<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246</id><updated>2012-02-16T22:04:17.376+02:00</updated><category term='Medya'/><category term='Kent'/><category term='Spor'/><category term='AB - Türkiye İlişkileri'/><category term='Türk - Yunan İlişkileri'/><category term='Başkalarının kaleminden'/><category term='Ulusal Siyaset'/><category term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Süleyman Gençel</title><subtitle type='html'>Çeşitli gazete, dergi, internet sitelerinde 10 yıl boyunca kaleme aldığım köşe yazılarım ve hakkımda kaleme alınanlar...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>754</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4380829294086684075</id><published>2011-07-23T10:42:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.646+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Ne fark var ki?</title><content type='html'>Ha Avrupa Birliği, ha Kocaoğlu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan’ın ekonomik krizden çıkması için adım atmayan yumurta kapıya dayanınca göstermelik paketler ile sorunu çözmek yerine ötelemeyi tercih eden AB…&lt;br /&gt;Yıllardır, “Bu yapı ile bir şey olmaz, belediye bürokrasisi çökmüş” diyenlere kulaklarını tıkayan, yine sıkışınca birkaç değişiklik yapıp, “İşte belediye bürokrasisini yeniledim. Metal yorgunluğunu ortadan kaldırdım” diyerek meseleyi 6 ay daha ötelemeye çalışan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu…&lt;br /&gt;Belediyeye yakın çevreler, içeride çalışanlar, yerel yönetimlerle dirsek teması olan herkes bu değişime burun kıvırıyor, “Kendini kurtarmak dışında Batı cephesinde yeni bir şey yok” diyor.&lt;br /&gt;Bir de başka bir teori var ki çok ilginç…&lt;br /&gt;Bir gazeteci dostumun büyükşehirdeki değişime yönelik tespiti şu:&lt;br /&gt;“İkinci operasyon Ağustos ayında bekleniyor. Kocaoğlu bu operasyonda gidebilecek ekibin yerine yeni isimleri yerleştiriyor. Böylece makamlar boşalmayacak.”&lt;br /&gt;Böyle iddialı tezin altında başka bir gerçek de var.&lt;br /&gt;“Kocaoğlu uzun süredir birlikte çalıştığı arkadaşlarını Şimdiden teslim ediyor.”&lt;br /&gt;Ağır bir itham ancak bu hipotezin kendi iç tutarlılığını göz ardı etmemek mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP şimdilik yaz uykusuna yatmış görünüyor. Sıcaklardan çabuk etkilenir bu parti. Zaten arkasından Ramazan geliyor. En azından Şeker Bayramı sonuna kadar rahat etmeyi planlıyor CHP yönetimi. AB’nin öteleme taktiğine benzer bir durum.&lt;br /&gt;CHP’nin siyasette başarılı olmamasının nedeni de bu. Ötelemek, proaktif hareket etmemek, yeni projeler geliştirememek.&lt;br /&gt;Bir adım attılar, yemin etmediler, sonra gelip başbakanın söylediği gibi tükürdüklerini yaladılar.&lt;br /&gt;Ne değişti ki?&lt;br /&gt;Hapisteki milletvekilleri serbest mi bırakıldı?&lt;br /&gt;Üstelik yemin etmeyen tek milletvekili İsa Gök konusunda ne yapacaklarını bile bilmiyorlar. Genel merkez, “Yemin etmez ise disiplin süreci başlar” diyor.&lt;br /&gt;Ne zamana kadar yemin etmez ise disiplin süreci başlayacak, neden bu süreç izlenecek, İsa Gök partinin ilk gün ortaya koyduğu stratejiden farklı ne yaptı?&lt;br /&gt;Partinin genel seçimlerdeki başarısızlığı konusunda genel merkezde ne gibi bir çalışma yapılıyor. İller bazında bu çalışmanın yansımaları olacak mı? Yoksa bu çalışma yerel yönetimler seçimlerinden hemen önce mi bitirilecek? Böylece herkes korunmuş mu olacak?&lt;br /&gt;Kısacası CHP öyle bir atalet içerisinde ki, bu şartlar altında mulafet görevini nasıl yapacaklarını açıkçası merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Urla’da ilginç gelişmeler yaşanıyor. Bu ilçeye iyi bakmak gerekli… Plan tadilatlarına hiç dokunulmadan büyükşehir belediyesinden geçmesi bazılarının dikkatini çekmiş. Sonunda yapılan itirazlar yerini bulmuş ve plan iptal edilmiş. Bakalım yeni hazırlanacak plan bir öncekine göre ne tür değişiklikler içerecek.&lt;br /&gt;Aslında son iki yılda ilçenin tapu kayıtlarında meydana gelen değişiklikler incelense, tarım alanlarının hangilerinin sanayi alanı olarak değerlendirildiği ortaya konulsa, bazı kooperatiflerin aldıkları yeni araziler netleştirilse epey gürültü koparacaktır.&lt;br /&gt;Aslında bu konuda ilçenin AKP’li meclis üyelerine büyük görev düşüyor. Ya da iktidar partisinin il yönetimine… Şöyle küçük bir araştırma ile nelerin çıkacağını görünce, kendileri de şaşıracaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 23 - 07 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4380829294086684075?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4380829294086684075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/ne-fark-var-ki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4380829294086684075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4380829294086684075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/ne-fark-var-ki.html' title='Ne fark var ki?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5549879824102585689</id><published>2011-07-18T10:40:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.650+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Kocaoğlu'nun itirafları...</title><content type='html'>Metro yine sarktı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgi bana ait değil.&lt;br /&gt;Yeni Asır Gazetesi’nde Ertan Gürcaner kaleme almış.&lt;br /&gt;Firma yine üç aylık ek süre istemiş.&lt;br /&gt;Vallahi İzmirliler olarak tüneli biz kazsaydık, şimdiye kadar 10 kere bitirirdik.&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nun bu saatten sonra kamuoyuna gerçekten bir açıklama yapması gerekiyor.&lt;br /&gt;Öyle “Her şeyi ben bilirim, bekleyin” diye değil.&lt;br /&gt;Çıkacak medyanın önüne şunları söyleyecek.&lt;br /&gt;“Ey İzmirliler…&lt;br /&gt;Bugüne kadar size maalesef hep yalan söyledim. Aslında bu metroyu bitiremeyeceğim. Benden sonra gelecek belediye başkanı tamamlayacaktır. Sizden tekrar özür dilerim. Yapmaya başladığım bütün projeler yarım kaldı.&lt;br /&gt;Zaten ortada çok da proje yoktu.&lt;br /&gt;Adnan Saygun, Doğal Yaşam Parkı ve İnciraltı Kent Ormanı gibi biten tüm projeler ise Ahmet Piriştina’nın projeleriydi.&lt;br /&gt;Bir tek proje yaptım o da yer altı geçitleriydi. Onlar da zamanında bitmedi. Bir şeye de benzemiyorlar. Kışları su doluyor, her gün eğim hatası nedeniyle trafik kazası oluyor, dolayısıyla pek bir işe yaramıyorlar.&lt;br /&gt;İzmir’i demir ağlarla öreceğim dediğimde ben bile inanmamıştım. Demir ağlarla değil de bitmeyen inşaatlar ile ördüm İzmir’i…&lt;br /&gt;Küçücük Bornova metrosunu bile bitiremedim.&lt;br /&gt;Kent yenileme projesine başlayamadım bile.&lt;br /&gt;Üçüncü İzmir Projesi hazırdı, üzerinde oynayayım dedim, elime yüzüme bulaştırdım.&lt;br /&gt;Bir zamanların gözde mekânı İnönü Caddesi’nin gecekondudan farkı kalmadı.&lt;br /&gt;Kordon’a el attım, tüm esnafı karşıma aldım. Alsancak çöküyor…&lt;br /&gt;Piriştina’nın ekibini dağıttım, yeni ekibime hiç sahip çıkamadım.&lt;br /&gt;Rüşvet çarkı dönmeye başladı, bir şey yapamadım. Sonunda operasyon bile yedim.&lt;br /&gt;Siyasetin içine fazla girdim. Partiyi yanlış yönlendirdim. Bir iki arkadaşımı milletvekili yapacağım diye tüm örgütü harcadım.&lt;br /&gt;Bornova’da bir buz pateni salonu yaptırdım, 80 trilyon ödemek zorunda kaldım.&lt;br /&gt;Daha da ödeyeceğiz gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Yeni iş alanları yaratamadım.&lt;br /&gt;EXPO’yu bile getiremedim. Yanlış bilgi nedeniyle gittiğimiz Tayland seferinde çuvalla para harcamak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;Yeni EXPO başvurusuna da katılmadım. Devletin orada olmasını içime sindiremedim. Ben derim başka bir şey demem.&lt;br /&gt;Homeros Vadisi diye yaptırttığım ucubeyi siz beğenmiyorsunuz ama şahsen ben çok beğeniyorum.&lt;br /&gt;Şimdi hedefimi Urla’ya çevirdim.&lt;br /&gt;Gerçekten yapamadıklarım ve elime yüzüme bulaştırdığım tüm işler için İzmirlilerden…&lt;br /&gt;Bundan sonra bu işleri bırakacak, Urla’da münzevi bir şekilde yaşamımı sürdüreceğim. Orada aldığım araziler bana yete artar da…&lt;br /&gt;Ancak Urla’nın planlarının iptal edilmesine üzüldüm.&lt;br /&gt;Her şeyi iyi ayarlamıştım gibi geliyordu bana.&lt;br /&gt;Acaba nerede hata yaptım?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 18 - 07 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5549879824102585689?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5549879824102585689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/kocaoglunun-itiraflar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5549879824102585689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5549879824102585689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/kocaoglunun-itiraflar.html' title='Kocaoğlu&apos;nun itirafları...'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4537641636965970410</id><published>2011-07-14T10:38:00.002+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.655+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Tatilin ardından</title><content type='html'>Bir tatile çıktık, ortalık toz duman…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP yemin etmiş…&lt;br /&gt;Ne değişmiş de yemin etmiş anlamakta zorlanıyor insan…&lt;br /&gt;Tükürdüğünü yalamak dedikleri bu olmalı…&lt;br /&gt;Zaten Tayyip Erdoğan da aynı şeyi söylemişti. Başbakanın yemin sonrası da “Benim dediğime geldiler” açıklaması inceden tükürük meselesine bir göndermeydi.&lt;br /&gt;Artık herkes görüyor ki, CHP bu PM ile Türkiye’de siyaset yapacak durumda değil.&lt;br /&gt;Gündemi AKP belirliyor, CHP gündeme karşılık ilk adımı atıyor, ancak daha sonraki adımları düşünmediği için hemen tökezliyor.&lt;br /&gt;AKP ise beş adım sonrasını hesaplıyor ve ona göre davranıyor. CHP’nin her adımda tökezlemesini de gülümseyerek seyrediyor.&lt;br /&gt;Son yapılan anket gösteriyor ki, CHP seçmeni partisinin aldığı kararları anlamıyor ve büyük çoğunluğu bu kararları tasvip etmiyor.&lt;br /&gt;Kurultay süreci de gündeme yenik düşüp rafa kalktı gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Ancak partinin içi hiç de öyle değil.&lt;br /&gt;Örgütlerin tümü ayakta…&lt;br /&gt;İzmir’de il başkanı, genel başkan yardımcısı ve büyükşehir belediye başkanına yönelik muhalefet giderek büyüyor ve sertleşiyor.&lt;br /&gt;Bir de İzmir CHP’nin çınarı Ödemiş İlçe Başkanı Emin Öztürk’e yapılanlar anlaşılır gibi değil.&lt;br /&gt;Sayın Bayır, siz kısa pantolon ile sokakta misket oynarken Emin Öztürk CHP’yi yaşatmak için siyasetin içindeydi.&lt;br /&gt;Üstelik seçimdeki İzmir başarısızlığın ana nedeni il yönetimidir.&lt;br /&gt;Başkalarına çamur atarak o koltukta kalacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz.&lt;br /&gt;Yüksel ve Kocaoğlu’nun uydusu olmak da kurtaramaz sizi.&lt;br /&gt;Sonuçta CHP’nin bugünkü genel merkez yönetimi bu ikiliye hiç de sıcak bakmıyor.&lt;br /&gt;Sav ve Baykal grubu ise bu ikiliyi bir kaşık suda boğacak kadar gergin.&lt;br /&gt;Dolayısıyla en ufak bir değişimde okey dışarı kalacak bu ikiliye dayanarak koltuğunuzu daha ne kadar muhafaza edebilirsiniz.&lt;br /&gt;İlçe belediye başkanlarının tavrı da ortada… Düne kadar kapalı kapılar ardında muhalefet yapan belediye başkanları bile kartlarını açık oynamaya başladılar.&lt;br /&gt;Büyükşehir belediye başkanının bu konudaki tavrı önemli bu aşamada…&lt;br /&gt;Çünkü operasyon sonrası büyükşehirde kimse imza atmıyor, işler yerinde sayıyor. Gerçi Kocaoğlu imza atmayan bürokratlara karşı tavrını basın yoluyla ortaya koydu. Ancak bu tavır ne kadar yeterli olur?&lt;br /&gt;Sonuçta imzayı atacak olanlar memurlar. Memuru da kovup yerine başkasını getirme şansı olmadığı için Kocaoğlu onları ikna metoduna başvurmak zorunda.&lt;br /&gt;Operasyonun ikinci dalgasının beklendiği bu günlerde sorunlu olan dosyaların altına kimse imza atmaz. Sporda şike operasyonlarını gördükten sonra, “Bu memlekette Fenerbahçe başkanını, Beşiktaş teknik direktörünü içeri alan zihniyet, gerekirse tüm büyükşehri içeri alır” düşüncesi iyice yerleşmiş durumda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Karşıyaka Belediyesi’nin Yamanlar’da yaptığı gençlik merkezini tamamlamak üzere… Karşıyakalıları dağ turizmi ile buluşturmayı hedefleyen proje gerçekten çok olumlu. Eski NATO dinleme tesislerinin yerine yapılan gençlik merkezini herkesin görmesi gerekiyor. Tesisin tek eksiği yolu... Umarım açılış gönüne kadar yol genişletme çalışmaları da bitirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: CHP’nin yeni İzmir milletvekillerini görürseniz, bizlere de haber verin. Bugüne kadar kendilerine sokakta rastlamadım. Çok çalışıyorlar sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 14 - 07 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4537641636965970410?