Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

20 Mart 1999 Cumartesi

Uçuşa serbest alanlar

İzmir semalarında son günlerde büyük kuşlar uçuyor. Büyükşehir belediye başkan adaylarının açıklamaları ve proje tanıtımlarından sonra bu kuşlar gözüme daha büyük görünmeye başladılar. Bazen adayların kamuoyuna sundukları projelerin bir gecede hazırlandığı gibi bir dehşete kapılıyorum. Biz kenti emanet edeceğimiz insanları seçmek için aylarca düşünüyoruz, buna karşılık adaylar İzmir'in geleceği hakkında bir gecede karar veriyorlar gibi... Havada uçan asıl büyük proje "Üçkuyular-Bostanlı Köprü Projesi." Ama burada seçime katılan her adayın dilinden düşmediği için metro projesinden sözetmek istiyorrum. Modern dünyanın kitle ulaşım aracı olan metro fikri İzmir'e bundan 10 yıl önce Özfatura döneminde geldi.
Yüksel Çakmur başkan iken projelendirildi. Şimdiki büyükşehir belediye başkanı Burhan Özfatura tarafından bazı değişikliklerle uygulamaya kondu. 43 kilometrelik metronun 11.7 kilometrelik ilk bölümünün yapımına 1995'te başlandı. Bu yıl sonunda bitirilmesi planlanıyor. Diğer büyükşehir adaylarının metro projeleri de İzmir'in tamamının bu modern ulaşım sistemi ile donatılması gerektiğini vurguluyor. Adaylar yapılmakta olan metro hattını Balçova ve Bornova merkeze kadar uzatıyor. İkinci hat Buca'ya ve havaalanına kadar ulaşıyor. Işıkkent'te yapılan otobüs garına ulaşan bir başka metro hattı da gündemde. Büyükşehir adayları şehrin kuzey bölümünü de unutmamış. diğer bir hat, Bayraklı üzerinden Karşıyaka'ya ve Çiğli'ye kadar uzanıyor. Kısacası İzmir metro ağı ile sarılıyor.Çok güzel... Adayların hepsini bu düşüncelerinden dolayı tebrik ediyorum.
Ancak İzmir trafiğini rahatlatacak projeyi öyle bir anlatıyorlar ki, sanki görevde kalacakları 5 yıl içinde bu ağı tamamlamayı başaracaklar. Herkes gibi metronun yapımı için gerekli kaynağı nereden bulacaklarını sormayacağım. Bu sorulara verilecek yanıtları tahmin ediyorum: "Dünya Bankası'ndan kredi alacağız, çeşitli yabancı bankalardan uzun vadeli kredi bulacağız..." Bu yanıtları kontrol etme şansımız yok. Dünya Bankası'nın Türkiye Masası'na telefon edip, "İzmir büyükşehir belediye başkanı adayları İzmir'de gerçekleştirecekleri metro projesi için sizden ne kadar kaynak alabilirler?" diye sorsam, telefon ya suratıma kapanır, ya da "Kardeşim limonun fiyatını sormuyorsun, aşağı yukarı 50 kilometre uzunluğunda son derece önemli bir projenin kredilendirilmesini soruyorsun. Böyle bir proje için gerekli altyapı çalışmalarının neler olduğunu biliyor musun?" yanıtı ile karşılaşırım. O nedenle adaylarımızın bu kaynağı bulduklarını farzediyorum. Beni ilgilendiren böyle bir projenin yapım süresi... Bir örnek verelim. Yüz yıllık Londra Metrosu İngilizlerin hayatında önemli yer tutar. Aynı İngilizler "Jubilee Hattı"nı dokların bulunduğu bölgeye kadar uzatmak için 24 kilometrelik inşaatı 8 yılda bitirebildiler. Atina belediyesi de aynı sorunu yaşıyor. Kifisia'dan Pire limanına kadar olan 14 kilometrelik hattı kesen 11 kilometrelik ikinci hattın yapımına 5 yıl önce başladılar. 2004 olimpiyatlarına yetiştirmeye çalışıyorlar. Bu örneklere bakınca büyükşehir belediye başkan adaylarının ortalama 50 kilometrelik metro projesini ne kadar süre içinde bitireceklerini tahmin bile edemiyorum. En iyi ihtimalle 15 yıl, ortalama bir hızla 30 yıl... Yapımı 15-20 yılı bulacak büyük projeler, büyükşehir adaylarına puan kazandırmıyor, tam tersi kaybettiriyor. Üstelik metro projesi bir zorunluluk. Kimse bu projenin karşısında değil. Her gelen aday bu projeye sahip çıkmadan, kaldığı yerden devam etmek zorunda.Umarız başkan adayları da farkına varır...

YENİ ASIR 20 - 03 - 1999

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder