Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Temmuz 2008 Çarşamba

Büyükşehir için yeni aday adayı

İzmir Büyükşehir Başkanlığı’na CHP’de yeni aday adayı…
O, eski bir belediye başkanı.
O, eski bir milletvekili.
O, toplumun geniş kesimleriyle diyaloga giren biri…
O, göçmenler üzerinde de etkili olacak bir isim…
O, merkezden de oy alabilecek bir…
O, gerektiğinde Türkiye’nin gündemine de taşınacak bir isim…

Tüm bu tespitler bana ait değil. Yeni aday adayına destek verenler bu özelliklerini öne çıkarıyor. Bir özelliği daha var. Ancak onu yazarsam aday adayının kimliği net biçimde ortaya çıkar. Gerçi yukarıdaki özellikleri de dikkate alındığında bu ismin bulunmaması mümkün değil.
Tabii ki CHP’liler bu isme nasıl bir tepki verecek o meçhul.
Bir bölümü destekledikleri kendi adaylarından dolayı bu isme karşı tavır koyacaklardır, bir bölümü ise “Kendi partililerimiz dururken, neden dışarıdan bir isim” sorusunu öne çıkaracaklardır.
Öyle ya da böyle bu ismin kamuoyunda çok tartışılacağı açık… Üstelik bu isme Konak’taki Güneydoğu kökenli bazı isimlerin de destek verecekleri bilgisi var ise elde, tartışmanın boyutlarının daha da yükseleceğini şimdiden hissediyor gibiyim.
İzmir’deki dengeler gerçekten değişti. CHP’nin son 5 yılda örgütlemeye çalıştığı yapının çökmesi de bu değişim sürecinin hızlanmasına neden oldu. Her ne kadar yapının tepesinde bulunanlar kendilerine destek veren ekibe, hala çok güçlü oldukları imajını vermeye çalışsalar da, güç kaybettikleri ekibin kendi içinde yüksek sesle dillendirilmeye bile başladı.Bu durumda İzmir’in diğer dengeleri, konjonktürün de etkisiyle parti içinde aktif rol oynamaya başladılar bile.
Mehmet Ali Susam’ın bir noktaya kadar bu değişimde etkili olduğu biliniyor. Ancak Susam dışında pek çok ismin de yaklaşan yerel seçimler için harekete geçtikleri görülüyor.
Bu nedenle yarın bir önemli isim daha Büyükşehir için CHP’den adaylığını açıklarsa şaşırmamak gerekiyor.

NOT 1: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı bir açıklama göndermiş, iki gün önceki notuma yönelik. Açıklamasında bir yanlış anlaşılma olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi, Kocaoğlu’nun “Baratalı ile bir sorunu olmadığının” altını çift çizgi ile çizdi.

NOT 2: Karataş’ın gömlek kazandığı haberini atlamışım. O kadar çok bilgi geliyor ki, bir yerlere yazmadığım zaman arada unutulup gidiyor.

YENİGÜN 16 - 07 - 2008

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Camiye imam olmak

Bir önceki yazımda göçmen dernekleri ve onların izledikleri siyaset üzerinde durmuş, bazı derneklerin yaklaşan yerel seçimler öncesi adayların belirlenmesinde etkili olmak için bazı girişimlerde bulunduğunun altını çizmiştik.
Deniz Baykal’ın İzmir ziyaretinde etkili olan göçmen derneği Ege Balkan Rumeli Dernekleri Federasyonu’ydu. Bu ekibin yemek organizasyonunda en hareketli ismi yönetim kurulu üyesi Adnan Hocaoğlu idi.
Bir önceki dönem CHP’den Bornova Belediye Başkan adayı olan Hocaoğlu siyasi kariyerini CHP içinde sürdürüyor. CHP’nin İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam’ın göçmen olması ve esnaf birlikleriyle sürdürdüğü ilişki bu yemeğin bu kadar başarılı geçmesinde etkili oldu.
Batı’daki bütün STK’lar politiktir. Daha doğrusu bir parti ile yakın ilişki içersindedir. Alman vakıflarının en güçlüleri ilişkide oldukları siyasi partiler ile birlikte anılırlar.
Dolayısıyla Türkiye’de de buna benzer bir gelişme yaşanıyor. Eskiden olduğu gibi "Ben her partiye eşit mesafedeyim" demek yetmiyor. Eşit mesafede olurken, alt taraftan aday belirleme sürecine katılma dönemi ise tamamen geçti.
Bugünün siyasi konjoktörü sivil örgütlerin tavır sergilemesini gerektiriyor.
Eğer başbakanın yemeğini siz organize ediyorsanız, siz, "Ben taraf değilim" deseniz de geçerli değil. Bu noktada toplum sizi zaten bir yere koyuyor.
Yine önceki yazımda belirttiğim gibi bugünden itibaren her camide aynı imam görev yapmıyor. Caminizi belirleyin ki, kıblenizin ne olduğunu öğrenelim.

NOT 1: Yenigün dün ilginç bir haberi sütunlarına taşıdı. Kocaoğlu - Baratalı gerginliğini... Ben büyükşehir belediye başkanına hiç yakıştıramadım bu tavrı. Böyle bir tartışmanın yaşanmadığı açıklaması ile daha vahimdi.

NOT 2: Her koyun kendi bacağından asılır. Önümüzdeki süreçte ayaklarından asılan çok koyun göreceğiz gibi...

NOT 3: Bornova her geçen gün karışıyor. Umarım birileri neşteri hazırlamıştır.

YENİGÜN 14 - 07 - 2008

11 Temmuz 2008 Cuma

Herkesin yeri ayrı

Deniz Baykal’a önceki akşam verilen yemek bazı karışıklıklara neden olmuş. İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu bir basın açıklaması yaparak yemeğe kendilerinin son dakikada çağırıldıklarını belirterek Baykal’ı kınayan bir açıklama yaptılar.
İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu, bundan bir süre önce Başbakan Erdoğan’ın İzmir ziyaretinde bizzat kendi organizasyonları içerisinde bir akşam yemeği düzenlemişler, bir anlamda siyasi bakış açılarını ve perspektiflerini ortaya koymuşlardı.
Her camiye aynı imam olmaz. Dolayısıyla ana muhalefet partisi liderine yönelik yemek organizasyonunda farklı isimler bulunacak, farklı sivil toplum örgütleri lokomotif grevi üstleneceklerdir.
Bu tür hemşeri dernekleri nedense seçimler öncesi her organizasyon, her toplantıda bulunmak isterler. Amaç hem sağda hem de solda oluşabilecek grupların içerisinde olup, kendilerine yakın isimlerin siyaset sahnesine çıkmalarını sağlamak.
Ancak bugün öyle günlerden değil. Türkiye’deki kamplaşma toplumun her kesiminde olduğu gibi siyaset alanında da kendini gösteriyor. Bir grubun içinde olanlar ya da görüntü verenler karşıt grup tarafından dışlanıyor. Baykal’a verilen yemeği de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.
Eğer bir sivil toplum örgütü, AKP liderine ve başbakana yemek veriyorsa, bugün kalkıp “Bizi Baykal’ın yemeğine davet etmediler, kınıyoruz” şeklinde bir açıklamada bulunmaları günün siyasi konjoktürüne bile aykırı…
Baykal’ın yemeğinde Susam şova değinmeden geçmek olmaz. Bir taraftan esnaf birlikleri gücü, diğer taraftan yemeği düzenleyenlerin balkan göçmeni olması Mehmet Ali Susam’ı gecenin yıldızı yapmış durumda.
Baykal bu gelişmelere nasıl bakacak?
Genel sekreter Önder Sav İzmir’in yeniden dizaynı konusunda hangi isimleri bu süreçte öne çıkartacak?
Bundan sonraki tartışmanın asıl mihenk taşları bu sorulara aranacak yanıtlar.
Eğer son iki gündür İzmir’de yaşananlara bakacak olursak, bir konsensüs ortamı sağlanmaya doğru gidiyor gibi… Bu ortamın oluşturulmasına önderlik edenler de gelecekte İzmir CHP üzerine daha çok söz sahibi olacaklar gibi görünüyor.

NOT: Deniz Baykal’ın İzmir gezisinin medya yansımaları da önemli. Sanırım CHP’liler hangi medyanın kendilerine daha yakın olduğunu, kimlerin ise başka yerlere doğru kaydığını bu süreçte anlamışlardır. Hala anlamadılar ise ellerindeki diplomalardan şüphe edeceğim.

YENİGÜN 11 - 07 - 2008

10 Temmuz 2008 Perşembe

Baykal ve sıcak

Gündem sıcak, İzmir daha da sıcak…
Baykal da Karşıyaka’daki konuşmasını “İl başkanımı, açılışlar için İzmir’in en sıcak gününü seçtiği için teşekkür ederim” diyerek sıcak bir mesaj verdi.
Açılışlar sırasında en çok iş ambulanslara düştü dünkü yazımda uyardığım gibi. Sıcaktan bayılanlar hastanelere taşındı.
Tabii bu bilgileri klimalı serin gazete ortamında toplamak hiç de kolay olmuyor!
Baykal’ın gezisinde en dikkat çeken nokta, tabii ki bu yazının yazıldığı saatlere kadar gruplar arası itiş kakışın yaşanmamasıydı. Hal böyle olunca bize de yazı malzemesi çıkmadı açıkçası.
Nerede o eski günler…
Baykal ESBAŞ Alt Geçidi’ni öyle bir açtı ki, kimse anlayamadı. Millet daha otobüslerden inmeden açılış tamamlanmıştı Baykal tarafından.
Yeşilyurt açılışı fena değildi, 9 Eylül Platformu’nun toplantısı da… Karşıyaka konuşmasında spor salonu tamamen doluydu.
Tabii ki milletvekilleri arasındaki çatışmanın bundan sonra atılacak adımlarda ne kadar öne çıkacağı, soru işareti.
Medyanın bir bölümü İzmir’deki parti kayıtlarını Mehmet Ali Susam’ın başarısı olarak değerlendiriyor. Susam’ın büyükşehir belediye başkanlığı konusundaki tavrı bir anlamda belirleyici olacak önümüzdeki süreçte.
Ancak görünen o ki, günümüz konjoktürü ve her şeyin Deniz Baykal’ın iki dudağı arasında olduğu gerçeği nedeniyle, CHP’de son yıllarda belki de ilk kez birlik ve beraberlik mesajı veriliyor.
CHP İzmir’deki genel havanın en iyi alınacağı yer, iki gece üst üste yenecek olan toplu yemekler. İşte bu yemeklerde aday adaylarının durumu, Baykal’a yakınlık derecesi çok daha rahat ölçülebilir.
Ya Kocaoğlu’nun durumu?
Yeşilyurt açılışında Baykal’dan biraz uzakta kalan Kocaoğlu, açılışlarda önemli rol oynamadığı için gölgede kaldı.
Uzun ve sıcak yaz ortamında siyaset hareketli ve giderek de hareketleneceğe benziyor.
Yine de bizim için önemli olan bu hareketliliğin arkasından gelecek olan çatışmalar.

NOT: Açılış programı Baykal tarafından pek beğenilmemiş.

