset yaptığı isimlere.
Ekibin önümüzdeki günlerde alacağı tavırları hep beraber göreceğiz.
Eğer bu gücü korurlar ise bir sonraki dönemin büyükşehir adayı da belli: Sıtkı Kürüm…
Bir sonraki yazımda genel bir değerlendirme yaparak ekip dizisini kapatacağım… Bilgilerinize…

NOT 1: Ercan Tatı için MYK soruşturma komisyonu kurmuş. Olabilir. Ancak benim dikkatimi çeken Abdürrezzak Erten’in yaptığı açıklama oldu. “Tatı hakkında çok şikayet geldi” diye konuştu Erten. İlahi Rezzak… Şimdi şuradan “Abdürrezzak Erten hakkında genel merkeze şikayet dilekçesi yollayalım arkadaşlar” desem, bir hafta içerisinde 5 bin dilekçe olur elinizde. O zaman ne yapacaksın? Genel Sekreter Yardımcısı olarak kendin için “Hakkımda çok şikayet var. Bir soruşturma komisyonu kuralım da, beni soruşturun” mu diyeceksin.
Tatı’nın odasındaki Baykal resmi sanırım birilerini rahatsız etmiş.

NOT 2: Yorumcu arkadaşlara teşekkür ediyorum. Aslında yorumların içinde bile birçok haber var. Sanırım bu haberleri önümüzdeki gülerde daha geliştirerek kullanacağız. Ayşen Temel isimli yorumcunun Sav’ı “CHP’deki tek Kemalist” olarak tanımlamasını, bir okuma özrü olarak algıladım. Demek ki Ayşen Hanım 10 bölümlük diziyi tersten Arapça gibi okumuş.

NOT 3: Büyükşehri atladığımı sanmayın. Yeni ve ilginç bir süreç bizleri bekliyor büyükşehirde.

NOT 4: Baykal İzmir’e geliyor. Bakalım yanında kimler olacak?

NOT 5: CHP Konak İlçe Başkanı Tunuslu, “Bana ne yapacaklar” diye karar kara düşünmeye başlamıştır.

Egenin Sesi 23 - 07 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder