Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Ocak 2009 Cuma

Geç kalınıyor

Şubat ayına doğru hızla ilerliyoruz. AKP büyükşehir adayını belirledi, ilçe adaylarının büyük bölümü de kesinleşti.
Ya CHP?
Önceki gün yapılan MYK toplantısında ilçe belediye başkan aday adaylarının büyük bölümünün tanımlanacağı belirtilmişti. Ancak beklenen olmadı ve aday açıklaması bir başka bahara kaldı.
Bahar diyorum… Çünkü bazı ilçelerde aday açıklaması Şubat başını bile bulabilir.
“Biraz geç kalınmıyor mu” sorusuna net yanıt verelim.
Evet, hem de çok geç kalınıyor…
Bu insanlar ne zaman çalışacak, sandık görevlileri ne zaman netleşecek, belediye başkan adayları il ve ilçe yönetimleri konusunda adım atacak zaman bulabilecekler mi?
Hiçbir şey belli değil açıkçası…
“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” gibi bir durum var ortada.
Aday adayları arasında aday olmadıkları zaman küskün tavrı sergileyebilecek hayli isim de var açıkçası. Bu insanlar ne zaman ikna edilecek?
Bakarsınız bir bölümü başka partilerle birlikte harekete geçebilir.
Bu konuda en yakın parti DSP…
DSP’nin İzmir’deki aday profiline baktığımda CHP’den bir miktar oy çalabilecekler gibi görünüyor.
Özellikle büyükşehre doğru bir isim önerirlerse, CHP’nin DSP olgusunu da dikkate alması gerekecek.
İzmir’deki yarış çok kolay geçmeyecek.
Ergenekon ile başlayan şehir efsaneleri insanların kafasını karıştırmaya devam ediyor. Ergenekon’a yapılan Susurluk aşısı ise bazı kesimlerde tutmuş görünüyor. Ekonomik kriz insanları olumsuz yönde etkiliyor. Laik anti-laik çatışması da her zamanki gibi gündemde…
Dolayısıyla insanlar oy verirken sadece adayın kimliğini değil, aday çıktığı partiyi de sorgulayacak, partinin ideolojik temellerine de bakacak.
Bu açıdan DSP’nin İzmir’de oynayacağı rolün hepsinden çok dikkate alınması gerekiyor.
CHP’nin solunda da hareket var. Ortak bir platform üzerinden yürümeyi planlayan sol birliğin adayları da bu anlamda önemli.
Kısacası CHP bu noktada ilçe adaylarını da netleştirerek seçim startı vermek zorunda…
Aday adaylarının durumu hepsinden zor… Genel merkez kapısında bekleyen çok sayıda aday adayı var. Kiminin şekeri yükseliyor, kimi kalp krizi geçirme riski altında.
MYK toplantısı bekliyorlar ama sonuç çıkmıyor. İsimlerin belirlenmemesi, aday adaylarının ve çevresindekilerin belki 1 hafta belki 15 gün daha Ankara sokaklarını arşınlamalarına neden oluyor.
Bu nasıl bir sistemse böyle…
Sonra da “Türkiye demokrasi ile yönetiliyor” diyoruz.
Sanırım bizim demokrasi anlayışımızla dünyanın demokrasi anlayışı birbirinden farklı.
Bizdeki bir miktar “kapıkulu demokrasisi…”

NOT 1: İTO komite seçimleri hareketli başladı. Herkes birbirini arıyor ve destek istiyor. İki büyük grubun dışında bağımsız hareket edenler de var. Tabii komite seçimleri bittikten sonra bu bağımsız gruplar bir aday doğru hareket edebilirler.

NOT 2: Bana gelen ilginç telefonlar artmaya başladı. Bu da bir başka ilginç gelişme. Yıllardır görüşmediğim insanlar arıyor. Ortada bir şeyler dönüyor ya… Yakında öğreneceğiz.

NOT 3: Rivayet odur ki, Eşrefpaşa Hastanesi’nde bilgisayarlı kalp tomografisinden geçen Hasan Tahsin’e chip takılmış. Bundan böyle ağabeyi Hasan’ın kimlerle görüştüğünü ve hangi konular üzerine tartıştığını anında öğrenecekmiş.

