Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Ocak 2009 Cuma

Ve bir gün daha

CHP İzmir ilçe belediye başkan aday atamalarını hala yapamadı. Bugün yapması bekleniyor ancak bu bugün de olmayabilir, yarın olabilir, belki hiç olmayabilir. Bakarsınız İzmir olarak sadece parti amblemi altında seçime girer 30 Mart günü kazanan ilçelere atama yaparız.
Böylece ortada kavga da olmaz gürültü de…
Kamuoyunda aday dedikodusu son sınırda… Hatta öyle bir noktaya geldi ki, biri bir taş atıyor kuyuya 10 kişi çıkarmak için uğraşıyor.
İzmir medyasının ise gerçekten analiz altına yatırılması gerekiyor.
Bakıyorsunuz bu kentin tüm gazetecileri Kocaoğlu taraftarı olmuş. Aziz Kocaoğlu’na bu teveccühün nedenlerini anlamakta zorlanıyorum.
Gördüğünüz gibi havanda su dövüyoruz. Dövüyoruz da değişen bir şey oluyor mu?
Kocaoğlu İlknur Denizli ismini Ankara’da masaya getiriyor. Denizli, “Benim bundan haberim yok” diyor. Ankara’ya tekrar soruluyor, “Evet Kocaoğlu bu ismi önerdi” yanıtı alınıyor.
Böyle bir atmosferde doğru bir siyasi analiz nasıl yapılabilir ki?
Dedikodular arasında yön bulmaya, siyaseten yapılan doğruları saptamaya çalışıyorsunuz.
İlçe belediye başkan adayları ise kriz geçirmeye devam ediyorlar. Büyük bölümü Ankara’da…
Orada ne yapıyorlar?
Ankara sokaklarını arşınlıyorlar.
Bu saatte kimi bulup bilgi alacaklar ki… Sadece karar verici mekanizmalara yakın olduklarını hissederek psikolojik açıdan rahatlıyorlar.
Zaten adaylar bugün de açıklanmaz ise gerçekten bu sütundan aday toto oynamaya başlayacağız hep birlikte.
Gördüğünüz gibi yazı bir türlü bitmiyor.
Ben de sıkılıyorum tabii ki.
Her gün aynı şeyi yaz.
Bugün de dükkân kapalı, lütfen yarın uğrayınız…

NOT 1: Hasan Tahsin’in kafası yavaş yavaş şekilleniyor. Kafasındaki sisler dağılmaya başladıkça çevresinde olanlardan haberdar olmaya başladı. Kolay değil 3 yıl göz göre göre bir ismi savunmak hiç de kolay değil.

NOT 2: Bir belediye başkanını hakkında Ankara’da çıkarılan dedikodu Baykal’a bile ulaştı. Ancak Baykal işin gerçeğini öğrendikten sonra ne yapacak, çok merak ediyorum. Böyle bir dedikodu bile olayın geldiği vehameti gösteriyor.

NOT 3: Aday adaylığı sürecine daldık, İTO seçimlerini unuttuk sanmayın. Alaattin Yüksel’in sigortacılık yerine otomotivden seçime gireceğine dair derin söylentiler var. Okyanusa açılmak isterken akarsuda boğulmasın da…
 