YENİGÜN 10 - 07 - 2007

8 Temmuz 2008 Salı

Tüm yollar Baykal’a çıkar

CHP Genel başkanı Deniz Baykal bugün İzmir’de… Farklı yerlerde açılışlara katılacak olan Baykal’ın tavrı herkes tarafından merakla bekleniyor.
Baykal kime göz kırpacak, 9 Eylül Platformu’na nasıl davranacak, belediye başkanları ile ilişkileri ne düzeyde olacak, aday adaylarından hangileri genel başkanın yanına kadar gidip kendilerini tanıtma şansı bulacak, aday adaylarını hangi milletvekilleri ve parti yöneticileri Baykal’ın yanında destekleyecek.
Tüm bu soruların yanıtları yaklaşan yerel seçimler çerçevesinde Baykal’ın İzmir’e bakışını netleştirecek.
Bugün CHP’de herkes bir şeyi net olarak biliyor: Yerel seçimlere kadar kararları Deniz Baykal verecek. Parti yönetiminde bulunan ikinci isimler, sadece belediye meclis üyelikleri ve il genel meclisi üyeliklerinin belirlenmesinde etkili olacaklar.
Dolayısıyla iktidar olmanın yolu Deniz Baykal’dan geçiyor.
Ortada bir Ergenekon tartışmasıdır gidiyor… Bugünlerde isimleri revaçta olan bazı paşalar var. Daha önce de bazı paşalar kamuoyunun gündemindeydi. Her gün gazeteler ve televizyonlara Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gidişatı hakkında beyan veriyorlardı. Ancak şimdi onlar ortada yok, başka paşalar gündemde. Buca’da ismi bir meydana verilen paşa ise sanki kayıplara karıştı. Emekli olduktan sonra büyük şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine getirilen paşalardan da bugünlerde ses çıkmıyor.
Amaç Türkiye’nin demokratik hukuk devleti olması ise güncel tartışmaların dışına çıkıp taraf olmadan doğru adımları atmak gerekiyor. CHP Genel Başkanı’ndan da beklenen bu bence. O bunun ne kadarını yerine getiriyor?
Buna halkın kendisi karar verecek.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun su konusunda yaptığı açıklama kimseyi tatmin etmedi. Bir önceki yazımda da söylediğim gibi, “İzmir’e Mars’tan temiz su getireceğiz” şeklinde çok çarpıcı bir açıklama olmadıktan sonra mümkün değil halkı ikna etmek. Kocaoğlu su konusunda çuvalladı ve bunu ortadan kaldırmak için yaptığı basın toplantısı da açıkçası bir işe yaramadı. Suyu alan Üsküdar’ı geçti, biz hala Bornova’da bekliyoruz.
Sudan yaralı Kocaoğlu suyu bırakıp başka konulara yoğunlaşmalı. Eğer Melih Gökçek ya da bir başka AKP’li yerel seçimler öncesi suya benzer bir gündem yaratacak olur ve bunu taşırsa, Kocaoğlu’nu kardeşi Hasan Tahsin bile savunamaz.

NOT 1: 9 Eylül Platformu konusundaki tartışmalar artıyor. Kürt kökenli bazı CHP’liler ile Türk buduncuları arasında Balçova bazında ortak bir tavrın geliştirildiğine dair duyumlar geliyor. Siyasetin bu kadar çorba olduğu bir ortamda bile bu ortaklık fazla garip…

NOT 2: CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş ile Karataş’ın bahçesinde yemek yiyen ilçe başkanları sayısında hayli artış var. Bir taraftan ekiplerine “Biz il başkanına karşıyız, onu yakında indireceğiz” diyorlar, diğer taraftan il başkanının bahçesinde rakı-balık-kavun üçlemesi yapıyorlar. Bakalım ekipler ne zaman uyanacak? Gerçi ortada dönen dolaplara uyananlara bu kez “hain” damgası yapıştırılıyor.

NOT 3: Çarşamba ve Perşembe günü İzmir’de hava sıcaklığı 41 dereceyi bulacak. Baykal’ın açılışlarını düzenleyen arkadaşların 5-10 ambulansı miting alanlarında bulundurmaları şart. Etkin üye yaş ortalaması 50 ila 70 arasında olan CHP’nin kalp krizi ve tansiyon konusunda dikkatli olmasını öneriyoruz.