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4537641636965970410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/tatilin-ardndan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4537641636965970410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4537641636965970410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/07/tatilin-ardndan.html' title='Tatilin ardından'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-3773975043370793546</id><published>2011-06-30T10:36:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>AKP’nin İzmir stratejisi</title><content type='html'>Yemin krizi, yeni kabinenin oluşturulması, BDP’nin tavrı, CHP’nin duruşu, AKP’nin adımları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balyoz Operasyonu'nun yansımaları, Ergenekon Davası, komşularla ilişkiler…&lt;br /&gt;Bunlar ulusal gündemin konuları…&lt;br /&gt;Tabii bu gündeme bir de YAŞ kararları eklenecek. TSK’nın yeniden şekillenmesi bir anlamda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in gündemi ne?&lt;br /&gt;AKP’deki zafer sarhoşluğu, CHP İl Başkanı’nın birbiri ardına gelen ilginç açıklamaları, kurultay çalışmaları, belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu ziyareti, giderek su yüzüne çıkan parti içi mücadele, Kocaoğlu’nun Susam konusundaki garip tespitleri…&lt;br /&gt;CHP’ye ya da Kocaoğlu’na hiç dokunmayacağım.&lt;br /&gt;Nedense onlara dokunan sayısı son günlerde hayli arttı.&lt;br /&gt;Giden ağam, gelen paşam durumu olduğu için önemli değil bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz gelelim AKP’nin İzmir’de ne yapacağına…&lt;br /&gt;AKP İzmir’deki genel seçimlerden başarılı çıkmıştır.&lt;br /&gt;Ancak başarı daha çok birinci bölgeye özgüdür.&lt;br /&gt;Seçim öncesi yapılan kamuoyu araştırmalarında AKP’nin Binali Yıldırım nedeniyle ikinci bölgede daha başarılı olacağı, CHP’nin ise birinci bölgeyi silip süpüreceği iddia edilse de sonuçlar bu tespitlerin tam tersini gösterdi bizlere…&lt;br /&gt;Birinci bölgede AKP, CHP ile kafa kafaya geldi ve tıpkı CHP gibi 6 milletvekili çıkardı.&lt;br /&gt;AKP’nin birinci bölgede başarılı olmasının altında Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın oynadığı rol önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski bir sosyal demokrat olan Günay, seçim bölgesindeki sol seçmenle buluşmayı başardı, onlara kendi projelerini anlatabildi.&lt;br /&gt;Bu stratejinin arkasında tabii ki Günay’a İzmir bazında destek veren bazı isimler vardı.&lt;br /&gt;Ancak mesele sadece seçimde başarılı olmak değil. Günay’ın bundan böyle de aynı stratejiyi sürdürmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;Dolayısıyla AKP’nin Türkiye’deki yapısı ya da onların İzmir yansımaları yerine İzmir’e özgü koşullar altında kuracağı ekip ile devam etmeli.&lt;br /&gt;Aynı tespit AKP’nin yeni milletvekili İlknur Denizli için de geçerli.&lt;br /&gt;AKP’yi Alsancak, Güzelyalı ve Hatay ile buluşturan Denizli’nin klasik teşkilat yerine yine bu bölgenin ilişki ağı üzerinden siyasetini yapması iktidarın bundan sonra da İzmir’de başarılı olmasının anahtarı olabilir.&lt;br /&gt;Eğer AKP bilindik Anadolu tipi teşkilat yapısı ile İzmir’de hâkimiyet kurmaya çalışır ise yerel seçimlerde başarılı olamayacaktır.&lt;br /&gt;Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Balçova sandıklarına bakılacak olur ise AKP’nin böyle bir mantıkta arayı kapatması mümkün görülmemektedir.&lt;br /&gt;Karşıyaka’daki 90 bin farkı 35 proje ile kapatamayan AKP, İzmir açılımını Ertuğrul Günay ve İlknur Denizli gibi isimlerin ortaya koydukları siyaseti dikkate alarak yeniden planlamak zorunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Kocaoğlu’nun baş aşağı düşüşü hızla sürüyor. Zaten önemli olan zirveye çıkmak değil, orada kalmayı başarmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: İzmir’de olağanüstü kurultaya imza vermeyen isimlerin bazılarını anlamakta zorlanıyorum. Bazılarının tavrı daha önce de netti. Ancak bir bölümünün nasıl döndüğünü anlamaktan başım döndü. Siyaset yapılır da, bu kadar dönerek yapılmaz yahu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: 35 V 2208 plakalı ESHOT otobüs şoförü 27 Haziran günü saat 01.30’da durakta otobüse binmek için bekleyen bir gazeteci arkadaşımızı otobüse almamış tam tersi otobüsü üzerine sürerek ölüm tehlikesi yaşamasına neden olmuştur. Gece son turunu atan otobüse binemeyen arkadaşımız ise saatlerce durakta beklemek zorunda kalmıştır. Sanırım ESHOT yönetimi bu konuda gerekli soruşturmayı yapacaktır. Tabii vatandaş onlar için önemli ise…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 30 - 06 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-3773975043370793546?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/3773975043370793546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/akpnin-izmir-stratejisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3773975043370793546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3773975043370793546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/akpnin-izmir-stratejisi.html' title='AKP’nin İzmir stratejisi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-3376443084468250625</id><published>2011-06-20T10:34:00.002+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.663+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>2014 dizaynı</title><content type='html'>Kurultay çalışmaları başladı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse seçimden bir hafta içerisinde bu tür bir çıkış beklemiyordu.&lt;br /&gt;Ancak kurultay isteyen yapı kendisinden emin ve Parti Meclisi’ni değiştirmek niyetinde…&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;CHP’de eksen kayması tartışmaları, seçim başarısızlığı, yönetim kadrosunun yetersizliği tartışılıyor.&lt;br /&gt;Ancak bu kurultayda önemli olan 2014 dizaynı…&lt;br /&gt;Eğer Kılıçdaroğlu kendi ekibi ile önümüzdeki yıl normal kurultaya gider ise, tüm yönetim mekanizması ve örgütün yapısı da değiştirilecek. Dolayısıyla ötekileştirilen yapının parti üzerinde etkisi tamamen ortadan kalkacak ve yerel yöneticiler Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından belirlenecek.&lt;br /&gt;Hatta CHP’nin cumhurbaşkanlığı için adayını da Kılıçdaroğlu ekibi isimlendirecek.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun 2014 seçimlerine bu kadar güçlü girmesi kimsenin işine gelmiyor. Özellikle de olağan kurultayda örgütlerin tamamının değiştirilmesi, mutlu azınlık olarak nitelendirilen ve CHP ile uzak yakın ilişkisi olmaya ekibin dışında kimseyi tatmin etmiyor.&lt;br /&gt;İşte bu nedenle düğmeye basıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyundan gelecek tepkilere engel olmak için başlangıçta Kılıçdaroğlu hedef alınmadı ve PM’nin değiştirilmesi beklentisi ortaya konuldu.&lt;br /&gt;Yenileştirilecek olası PM Kılıçdaroğlu ile ne kadar çalışır?&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu bu PM’yi içine sindirir mi?&lt;br /&gt;Bu sorular kurultay sonrası oluşturulacak yeni PM ile tartışılmaya başlanacak.&lt;br /&gt;Ancak görünen o ki, Baykal ile Sav bu konuda anlaşmış iseler ve delegelerin büyük bölümü başlarına geleceklerden haberdar iseler bu kurultay için imza vereceklerdir.&lt;br /&gt;Tabii bir de İzmir’in durumu var.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ile anlaşan Yüksel ve Kocaoğlu’nun durumu ortada. Belki Yüksel milletvekili oldu ancak bundan böyle parti yönetiminde olması zor görünüyor.&lt;br /&gt;Kocaoğlu ise yerel seçimlerde gördüğü tepkiyi pek anlamışa benzemiyor. Kamuoyunda var olan dürüst başkan imajı tepetaklak…&lt;br /&gt;Belediyeye yapılan operasyon, seçimden iki gün önce Susam’a karşı tavrı İzmirliler tarafından dikkatle takip ediliyor.&lt;br /&gt;Ve bundan böyle Kocaoğlu’nun parti yönetiminde etkili olması beklenmiyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Mehmet Ali Susam ile Kocaoğlu arasında yaşanan tartışmayı herkes biliyor. Susam seçim sonrası Kocaoğlu’na dava açtı. Yapılması gereken de bu… Sürekli sağa sola küfredecek, sonra hiçbir şey olmamış gibi hareket edeceksin. Siyasette değil hiçbir yerde kabul edilmez bir tavır bu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Kurultay açıklamaları için öne çıkan isimler yanlış seçiliyor. İzmir’de Abdürrezzak Erten’i istemeyen hayli CHP’li var. Kamuoyunda yıpranmış isimler yerine başka isimler bu tür açıklamaları yapsa daha yerinde olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel bu konuda hiçbir açıklamada bulunmuyor. Bir nedeni mi var acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 20 - 06 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-3376443084468250625?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/3376443084468250625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/2014-dizayn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3376443084468250625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3376443084468250625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/2014-dizayn.html' title='2014 dizaynı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6594452391197363315</id><published>2011-06-15T10:33:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.666+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Ortak akıl</title><content type='html'>Beklenen oldu ve 13 Haziran ile birlikte kurultay çağrıları başladı. İlk geceden itibaren yapılan toplantılar, partinin başarısız seçim sonuçları üzerine değerlendirmeler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP’de suların durulmayacağı açık ve aşikâr.&lt;br /&gt;Peki, ne yapılmalı?&lt;br /&gt;1 – Seçim sonuçları tüm ülke bazında ciddi biçimde değerlendirilmeli.&lt;br /&gt;2 – Ortaya Türkiye toplumunu sarmalayacak, inandıracak ciddi proje konmalı.&lt;br /&gt;3 – Bu projenin değişen dünya ile birlikte hareket ettiği vurgulanmalı ancak sol içeriği net biçimde ifade edilmeli.&lt;br /&gt;4 – İnandırıcı olmalı ve bunu ortaya koyacak lider güven vermeli.&lt;br /&gt;5 – Sav – Baykal ve Kılıçdaroğlu gruplarından bugüne kadar yıpranmayan isimler öne çıkarılmalı. Kılıçdaroğlu grubunun arasında da bu ülkeye gerçekten hizmet verecek isimler var.&lt;br /&gt;6 – İzmir’deki egemen yapı acilen bertaraf edilmeli.&lt;br /&gt;7 – Sen ben kavgası yerine biz kavgası verilmeli, sepetteki çürük yumurtalar en kısa süre içerisinde temizlenmeli.&lt;br /&gt;Yukarıda saydıklarımın büyük bölümü kısa süre içerisinde yapılabilir. Ancak burada en zor şey ortaya Türk toplumunun güvenebileceği bir ideoloji koymak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdeoloji koymak bir ya da iki kişinin konuyu kaleme alması değildir. Bu bakış açısının partinin her katmanında, sivil toplum örgütleri içiresinde tartışılması olgunlaştıktan sonra halkla paylaşılması gerekmektedir.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu grubu 6 ay içerisinde buna benzer bir çalışma yaptı. Ancak bu çalışmadan ne partinin katmanlarının ne de halkın haberi vardı. Kaldı ki tartışmadan, sistemi doğru harekete geçirmeden eldeki en iyi program bile bir şey ifade etmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’e gelince…&lt;br /&gt;Seçim gecesi ve seçimden bir gün sonra partinin yöneticileri İzmir’in başarılı olduğunu söylemişlerdi. O zaman neden başladılar, “Karne vereceğiz, çalışmayanları saptayacağız, cezalandıracağız” demeye.&lt;br /&gt;Başarılı bir parti neden böyle bir sorgulama sürecine girer ki…&lt;br /&gt;Üstelik İzmir başarısız ise bu başarısızlık öncelikle genel başkan yardımcısının ve il başkanının başarısızlığıdır.&lt;br /&gt;Başarısızlık önce onları sorgular sonra daha alt düzeye, ilçe başkanlarına ilçe yöneticilerine iner.&lt;br /&gt;Başarısız olan üs düzey başarısızlık konusunda alt düzeyi nasıl sorgulayabilir ki…&lt;br /&gt;Kentin belediye başkanı seçimden iki gün önce kameraların karşısında küfür ediyor ise cezası ne olacak?&lt;br /&gt;Bu olay örtbas edilir ise yarın kim kime hesap sorabilecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabul etmeliyiz ki CHP İzmir’e hiçbir şey yapmadı. Bir bölümü yapmak istemedi, bir bölümü “nasılsa seçildim” diyerek yan gelip yattı, bir bölümü de yeteneksiz olduğu için seçim çalışmalarını eline yüzüne bulaştırdı.&lt;br /&gt;AKP buna karşılık İstanbul’dan, yerel seçimlerde Diyarbakır’da çalışan bir ekibi getirdi. Herkes kendi sorumluluğu çerçevesinde çalıştı, en iyisini ortaya koymak için çaba sarf etti.&lt;br /&gt;Genişletilmiş il toplantısı yapın, masaya yatırın, neden CHP İzmir’de başarısız diye…&lt;br /&gt;Bakalım o toplantıdan sağ salim çıkabilecek misiniz?&lt;br /&gt;Son bir söz de Kocaoğlu’na…&lt;br /&gt;Sayın başkan halk sizden sıkıldı, farkında mısınız?&lt;br /&gt;Lütfen olur olmaz açıklamalar yaparak gerginliği daha fazla artırmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 15 - 06 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6594452391197363315?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6594452391197363315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/ortak-akl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6594452391197363315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6594452391197363315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/ortak-akl.html' title='Ortak akıl'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6273775760815739202</id><published>2011-06-13T10:30:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.682+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>En başarılı parti: CHP</title><content type='html'>Herkesin merakla beklediği seçimler sonuçlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi diğer partiler ne kadar başarılı olacağını iddia edecektir.&lt;br /&gt;Ancak seçimden başarılı çıkan tek parti vardır. O da CHP’dir.&lt;br /&gt;CHP 2007 seçimlerine göre oylarını artırmıştır. Şöyle ki:&lt;br /&gt;Cumhuriyet Halk Partisi eski yönetim ile ülke genelinde 20.87 oy almış, 112 milletvekili çıkarmıştır. Buna karşılık yeni CHP yüzde 25.88 alarak 4 yılda büyük bir aşama kaydetmiştir. Üstelik meclisteki parlamenter sayısını 135’e yükseltmiştir.&lt;br /&gt;CHP’nin 2009 yerel seçimlerinde parlamento seçimlerine eşdeğer olarak kabul edilen il genel meclisindeki oy oranı da yüzde 23.3 idi. Bakın onu da yükseltmiş durumda CHP…&lt;br /&gt;Kısa sürede bu kadar iş yapmak hiç de kolay değil…&lt;br /&gt;Oy alınamayan yerlerden de oy aldı CHP.&lt;br /&gt;Diyarbakır’dan, Mardin’den vs…&lt;br /&gt;Bolu ve Sakarya’dan da milletvekili çıkardı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim İzmir’e…&lt;br /&gt;CHP’nin İzmir’deki başarısını görmemek için kör olmak gerekir…&lt;br /&gt;2007 seçimlerinde 1. Bölge’de AKP yüzde 29 oranında oy alırken CHP yüzde 35.8 almış ve 6 milletvekili çıkarmıştır.&lt;br /&gt;Bu seçimde ise CHP’nin oy oranı yüzde 43’e ulaşmış yine 6 milletvekili çıkarmıştır.&lt;br /&gt;Oy atanlar şaşırmışlar yanlışlıkla AKP’ye oy atarak bu partinin oyunu da yükseltmişlerdir.&lt;br /&gt;Bu yanlışı yapmasalardı, CHP birinci bölgede 10 milletvekili çıkaracaktı.&lt;br /&gt;Yaz güneşi geçmiş bazılarının başına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bölgede de CHP’nin 2007 seçimlerindeki oyu yüzde 35 iken bu seçimde oy oranı yüzde 44.6’ya yükselmiştir.&lt;br /&gt;Bu başarı değildir de nedir?&lt;br /&gt;İkinci bölgede CHP’nin milletvekili sayısı da 6’dan 7’ye yükselmiştir. Yani CHP bir sandalye daha kazanmıştır.&lt;br /&gt;Şimdi bunlara bakarak karşımıza CHP’nin 2009 yerel seçimlerdeki oy oranlarını getirmeyin lütfen… Tamam, CHP’nin 2009 yerel seçimlerinde il genel meclisi oyları yüzde 48 olabilir.&lt;br /&gt;İki yıl içindeki yüzde 5’lik gerilemeyi de açıklayabiliriz.&lt;br /&gt;Efendim, AKP çok baskı yaptı, oy kullanacak vatandaşlarımız bu baskılara dayanamayarak tatil için yurtdışındaydılar. Oylarını kullanamadılar…&lt;br /&gt;O nedenle yüzde 5’lik bir düşüşü çok görmemek gerekiyor.&lt;br /&gt;Küçük bir teknik hata…&lt;br /&gt;Referandum sonucu mu?&lt;br /&gt;Ne alakası var şimdi genel seçim ile referandumun…&lt;br /&gt;2010 referandumunda evet oyları yüzde 36, hayır oyları yüzde 63.2 imiş. Bu seçimde CHP yüzde 43, MHP yüzde 11 olduğuna göre ikisinin toplamı yüzde 54 yapıyor.&lt;br /&gt;Ne olmuş yani…&lt;br /&gt;Bu yüzde 9’luk kaçağı arkadaşlarımız hemen bulacaktır.&lt;br /&gt;Kaçak da kaçak olsa yani… Sadece yüzde 9…&lt;br /&gt;Seçim öncesi Alaattin Yüksel’in “İzmir’de yüzde 60’ların üzerindeyiz”, Tacettin Bayır’ın “10. sıradaki arkadaşları kutladım. Onlar artık milletvekili” şeklindeki sözlerini o sıralar alınan tansiyon ilaçlarına bağlamamız gerekiyor.&lt;br /&gt;Bazen aşırı heyecan, tansiyon ilaçları ile etkileşerek bu tür açıklamaların yapılmasına neden oluyor. Teknik bir konu… Onu da çözeriz. Biz çözüm için buradayız.&lt;br /&gt;Lütfen Deniz Baykal genel başkanlığı bıraktığı sıralarda yayınlanan anketteki 28.8’lik oy oranına inanmayın. Külliyen yalan. Rus ve Alman ajanlarının yaptırdıkları bir anket o…&lt;br /&gt;Bu parti Kılıçdaroğlu, Kocaoğlu, Yüksel, Bayır gibi mahşerin 4 atlısı ile devam eder ise bir sonraki seçimlerde yüzde 29’u bulur, önümüzdeki 20 yıl içerisinde iktidarı garantileriz.&lt;br /&gt;Bakmayın bize öyle.&lt;br /&gt;Bugün hava bulutlu, güneş geçmedi kafamıza…&lt;br /&gt;Unutmadan söyleyelim. Geçtiğimiz Cuma günü Aziz Kocaoğlu’nun milletvekili Mehmet Ali Susam’a karşı başarılı çıkışı CHP’nin oylarını 2 puan artırmıştır.&lt;br /&gt;İzmirliler “Ne heybetli belediye başkanımız var. Aman onu sinirlendirmeyelim, bizlere de bir şey düşünmesin” tavrı ile hareket etmişler, CHP’ye destek vermişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Yukarıdaki yazı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır tarafından ortak olarak kaleme alınıp sağa sola dağıtılmıştır. Ben de internet ortamında bu yazıya ulaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 13 - 06 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6273775760815739202?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6273775760815739202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/en-basarl-parti-chp.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6273775760815739202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6273775760815739202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/en-basarl-parti-chp.html' title='En başarılı parti: CHP'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-818719720456302887</id><published>2011-06-01T10:28:00.002+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.687+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Anketler ne kadar ciddi</title><content type='html'>Türkiye’de seçime 11 gün kala, hiçbir şey belli değil. Gün geçmiyor ki seçim sonuçlarını az ya da çok etkileyecek gelişmeler yaşanmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP’nin kaset skandalı, 10 üst düzey yöneticinin hem partiden hem de milletvekili adaylıklarından çekilmeleri…&lt;br /&gt;Harp Akademileri komutanı ve Ağustos ayında Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na terfi bekleyen Bilgin Balanlı’nın Balyoz operasyonu çerçevesinde tutuklanması…&lt;br /&gt;PKK’nın 15 Haziran’dan sonra eyleme başlayacakları kararını açıklaması…&lt;br /&gt;Bölünme tartışmalarının ayyuka çıkması…&lt;br /&gt;Gülen cemaati tartışmaları…&lt;br /&gt;Bu toz duman içerisinde kimin eli kimin cebinde belli değil…&lt;br /&gt;Anketler de bizlere çok özel bilgilere ulaşma şansı vermiyor… Hatta bir bölümünde abartma da var.&lt;br /&gt;İzmir’de son günlerde iki anket elden ele dolaşıyor.&lt;br /&gt;Biri CHP’ye yakın, diğeri AKP’ye yakın şirketlerin hazırladıkları anketler.&lt;br /&gt;Birinde CHP yüzde 50, AKP yüzde 29 görünüyor.&lt;br /&gt;Diğerinde de CHP yüzde 43, AKP yüzde 38…&lt;br /&gt;İki ankete bakınca bunların Atina’da ve Selanik’te yapıldığını düşünebilirsiniz…&lt;br /&gt;Aradaki fark azımsanmayacak derecede yüksek.&lt;br /&gt;Ne olacak anket yapımcıları genel seçimlerden bir gün sonra çıkıp, “Bizim yaptığımız anket o döneme aitti. Ancak son bir haftada çok şey değişti” diyebilir.&lt;br /&gt;O da doğru. Çünkü o kadar hızlı değişen bir ülkede yaşıyoruz ki, yarın ne olacağını kimsenin tahmin etmesi kolay değil…&lt;br /&gt;Yine de bugünden baktığımızda İzmir üzerine bazı tespitleri yapabiliriz.&lt;br /&gt;1 – CHP oyları düşüyor.&lt;br /&gt;2 – AKP oyları çok olmasa da artıyor.&lt;br /&gt;3 – MHP oyları artıyor.&lt;br /&gt;4 – BDP destekli bağımsız adayın oyları özellikle birinci bölgede artıyor.&lt;br /&gt;5 – Güçbirliğinin ikinci bölgedeki adayı Doğu Perinçek iyi oy topluyor.&lt;br /&gt;Bu noktadan baktığımızda CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel’in “Yüzde 60’ları yakalayacağız” sözleri fazla havada kalıyor. CHP her bir bölgeden 6 milletvekili çıkarır ise başarılı saymalı kendini.&lt;br /&gt;MHP kaset tartışmasından sonra oy yükseltiyor ise 3. sıralar için Ankara’ya gitme şansları yükseliyor.&lt;br /&gt;BDP destekli bağımsızın birinci bölgedeki avantajı büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pause Haber’in büyükşehir belediyesine yönelik operasyonda istenilen evrakların listesini tam olarak ortaya koyması takdire şayandı. Hiçbir yoruma dayanmadan sadece haberleştirilen belgeler de ilkeli bir gazetecilik örneği sergilenmiş, şirketlerin ve savcıların isimleri kodlanmıştı. Bu belgelere bakıp “Bu operasyon tamamen siyasidir” demek gerçekten yanlış olur. Bu belgelerden bir şey çıkar mı çıkmaz mı, bilinmez. Ancak bilinen tek şey operasyonun “Haydi İzmir’i CHP’den kurtaralım” mantığına dayanmadığıdır. Ortada bir çalışma var. Bu çalışmayı siyasi olarak değerlendirip atlamak yanlış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: 13 Haziran beklentisi içinde olanlarda ciddi bir artış var. CHP seçim sonrası büyük bir mücadeleye hazırlanıyor. Bakalım bu mücadeleden kimler galip çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 01 - 06 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-818719720456302887?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/818719720456302887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/anketler-ne-kadar-ciddi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/818719720456302887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/818719720456302887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/06/anketler-ne-kadar-ciddi.html' title='Anketler ne kadar ciddi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1921210762036192002</id><published>2011-05-26T10:27:00.002+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.691+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Seçim mi var?</title><content type='html'>Bir garip seçim atmosferi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaklarda 2 hafta sonra seçim olacağına dair tek tük işaretler var.&lt;br /&gt;Onlar da bayraklar ve küçük partilerin seçim minibüsleri…&lt;br /&gt;Saadet Partisi’nin bayrak şovu ilginç...&lt;br /&gt;Nereye dönseniz Saadet’in bayrakları ile karşılaşıyorsunuz… Seçim propagandası için kullandıkları tek yöntem bu sanırım…&lt;br /&gt;Milletvekili adayları keyifsiz… AKP daha organize, CHP ise darmadağın…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediyesi operasyon nedeniyle seçime uzak… İlçe belediyelerine ise seçim hiç uğramamış. Zaten onlardan destek isteyen de yok. Sadece izliyorlar, partililik gereği görüntü veriyorlar…&lt;br /&gt;Seçim çalışmalarının üç ana ekseni var.&lt;br /&gt;Birincisi başbakanın proje yağmuru… Tabii bunlardan hangileri yapılacak, hangilerine öncelik tanınacak bilinmiyor…&lt;br /&gt;İkincisi başbakan ile muhalefet parti lideri arasında giderek sertleşen atışmalar… Bazen maalesef bel altına bile iniyor bu diyaloglar…&lt;br /&gt;Üçüncüsü yine bel altı ile ilgili olan MHP’nin kasetleri…&lt;br /&gt;Bunun dışında Türkiye’nin seçim atmosferine girdiğini gösteren hiçbir belirti yok.&lt;br /&gt;Seçim İzmir’de de hissedilmiyor.&lt;br /&gt;Anketlerde de heyecan verici sonuçlar yok.&lt;br /&gt;Sadece bir anket şirketinde CHP’nin oyu yüzde 30’un üzerinde çıkıyor. Diğerlerinde ise 24-28 bandında… Bu şirketin AKP ile bir sorunu olup olmadığı da geliyor akla…&lt;br /&gt;Operasyon nedeniyle oyun dışında kalan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ise ses seda çıkmıyor.&lt;br /&gt;Metro inşaatında iki bilet istasyonunun kaba inşaatını bitiren ve Hatay Caddesi’nin bir bölümünü trafiğe açan Kocaoğlu, “Metroda ilerliyoruz” mesajını vermeye çalışıyor. Ancak sorulan sorulara yanıt vermeye başlayınca inşaatın beklenenden uzun süreceği ortaya çıkıyor: “Üçkuyular’da sorunu aştık. Ancak Poligon’da sıkıntılarımız sürüyor. Zemin çürütmeye devam ediyoruz…”&lt;br /&gt;Bu cümle bile inşaatın Hatay’ın tamamı trafiğe açılsa bile, uzun süre devam edeceğini gösteriyor. Umarım yerel seçimlere yetişir açılışı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: AKP’nin kentsel dönüşüm projesi önemli. Bir türlü kendini dönüştüremeyen, İzmir’in merkezindeki gecekondulaşmaya çözüm üretemeyen kent için iyi bir fırsat olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Kocaoğlu EXPO’ya gitmeyince AKP’ye iyi malzeme verdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bazı kararları duygusal aldığı herkes tarafından biliniyordu. Bu süreç ile ayyuka çıkmış oldu. Kocaoğlu kendisi yerine başkan yardımcısını Paris’e gönderebilirdi. Ama yapmadı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da bu tavrı seçim sürecinde iyi kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: AKP’nin açıklayacağı mega proje İzmirliler tarafından merakla bekleniyor. Tüp geçit, otoyol projeleri, kentsel dönüşüm kamuoyunda daha önce tartışıldığı için, başbakanın açıklayacağı projenin daha farklı olması bekleniyor. Ankara’da açıklanan uzay merkezi projesini okuyunca İzmir için de benzer bir projenin gelebileceği ihtimali büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Yemekteyizden sonra kahvaltıdayız programı da yapabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 26 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1921210762036192002?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1921210762036192002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/secim-mi-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1921210762036192002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1921210762036192002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/secim-mi-var.html' title='Seçim mi var?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1926028985578246078</id><published>2011-05-14T10:25:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.694+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Gözler bağımsızda</title><content type='html'>CHP İzmir birinci bölgede ilginç gelişmeler yaşanıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes AKP - CHP ve MHP çekişmesi bekliyor. Ancak BDP’nin bağımsız adayını hiç de yabana atmamak gerekli.&lt;br /&gt;Bağımsız aday Mehmet Tanhan‘ın milletvekili olma şansı diğerlerine göre çok daha yüksek…&lt;br /&gt;İki partinin oy oranlarının yakın çıkması halinde bağımsıza 78 bin oy yetiyor.&lt;br /&gt;Bir önceki genel seçimlerde Kürt kökenli olmayan EMEP’li adaya 46 bin oy çıkmıştı.&lt;br /&gt;Dolayısıyla 32 bin oya daha ihtiyacı var BDP’nin desteklediği bağımsız adayın…&lt;br /&gt;Ancak bu seçimlerde bazı avantajları var.&lt;br /&gt;1 – AKP ve CHP seçilebilecek sıralardan Kürt kökenli aday koymadılar.&lt;br /&gt;2 – Geçtiğimiz seçimlerde birinci bölgedeki varoş oylarını toplayan isim CHP’den Abdürrezzak Erten’di. Yaklaşık 9 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak Erten çoğu doğu ve güneydoğu kökenli vatandaşları yanına çekmeyi başarmıştı. Birinci bölge sıralamalarında Sav grubu içinde olduğu için listelere konulmadı. Bu da CHP için büyük handikap. Çünkü Erten Mardin kökenli olarak birinci bölgedeki tüm Mardinli ve Bitlislileri etkileyebiliyordu.&lt;br /&gt;3 – Giderek sertleşen siyasi iklim de Kürt kökenlilerin oylarının bir noktada toplanmasına neden oluyor. Önceki gün Basmane’de yaşananlar, iklimin ne kadar sertleştiğini ve İzmir’in de bundan etkileneceğini açıkça gösteriyor.&lt;br /&gt;Bir bağımsız adayın milletvekili olması İzmir’de gerçekten ezber bozar.&lt;br /&gt;Sadece il yönetiminin organizasyonu ile hareket eden BDP’lilerin seçilmiş vekilleri ile Konak’ta, Alsancak’ta boy göstermeleri İzmirliler için gerçekten şaşırtıcı olur.&lt;br /&gt;Siyaset de o zaman farklı bir mecraya oturur.&lt;br /&gt;İzmirliler AKP’den çekindikleri kadar BDP’ye de uzak duruyorlar.&lt;br /&gt;AKP’nin oy oranındaki artışı, BDP’nin milletvekili çıkarması ile çifte şok yaşayacakları açık. İşte o zaman “Biz nerede yanlış yapıyoruz” sorusunu daha çok tartışmaya başlayacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Urla’da CHP ilçe yönetimi referandumda oy kullanmayan 6700 kişiyi saptadı. Hepsinin adreslerine elden ayrı ayrı mektup göndererek, bu seçimde ülkemizin geleceği için oy kullanma çağrısında bulundu. İlk kez bu kadar kapsamlı bir seçim taktiği görülüyor. 6700 kişiye doğrudan ulaşmak, genel merkezden seçim harcamaları için gönderilen 3 bin lira ile olamaz tabii ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: CHP’de gerçekten ciddi bir koordinasyonsuzluk var. İl yönetimi ayrı havada, adaylar ayrı… Eskilerin hiçbiri yok… İlçe belediyeleri kıllarını kıpırdatmıyor. Kıpırdatsalar ne olacak. Kimse onlardan destek istemiyor. Yeni adayların da büyük bölümü kenti bilmiyor. Bakalım bu koordinasyonsuzluk sandığa nasıl yansıyacak. CHP istediği kadar sandık görevlisi bulacak mı acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Kocaoğlu operasyonu siyasete bağladı ve bunu bahane ederek EXPO adaylık başvurusuna katılmadı. Bana göre hatalı davranıyor. Kentsel dönüşüm projelerini ele geçiren AKP, EXPO’nun da lideri olur ise büyükşehir belediyesinin ne görevi kalacak ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 14 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1926028985578246078?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1926028985578246078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/gozler-bagmszda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1926028985578246078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1926028985578246078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/gozler-bagmszda.html' title='Gözler bağımsızda'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-9155120960269285010</id><published>2011-05-12T10:24:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.698+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Meselenin özü</title><content type='html'>Savcılık soruşturması gizli ama tüm telefon kayıtları sağa sola sızdırılmış durumda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok da önemli değil…&lt;br /&gt;Yine de memleketin özel savcısı bu durumda ne yapıyor merak ediyorum.&lt;br /&gt;Hala “Bu soruşturma çok önemli ve gizlidir” diyebiliyor mu?&lt;br /&gt;Benim ya da başkalarının kayıtların sızdırılmasından dolayı yasal sürece başvurmalarına gerek yok. Zaten ortada bir şey yok… Tamamı kuru gürültüden ibaret…&lt;br /&gt;Önemli olan meselenin özü…&lt;br /&gt;Bu operasyon büyükşehirdeki bazı yolsuzluklara yönelik idi…&lt;br /&gt;Özel savcı bir iddianame hazırlayacak ve belgeleri ortaya koyacak.&lt;br /&gt;Bu arada seçim sonrası için yeni operasyonlara hazırlanıp hazırlanmayacağı da belli olacak.&lt;br /&gt;Gözaltına alındıktan sonra tutuklananların üçü F tipi cezaevinde. Bir bölümü Buca’da, diğerleri de Bergama’da…&lt;br /&gt;Herkesin farklı yerlerde tutulmalarının özel bir nedeni var mı?&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu seçime kadar tutuklananların içeride kalacağını ancak seçim sonrası durumun değişeceğini ileri sürüyor. Bugüne kadar yapılan operasyonlara baktığımızda savcının iddianame hazırlaması, konuyu genişletip genişletmeyeceğine karar vermesi ve mahkeme sürecinin başlatılması.&lt;br /&gt;Bu iş Kocaoğlu’nun beklediğinden daha uzun olacak.&lt;br /&gt;Ya da arkadaşlarının moralini bozmamak için böyle söylüyor.&lt;br /&gt;Bu arada soruşturma kendi mecrasında akıyor. Yeni ifadelere başvuruluyor, yeni belgeler ortaya konuyor, bazı isimlerin ikinci kez görüşlerine başvuruluyor.&lt;br /&gt;Seçim sonrası ortaya çıkacak iddianameyi ben de merak ediyorum.&lt;br /&gt;Hoş o iddianamede şu çok tartışılar yemek konusunda da ilginç saptamaların çıkacağından eminim. Bekleyin görün…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyareti beklenen patlamayı yapmadı. Konak Meydanı’nda toplanan kalabalık sayısı yaklaşık 3.000… Büyükşehir ve İZSU çalışanları da buna dâhil… Halk bu konuda temkinli…&lt;br /&gt;Yerel yönetimlerden rahatsız oldukları için eskisi gibi körü körüne bir partinin kuyruğundan gitmeyeceklerini net biçimde ifade ediyorlar.&lt;br /&gt;Zaten AKP dışında barajı geçebilecek bir merkez parti olsa idi, CHP’nin bugün çıkaracağı toplam milletvekili sayısının 6’yı geçmeyeceği açıktı.&lt;br /&gt;Çalışma temposuna baktığımızda da aynı sonuçları görüyoruz.&lt;br /&gt;CHP’li adaylar dağınık, kimsenin kimseden haberi yok. İl yönetimi net biçimde açıkta. Bazı milletvekilleri adayları kendileri tek başlarına dolaşıyor…&lt;br /&gt;İlçe belediyelerinin de seçimlerden haberleri yok. Birçok ilçe belediye yöneticileri seçimlerin kendilerine teğet geçtiğini, bir kişinin bile kendilerinden destek istemediklerini belirtiyorlar.&lt;br /&gt;Buna karşılık AKP adayları belli bir koordinasyon çerçevesinde hareket ediyor. Bakanlar tek başlarına dolaşıyor, diğer adaylar üçlü gruplar halinde. Yanlarında il yönetiminden kadın kollarından ve gençlik kollarından birer üye bulunuyor. Bu gruba gittikleri ilçelerdeki ilçe yöneticileri de ekleniyor.&lt;br /&gt;Günlük turlar sonucu günlük raporlar hazırlanıyor, bir gün sonra bu raporlar doğrultusunda hareket ediliyor.&lt;br /&gt;Genel seçimlerde takke düşecek tabii ki…&lt;br /&gt;Birinci bölgedeki BDP destekli bağımsız adaya dikkat. Aradan sıyrılma ihtimali giderek artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 12 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-9155120960269285010?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/9155120960269285010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/meselenin-ozu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/9155120960269285010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/9155120960269285010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/meselenin-ozu.html' title='Meselenin özü'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4824634929306998231</id><published>2011-05-08T10:21:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.702+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Mahalle,ev baskısı ve dahi takiye</title><content type='html'>Kayseri’de Trabzon’da, Konya’da İstanbul’un bazı semtlerinde mahalle baskısı gerçeği var ise İzmir’de de bir mahalle baskısı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu hissediyorum.&lt;br /&gt;Evet, İzmir demokratik bir kent…&lt;br /&gt;Bu tanımlamaya kimsenin karşı çıktığı yok. İzmirli aileler özgürce hareket ediyor, şairin dediği gibi İzmirli kızlar olabildiğince rahat.&lt;br /&gt;Bu kentte boyoz çok önemli, simite gevrek denir vs…&lt;br /&gt;İyi de bu kentte mahalle baskısının olduğunu kabul etmek gerekiyor.&lt;br /&gt;Haşema ile denize giren kadınlara pek iyi gözle bakmaz İzmirliler. Hatta yanlarından geçerken sözlü tacizde bulunurlar.&lt;br /&gt;İnin deniz kıyısına, Kordon’a, türbanlı kadınlardan cüzzamlı gibi sakınılır.&lt;br /&gt;Kimse onların da kendi yaşam biçimleri olduğunu kabul etmek istemez.&lt;br /&gt;İzmirlilere göre onlar iktidarın nimetlerinden yararlanan, kentin görüntüsün bozan asalak tiplerdir.&lt;br /&gt;Son operasyonda yaşananları gördüğümde, konu hakkında yapılan açıklamaları dinlediğimde mahalle baskısını net biçimde hissettim.&lt;br /&gt;Demokrasi dediğimiz şey herkesin yaşam biçimine, düşüncesine saygı duymaktır.&lt;br /&gt;Siz bugüne kadar Türkiye’nin hiçbir kentinde bir belediyeye yapılan operasyonu siyasallaştıran, bunun için kentin meydanında yürüyene rastladınız mı?&lt;br /&gt;Edirne’de de CHP’li belediyeye operasyon yapıldı, Antalya’da da… CHP’li Didim Belediye Başkanı’na işten el çektirildi… Ama sokaklarda buna benzer nümayişler olmadı.&lt;br /&gt;Ne oluyor da İzmir’de birileri düğmeye basıp bu operasyonu bu kadar siyasallaştırıyor?&lt;br /&gt;Operasyon, operasyondur…&lt;br /&gt;Özel yetkili savcı bir karara varmıştır, öncelikle bunun sonuçlarını görmek lazımdır.&lt;br /&gt;Ve yapılan bu operasyon sadece ve sadece son dönem yaşanan gelişmelere bağlı olarak gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;Olmasaydı, Erzu Hızır serbest mi bırakılırdı?&lt;br /&gt;Pervin Şenel Genç tutuklanır mıydı?&lt;br /&gt;Bu konular hakkında yazı yazdığım için bırakın mahalleyi, ev baskısı ile karşı karşıyayım.&lt;br /&gt;Çok önemli değil. Bunları göğüsleyecek aklım ve cesaretim var.&lt;br /&gt;Ancak ortada bir sorun var ise net biçimde soruşturulmalı.&lt;br /&gt;Benim verdiğim ifadede son 5 yılda İzmir’de yaşananlar vardı. Giraud Ailesi’nin Buca’daki arazisi, üçüncü İzmir projesi vs… Ama hiçbirinde savcının tutuklama nedeni olarak gösterdiği olaylar yoktu. Çünkü bunları ben de dâhil olmak üzere İzmir’de hiçbir gazeteci bilmiyordu.&lt;br /&gt;Mandalin konusundan haberimiz yoktu, süt dağıtımından da…&lt;br /&gt;Olsaydı yazardık…&lt;br /&gt;Aslında bu günlerde eski özel savcı Murat Gök’ün elindeki dosyalara bakmak gerekiyor.&lt;br /&gt;Apar topar buradan gönderilme nedeni neydi acaba?&lt;br /&gt;Hatırlarsınız, medyaya yaptığı son açıklamasında ortaya koyduğu isimler, herkesin kanını dondurmuştu. O açıklama bazı gazetelerde yayınlanmış, ancak daha sonra nedense jet hızıyla internet sitelerinden bile kaldırılmıştı.&lt;br /&gt;Yoksa Gök’ün buradan gönderilmesi de mahalle baskısının sonucu muydu?&lt;br /&gt;Siz bakmayın Kocaoğlu’na gelen desteğe…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na destek verenlerin, iktidar partisinin üst-düzey yetkililerinin karşısında nasıl el pençe divan durduklarını, Ankara’da kendi işlerini halletmek için bakanlıklarda nasıl takla attıklarını görseniz, şaşarsınız.&lt;br /&gt;Dinle ilgisi olmayan, içkiyi çok seven biri olarak bu satırları kaleme alırken, mahalle baskısını sonuna kadar uygulayan ve bunu takiye ile örtüştürmeyi başaranlara bir örnek vermek istiyorum.&lt;br /&gt;Hani bu kenti, başkanlar kurulu üzerinden yönetmeye talipler var ya aramızda.&lt;br /&gt;İsmi Necip Kalkan.&lt;br /&gt;Yılların İTO Meclis Başkanı… Geçtiğimiz genel seçimlerde DYP’den adaydı kendisi… “AKP’nin açtığı yaraları saracağım” diye yara bandı dağıtıyordu.&lt;br /&gt;Bu genel seçimlerde yasa gereği meclis başkanlığından istifa etmesi gerekiyordu aday adaylığı için. Son dakikaya kadar CHP’den haber bekledi. CHP’nin Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ile Tekin Diyarbakır’da iken bir telefon görüşmesi yaptı. Tekin’den Kılıçdaroğlu’nun kendisini kaçıncı sıraya koyabileceğini öğrenmesini istedi. Ancak Tekin, Kalkan’ı bir daha aramadı.&lt;br /&gt;Necip Kalkan bunun üzerine İTO Meclis Başkanlığı’ndan istifa etti ve AKP’den aday adayı oldu. Başbakan da ona bu fırsatı vermedi.&lt;br /&gt;Kalkan aynı zamanda resmi bir kurum olan İZKA’nın da başkanıydı. Şimdi İZKA'nın başında İzmir medyasında duayen işadamı olarak tanımlanan ancak bugüne kadar profesyonel yöneticilik dışında hiçbir şey yapmayan, kentte tek bir yatırımı bile bulunmayan Kemal Çolakoğlu var.&lt;br /&gt;Takiye mi desem, mahalle baskısı mı desem, ev baskısı mı diye özetlesem…&lt;br /&gt;Çok karışık bir kent burası…&lt;br /&gt;Umarım genel seçimlerden sonra bu karışıklıklar giderilir.&lt;br /&gt;Giderilmez ise, gerçekten 5 yıl sonra “Orada, çok büyük bir köy var uzakta, onun adı İzmir” diyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Yılmaz Özdil ile Bekir Coşkun’un yazılarını okuyunca mahalle baskısını daha çok hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Sistemi sorgulama dönemi geldi de geçiyor… Son yıllarda siz hiç İzmir’den teorik çerçevede bir yenilik ortaya koyan birine rastladınız mı? Varsa yoksa dedikodu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Ne olacak bu metronun hali? Mayıs bitecek. Hatay Caddesi hala kapalı… Söz vermek CHP'de çok önemlidir Sayın Kocaoğlu… Hani Askeri Hastane ve Renkli istasyonları Nisan’da bitecek ve yol trafiğe açılacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 08 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4824634929306998231?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4824634929306998231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/mahalleev-basks-ve-dahi-takiye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4824634929306998231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4824634929306998231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/mahalleev-basks-ve-dahi-takiye.html' title='Mahalle,ev baskısı ve dahi takiye'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6565793704350881196</id><published>2011-05-06T10:19:00.000+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:37.846+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Sıkıntı var</title><content type='html'>Operasyonun birinci ayağı bitti. &lt;br /&gt;Gerek CHP gerekse AKP kanadından gelen tepkiler operasyonun dallanıp budaklanmasını, daha da büyümesini şimdilik engelledi…&lt;br /&gt;Seçimden sonra ne olur?&lt;br /&gt;Seçim sonrası bu iş büyür, dallanıp budaklanır, genişler, geçmişe de döner…&lt;br /&gt;Anladığım kadarıyla tutuklama kararı tamamen yeni suçlar üzerine gerçekleşti. Bizim yazdıklarımız, çizdiklerimizin dışında, telefon konuşmaları ile sabit, belki de görüntülerin bulunduğu suçlar net kanıt olarak ortaya kondu.&lt;br /&gt;Savcı bu kanıtlar üzerinden bazı isimleri mahkemeye sevk etti. Mahkeme de yine bu net kanıtlar üzerinden kararını verdi.&lt;br /&gt;Şimdi savcılık iddianamesi hazırlanacak… Artık 3 ay mı sürer 5 ay mı bilinmez…&lt;br /&gt;Geçmişe yönelik işlere de bakacak, bunların kanıtlarını ortaya koymaya çalışacak.&lt;br /&gt;Seçim sonrası yeni operasyonlara da hazırlıklı olmak gerekiyor.&lt;br /&gt;Belki bu arada birkaç kişiyi yeniden alacak…&lt;br /&gt;Millet neden bu kadar gergin?&lt;br /&gt;Sokaklarda nümayişler yapılıyor, basın açıklamaları gerçekleştiriliyor…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bile birtakım sıkıntıların olduğunu kabul ediyor.&lt;br /&gt;Nitekim benim görüşlerime başvurulduğu sıralarda Organize Suçlar Birimi’nde beni bekleyen Hasan Tahsin’e Kocaoğlu’nun söyledikleri ilginç:&lt;br /&gt;“Kültür işlerinde bir kaç sıkıntı var…”&lt;br /&gt;Bir kentin belediye başkanı bunu diyor ise, oturup bir düşünmekte yarar var sanırım.&lt;br /&gt;Operasyonu kutuplaştırmanın da bir yararı yok.&lt;br /&gt;“Seni hırsızın kötü, benim hırsızım iyi” tanımlamasıyla bir yere varılamayacağı açık ve net.&lt;br /&gt;Bu işin içinde AKP’li oldukları iddia edilenler var ise, onlara şimdilik dokunulmadı ise, dokunulmayacak anlamına gelmiyor.&lt;br /&gt;En azından ben AKP’ye yakın isimlerin de ciddi derecede izlendiği kanısındayım.&lt;br /&gt;İzmir bu çerçevede ilginç bir kent…&lt;br /&gt;Bakıyorsunuz, en olmadık yerlerde AKP’liler ile CHP’liler anlaşıyor, ortak hareket ediyorlar.&lt;br /&gt;Madem 1,5 yıldır süren bir takip var. AKP’li büyükşehir belediye meclis üyeleri ne yaptılar ki…&lt;br /&gt;Siz hiç büyükşehir meclisinde alınan kararları eleştiren AKP’li meclis üyesi gördünüz mü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İlçe belediyelerinin de tetikte olmaları gerekiyor. Çünkü bu hareketin daha sonraki adımları ilçe belediyeleri içinde olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Kocaoğlu liderlik sevdasını bırakıp kentin sorunları ile ilgilenir ise daha çok sevilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Büyükşehir belediye başkanına destek veren Başkanlar Kurulu’nu ise hiç anlamadım. Zaten yasal olarak da böyle bir kurum yok. Uyduruk bir tanımlama… Bu başkanlara üyeleri tarafından verilen görev ne? Kendi meslek gruplarının sorunlarını çözmek… Onlar bu işleri bırakmış, ülkenin sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. İyi de günün birinde birileri size sorar, “Siz nesiniz kardeşim” diye… Öyle uyduruk kurumlarla kenti yönetme sevdanızdan vazgeçmeniz gerekiyor. Kentin nasıl yönetileceğine halk karar verir, sizler değil… İzmir Valisi de bu garip kervana katılmamalı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Mülkiye müfettişlerinin soruşturması için 2,5 ve organize şube soruşturması için 7 saat bilgime başvuruldu. Devletin bana 9,5 saat borcu var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Milleti sokağa dökmek için içşileri işten atma, memurlara da sürgün tehdidinde bulunan sendika temsilcilerinin de ciddi biçimde "uyarılması" lazım. Israr etmeyi sürdürürlerse isimlerini de açıklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 06 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6565793704350881196?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6565793704350881196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/08/sknt-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6565793704350881196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6565793704350881196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/08/sknt-var.html' title='Sıkıntı var'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1342828871305779192</id><published>2011-05-01T10:17:00.001+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.705+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İşte yeni yazı</title><content type='html'>Uzun süre oldu; okurlarımdan da şikâyetler arttı. “Neden yazmıyorsun” diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük bir gazete çıkarma telaşına düştük… Çizimiydi, çalışacak arkadaşlardı, mekânın hazırlanmasıydı, tanıtımıydı… Çok iş var…&lt;br /&gt;Amaç İzmirlilerin, Egelilerin okumaktan zevk alacağı, onların beklentilerine duyarlı, sokağın dertlerini anlatan bir yayın organı yaratmak…&lt;br /&gt;Günlük gazete ile karşınızda olduğumuzda anlayacaksınız diğerlerinden farkını…&lt;br /&gt;Bu arada yaklaşan genel seçimlere yönelik bazı tespitler yapmak gerekiyor.&lt;br /&gt;1 – Bugünün konjonktüründe birinci bölge 5 – 5 – 2 – 1 ya da 5 – 5 – 3 ya da 6 – 4 – 2 – 1&lt;br /&gt;2 – İkinci bölgede ise 7 – 5 – 1 ya da 6 – 5 – 2…&lt;br /&gt;3 – AKP ve MHP meydanlarda da CHP’lileri göremiyorum hala… Yoksa ben mi körüm…&lt;br /&gt;4 – İl yönetiminden birkaç kişi çalışıyor, diğerleri yatıyor…&lt;br /&gt;5 – Alaattin Yüksel çok kızgın ilçe belediyeleri ve ilçe yönetimleri seçim için çalışmıyor diye… Çalışacaklar sizlerin başarılı olmalarını sağlayacaklar da sonra kendi boyunları mı kopacak… İlçe belediye başkanları ve ilçe yönetimleri çok iyi biliyorlar ki, bu yapı seçimlerde başarılı olur ise hepsinin kelleleri gidecek… Milletvekili sıralamalarında bu gerçek net biçimde ortaya çıktı…&lt;br /&gt;6 - Yerel seçimlerde Kocaoğlu’na destek büyüktü. Ancak gördüğüm kadarıyla genel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olumsuz bir figür olarak karşımızda… Göztepe maçında taraftarların tavrı da bunu net biçimde ortaya koydu.&lt;br /&gt;7 – AKP açıklayacağı projeler ile ortada olan İzmirlilerin güvenini kazanabilir. Yeni projeler arasında Bayraklı Konak ve Karabağlar ’da TOKİ ile kentsel dönüşümü sağlamak var. Birçok İzmirliyi ilgilendirecek bir proje bu…&lt;br /&gt;8 – MHP birinci bölgede hayli iddialı… 4. sıradaki Selahattin Şahin ve 3. sıradaki Müsavvat Dervişoğlu ile Sarnıç ve benzeri mahallelerde yerel seçimlerde CHP’ye oy kullanmış blok oyları MHP’ye aktarmak için yoğun çalışma içindeler.&lt;br /&gt;9 – Birinci bölge bağımsız adayı Nusaybin eski belediye başkanı Mehmet Tanhan bana göre şanslı isim… CHP ve AKP’nin birbirine yakın oy almaları halinde bağımsız adaya 78 bin oy yetiyor. Geçtiğimiz seçimde 45 bin oy alan bağımsız aday AKP ve CHP’deki Kürt ve doğu Anadolu kökenli adaylarla yarışmıştı. Özellikle Abdürrezzak Erten’in bu oyları kendisine topladığına şahit olmuştuk. Bu kez AKP ve CHP listelerinde doğu kökenli isim yok. Üstelik Mardinli aday da yok. Bu durum Mehmet Tanhan’ın şansını artırıyor.&lt;br /&gt;10 – Mayıs ayı geldi… Hala Hatay Caddesi’nde bir hareket yok. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı caddenin bir bölümünün nisan ayı içinde açılacağını söylemiş, hatta yemin bile etmişti. Artık kimse Kocaoğlu’nun yeminlerine inanmıyor.&lt;br /&gt;11 – CHP’de yeniden sıralara konmayan vekiller, aday adayı olup sıralamaya giremeyenler bir kenarda oturmuş seyrediyorlar…&lt;br /&gt;12 – İkinci bölge üçüncü sıra adayı Mehmet Ali Susam da her zamanki gibi tek başına çalışıyor. Susam mecliste de Alaattin Yüksel grubunun karşısında duracak isimlerden biri… Çünkü Kocaoğlu ile yıldızları hiç barışmadı.&lt;br /&gt;13 – Demokrat Parti merkez partilerden oy çalabilir mi? Çalmayı başarır ise İzmir dengeleri daha çok değişir…&lt;br /&gt;14 – Tüp geçit projesinin İzmir trafiği için çok önemli olduğu açık. Birilerinin bu projeye daha çok ilgi göstermesi gerekiyor.&lt;br /&gt;15 – Gültepeliler CHP’ye çok kızgın. Özellikle de bir adaya… “Sizler çok amatörsünüz, ben profesyoneller ile çalışırım” deyip, İstanbul’dan ekip getiren bir adaya ateş püskürüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 01 - 05 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1342828871305779192?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1342828871305779192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/iste-yeni-yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1342828871305779192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1342828871305779192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/05/iste-yeni-yaz.html' title='İşte yeni yazı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8152499322130171518</id><published>2011-04-14T10:15:00.000+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.709+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İl başkanının U,S ve hatta V dönüşü</title><content type='html'>El insaf CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medyanın önüne çıkmadan, kapalı kapılar ardında başka şey konuşuyorsunuz, kameraların önüne geçince başka…&lt;br /&gt;Doğrudur; ortada bir seçim var ve parti içi tartışmalardan uzaklaşmak gerekiyor.&lt;br /&gt;Ancak bazı gerçekleri de saklayıp oy verecekleri çocuk yerine koymanın anlamı yok…&lt;br /&gt;İl yönetimi ortaya çıkan listeden rahatsız mı?&lt;br /&gt;Kocaoğlu ve Yüksel’in monte ettiği il yöneticilerinin dışındaki tüm yönetici grubu bu listeden ciddi anlamda rahatsız.&lt;br /&gt;Zaten düşüncelerini ne kadar saklamak isteseler de, gerçek yüzlerinden okunuyor.&lt;br /&gt;Bayır, “Listeler karışmış galiba” diyor, genel başkan yardımcısı Yüksel anında tepki veriyor. Daha da ileri giderek “İl başkanı bu konuda isteyerek açıklama yapmadı. Gazeteciler soruyu sordu, o da kendine göre yanıtlamak zorunda kaldı” diyerek olayın büyümesini durdurmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;Ben de olayın liste karıştırması olmadığından eminim.&lt;br /&gt;İşte size adayların bölgelerinin değiştirilmelerinin nedenleri…&lt;br /&gt;1 – Güldal Mumcu nedeniyle Alaattin Yüksel’in ikinci bölgeden birinci sırada aday olması ile Kocaoğlu grubunun birinci bölgede etkili ismi kalmamıştı. Oğuz Oyan ve Hülya Güven buraya çekilerek önümüzdeki süreçte örgütlenmenin ipleri bu iki milletvekiline verilecek.&lt;br /&gt;2 – Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel’in seçim çalışmalarında teşrif işini götürecek çok güvendiği bir adaya ihtiyacı vardı. Ortada böyle bir aday yoktu. Mustafa Moroğlu birinci bölgeden ikiye çekilerek ikinci bölge seçim çalışmalarının lokomotifi noktasına getirildi. Dolayısıyla çapaya çıkacak adam belli oldu.&lt;br /&gt;3 – Moroğlu’nun ikinci bölgeye gelmesi ile kendi başına çalışmayı seven ve esnaf teşkilatı ile bunu iyi başaran Mehmet Ali Susam’ın önüne de büyük bir set çekilmiş oldu. Susam artık kendi seçim bölgesinde istediği gibi at koşturamayacak.