YENİGÜN 30 - 01 - 2009

29 Ocak 2009 Perşembe

Genel merkezin hataları

Ne aday belirleme süreciymiş ya… Ben bekliyordum böyle bir çatışma. Ancak tabii ki bu kadarını değil. Hata nerede? Hata Büyükşehir Belediye Başkan adayının bir hafta önce açıklanmasında... Bu hatanın sorumluları da Ankara’da… Aziz Kocaoğlu ile birlikte tüm ilçe belediye başkanlarını açıklayacaklardı, ortada bir sorun kalmayacaktı. Ancak maalesef iş bu noktaya getirildi. Kocaoğlu’nun Konak adayı İlknur Denizli. Hani Büyükşehir baş danışmanı… İstifa ettiğinde hepimizin gözlerinin içine bakarak “aday olmayacağım, Alaattin Yüksel’in İTO başkanlığı çalışmaları için belediyeden ayrıldım” diyen isim. Özfatura’nın eski danışmanı. Yaşı biraz daha fazla olsaydı, Menderes’in danışmanı bile olabilirdi. Şimdi de sosyal demokrat partiye başkan adayı olmak istiyor Kocaoğlu eliyle. Ama çok zor. Konak’ta ibre Kemal Karataş’tan yana hala. Kocaoğlu masaları yumruklasa da, şeker seviyesini en üst noktaya çıkarsa da durumu değiştiremiyor. Baykal’ın kadın aday zaafından yararlanmak mı istiyor Kocaoğlu anlamış değilim bu arada. Bayraklı’da da Ciritoğlu ve Aksünger isimleri tartışıldı gün boyu. Çiğli’deki ismi ise Ali Engin. Alaattin Yüksel’in il başkanlığı döneminde il başkan yardımcılığı görevinde bulunan bir isim Ali Engin. Kocaoğlu’nun Bornova’daki ismi ise Nevzat Kavalar. Karabağlar konusunda Necip Kalkan’ı öneren Kocaoğlu, gerekirse Bush, Papandreu ve Merkel’i de getirtmeyi ve aday yapmayı planlıyormuş. Birlikte açıklansaydı Yine dönüyor aynı tespiti yapıyorum. İşin bu raddeye gelmesinde genel merkezin ve en önemlisi Deniz Baykal’ın suçu büyük. Tüm adayları bir uzlaşma içerisinde hep birlikte açıklayacaktı. O zaman bu tür sorunları yaşamazdı parti. Kocaoğlu’nun medyadaki ayakları da bu projenin hayata geçmesi için çok uğraştı. İki haftadır yayın yapıyor, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yanına kadın adayın daha doğru olacağının altını çiziyorlardı. Sanırım İzmir mason localarında projenin ana hatları çizildi, ardından uygulama için düğmeye basıldı. Düğme tabii ki Aziz Kocaoğlu’nun elinde. Bir sosyal demokrat partiye, ulusalcı olmasıyla övünen bir genel başkana böyle bir projeyi yutturmanın yolu nedir ben de merak ediyorum. Neyse, MYK sert biçimde ayakta duruyor ve bu projenin geçişine izin vermemekte direniyor. Projeye karşı duran herkesi bu çerçevede kutlamak gerekli…

YENİGÜN 29 - 01 - 2009

28 Ocak 2009 Çarşamba

Son gün

CHP MYK bugün karar veriyor İzmir’in ilçelerine…
Gündemde olan isim Konak adayı Kemal Karataş. Konak’ta diğer aday adayların tavrını anlıyorum Karataş’a karşı. Sonuçta bu bir yarıştır. Onlar da aday adayı ve çalışmalarının karşılığını görmek istiyorlar.
Ancak benim anlamadığım Kocaoğlu’nun sergilediği tavır.
İki gündür Ankara’da kamp kuran Kocaoğlu, Karataş’ın Konak adayı olmaması için elinden geleni yapıyor, Muzaffer Tunçağ’ın devam etmesini istiyor.
Neden?
Nedenini kimse bilmiyor. Mutlaka bir nedeni var da bizim anlamamız mümkün değil. Aslında olay parti, seçim, kamuoyu baskısı değil, düpedüz Kocaoğlu’nun bakış açısı, beklentileri, gelecek korkusu vs…
İyi de Deniz Baykal’ın herkes karşı çıkarken Kocaoğlu ısrarı nedendi?
Anketler Kocaoğlu’nu önde gösteriyordu.
Peki Kocaoğlu, Karataş için anket mi yaptırdı, bu kadar emin kendinden.
Yoksa Kocaoğlu’nun işine mi gelmiyor Karataş’ın adaylığı…
Kemal Karataş, Aziz Kocaoğlu kısa pantolon ile İzmir’de dolaşırken, bina üzerine bina satın alıp vergi rekortmeni olurken il başkanlığı yaptı bu kentte… Atanmasının hemen ardından “üç gün sonra görevden alınacak, gelecek hafta gidiyor” tartışmaları arasında partiyi seçime soktu ve devamını getirdi. Hatta bir gazeteci arkadaşım bana karşı bu nedenle iddia bile kaybetti.
Gerektiği yerde kavga etti, gerektiği yerde çatıştı. Ama bunların tümünü partisi için yaptı. Kimse Karataş’ı partisine zarar veriyor diye suçlayamaz. Büyükşehir’de grup başkanı olarak sergilediği tavrın ardında da parti bilinci vardı, rant beklentisi değil. Kemal Karataş’ın bu parti için harcadığı çabayı Aziz Kocaoğlu bu haliyle ancak 100 yıl içinde harcayabilir ki harcamak isteyeceğini pek sanmıyorum. Bunu da herkes biliyor. Ama bilseler bile kendi siyasi gelecekleri için kamuoyu önünde söylemekten çekinirler.
Karataş’ı bugüne kadar koruyan tek isim var. Deniz Baykal.
Baykal olmasaydı iki gün içinde paramparça edilirdi Karataş attığı adımlar nedeniyle. Baykal 1.5 yıldır onca baskıya rağmen Karataş’ı görevde tuttuysa bir bildiği vardır.
Baykal Karataş’ı genel sekreter Önder Bey’in İzmir’deki ekibine karşı korumuşsa bir bildiği vardır. Baykal Karataş’a Konak adaylığını veriyorsa da bir bildiği vardır.
Karataş Konak adayı olursa Kocaoğlu’nu çevreleme harekatının önemli mevzilerinden biri kazanılmış olacak.
Kocaoğlu’nun beklentisi açık. İstediği meclis üyelerini büyükşehire yeniden seçtirmek ve yakın dostu Alaattin Yüksel ile 5 yılı yatarak geçirmek. Ama bunu yapabilmesi için bazı ilçe belediye başkanlıklarına ihtiyacı var. Sağa dönerse Konak, sola dönerse Çiğli, aşağı inerse Urla, yukarı çıkarsa Selçuk, biraz ilerledi Torbalı, hafif döndü Menemen, son adımı attı Karşıyaka, az ilerine Bornova, en son hamle Narlıdere…
İşi zor bu aşamada.
Geriye tek umut kalıyor. Yeni atanacak il başkanı.
Yeni il başkanının da Baykal tarafından atanacağını. Büyük olasılıkla bir sonraki dönem milletvekilliği beklediğinden hareketle CHP’yi öne çıkaracağı ve yeni düzenini bu şekilde kuracağı açık. İl başkanının atanmasından sonra belediye başkan adayları ile birlikte ilçelerin yeniden şekillendirilmesi kaçınılmaz olacaktır.
Hal böyleyken yeni örgütlenme modelinde güçlerin dağılım ilkesi devreye girecek, “İzmir’i bundan böyle ben yöneteceğim” beklentileri içinde olanlar maalesef hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
Bu yapıların medya yansımaları konusunda bir şey söylemek istemiyorum. Onlar nasıl olsa yarın güçlünün yanına çöreklenirler hemen.

YENİGÜN 28 - 01 - 2009

26 Ocak 2009 Pazartesi

Kocaoğlu yeter

CHP’nin ilçe belediye başkan adayları netleşiyor. Bugünden bir şey yazmak doğru olmaz. Önce tüm adaylar netleşsin, genel başkan bu konuda açıklamalarını yapsın, sonra olayın arka planını irdeleyelim.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, karşısında Kemal Karataş’ı Konak Belediye Başkan adayı olarak görünce şaşırmıştır. Hem de Ankara’da Deniz Baykal’a “Kemal Karataş ile kesinlikle olmaz” dedikten sonra. Deniz Baykal’ın Kocaoğlu’na gülerek, “Ne o Aziz... Muzaffer ile mi devam edelim yani” yanıtını vermesinden sonra. Aziz Kocaoğlu ortaya çıkan bu liste konusunda fikir yürütmemeli. Nasıl olsa İzmir halkı onu çok beğeniyor ve seçimde tek başına oylayacak.Kocaoğlu da “Hedef yüzde 51” sloganı ile İzmir’in karşısına çıktığına göre, ilçe belediyelerini de kendi rüzgarı ile taşıyıp götürecektir. Bu aşamada isimlerin ne önemi var ki...
O ki tanrının bizlere sunmuş olduğu bir lütuf... Tanrı gibi adam yani... O başımızda olduğu taktirde CHP’nin İzmir’i kaybetme tehlikesi olur mu hiç.Deniz Baykal da böyle düşünmüş olacak ki, o kadar çok insanın karşı çıkmasına rağmen “Kocaoğlu” dedi, geldi geçti...Şimdi de önüne gelen listeye bakacak, “Budur arkadaşlar” diyecek, basıp geçecektir. O zaman neden karşı çıkılmadı da şimdi karşı çıkılacak...
Deniz Baykal işini bilir. İzmir bunu istiyor diye düşünüyor. Hem kenti uçuracak büyükşehir belediye başkan adayı da var elinde. Daha niye merak etsin ki...Aslında bu liste bu kadar erken kamuoyuna düşmezdi. Ancak ekip ne kadar başarılı olduğunu göstermek ve hala ayakta olduğu mesajını vermek için listeyi biraz erken sızdırdı kamuoyuna. Birilerine mesaj var bu sızdırma işinde... Ben kendime yönelik mesajı aldım, diğerlerini bilemem.
İlçe belediye başkan adaylıkları yarışı birkaç gün daha gündemimizde olacaktır sanırım. Ardından il ve ilçe yönetimlerinin oluşturulması geliyor. Karataş, Konak’tan aday olduğuna ve il yönetimi düştüğüne göre durum ortada. Yeni bir il başkanı ve il yönetimi lazım. İlçe belediye başkanı olarak atanan kişiler şimdiki ilçe yönetimleri ile uyumlu şekilde çalışabilecekler mi?
Bu soruya “evet” diyeceklerin siyaseti gerçekten bildikleri konusunda kuşkuluyum.
Meclis üyelikleri ve il genel meclisi üyelikleri listelerinin oluşturulmasında yaşanacakları daha tartışmıyorum bile. Konak’ta Muzaffer Tunçağ’ın belediye başkan adaylığı döneminde meclis üyeliği listesinin Konak İlçe Başkanlığı tarafından seçim kuruluna, dönemin il başkanı Alaattin Yüksel’in bile haberi olmadan verildiğini unutmayalım bu arada.
Bu seçimde ne ilçelerden aday olacak belediye başkan adayları ne yeni il başkanı ne de genel başkan böyle bir riski göze almayacaktır.Süreç uzun hep birlikte izleyeceğiz.20 günde İzmir şöyle bir havalanacak, kopan toz bulutunun ardından yeni şekillenmeler kendini gösterecek.Bir dostum telefonda “ortak akıl” tanımlaması kullandı. Aslında ilginç bir tanımlama yaşananları irdelediğimizde... Hafta sonuna doğru ortak aklın bileşenlerini ve İzmir siyasetindeki izdüşümlerini birlikte tartışırız.

NOT 1 : Hasan’ın kafası karıştı. Bir taraftan Baykal arıyor, Kocaoğlu konusundaki yaklaşımını konuşuyor, diğer taraftan CHP lideri, Hasan’ın ağabeyini kuşatıyor. Yoksa ortada yeniçeriler var da bizim mi bilgimiz yok. Kapıkullarını zaten biliyoruz. Onların medyadaki yansımalarını da...

NOT 2 : Lodos çok kötü. Serseme çevirdi İzmirlileri.

YENİGÜN 26 - 01 - 2009

23 Ocak 2009 Cuma

Doğal seleksiyon

Belediye başkanı adayı belirlemenin birçok yolu vardır. Adayın partideki başarısı, toplumdaki tanınırlığı, başarıları, duruşu, hayata bakış açısı vs...
Ancak bu seçime kadar hiç doğal seleksiyon yönteminin uygulandığını hiç görmemiştim.
Deniz Baykal’ın Türk siyasetine tanıştırdığı yeni aday belirleme sisteminin mantığı çok basit.
Önce aday adaylarını alıyorsun, tuz ve sirke ile biraz yumuşatıyorsun.
Sonra başlıyorsun bekletmeye. Bugündü yarındı derken, bir bölümü kalp rahatsızlığı, bir bölümü ülser teşhisi, önemli bir bölümü ise tansiyon sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılıyor.
Böylece her ilçede 10’a yakın aday adayı sayısı iki en çok üçe iniyor. Baykal kalan adayları tam teşekküllü bir hastanede son bir “check up”tan geçiriyor ve en sağlıklısını CHP’nin belediye başkan adayı olarak belirliyor.
Bu isimleri topluma sunarken, “Ölenler öldü, kalan sağlar bizimdir” diyerek işine devam ediyor.Bana da çok şık göründü bu sistem. Üstelik doğal, katkı maddesi de yok yani.