YENİGÜN 16 - 01 - 2009

14 Ocak 2009 Çarşamba

Kemeraltı mahkemeye gidiyor

Bugün hem siyasi, hem toplumsal bir konuyu kaleme alalım. Üzerinde tartışacağımız konu aynı zamanda kentsel dönüşümü, kent estetiğini de içeriyor…
Başlığa okuyunca anlamışsınızdır zaten. Konu Kemeraltı Projesi…
Aylardır medyada konuşuluyor… 1 Etap bitti, 2 etap bitmek üzere, 3. etap yolda, 4 etap hazırlık aşamasında, 5. etap hazırlanıyor vs…
Biz de yolumuz düşünce bir uğrayıp hal hatır soralım dedik Kemeraltı esnafına.
Girdiğime, gireceğime pişman oldum…
Herkes dertli. Tabii ki birinci dertleri ekonomik kriz… Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Hangi dükkana girdiysem, bir Allahın kulu müşteri olarak gelmedi. Bende mi kaynaklanıyor diye düşünmedim değil. Ama o kadar dükkan var. Bunların hepsi mi boş olur…
Ekonomik krizin ötesinde önemli bir sorun daha var Kemeraltı’nda…
Kemeraltı Projesi…
Dükkanlar belediyenin belirlediği eksen üzerinde restore ediliyor. Daha doğrusu belediye restore ettiriyor, masrafın bir bölümünü esnaftan talep ediyor.
Buraya kadar son derece normal.
Asıl anormallik bundan sonra başlıyor.
Bir 4 metre eninde, 7 metre boyunda bir ön cephenin restorasyon maliyeti 72 bin lira. Bunun 24 bin lirasını dükkan sahibi ödeyecek, geriye kalanının belediye karşılayacak. Unutmayın belediye karşılayacak demek İzmirliler karşılayacak demektir. Diğer dükkan sahiplerinin ödeyecekleri de buna benzer. O zaman herkes sormaya başlıyor. “Biz bu para ile ev bile yapardık. Zaten caddeyi aydınlatmak için dikilen lambalar otobandan arta kalanlar.”
Bundan sonra ne olacak?
Tabii ki seçim sonrası, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden esnafa restorasyon borçlarını ödemesi gerektiği yönünde bir yazı gidecek. Esnaf bu yazıyı alınca gülecek ve restorasyon maliyetinin çıkarılması için mahkemeye başvurup, bilirkişi isteyecek.
Mahkeme bakacak ve sonra diyecek ki, “Bu kriz döneminde bu fiyatlarla değil ev villa bile yapılır.”
O dönemin belediye başkanı kim olur bilemem. Ancak biz nisan ayından itibaren hep birlikte Kemeraltı esnafı ile büyükşehir arasındaki çatışmayı izleyeceğiz.
NOT 1: Son iki gündür ilginç telefonlar almaya başladım. Uzun süredir görüşmediğim isimlerle görüşüyorum. Bu pek hayra alamet değil ya neyse…

NOT 2: Hasan Tahsin dün bilgisayarlı tomografiden geçti, kalp damarları için. Bildiğiniz gibi bu makineye girmeden önce kana mavi bir sıvı veriliyor. Sonra ne oluyor? Hasan’ın damarını kesince kırmızı yerine mavi akıyor. Dolayısıyla Hasan Tahsin genetik anlamda Yunani oluyor.

NOT 3: CHP’de bugün bazı ilçeler belli olabilir… Konak’ta çok ilginç gelişmeler yaşanabilir.

NOT 4: Aday olamayan aday adayları için rehberlik hizmeti verecek bir merkeze ihtiyaç var. Bu merkezin iş kapasitesi çok yoğun olabilir açıklamadan sonra…

YENİGÜN 14 - 01 - 2009

12 Ocak 2009 Pazartesi

Mantıklı aday

AKP silahını açıkladı: Taha Aksoy… 5 yıl önce Ahmet Piriştina karşısında aday olarak gösterileceğini öğrendiği saatlerde Taha Aksoy ile beraberdim. O günlerde siyasete yeni soyunduğu için çok heyecanlıydı. Aradan yıllar geçti. Taha Aksoy genel seçimlerde milletvekili adayı oldu, ardından milletvekili… Ahmet Piriştina’nın ölümü nedeniyle meclis tarafından belediye başkanı seçilen Kocaoğlu çok büyük bir değişiklik olmaz ise bir dönem önce meydana inen Aksoy ile bu kez Büyükşehir için yarışacak.
Taha Aksoy AKP için mantıklı bir aday. Aslında daha flaş bir isimle de gelebilirdi Erdoğan. Belki bu isimlerden bir bölümü bu yarışa girmek istemedi, bazılarını ise örgüt benimsemedi. Taha Aksoy’da böyle bir sorun yok açıkçası. Hem örgütün tepkisini çekmeyecek hem de AKP’nin İzmir yüzünü bir dereceye kadar yansıtabilecek bir isim. Piriştina’nın karşısına çıktığında da aynı tespitler yapılmıştı Aksoy için.
CHP Aksoy’un adaylığına nasıl bakacak?
Öncelikle Taha Aksoy ismi Kocaoğlu ismini de netleştirdi gibi. Eğer AKP çok flaş bir isim ile gündeme gelseydi, Kocaoğlu ismi yeniden tartışılabilirdi.
Şimdi sırada ilçe belediye başkan adaylıkları var. Konak’ta Ahmet Sarışın iyi bir aday. CHP’nin Sarışın ve Erdal İzgi’ye karşı ne yapacağı çok net değil daha. Ancak Konak seçimi hiç de kolay geçmeyecek. Karşıyaka’da Cenk Karace bence AKP’nin Karşıyaka için bulabileceği en iyi aday. Öncelikle Karşıyakalı… Kimse Karace’ye milli görüşçü diyemez tabii ki… Şansı var mı? Bana göre Karşıyaka nedeniyle en zayıf isim. Ancak AKP’nin alacağı oyun biraz olsun yukarı taşıyabilir.
Asıl bomba eğer doğru ise Bayraklı adayı Selim Gökdemir. Konak’tan meclis üyeliği yapan Gökdemir’in son üç yılda önlenemez yükselişi ortada. Hükümete muhalefet yapan Ciner Grubu’nun yeni gazetesi Haber Türk, Gökdemir’in kiracısı Bayraklı’da. Gökdemir ayrıca Aydın Doğan ile de görüşüyor. Sabah Grubu’nun bu seçimdeki tavrı bir miktar belli… Gökdemir’in 3. İzmir Projesi’nin önemli gökdelenlerini Bayraklı’ya dikmesi için önemli bir fırsatı var. Üstelik Bayraklı’da göstereceği performans Gökdemir’i bir dönem sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıyabilir. Bu ilçede CHP ne yapacak hala bilinmiyor. Buca’da Cemil Şeboy’un yeniden aday olması için ikna edilmeye çalışılıyor. Eğer ikna edilirse Buca’da Şeboy’u devirmek hiç de kolay değil. CHP’nin bu ilçede de adayı hala belli değil.
Sonuçta AKP mantıklı adımlarla ilçe belediye başkan adaylarını belirliyor. CHP’nin neler yapacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

NOT 1: İTO Başkan adayı Alaattin Yüksel, özel görüşmeleri ile ilgili detayların İTO Başkanı Demirtaş’ın haberdar olmasından şüphelenip ofisinde iki kez böcek aratmış. Durum üzerine Alaattin Yüksel’in yakın çevresi “Ekrem Demirtaş’ın elektronik böceklere ihtiyacı yok. Onun canlı böcekleri yeter de artar bile” yorumunda bulunmuş. Bakalım Yüksel kendi çevresindeki canlı böcekleri fark edebilecek mi? Hiç ilgim olmamasına karşılık ben bile biliyorum…

NOT 2: AKP il yönetimi 17 Ocak’ta İzmir’e gelip ilçe belediye başkanlarını açıklayacak olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için salon arıyor. Toplantı için Halkapınar’daki 10 bin kişilik yeni kapalı spor salonunu tahsis eden AKP aynı zamanda Karşıyaka Spor Salonu’nu da istemiş. Ancak aynı gün Karşıyaka-Fenerbahçe basketbol maçı var. AKP gerekirse federasyona başvurup maçın tarihini değiştirmeyi bile düşünmüş. Karşıyaka Belediyesi hem maçın tarihinin değiştirilmesine hem de belediyenin spor salonunun kendilerine rakip adayın açıklanmasının belediye spor salonunda yapılmasına sıcak bakmıyor. Bu konu da haklılar da… Aslında Erdoğan, Kocaoğlu’na bir telefon etse İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı istenilen salonu hemen tahsis ederdi kendilerine…

YENİGÜN 12 - 01 - 2009

9 Ocak 2009 Cuma

Dikkat!

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer dün İzmir’deydi. CHP’de Kocaoğlu ismi netleşmeye başlayınca aday adaylarından biri sanırım DSP’ye dönüyor. “Ben DSP’nin eski bakanlarındanım Sezer niye bana da uğramıyor” diyerek DSP liderini davet etmiş. Ne güzel değil mi?
Önce DSP’den milletvekilliği ve “çok uzun” dönem bakanlık, ardından CHP’den aday adaylığı, olmadı DSP’den Büyükşehir adaylığı…
Bu iş DSP’ye yarar mı?
Aslında çok yaramaz. Ancak DSP’nin İzmir’de CHP oylarını az da olsa bölme ihtimalini unutmamak gerekiyor.
Eğer AKP ile CHP arasındaki fark AKP’nin anket sonuçlarına göre yüzde 6 ise, DSP bir aday çıkarıp CHP’deki küskünleri toplayacağını iddia ediyorsa, sol birlik önceki gün toplantı yapıp aday çıkaracağı yolunda görüş bildiriyorsa, yerel seçimler öncesi İTO seçimleri varsa, AKP gündem değiştirmek için Irak’a girerse, IMF anlaşması yerel seçim sonrasına kalıp hükümet 29 Mart’a kadar para musluklarıyla oynama şansına sahip ise, AKP İzmir’de oy artırabileceği bir adayı seslendirirse, Güzelbahçe gibi kamuoyu önüne yeni tartışma konuları konulursa, kentte sabah ve akşam trafiği İstanbul’u bile sollamışsa, Deniz Baykal’ın “Ne oluyor oralarda” deyip İzmir’e gelip ciddi şekilde bakmasında yarar olduğu kanısındayım.
“Ben her şeyi çok iyi biliyorum, işinize bakın” diyorsa, kendisine iyi bir dalış kıyafeti önermek zorundayım. Kendime de alacağım. Bu havada Rodos’a yüzmemiz öyle kolay olmayacak sanırım. Bir de Yunan hükümetinden oturma izni talep etmemiz gerekecek, 5 yıl geriye dönemeyeceğimize göre…

* * *

Alaattin Yüksel, İTO seçim çalışmalarına önceki akşam düzenlediği kokteyl ile hız verdi. Yıllar sonra “Çalışan Gazeteciler Günü”nü hatırlayan Yüksel’in kokteyline ne kadar gazeteci gitti? Arşive baktım, CHP İzmir il başkanlığından zorunlu olarak ayrıldıktan sonra Çalışan Gazeteciler Günü kutlamamış Yüksel. Seçim nelere kadir… Bu tür günler hemen anımsanıyor işinize gelince…
Kokteyle katılım düşükmüş. Öyle pek bir heyecan da yokmuş ortalarda. Kokteyle katılanların ortak tespiti şu: Alaattin Yüksel’in nev-i şahsına bir destek yok ortada. Yüksel’in arkasına geçilmesinin asıl nedeni İTO Başkanı Ekrem Demirtaş’ın tavrı. Arkasına geçmek ve yanında durmak tanımlamaları anlambilimin ilgilendiği bir konu. Böyle entelektüel bir tartışma, bu yazı için uygun düşmez pek tabii…
Anlaşılan İTO seçimleri Ekrem Demirtaş – Alaattin Yüksel yarışı olarak algılanmıyor. Ekrem Demirtaş yanlıları ile Ekrem Demirtaş karşıtları olarak adlandırmakta yarar var bu seçimi…
Demirtaş cephesi de çalışıyordur herhalde. Tabii ki AKP cephesi de bakıyordur bu seçime. Şimdilik herhangi bir adım yok o cephede. AKP komisyon seçimlerinin sonuçlarını bekliyor. Ondan sonra adım atacak gibi görünüyor.

NOT: Karabağlar ve Bayraklı CHP’ye ilçe başkanları atanmış. CHP Karabağlar’ın yeni ilçe başkanı Swiss Otel’de Kocaoğlu’nu toplantıya almayan dönemin il yöneticisi Birol Ağırbaş. Hani Kocaoğlu’nun kameralar karşısında Türkçesinin kalitesini bozduğu isim… Bir tarafta tüm örgüte rağmen Kocaoğlu’nu destekleyen genel başkan, diğer tarafta Kocaoğlu ile karşı karşıya gelen bir ismi Karabağlar’ın başına atayan genel başkan. Tüm bunların üzerine il başkanı Kemal Karataş da Konak’a aday gösterilir ise şu soruyu sormadan geçemeyeceğim. “Birileri bizle dalga mı geçiyor?”

YENİGÜN 09 - 01 - 2009

7 Ocak 2009 Çarşamba

Bugün sadece notlar yazalım

1 – İzmirli otobüsten vazgeçmiyor başlıklı bir haber yayınlandı İzmir Büyükşehir Belediyesi kaynaklı. Aşağıda metro vızır vızır çalışırken bu İzmirlileri de anlayamadım vallahi. Sanırım otobüs ile aydınlıkta kenti dolaşmayı tercih ediyorlar.
2 – CHP lideri Deniz Baykal’a bir öneri… İzmir adaylarını aşağıda metro inşaatında açıklayın. Böylece inşaatın ne durumda olduğunu hem kendi gözleriyle görür hem de biz bilgi edinmiş oluruz. Zaten açılacak başka yer de kalmadı. Yeni tuvaletler dışında…
3 – Güzelbahçe’deki gelişmelerin seçim öncesine rastlaması ilginç. Bir şey varsa da neden bugünü seçtiler çok anlaşılır değil. Sırada bir ilçe daha varmış bana gelen bilgilere göre…
4 – Alaattin Yüksel, “Çalışan Gazeteciler Günü” dolayısıyla bir kokteyl veriyormuş. Davetiye tabii ki bana gelmedi. Gelmemesi de hiç şaşırtıcı değil. Ancak davet edilenlerden biri tarafından elime ulaştırıldı. Ne de olsa aynı taban üzerindeyiz. Yüksel’in CHP’li işadamlarını ikna etmesi için bizim bölgeden geçmesi gerekiyor. Dikkatli olsun sağda solda çok mayın var.
5 – Son günlerde “Süleyman benim için bir destek yazısı yaz” diyen aday adayları sayısında hayli düşüş yaşanıyor. Kürüm’e verdiğim destek sanırım etkili oldu bu konuda. Ama yineliyorum. Sıtkı Kürüm benim iyi dostumdur. Kimse aramı bozamaz. Kendisinin adaylığının yolu da Ankara’dan geçiyor. Baykal’ın son günlerde aldığı kararlara bakacak olursak, her an her şey olabilir ve CHP lideri bizi şaşırtmaya devam edebilir.
6 – Aday adayı olup kendini gösterdikten sonra meclis üyeliğine fit olan bazı isimler varmış. Önümüzdeki günlerde bu isimler iyice netleşecek.
7 – İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Yılmaz AKP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday adayı olduğunu net biçimde ifade ediyor. Sosyal demokrat ruhlu AKP’li olarak tanımlayabileceğim Yılmaz’ın dikkate alınması gerekiyor. İzmir karakterine de uygun bir aday adayı.
8 – Savaş Ay, Takvim Gazetesi’nde Kocaoğlu röportajı yayınlamış. Vallahi ben Kocaoğlu’nun ne demek istediğini pek anlayamadım. Kendini İzmir özürlü ilan eden Savaş Ay’ın durumu bizden kötü. Çünkü o hiçbir şey anlamamış. Buna karşılık AKP İl Başkanı ile yaptığı sohbeti çok iyi anlamış. AKP’nin anket sonuçları İzmir’de zor bir seçimin bizleri beklediğini gösteriyor.
9 – Ankette Bornova, Karabağlar, Gaziemir, Buca, Torbalı, Kemalpaşa, Bayraklı ve Aliağa’da AKP’nin önde olduğu belirtiliyor. Bu ilçelerden bazıları hayli büyük… Eğer bu iddialar doğru ise Kocaoğlu İzmir’i kazansa da meclis üyeliklerinde ciddi sıkıntı doğabilir. Hatta kendisi kilitlenebilir bile… Bunun için herkesin takkesini önüne alıp iyice düşünmesi lazım. Tabii başta Ankara’nın…
10 – Deniz Baykal ne zaman İzmir’e gelecek diye soruyorsanız, Büyükşehir kaynaklarına göre bu hafta sonu, Ankara kaynaklarına göre 17 Ocak sonrası… Ankara kulislerinde Baykal’ın AKP adayını gördükten sonra açıklama yapacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
11 – Aday adaylarının açıklanmasından sonra örgüte yeniden şekil verilecekmiş. Biraz geç kalınmıyor mu diye düşünüyor insan. Özellikle örgütü olmayan Bayraklı ve Karabağlar için…
12 – Hasan Tahsin hasta. Kimin onu hasta ettiğini biliyorum da buradan açıklayamam. Adamda tansiyon 16, ateş 40, kolesterol 400, lipit 640… Durum vahim… Birinci vagonda yer ayrılmış gibi…

YENİGÜN 07 - 01 - 2009

5 Ocak 2009 Pazartesi

Aziz Kocaoğlu yüzde 85 ile seçilir

Neden mi?
Yanıtı çok basit... AKP İzmir’de aday çıkarmayacak, Kocaoğlu’na destek verecek.
İktidar partisinin Kocaoğlu’ndan daha iyi bir aday bulma şansı var mı?
İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Yılmaz AKP Büyükşehir Adayı olmak istiyormuş. Yılmaz’ın İl Genel Meclisi’ndeki AKP-CHP koalisyonunun oluşturulmasında sarf ettiği çaba ortada. CHP’lilere de sıcak mesajlar gönderiyor. Ancak maalesef Yılmaz hiçbir zaman Kocaoğlu olamaz.
Kocaoğlu Başbakan’ın kendisine yönelik eleştirilerine önceki gün bir açıklama getirdi ve “Tayyip Bey yanlış yönlendiriliyor. Ona bir dosya hazırladım, göndereceğim” dedi.
Doğru ya... Başbakanın Kocaoğlu’nun yaptığı doğru işler konusunda ikna edilmesi gerekiyor. Ne de olsa AKP Kocaoğlu’nu destekleyecek ise Tayyip Erdoğan’ın İzmir’in yükselen yıldızını daha iyi tanıması gerekiyor.
Ben şahsen buradan yineliyorum. AKP, İzmir’de aday falan aramayı bıraksın, desteklesin Kocaoğlu’nu...

* * *

Ankara’ya gönderilen dosya sayısı boyuma ulaştı neredeyse. Son gönderilen dosya oldukça ilgi çekici. Metro konusunda Kocaoğlu-Bozoğlu ilişkisini gözler önüne seren bu dosya o dönemde Bozoğlu ile yapılan anlaşmaların ve konuşmaların ayrıntılarını içeriyor. Dosyayı kaleme alan şahsın her sayfayı imzaladığı, Genel Başkan Deniz Baykal, Genel Sekreter Önder Sav ve sayıları toplam 12’yi bulan bazı MYK üyeleri ve İzmir milletvekillerine gönderdiği Ankara kulislerinde bugünlerde en çok konuşulan konulardan biri. Baykal’ın bu dosyayı okuduğu kesin. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı konusunda yaptığı bazı tespitlerde bu dosyadan alıntılar da yapmış durumda.
Dosyayı daha görmedim. Çok yakında tamamını okuyacağım ama...

* * *

CHP lideri MYK’da ilginç bir tespitte de bulunmuş. CHP eski İl Başkanı Alaattin Yüksel’in kendisini telefon ile aradığını, kamuoyuna yansıyanların tersine kendisinin siyaseti bırakıp sadece İTO seçimlerine odaklandığını söylemiş. Deniz Baykal’dan bu seçimlerde kendisine destek istemiş. Telefon görüşmesini son derece soğuk bir ifade ile sürdüren Baykal’ın verdiği yanıt da çok ilginç: “Tabii ki Alaattin Bey. Siz kurultayda bizi nasıl desteklediyseniz, biz de sizi öyle destekleriz.”
Çok güzel ve içeriğinde çok şey bulunduran bir yanıt bu...

NOT: Ekip darmadağın. Karabağlar konusunda gerçekten büyük tartışma yaşanacak gibi görünüyor.