&lt;br /&gt;Önceki gece Kocaoğlu’na çok yakın olan il yöneticilerinden biri telefon ile aradı ve “Liste mükemmel. Her iki bölgeden de 11 milletvekili çıkarırız” dedi.&lt;br /&gt;CHP’lilerin matematikte sorun yaşadıklarını biliyordum da bu kadarını tahmin bile edemiyordum. Toplam 22 milletvekili… Geriye kaldı 4 milletvekili. AKP ve MHP de bunlarla idare etsinler…&lt;br /&gt;CHP İzmir’den 22 milletvekili çıkarsın, tek başına iktidar olur… Yetmez Anayasayı değiştirecek milletvekili sayısına bile ulaşır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Kocaoğlu seçim çalışmalarının tam göbeğinde… Hatta siyasi patron… İlk hedef küskünleri toplamak… Önceki gece önemli küskün Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm’ü ziyaret etti. 15 dakika sonra her ikisi el ele tutuşarak dışarı çıktı ve Kürüm’ün yatırımlarını dolaştı. Galiba Büyükşehir Karabağlar’a arsa satışı nedeniyle olan borcunu parça parça ödemek yerine hepsini vermeyi kabul etti. Siyasette para her şeydir, ideoloji hiçbir şey…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Siyasette üslup farkı… Alaattin Yüksel “Döneklerden İzmir hesap soracak” diyor, Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Bu tür polemiklere girmeyiz, hizmete bakarız” yanıtı veriyor. Siyaseti bilen biri Günay. Eğer polemiği artırmak isteseydi, “Kardeşim merkez sağdan oy almak için listelere koyduğunuz isimlere ne demeli. Biz onlara dönek diyor muyuz” tespiti yapabilirdi de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Köy yollarını da gösteren kapsamlı İzmir haritası basacak matbaa şu sıralar iyi para kazanır. Çünkü haritayı satın almak isteyecek milletvekili adayı sayısı hayli yüksek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 14 - 04 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8152499322130171518?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8152499322130171518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/il-baskannn-us-ve-hatta-v-donusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8152499322130171518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8152499322130171518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/il-baskannn-us-ve-hatta-v-donusu.html' title='İl başkanının U,S ve hatta V dönüşü'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4427222187644057391</id><published>2011-04-12T10:12:00.002+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.712+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Bu listeden adam olmaz…</title><content type='html'>CHP İzmir milletvekili listesi mi büyükşehir personel listesi mi anlamadım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun birkaç kontenjanı var o kadar…&lt;br /&gt;Bu liste ile CHP’nin İzmir’den 5 – 5 çıkarması bile zor görünüyor.&lt;br /&gt;Parti ithal kaynıyor.&lt;br /&gt;Ortada ideolojik çatışma da var.&lt;br /&gt;İkinci bölge birinci sıra Hyundai bayii, uluslararası sermayenin içindeki isim: Alaattin Yüksel… İkinci sırada ulusal sermaye savunucusu, Ergenekon sanığı Mustafa Balbay…&lt;br /&gt;Üçüncü sıradaki Mehmet Ali Susam’ın ne yapacağını merak ediyorum doğrusu… Bir kolunda Alaattin Yüksel, diğer kolunda Aziz Kocaoğlu, Bakırçay havzasını, Tire’yi dolaşırlar. Yalnız Susam dikkat etsin, bu ikili onun ayaklarını yerden kesmesin…&lt;br /&gt;İlçe belediye başkanlarının önerileri olmamış, ilçe örgütlerinin bilgileri dikkate alınmamış, kendi atadıkları il yönetimi bile tanınmamış…&lt;br /&gt;Seçimde kim çalışacak?&lt;br /&gt;Sadece büyükşehir belediyesi… Dışarıdan gönderilen adaylar bile gelmez seçim çalışmalarına…&lt;br /&gt;Bakıyorum da CHP’de herkes 12 Haziran’ı bırakmış, 13 Haziran’a endekslenmiş. Bir bilenme, bir bilenme ki sormayın…&lt;br /&gt;CHP’nin oylarının bir bölümü MHP’ye gider, bir bölümü listede Kürt olmadığı için bağımsız adaylara… Bir bölümü de AKP’ye…&lt;br /&gt;Çünkü AKP’nin listesi son derece dengeli ve iyi…&lt;br /&gt;Eski il başkanlarına, kadın kolları başkanına, gençlik kolları başkanına seçilecek sıralarda yer vermiş. İki bakan getirmiş… CHP kökenli iki milletvekilini yeniden listeye almış… Her şeyden ilginci Aziz Kocaoğlu’nun başdanışmanı İlknur Denizli’ye listede yer vermiş…&lt;br /&gt;Erdoğan ciddi ciddi oturup düşünmüş, “Bu kez İzmir’de nasıl atılım yaparım” diye…&lt;br /&gt;Denizli kartı Alsancak yapısı, endişeli modernler için önemli… Ve bana göre iyi seçim…&lt;br /&gt;MHP’de ise Musavvat Dervişoğlu 3. sırada. Hayli çalışması gerekecek. Ancak çok önemli bir kesimi peşinden sürükleyebilir Dervişoğlu… Bunun da CHP’ye yaramayacağı açık. Hem de zayıf oldukları birinci bölgede…&lt;br /&gt;Son aşamada şunları söylemek gerekiyor.&lt;br /&gt;Bu seçim kıran kırana geçecek.&lt;br /&gt;Kimse öyle İzmir’in kale olduğunu düşünmesin.&lt;br /&gt;Kale yarın çöker ise altında kalan çok olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Sıtkı Kürüm başta olmak kaydı ile partinin listesine olan tepki büyük. Kürüm dik duruyor… Bakalım bundan sonra hangi adımı atacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Anneden babadan torpilliler de varmış CHP listesinde… Bu ne yahu, aile şirketi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Atama yapıldığı gün önseçim diyen İl Başkanı Tacettin Bayır’dan ses soluk çıkmıyor. Sesi mi kesildi, sesini mi kestiler? Yoksa bu kentin siyasi patronu başka biri mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Gazete hazırlığımız sürüyor. Seçimden önceye yetiştirip, gazetecilik keyfi yapmak en büyük hayalimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Sayın okuyucularım. Gazetenin ismi konusundaki arayışımız sürüyor. Lütfen “ya işte bu” dedirtecek önerilerinizi bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER 12 - 04 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4427222187644057391?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4427222187644057391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/bu-listeden-adam-olmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4427222187644057391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4427222187644057391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/bu-listeden-adam-olmaz.html' title='Bu listeden adam olmaz…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7838287955054739419</id><published>2011-04-03T10:10:00.003+03:00</published><updated>2011-08-11T10:46:09.715+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Milli piyango saati</title><content type='html'>CHP’de siyaset tam gaz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aday adayları hem umutlu, hem umutsuz…&lt;br /&gt;Umutlu oldukları nokta milli piyango biletlerinin ceplerinde olması…&lt;br /&gt;Kimbilir, belki de bu kez ikramiye kendilerine çıkabilir…&lt;br /&gt;Haklılar da…&lt;br /&gt;Deniz Baykal ve Önder Sav dönemi olsa idi, liste konusunda karar verecek olan bu isimler partiyi ve adayları iyi tanıdıkları için liste yapmakta zorlanmazlardı.&lt;br /&gt;Ancak şimdi durum öyle değil…&lt;br /&gt;Herkes, “Yenilik var… Belki bana da bir şans düşer” diye kuyruğa girdi.&lt;br /&gt;Aslında haklılar da…&lt;br /&gt;Kimin nasıl seçileceği belli değil… Kimleri kimin desteklediği de…&lt;br /&gt;Ancak görülen o ki, Kılıçdaroğlu – Tekin ikilisi, çok güvendikleri isimlerin verdikleri bilgiler ile hareket edecek ve bu isimleri saptayacaklar.&lt;br /&gt;Sonuçta ortaya çorba mı çıkar, yoksa gerçekten iyi bir liste mi belli değil…&lt;br /&gt;Bu nedenle herkes 11 Nisan’a kadar umut taşıyor.&lt;br /&gt;Kimi özgeçmişini öne çıkarıyor, kimi ilişkilerini… Bazıları alt kimliklerini, bazıları ise partideki geçmişini… Akraba ilişkilerini kullananlar da var tabii ki…&lt;br /&gt;Bir umut pazarıdır gidiyor…&lt;br /&gt;12 Nisan günü herşey netleşecek.&lt;br /&gt;O gün kimin neden listelere girdiği daha net belli olacak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Yeni gazetemizin şekli şemali belirlenmeye başlandı. Mayıs ayı sonlarına doğru bayilerinizde bulabileceğiniz yeni gazetenin kette ve bölgede ses getireceğine inancım tam. Şimdi herkesten bu gazetenin ismi konusunda destek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Coşkun Yolgörmez’i çok yakından tanırdım… Siyaset konusunda uzun telefon görüşmeleri yapar, İTO’daki EBSO’daki gelişmeleri değerlendirirdik. Genç yaşta aramızdan ayrılması beni derinden etkiledi. Onu hep gülerken, espirileri ile hatırlayacağız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Ekim 2009 yılından itibaren iki kız öğrenciye burs veren İZİMDER, burs havuzundan daha çok öğrencinin faydalanması usta sanatçı Alpay’ın katkılarıyla yemekli bir gece düzenliyor. 10 Nisan Pazar günü Louca Bar’da yapılacak yemeğin biletleri 100 lira… Ayrıntılı bilgiyi, izimder@izimder.orgBu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir ve izimder@gmail.comBu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adlı maillerden alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: İzmir Büyükşehir Belediyesi verdiği ilanlar ile son 7 yıl yaptıklarını anlatıyor. Bakıyorum büyük kısmı ilk dönemin eserleri. Büyük kısmı da Piriştina’nın projeleri… Son dönemde biten var mı? Yok… İnsanı sarsacak bir yeni bir adım var mı? Yok… Bildiğiniz gibi… Eski tas, eski hamam…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Karşıyaka ve Bayraklı belediye başkanlarının kendi dönemlerini anlatan yıllık toplantıları daha doyurucu idi. Hasan Karabağ’ın, Aziz Kocaoğlu’na yönelik eleştirileri ise görülmeye değerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 03 - 04 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7838287955054739419?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7838287955054739419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/milli-piyango-saati.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7838287955054739419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7838287955054739419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/04/milli-piyango-saati.html' title='Milli piyango saati'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5108789094082537925</id><published>2011-03-27T14:19:00.002+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.638+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Sürpriz adaylara hazır olun</title><content type='html'>Yavaş yavas belli olmaya başladı öne çıkan adaylar…&lt;br /&gt;Bazıları isimlerini dolaştırsa, “Genel merkez ile ilişkilerim çok iyi. Bir hafta önce Kılıçdaroğlu ile görüştüm. Gürsel Tekin listede olduğumu söyledi” deseler de, işin öyle olmadığı açık…&lt;br /&gt;Buna karşılık sessiz ve derinden gidenler var…&lt;br /&gt;Ve hala kayıt yaptırmayanlar.&lt;br /&gt;CHP’nin kayıt süreci yasal zorunluluktan değil…&lt;br /&gt;Dolayısıyla geçtiğimiz Cuma akşamına kadar sadece kayıt yaptıranlardan oluşmayacak liste.&lt;br /&gt;Sadece kayıt yaptıranlar listesine bakarak adayları saptamak yanlış olur.&lt;br /&gt;CHP son dakikada İzmir’e bir iki bomba isim getirecek gibi geliyor bana…&lt;br /&gt;Kayıt yaptıran aday adayları arasında da şansları olanlar kulislerde konuşulmaya başlandı.&lt;br /&gt;İsimler şimdilik gizli.&lt;br /&gt;Belki önümüzdeki hafta öne çıkan adayları teker teker açıklamaya başlarız.&lt;br /&gt;CHP Genel Merkezi 3 Nisan’da telefon ile İzmir’de bazı isimleri arayacak ve kendilerine göre İzmir’de doğru adayların kimler olacağını soracak.&lt;br /&gt;Bir çerçevede eğilim yoklaması gibi.&lt;br /&gt;Genel merkezin arayacağı isimler, partinin önde gelenleri, bazı belediye başkanları ve CHP’yi çok iyi bilen, objektif olarak bakabilenlerden oluşacak.&lt;br /&gt;Genel merkezin kafasında ise bazı isimler netleşmiş durumda.&lt;br /&gt;Ancak öyle bir strateji var ki, bu strateji sadece 12 Haziran’ı kapsamıyor. Herkes 13 Haziran’da ortaya çıkacak olası sonuçlara göre hazırlanıyor, hamle yapıyor.&lt;br /&gt;Aslında CHP’lilerin tümünü toplasan, satranç maçına soksan hepsi birinci olur.&lt;br /&gt;Kamuoyuna yapılan açıklamalar, sonra geri adımlar… Bunların hepsi ikinci veya üçüncü hamleler gibi…&lt;br /&gt;Genel eğilim, Kılıçdaroğlu’nun Sav ve Baykal ekibinden bazı isimleri listelere alacağı yönünde… İstenilen sonuçlara ulaşılmaması halinde sorumluluğu paylaşma stratejisi takip edilecek.&lt;br /&gt;Kocaoğlu ekibinin ise ayrı bir düşüncesi var.&lt;br /&gt;13 Haziran’da olası bir başarısızlıkta muhalefet bayrağı açılacak ve Alaattin Yüksel genel başkanlık için harekete geçecek.&lt;br /&gt;Bu nedenle İzmir, Manisa, Denizli gibi kentlerden kendilerine yakın milletvekillerini çıkarmak istiyorlar.&lt;br /&gt;Tabii bugünün genel merkezi bu tavrı nasıl değerlendirir, önümüzdeki günlerde göreceğiz.&lt;br /&gt;Zaten bu nedenle Deniz Baykal’ın partide yeniden etkili olmasını ve milletvekilliği listelerine müdahalesini engellemeye çalışıyorlar.