***

Son günlerde gazetelerin sayfalarını süslemeye başladı metro haberleri. Ne güzel. Ancak bu haberlerin büyük bölümü nedense Menderes-Aliağa hattı üzerine. Tabii haberler ve fotoğraflar Büyükşehir Belediyesi servisli. Yani birileri gidip olayı yerinde görüntüleyip haberleştiremiyor. Gelen kullanılıyor.
Yine de Üçyol - Üçkuyular hattı üzerine tek bir satır yok. Oraya bir türlü inmeyi de başaramıyoruz. Önümüzdeki günlerde o hat üzerine de bir haber servisi bombardımanı gelir sanırım. Bu kentte 4.5 yıl belediye başkanlığı yapan Kocaoğlu belediye başkan adayı olduğuna göre bizleri önümüzdeki 5 yılın yeni projeleri ile bilgilendirir. “İzmir’i demir ağlarla örüyoruz”, “Ağabey-kardeş-baba-anne” projelerinin dışında tabii ki...

***

Adaylar sonunda belirlenecek. Ancak daha sonra 17 Şubat’a kadar sürecek bir başka mücadele başlıyor. İl Genel Meclisi ve belediye meclis üyelikleri, yeni il yönetimi ve ilçe yönetimleri... O mücadele de başkan adaylıkları mücadelesinden aşağı kalmaz. Gruplar arası iktidar yarışı, genel merkez müdahalesi, belediye başkanının etki alanı, büyükşehrin önemi, geçen dönemden kalanların beklentileri...

NOT 1 : Eski haber kaynağım yeniden hükümsüzdür. Bu kez hükümsüz olmasının nedeni kendisinden kaynaklanmaktadır. Ekibin bu konu ile bir ilgisi yoktur.

NOT 2 : Ekip artık maalesef sadece ekip olarak anılmaktadır. Ekipten kopanı kurtlar da kapmamaktadır.

YENİGÜN 23 - 01 - 2009

21 Ocak 2009 Çarşamba

Keyifsiz bir yazı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı dün Ankara’ya acil olarak çağrıldı. CHP’nin adaylarının bugün MYK’da belli olmasından önce Kocaoğlu’nun Ankara’ya çağrılması İzmir’de spekülasyona neden oldu.
Kulislerde Kocaoğlu’nun ilçe belediye başkan adayları konusunda daha sonra çıkacak arızaların önlenmesi için Ankara’ya çağırıldığı görüşü hâkim görünüyor.
Kocaoğlu’nun ilçe belediyelerinde kendi adayları var. Urla’da, Seferihisar’da, Konak’ta, Bayraklı’da, Menedemen’de ve özellikle Karabağlar’da kendi adaylarını kabul ettirmek için hareket halinde Kocaoğlu… Tabii kapanan belde belediyelerinin başkanlarını da büyükşehir meclis üyesi yapma isteği var İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın… Parti ise özellikle DYP’den gelecek meclis üyelerine ciddi derecede tavırlı.
Deniz Baykal’ın Aziz Kocaoğlu konusunda ne düşündüğünü CHP kamuoyu iyi biliyor…
Şimdi önemli olan ilçe belediye başkanlarının ve büyükşehir meclis üyelerinin seçimi…
Baykal’ın çevirme operasyonu ne kadar etkili olacak bilinmez. Bu çevirme ve çevreleme operasyonunun ne kadar süreceği de bilinmez. Baykal işini sağlama almak için düğmeye basmış da olabilir.
Neyse liste bugün belli olacak ve isyan bayrakları açılacak.
Bugüne kadar aday adaylığı çalışmalarında bulunanların bir bölümü çıkacak listelerden rahatsız olacak.
Her dönem yaşanan gelişmeler bunlar.
Buca’da yaşananların CHP’nin ekmeğine yağ süreceği açık.
Şeboy’un AKP’de büyükşehir belediye başkanı yapılmaması, “anlaştılar” denilirken Cemil Şeboy’un Buca adaylığını kabul etmemesi ve jandarma operasyonu.
Şeboy’un yaptığı açıklamalara bakılırsa Buca’da seçim hayli sert geçecek.
Eğer CHP doğru bir isimle seçime giderse bu ilçeyi alma olasılığı hayli yükselir.
Aynı gelişme Gaziemir’de de yaşanıyor. Son kamuoyu yoklamalarında CHP’nin oyunun gidi biçimde yükseldiği bir ilçe Gaziemir. Bu ilçeye konacak doğru adayın da şansı yüksek olacak.
Güzelbahçe ise gerçekten muamma... Bu ilçede Ertan Avkıran’ın da destekleyeceği bir adayın başarılı olma şansı yüksek.
Urla’da eğilim yoklamasında öne çıkan Mustafa Aras’ın aday gösterilme ihtimali yüksek. Tabii şimdiki belediye başkanı Selçuk Karaosmanoğlu’nun da göstereceği tavır önemli…
Aday listelerinin bir gün sonra açıklanacağı bir günde yazı yazmak ne kadar da zor…