YENİGÜN 09 - 07 - 2008

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Notlar

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal İzmir’de olacak, Çarşamba günü… Karşıyaka Belediyesi’nin açılışlarına katılacak. 9 Eylül Platformu ile birlikte olacak. Bu platformun üzerine o kadar fazla spekülasyon var ki… Bence Baykal bu görüşme öncesi iyi bilgilendirilmeli platformun tarihçesi üzerine…
Aziz Kocaoğlu bugün su üzerine önemli açıklamalarda bulunacakmış. Kusura bakmasın ancak herkes su konusunda Kocaoğlu’nun üzerinde o kadar zıpladı ki, ne tür bir açıklama yapacağını gerçekten merakla bekliyorum. Belki de Mars’ta su bulmuş ve bunu İzmir’e aktarma konusunu işleyebilir Kocaoğlu. Bundan başka bir açıklama da doyurucu gelmez İzmirli’ye…
Bazı CHP ilçe başkanlarının rahatsızlıkları kulağıma kadar geldi. “Bu iş olacak” diyerek bir defa taraftarlarınızı memnun edebilirsiniz. Belki ikinci kez aynı yemeği masaya sunabilirsiniz. Ancak aynı servisle üçüncü kez toplumun karşısına çıkarsanız, gelecek her türlü reaksiyona hazır olmanız gerekli. Hazır değilseniz, o sizin sorununuz olur.
Türkiye Minikler Basketbol Şenliği dün sona erdi. Hem de Ülker sponsorluğunda… İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm altyapısının kullanıldığı bu organizasyonun bence Büyükşehir tarafından yapılması gerekiyordu. İzmir ve Ülker aynı karede hiç de hoş görünmedi. Büyükşehirin öncülüğünde Türkiye çapında böyle organizasyonlara ihtiyaç var.
Ergenekon konusunda herkesin kafası karışık. Birilerinin çıkıp halka bilgi aktarması gerekiyor. Bu kadar karışık ve kirli bilgi akışı içerisinde sorunun özü kaçıyor. Bu konuda taraf olmak yerine gerçeklerin ne olduğunu görmek önemli. Taraf olduğunuzda meselenin gerçek yüzünü yakalama olasılığı maalesef düşüyor.
Siyasetin bu hafta içerisinde hızlanacağı kesin. Baykal’ın gelişi ile birlikte yerel yönetimlere aday olan tüm isimleri meydanlarda görmek mümkün olacak. Başkan aday adayları, meclis üyeliği bekleyenlerin tamamı, Baykal’ın peşi sıra İzmir’i tavaf edecekler. Kısa bir el sıkışma, bir gülümsemeden çıkarılacak sonuçları şimdiden duyar gibiyim. Hatta bazıları “Tamam, genel başkan beni işaret etti” bile diyecek. Listelerin açıklandığı güne kadar da böyle devam edecek genel tavır. Ya sonra mı? Herkes başlayacak, “Bu genel başkan ile devam etmek mümkün değil” demeye…

DİP NOT: Hasan Tahsin’i hala göremedim. Kendisini merak ediyorum. Onu görenlerin gazetedeki telefonlara başvurmalarını talep ediyorum.
 