&lt;br /&gt;Deniz Baykal’ın A takımının listelerde olması halinde yeniden tehlikeli olacağının farkındalar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İZSU’da yapılan değişiklikler ile hocacılar ile locacılar ittifakı işlemeye başlamış durumda. Önümüzdeki günlerde bu konu çok tartışılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Ferda Eser genel sekreter yardımcısı olarak mahkeme tarafından görevine iade edildi. Ancak son mecliste altı boşaltılmış, Eser’e bağlı olan tüm birimler başka genel sekreter yardımcılarına kaydırılmıştı. Bu durum hukuki mi? Hukuki ise Ferda Eser sadece oturuyor mu? Hukuki değil ise, olayın hukuki duruma gelmesi için bir takım adımlar atılıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Ayvalıklı baş danışmanımız Bilgin Erünal da aday adaylığı için istifa etti. Acaba sadece aday adaylığı için mi bıraktı koltuğunu. Yoksa bizim bilmediğimiz başka gelişmeler mi yaşandı büyükşehirde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 27 - 03 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5108789094082537925?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5108789094082537925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/surpriz-adaylara-hazr-olun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5108789094082537925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5108789094082537925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/surpriz-adaylara-hazr-olun.html' title='Sürpriz adaylara hazır olun'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5991790773522569822</id><published>2011-03-20T14:17:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.657+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Zaman’dan al haberi</title><content type='html'>Elimde 05 – 04 – 2009 tarihinde Zaman Gazetesi’nde yayınlanan bir haberin metni var. Yani iki yıl öncesine dayanan bir haber…&lt;br /&gt;Haberin başlığı şöyle:&lt;br /&gt;DSP: CHP seçimi şantajla kazandı…&lt;br /&gt;Haber şöyle devam ediyor.&lt;br /&gt;DSP Karabağlar İlçi Başkanı Hilmi Değirmenci, CHP'nin seçimi şantajla kazandığını ileri sürdü. DSP belediye başkan adayı Cafer Öztürker'in de katılımı ile seçimi değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirten Değirmenci, toplantı sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.&lt;br /&gt;Değirmenci'nin konuyla ilgili açıklaması özetle şöyle: "Karabağlar seçmeni 'Bölünmeyin AKP gelir' propagandasının etkisi ile oy kullanmıştır. Elbette seçmenin yaptığı tercihlere sonuna dek saygılıyız. Bizim düşüncelerimiz ve projelerimiz seçmenin (haklı) ön yargılı bakışı nedeniyle etkisiz kalmıştır. Her zaman olduğu gibi CHP üretmeyen, ilkesiz, siyaset anlayışı ile Atatürk devrim ve ilkelerini zedelediği halde, Atatürk'ün partisi söylemi ile mirasyedi politikasını sürdürmektedirler. Bu şantaj politikaları elbette günün birinde gerçeklerle yüzleşecektir. O zaman Atatürk'ün mirasına gölge düşüren, bugünkü CHP yöneticilerinin yüzüne gerçekler bir tokat gibi inecektir. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'unun başkanlığını kutlarken; kendisine de bir çift sözümüz var. İzmir'in Bornova dâhil birçok ilçesine yatırım yağdıran başkan, yaptığı işlerin listesini iyice bir incelesin ve Karabağlar gibi İzmir'in 1. büyük ilçesinin o listede neden yer almadığının açıklamasını yapsın?"&lt;br /&gt;Hilmi Değirmenci bu seçimde CHP’den milletvekili aday adayı… Kendisine en büyük destek de kayınbiraderi olan CHP İl Başkanı Tacettin Bayır’dan geliyor…&lt;br /&gt;Nedir bu partilerin aile akraba ilişkilerinden çektiği…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nuri Batuhan Cuma günü Radyo Pause’da Serdar Öztürk ile benim sunduğumuz Sınırsız adlı programa katıldı ve önemli tespitlerde bulundu… Tabii ki partide herkesin tanıdığı Batuhan aklına esip bu tür açıklamalar yapmaz. Açıklamaları dinlerken sanki Önder Sav’ın sesini duyuyor gibiydim.&lt;br /&gt;İşte o ünlü tespitler:&lt;br /&gt;1 – Şimdiki il yönetimi Harlemciler ile balıkçılardan oluşuyor. Sabahtan akşama kadar Harlem kahvesinde okey, akşam balıkçıda rakı… Okeyciler ve rakıcılar birleşince ortaya il yönetimi çıkıyor.&lt;br /&gt;2 – Alaattin Yüksel’i Parti Meclisi için Aziz Kocaoğlu önermedi. Yüksel kendisi bizzat Önder Sav’a gitti ve PM üyeliği için adeta yalvardı. Sav da Kocaoğlu dengesini dikkate alarak Yüksel’i PM üyeliğine yazdı.&lt;br /&gt;3 – Düne kadar ön seçim diyenler bugün merkez yoklamadan yana… Özellikle Alaattin Yüksel’e sesleniyorum. Yüreği var ise ön seçime girerdi. Girmediğine göre yüreğinden şüpheliyim.&lt;br /&gt;4 – Tacettin Bayır geldiği günden itibaren “ön seçim” dedi. Şimdi ne diyor? “Genel merkez eniştem Hilmi Değirmenci’yi aday göstersin.”&lt;br /&gt;5 – İl yapılanmasında olduğu gibi garip bir liste ile İzmir’in karşısına gelirler ise kimse çalışmaz. Başarısızlığı da gelip bize yükleyecekler.&lt;br /&gt;6 – CHP bu kafa ile İzmir’de yüzde 45 alsın başarıdır. Kocaoğlu uçmasın artık. Manzara ortada.&lt;br /&gt;7 – “Kucaklayıcı olacağız” dediler, sadece kendi takımları ile oynuyorlar. O da topu topu 50 kişi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 20 - 03 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5991790773522569822?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5991790773522569822/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/zamandan-al-haberi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5991790773522569822'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5991790773522569822'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/zamandan-al-haberi.html' title='Zaman’dan al haberi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8794953693023055428</id><published>2011-03-16T14:16:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.667+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Gürültü kurbanı</title><content type='html'>İzmir Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde ilçe belediyelerinde çalışan memurların pasolarını iptal etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memur sendikaları bu konuyu gündeme getirmek için önceki gün büyükşehir belediyesinin önünde toplandılar ve kararın geri alınması çağrısında bulundular.&lt;br /&gt;Sendika temsilcilerini odasına çağırtan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Pervin Şenel Genç şu ünlü vecizi söyledi:&lt;br /&gt;“Ne kadar gürültü yapıyorsunuz. Sizin yüzünüzden çalışamıyoruz.”&lt;br /&gt;Sosyal demokrat belediyenin genel sekreter vekilinin bir eyleme yönelik tanımlaması karşısında şaşıran sendikacılar yanıtı vermekte gecikmediler:&lt;br /&gt;“Pardon sizin uykunuza engel olduk herhalde…”&lt;br /&gt;Aynı genel sekreter vekili büyükşehrin meclis toplantısına katılır.&lt;br /&gt;Meclis toplantısına geçtiğimiz hafta göreve dönen Genel Sekreter Yardımcısı Ferdağ Eser de girer ve bürokratlar için ayrılan arka bölümde genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarının koltuklarının yer aldığı bölüme oturur. Ancak, Genel Sekreter Pervin Şenel Genç, salona girdiğinde, kendisi için ayrılan koltuk yerine ESHOT Genel Müdürü Gül Şener ve ESHOT bürokratlarının oturduğu sol bloğun en ucundaki koltuğa geçer. Genel Sekreterlik tabelasını da bu masaya aldırır. Eser, durumu fark edince Şenel'in yanına giderek kendisiyle konuşur, ancak Genç tavrından vazgeçmez. Ferda Eser, diğer genel sekreter yardımcılarının da oturduğu orta bloktaki yerine geri döner.&lt;br /&gt;Bir genel sekreter vekili birleştirici, bütünleştirici mi yoksa ayrımcılığı teşvik eder mi olmalı…&lt;br /&gt;Sanırım buna millet karar verecek.&lt;br /&gt;Bir de mahkemeler…&lt;br /&gt;Bu arada AK Parti Grup Başkan Vekili Kerem Ali Sürekli, "Ferda Eser'in mahkeme kararıyla Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna geri dönmesinden önce, Eser'e bağlı birimlerin başka genel sekreter yardımcılarına bağlanarak, kadronun altının boşaltıldığı" şeklinde tepki göstermiş… Sürekli, bu kararın içeriğinin kendilerine açıklanmadan Meclis'te oylandığını, bundan sonra benzer bir duruma izin vermeyeceklerini söylemiş.&lt;br /&gt;Sayın Sürekli bugüne kadar hangi kararların altına imza attığınızın farkında değilseniz vah bu İzmir’in haline…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Toplu taşımacılık alanında en büyük sivil toplum kuruluşu olan Brüksel merkezli UITP ile protokol imzalandı ESHOT… Ve bu protokolden hemen sonra nedense bir toplantıya katılmak için Dubai’ye gidiyormuş Gül Şener… Maiyeti ile birlikte… Toplam 8 kişi… At imzayı, sonra gelsin yurtdışı seyahatleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT2: ESHOT’un üst düzey bir yöneticisi, kendisi yakın dostum ve haber kaynağım olur, kurumda çok yakında önemli bombaların patlayacağı bilgisini verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Aday adaylarının dikkatine… Alaattin Yüksel birinci ve ikinci bölgedeki ilk altıyı yazmış. Bundan sonraki isimleri genel başkan Kılıçdaroğlu’na bırakmış… Bir anlamda lütufta bulunmuş… Sanırım bu konuda yapacağınız bir şeyler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 16 - 03 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8794953693023055428?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8794953693023055428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/gurultu-kurban.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8794953693023055428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8794953693023055428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/gurultu-kurban.html' title='Gürültü kurbanı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5082612518314131155</id><published>2011-03-06T13:52:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.678+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Zor günler bekliyor</title><content type='html'>Bugün yazma zamanı… Ne yazacağız?&lt;br /&gt;Tabii ki açılışı…&lt;br /&gt;Hani şu yapımı sırasında sığınağı unutulan, büyükşehirde imar ve fen işleri müdürlüklerini karşı karşıya getiren, Gaziemir Semt Garajı açılışını yazacağız…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu – Erdoğan ortak yapımı İZBAN’da kurdela kesimini de atlamayacağız tabii ki…&lt;br /&gt;Bazı notlarımız olacak bu arada…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu geldi ve kimse tarafından karşılanmadı. Karşılamada toplam 80 kişi vardı. CHP’lilerin büyük bölümü Alevi mitinginde oldukları için karşılama törenine katılmamışlardı. Aleviler 15 bin kişi toplamayı başarmış… Dönüp Ödemiş’teki çiftçi mitingini yeniden sormak gerekiyor sanırım.&lt;br /&gt;Belki de kimsenin eskisi kadar takatı kalmadı.&lt;br /&gt;Kimin ile konuşsam, aynı söz: “Ne olacağı hiç belli değil. Beklemekten başka çare yok. Kime, nasıl başvuracağımız bile belli değil. Partinin sistemi değişti, uyum sağlamakta zorlanıyoruz.”&lt;br /&gt;İZBAN açılışı tam bir Erdoğan şov haline dönüştü. Uzun uzun konuştu Erdoğan.&lt;br /&gt;Zaten ben başbakan ile böyle bir açılışa birlikte katılmasına hiç de anlam veremedim Kılıçdaroğlu’nun…&lt;br /&gt;Gaziemir açılışında da toplam 1000 kişilik katılım vardı.&lt;br /&gt;Siz ölçün artık başarılı bir açılış mı idi, yoksa hüsran mı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm paraya sıkışmış, belediyenin bir arazisini büyükşehire satmış… Gel zaman, git zaman, Kürüm parayı alamıyor… Araştırılıp soruşturuluyor, tabii ki benim tarafımdan… Ortaya şu sonuç çıkıyor… Şehr-i emin buyurmuş, “Parayı Kürüm’e verin. Ancak gıdım gıdım verin de, anlasın Hanya’yı Konya’yı…”&lt;br /&gt;İlahi Kocaoğlu, Kürüm Bitlisli… Nereden bilsin Hanya – Konya ilişkisini… Gerçi sen de Tokatlısın ya…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Torbalı katı atık tesisi için birçok firma ihale peşinde… Ne gereği var ki… Zaten adres belli. İhaleye bir bakınca işin kimlere ve neden gittiği aşikar. Bunları sorgulamak için daha zaman var. Batı’ya mı baksak acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Hatay Caddesi’nin yenilenme ihalesinin, ortalama değerlerin sızdırılması nedeniyle iptalinin arkasında da mı KİK var? Ortalama değerleri dışarı sızdıran kim? Bu kadar yeteneksizlik örneğine bir başka yerde rastlanır bilemem…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Hasan Fehmi Mani CHP Genel Merkezi’nde görülmüş. Sanırım bu dönem milletvekilliğine hazırlanıyor. Bir de İzmir’den aday yaparlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Migros’un yeni açılan 5 M mağazasını ziyaret eden oldu mu? Bir Arçelik bayii, hayli alan kapatmış. İlgimizi çekti. Sadece o kadar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Şu ünlü Bornova buz pistinden hiçbir haber yapılmıyor. Maliyeti 100 trilyona ulaşan pist şimdi de mahkemelik. Belediyenin yanlış hesap (!) nedeniyle tevüz ettiği alanların sahipleri kendilerine verilen parayı az bulmuş olacaklar ki, mahkemeye başvurmuş. Sanırım belediyenin ödeyeceği para 170 trilyona yükselecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: Rıfat Nalbantoğlu çalıştığım kurumu ziyaret etti ve durumum üzerine bir fıkra anlattı. Internet medyası da olsa böyle yakası açılmadık bir fıkrayı yayınlamak mümkün değil. Ancak son kertede şu tespiti yaptı. “İyi ki böyle bir işe başladın ve çok çalışmak zorundasın… Böylece İzmir rahat etti. En azından nefes alabiliyoruz artık…”&lt;br /&gt;Sanırım Nalbantoğlu çok yakında bir gazete, dergi ve televizyon kuracağımızı atladı…&lt;br /&gt;PAUSE HABER:&amp;nbsp;06 - 03 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5082612518314131155?