YENİGÜN 21 - 01 - 2009

19 Ocak 2009 Pazartesi

Adaylık sürecine genel bakış

Başbakan Tayyip Erdoğan hafta sonu İzmir adaylarını tanıttı, Buca dışındaki adayları açıkladı. Buca sorunu bana göre AKP’nin İzmir’deki genel sorununu da ortaya koyuyor.
AKP bazı ilçelere devşirme aday koydu. Bazılarında kazanamayacağını bildiği halde… Onlar için önemli olan İzmir’deki makası bu isimler ile daraltabilmek.
Ancak AKP’nin kendi içinden yetişmiş, bazı yapılarla dirsek teması olan isimler ise aslında partiyi yöneten ve yönlendiren isimler.
Herkes bir çerçevede bu mekanizmaya uyuyordu.
İki kişi hariç…
İki Büyükşehir aday adayı… Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy ve İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Yılmaz.
İsmail Yılmaz baştan elendi. Büyükşehir adayı Taha Aksoy olunca Şeboy’un yeniden Buca’dan aday olması istendi. Üç dönem belediye başkanlığı yapan Cemil Şeboy’un AKP’nin gelecekteki İzmir beklentileri konusunda analiz yapabilecek kapasitede olduğu açık.
Sonuçta Şeboy bu görevi kabul etmedi.
Tabii bazı çevrelerden, “Eğer aday olsaydı başı dertteydi” şeklinde spekülasyonlar geliyor da olsa, bana göre işin asıl boyutu siyasette şekillendi.
Şeboy bundan sonra başka partiye gider mi?
Aslında olasılık dâhilinde. DSP’den de DP’den de Büyükşehir adayı olma şansı var Şeboy’un… Bunu tabii ki önümüzdeki süreç gösterecek.
İzmir’deki yerel seçimlere baktığımızda, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik gelişmeleri göz önüne aldığımızda 2.5 ay önceden seçim konusunda bir analiz yapmanın mümkün olmadığını görüyoruz. Özellikle küresel krizin etkileri yerel seçimi ciddi şekilde belirleyecek gibi…
Bu nedenle CHP dışındaki diğer partilerin göstereceği dişli adayların İzmir’deki seçimi hayli zorlu kılacağı açık… O nedenle kimse bugünden “Şu aday şanslı, bu aday önde” demek gafletinde bulunmamalı.
Tabii bu arada küskünlerin ne yapacağı merakla bekleniyor.
CHP ise tam bir sessizliğe büründü. Eskiden Eşref Erdem-Önder Sav grupları arasındaki çatışma ve anlaşmalar genel merkezden sızar, CHP’liler de olası belediye başkan adayını önceden öğrenirlerdi. Ancak bu kez ilk defa tek seçici Deniz Baykal… İsimler sadece CHP liderinin kafasında olduğu için bilgi de sızmıyor açıkçası.
CHP Genel Merkezi’nde yöneticilerle görüşen aday adayları da “Çalışmalarınıza devam edin” yorumundan başka bir şey duyamıyorlar.
Genel merkez yöneticileri ne yapsın… Çünkü onlar da Baykal’ın kafasındaki adaydan haberli değiller…
Genel bilgiler CHP adaylarının da bu hafta içerisinde netleşeceği yönünde.
Bakalım torbadan kimler çıkacak?

NOT 1: DSP’den Gaziemir Belediye Başkanlığı’na Hüseyin Şahin’in aday olacağı bilgisi ulaştı elime. Resmi olarak açıklanmış değil henüz. Ancak Hüseyin Şahin’in Gaziemir adaylığı ilçedeki dengeleri etkileyecektir.

NOT 2: Demokrat Parti’den de bazı sürprizler bekliyorum. Yılların deneyimli politikacısı DP İl Başkanı Yıldırım Ulupınar sanırım beni yanıltmayacaktır.

YENİGÜN 19 - 01 - 2001