YENİGÜN 07 - 07 - 2008

4 Temmuz 2008 Cuma

Sağdan, soldan…

Atatürk’ün kalacağı otele ödeme yapılması için İzmir Ticaret Odası’nda bir tartışma varsa, tarihi açıdan gerçekten önemlidir.
Bir dönemin, özellikle de cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yanan yıkılan bir kentin ticari hayatının nasıl toparlandığı yine tarihi açıdan gerçekten önemlidir.
İzmir Ticaret Odası Ekrem Demirtaş yönetimi altında belki de ilk kez bu kadar doğru bir iş yaptı ve yıllardır kapalı kapılar arkasında kimsenin ulaşamadığı bir dönem tarihini ortaya çıkardı.
İzmir Ticaret Odası Meclis Karar Defterleri (1922 – 1930), İzmir Ticaret Odası İzmir İdare Heyeti Defterleri (1926-1930), İzmir Ticaret Odası Meclis Zabıt Defterleri (1926-1930) ve İzmir Ticaret Odası Komisyon Defterleri (1925-1929) adı altında 4 ciltlik esere imzasını koyan tarihçi Fikret Yılmaz’a teşekkür etmek istiyorum.
Tabii ki, bazı özel, aslında uluslararası nedenlerden dolayı İzmir Ticaret Odası protokolünde olmadığım için elime geç ulaşan bu hazineyi geleneksel protokol kurallarını hiçe sayarak derinlemesine inceleyeceğimi buradan bildirmek isterim. Gerçi bu kitapları derleyen Fikret Yılmaz olmasaydı bu kitaplara ulaşmak zor olacaktı.
CHP’de bir yemek operasyonudur gidiyor. İl Başkanı Kemal Karataş iki gece önce metropol ilçe başkanları ile yemekteydi. O ne yemekti öyle. Süt dökmüş kedilerin birlikteliği içinde geçen yemekten şu sonuç çıktı: Herkes görevini yapacak.
Yemek sahibinin Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur olması da bir başka ilginç not tabii ki…
İlçe başkanlarından biri de önceki akşam yine İl Başkanı Kemal Karataş ile Dünya Barış Anıtı’nda çay içmekle meşgulmüş. Hafif bir çekiştirme olsa da bunu siyaseten normal karşılıyorum. Ancak iki akşam üst üste il başkanı ve bir ilçe başkanının birlikte olmalarını nedense pek anlayamadım. Eğer anıta yarım saat önce gelseydim, duruma bir miktar müdahale edebilirdim.
Ne yapalım millet siyaset yapıyor, biz ise çok yakın arkadaşımızın annesinin ölümü nedeniyle mezarlık ziyareti…
Aslında baktığımızda il başkanlığı seçiminde tüm metropol ilçe başkanlarının İl Başkanı Kemal Karataş’a desteği herkesçe biliniyordu. Ne olduysa seçim sonrası oldu, çizgiler şaştı. Şimdi yeniden doğru çizgiye mi geliniyor acaba…
Tabii ki, bunun bir başka açıklaması olabilir.
“CHP Genel Başkanı Deniz Baykal 9 – 10 Temmuz’da İzmir’de olacak. Programın yoğunluğu ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durum nedeniyle herkes el birliği içinde çalışmak zorundadır.”
Bu da kabul edilebilir bir açıklama.
Ancak gerçeğin ne olduğu daha sonraki süreçte kendini gösterecektir. Evrilenler, kıvrılanlar, çizgi değiştirenler, derenin üzerinde atı beğenmeyenler vs…
CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş önceki gün öğle yemeğinde bu kez bazı belediye başkanlarıyla birlikteydi. Önce Cumhuriyet Gazetesi ziyaret edildi, ardından kale arkasındaki ciğerci. Yemekte Abdül Batur ve Muhsin Kara da vardı. Bir de kel birinden bahsedildi, ancak çözemedim. Bilgiyi veren İzmir kökenli bir gazeteci olup kentte uzun süre yaşamadığı için bölgenin yeni siyasi figürlerini tanımıyor maalesef. Yoksa o yemekten de çok bilgi çıkar ve bir şekliyle bana ulaşırdı.

NOT 1: Bornova’da yeni bir aday var. Şinasi Yenigün. En çok karışacak ilçelerden biri olmaya aday Bornova… Bakalım Kocaoğlu, Bornova için nasıl bir tavır sergileyecek.

NOT 2: Bir telefon ile yemekte kavga çıkarılır mı? Vallahi ben de bilmiyordum, ama oluyormuş…

NOT 3: Hasan Tahsin’den haber yok. Kendisinin yazdığı gibi evde oturup bekliyor mu yoksa…

YENİGÜN 04 - 07 - 2008