YENİGÜN 05 - 01 - 2009

2 Ocak 2009 Cuma

Uçtu uçtu paragraf uçtu

Kocaoğlu’nun Ankara’da bir adım önde olduğu kesin. Bunun için davul çalmaya da gerek yok. Siyaset bu 24 saat çok önemli. Deniz Baykal hem İzmir hem kendi siyasi geleceği için karar verecek ise bunu iyi hesaplamak zorunda. Adaylık başvurularının 15 gün daha uzaması Deniz Baykal’ın da düşünmesi için önemli. Baykal’a bu süreçte hayli dosyanın gittiğinden enimin. Bunlar arasında kendisini etkileyecek önemli dosyaların da olduğunu biliyorum.
Mesela Yeni Asır köşe yazarı Erkin Usman’ın 31 Aralık 2008’de internette yayınlanan “Kocaoğlu’na kabir eziyeti çektiren kim?” başlıklı yazısında şu paragraf hayli ilginç:
“Bir başka konu da, pazar sabahı Alaçatı’da kahvaltı yapılırken Alaçatılıların Baykal’ın yanındakileri gözden geçirerek hangi yöneticiye ‘villa hediye edildiğini’ bulmaya çalışmalarıydı. Kısacası, Baykal’ın gelecekte karşılaşacağı zorluklar, bugünleri aratacağına benziyor.”
Böyle bir iddiayı ilk kez duyuyorum. Ancak şaşkınlığımı arttıran nokta aynı paragrafın o gün yayınlanan gazetede olmamasıydı. Bu paragrafın gazetedeki teknik nedenlerle mi yoksa isteğe bağlı teknik bir nedenle mi baskıya geçmediğini bilemem tabii ki…
Bu paragrafı gazetenin internet arşivinden bulabilirsiniz. Tabii ki şu anda okuduğunuz bu yazıdan sonra bazı olası teknik nedenlerle internetteki yazı da uçmaz ise…
Baykal’ın da, Erkin Usman’ın bu iddiasına bir şekilde eğilmesi gerektiği kanısındayım. İzmir’in en çok okunan siyaset köşe yazarlarından biri olan Usman’ın bu iddiası öyle kolay atlanacak gibi görünmüyor.

***

İzmir Ticaret Odası seçimleri hazırlığı başladı. Bu aşamada tabii ki en çok merak edilen sorulardan biri seçimlerin tavrını belirleyecek siyasi açılım. Siyaset bir önceki seçimde odaya sirayet etmeye başlamış, Alaattin Yüksel ve tüm CHP’liler AKP’nin desteklediği Ömer Kaplan’a karşı Ekrem Demirtaş’ın arkasında durmuşlardı.
Bu kez Alaattin Yüksel kendisi oda başkanlığına aday. Gerçi oda seçimlerinde “ben başkanlığa adayım” diyerek çıkılmaz ama Yüksel bu beklentiyi açıklayarak Salihlili olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtladı.
Alaattin Yüksel’in beklentisi tüm AKP karşıtlarının kendi çevresinde birleşmesi. Ancak CHP il başkanlığı süresinde ve daha sonra çekildiği muhalefette CHP’li işadamlarının büyük bölümünü kırdığı için CHP içinden kimin Yüksel’in arkasında duracağı şüpheli. Üstelik Yükseliş’te yapılan son toplantıya katılanları da dikkate aldığımda Yüksel’in arkasında bulunanların aynı zamanda Aziz Kocaoğlu’na destek verdiğini görüyorum.
Eğer Alaattin Yüksel bu bakış açısı ile yola çıkıyor, Aziz Kocaoğlu’nun desteğini arkasında hissettiği mesajını veriyorsa, İTO Başkanı Ekrem Demirtaş hangi alanda etkili olacak?
Bunu sanırım şimdilik sadece Demirtaş biliyor. Özellikle komite seçimleri Demirtaş’ın atacağı adımlar konusunda bize bilgi verecektir. Kendisi ve çevresindeki ekibi ile hiçbir dirsek temasım olmadığı için Demirtaş’ın stratejisinden bilgim yok. Ancak Alaattin Yüksel ile aynı tabanı paylaştığımız ve kendi ekibi içerisinde dirsek temasında olduğum o kadar çok insan bulunduğu için attığı her adımdan haberim var.

NOT 1: Murat Atilla’ya başsağlığı diliyorum. Tanrı aileye sabır versin…

NOT 2: Dumlupınar, Savaştape, Anıttepe… Bu üç nokta Kurtuluş Savaşı için çok önemli… Geçen gün Eskişehir dönüşü uğramıştık. Hadi benim gibi bir adam için turistik gezi olarak kabul edilebilir. Ancak İzmir’in baş kuvvacısı Hasan Tahsin’in buraları görmemesi beni çok şaşırttı. Sanırım Hasan’ın Kemalistliği daha çok kütüphane bilgisine dayanıyor.

YENİGÜN 02 - 01 - 2009