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5082612518314131155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/zor-gunler-bekliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5082612518314131155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5082612518314131155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/zor-gunler-bekliyor.html' title='Zor günler bekliyor'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7571831856933742333</id><published>2011-03-01T13:51:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.692+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İki opera binamız oluyor</title><content type='html'>İzmir’in düne kadar uluslararası standartta bir opera binası yoktu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıyaka Belediyesi bu açığı farketti ve Milli Emlak’ın elinde bulunan bir araziye İzmir’in ilk opera binasını yaptı.&lt;br /&gt;Toplam 6 trilyona malolan binada 675 kişi opera dinleyebilecek.&lt;br /&gt;Son derece modern ve uluslararası standartlara uygun…&lt;br /&gt;Bir iki küçük eksiğin de tamamlanmasından sonra bina en geç bir ay içerisinde açılacak hale getirilecek.&lt;br /&gt;Buraya kadar bir sorun yok.&lt;br /&gt;Sorun daha sonra başlıyor.&lt;br /&gt;Karşıyaka’da, Karşıyaka Belediyesi’nin yaptığı opera binasının 500 metre ilerisine bir başka bina yapılacak. Bu da opera binası…&lt;br /&gt;Kör istedi bir göz, Allah verdi iki göz misali…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediyesi karar almış ve Karşıyaka’ya yapılan opera binasının 500 metre ilerisine ikinci bir opera binası yapıyor.&lt;br /&gt;Maliyetlerine de bakalım isterseniz.&lt;br /&gt;Karşıyaka Belediyesi’nin yaptığı opera binası tüm iç döşemeleri ile 6 milyon liraya malolmuş.&lt;br /&gt;Büyükşehir Belediyesi’nin opera binası, diğer opera binasından üç misli büyük olacak. Maliyeti de çok fazla değil…&lt;br /&gt;Topu topu 95 milyon liracık…&lt;br /&gt;Üçyol-Üçkuyular metro hattının ilk ihalesinin 90 milyon lira olduğunu düşündüğümüzde sonucun ne olacağına siz karar verin.&lt;br /&gt;Ben bir şey söylemek istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu ünlü yemek vardı, şehir efsanesi durumuna gelmiş olan…&lt;br /&gt;O yemek sonrası başlayan tartışmalar ışığında mülkiye müfettişleri olaya el attı ve kapsamlı bir soruşturma başlattılar. Soruşturmanın çok dosyalı olduğu kesin. ESHOT durak ihalelerinden tutun, Giraud arazisine kadar birçok konu var soruşturulan.&lt;br /&gt;Bir bölümü devam ediyor soruşturmanın. Ancak biri kesinlik kazandı ve müfettişler durak ihalesi konusu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundular. İki ihale arasındaki maliyet farkı nedeniyle savcılığa intikal etmiş bu soruşturma. Aslında iki ihalenin aynı anda yapılması da bir suç unsuru…&lt;br /&gt;Bu arada bu duraklar kimin?&lt;br /&gt;ESHOT’un mu, belediyenin mi yoksa reklam anlaşmasını yapan şirketin mi?&lt;br /&gt;Bir de millete ikide bir ithal duraklar deyip durmayın. Eğer bu duraklar ithal ise biz bilmeden Bornova ilçesi Türkiye sınırları dışına mı çıkarıldı yoksa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serdar Öztürk’ün son yazısında ESHOT tarafından yapılan yeni uygulama vardı. Büyükşehir çalışanları dışında ilçe belediyelerdeki memurların pasoları geçersiz sayılıyor artık. Ankara Büyükşehir Belediyesi ise ilçe belediyelerinde çalışan memurlara bu hakkı tanıyor. Sadece kendilerine tanımakla kalmıyor, eşleri ve çocuklarını da bu haktan yararlandırıyor.&lt;br /&gt;CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır seçim arifesinde kaşık kaşık toplamaya çalışırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kepçe kepçe dağıtmayı sürdürüyor.&lt;br /&gt;Hakikaten işi zor il yönetiminin. Gerçi 13 Haziran sonrası kimin neden ne kadar sorumlu olacağı konusunda gardlarını almışlardır sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Son yapılan otobüs düzenlemesinde engelli vatandaşlar unutuldu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER 01 - 03 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7571831856933742333?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7571831856933742333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/iki-opera-binamz-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7571831856933742333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7571831856933742333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/03/iki-opera-binamz-oluyor.html' title='İki opera binamız oluyor'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6916558884986173700</id><published>2011-02-22T13:49:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.803+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Herkes endişeli</title><content type='html'>Bugün farklı bir pencereden bakalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu Ortadoğu’da patlayan kriz… Daha doğrusu halk kalkışması ya da intifada…&lt;br /&gt;Önce Tunus, sonra Mısır ardından Bahreyn ve son olarak Libya…&lt;br /&gt;Burada değişen Ortadoğu coğrafyası söz konusu…&lt;br /&gt;Aslında şanslı bir kuşağız…&lt;br /&gt;Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecini ve Doğu Bloku’nun sisteme entegrasyonunu birlikte yaşadık.&lt;br /&gt;Şimdi de Ortadoğu’yu izliyoruz… Belki Çin’e kadar ulaşacak yeni bir domino etkisini birlikte gözlemleyeceğiz.&lt;br /&gt;İsrail’in ne olacağını, İran’daki yapının devam edip etmeyeceğini de öğreneceğiz.&lt;br /&gt;Bu süreçte Türkiye nerede duruyor?&lt;br /&gt;Türkiye’yi Türkiye dışında olanlar ile konuşmak gerekliydi.&lt;br /&gt;Çünkü bize sunulan belli…&lt;br /&gt;Biz önümüzdeki 10 yıl içinde Ortadoğu’nun hakimi olacağız. Yeni Osmanlıcılık vs…&lt;br /&gt;Herşey bu kadar toz pembe mi?&lt;br /&gt;Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan bazı yetkililer ile görüştüm.&lt;br /&gt;Öncelikle vurgulamak gerekiyor ki, Türkiye’nin oynadığı alanlarda özellikle ekonomik açıdan Yunanistan zaten var… Ürdün’de var, Mısır’da var, Libya’da var…&lt;br /&gt;Onlar da gelişmeleri sıkı şekilde takip ediyorlar.&lt;br /&gt;Yunanistan’ın düştüğü ekonomik krizden çıkış noktası olarak bile görüyorlar, Ortadoğu’nun yenileşmeye uygun pazarından daha fazla pay çıkartarak…&lt;br /&gt;Bunun için Türkiye ile ilişkilerini derinleştirmek ve geliştirmek zorundalar. Çünkü Müslüman yapılar ile ilişkileri açısından Türkiye ile yürümek onların da işlerine geliyor.&lt;br /&gt;Her ne kadar İsrail konusunda farklı adım atsalar, büyüyen İsrail-Türkiye çatışmasında ABD ile yan yana durarak mesaj verseler de Yunanistan’ın bölgede yeniden harekete geçebilmesi için Türkiye’ye ihtiyacı var.&lt;br /&gt;Peki Türkiye ne yapar?&lt;br /&gt;İşte o da net değil. Ancak görünen o ki, Türk hükümeti özellikle seçim öncesi attığı adımlar ile Ortadoğu kartından oy kazanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekledim, bekledim… Hatta çok bekledim.&lt;br /&gt;Ancak yazan çıkmadı…&lt;br /&gt;Bilinmiyor da yazılmamış değil…&lt;br /&gt;Tam tersi çok iyi biliniyordu…&lt;br /&gt;Büyükşehrin 4. katında koridorda millet birbirine giriyor, müdür ile mühendis kavga ediyor, iş karakola düşüyor, kişiler birbirlerinden davacı oluyor.&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanı Ziya Çavdar’dan söz ediyorum… Birçok müdür ile sürtüşen Çavdar sonunda işi koridorda kavgaya kadar dayandırmış. Hem de mesai saatinde.&lt;br /&gt;31 Ocak 2011 tarihli karakol tutanağında bu durum açık ve seçik not edilmiş.&lt;br /&gt;Sayın Çavdar da yakın görüştüğü başkanı Kocaoğlu’na mı benzemeye çalışıyor, anlamadım. Büyükşehri takip eden muhabir arkadaşların bu konuyu gündeme taşımamaları da ilginç… Yoksa o saatte hepsi çay partisine mi gittiler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükşehir Belediyesi’nin spor kulübü üzerine yazmadığımı zannetmeyin.&lt;br /&gt;Neden bu kulüpte sadece bir iki spor dalına özel önem verilmeye başlandı?&lt;br /&gt;Servis işlerini yapan firma neden değiştirildi?&lt;br /&gt;Bu işte kimler rol oynadı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE&amp;nbsp; HABER: 22 - 02 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6916558884986173700?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6916558884986173700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/herkes-endiseli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6916558884986173700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6916558884986173700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/herkes-endiseli.html' title='Herkes endişeli'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2866747053683570252</id><published>2011-02-18T13:35:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.813+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İlk günden eleştirmek olmaz…</title><content type='html'>CHP Genel Merkezi’ne bu sütundan teşekkür etmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamada gazetecilik açısından iş yapacak çok ilginç bir ismi il başkanı olarak atadı… Tacettin Bayır…&lt;br /&gt;Birkaç kişi bana telefon edip, “Biz bu zatı iyi tanımıyoruz, nasıldır” diye sorunca şaşırdım açıkçası…&lt;br /&gt;Konak’ta CHP siyaseti yapanlar iyi tanır aslında.&lt;br /&gt;Demek ki İzmir genelinde bir tanınmama sorunu var CHP’nin yeni il başkanının…&lt;br /&gt;Ortada iki hatta üç önemli sorun var.&lt;br /&gt;Birincisi Tacettin Bayır’ın atanmasında etkili olan yapı ve isimler…&lt;br /&gt;Bir grup CHP’li Mustafa Moroğlu ismini ortaya atan Yüksel-Kocaoğlu ikilisinin aslında arka planda Bayır’ı hazırladıklarına, Moroğlu kartından sonra Bayır kartını öne sürdüklerine inanıyor.&lt;br /&gt;Ben aynı fikirde değilim.&lt;br /&gt;Tamam İTO’da turuncu devrime öncülük yapan ve Alaattin Yüksel ile çalışan bir isimdi Bayır. Ancak konu il başkanlığı olunca Yüksel-Kocaoğlu ikilisi tarafından destek görmedi. Üstelik Yüksel-Kocaoğlu ikilisinin birinci kart - ikinci kart gibi çoktan seçmeli ve pokere benzeri bir oyunu oynayacak kapasitede oldukları şüpheli…&lt;br /&gt;Kaldı ki, Alaattin Yüksel’in Bayır’ı arayıp, ”Neden aday oluyorsun, çekil kenara” dediğini sağır sultan bile duydu.&lt;br /&gt;İlçe belediye başkanlarından da destek almadı Bayır.&lt;br /&gt;O zaman kim devreye girdi ve Bayır’ı bu noktaya taşıdı?&lt;br /&gt;Bunun yanıtını şimdilik kimse veremiyor.&lt;br /&gt;Bayır “Ben Kılıçdaroğlu’nun adayıyım” diyor da, Kılıçdaroğlu istareye mi yattı da bu ismi önerdi…&lt;br /&gt;İkincisi Bayır’ın il başkanlığı noktasında yaptığı açıklamalar. Tüzük gereği Bayır il başkanı atanmıyor, yönetim kurulu üyeliğine getiriliyor. Ardından hâlihazırdaki yönetim toplanacak ve Tacettin Bayır’ın oy birliği ile il başkanı olmasına karar verecek.&lt;br /&gt;44. Madde çok açık…&lt;br /&gt;“Ben kendi yönetimim ile çalışırım” diyerek il yönetiminin istifasını istemeye hazırlanan biri nasıl olacak da değiştirmeyi planladığı il yönetiminden il başkanlığı vizesi alacak?&lt;br /&gt;Bildiğim kadarıyla il yönetiminde bu işleri iyi bilen, tüzüğü ezberlemiş, Önder Sav’ın rahlesinden geçmiş hayli isim var.&lt;br /&gt;Bayır ile şimdiki il yönetimi arasındaki ilişki nasıl şekillenecek?&lt;br /&gt;Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz…&lt;br /&gt;Üçüncü nokta ise Bayır’ın son 10 yıldaki duruşu…&lt;br /&gt;İlk günden eleştirmek istemem. İnsanlara biraz zaman tanımak gerekiyor.&lt;br /&gt;Ancak 2002 seçimlerinden önceki aday belirlemede aday adayı olduğu halde sıralamaya giremediği için “CHP’de Bermuda Şeytan Üçgeni: Baykal, Sav Yüksel” sloganını CHP İzmir’de seslendiren de Bayır.&lt;br /&gt;2007 aday adayları belirleme sürecinde, kiraladığı Bergama vapurunda delegeye kokteyl veren ve “Deniz ile buluşmaya geldik” sloganının üreten de Bayır.&lt;br /&gt;Bugün ise “En büyük Kılıçdaroğlu, başka büyük yok” sloganına bağlanmış durumda. Kendisini ziyaret edenlere, “İzmir’de kimse ile uzlaşmam. Beni buraya atayan Kılıçdaroğlu’nun kendisi. Sadece ona bağlıyım” diyecek kadar da netleşmiş...&lt;br /&gt;Ancak çok istediği milletvekilliğini bir dönem daha ertelemek zorunda kalacak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Bir cenaze namazında karşılaştım Aziz Kocaoğlu ile… Nedense çok yalnızdı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Mustafa Moroğlu tutmayınca Alaattin Yüksel-Aziz Kocaoğlu ikilisinin genel merkezde ileri sürdükleri ikinci isim kimdi? Tahmin bile edemezsiniz.&lt;br /&gt;Maalesef Nebil Özgentürk…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 18 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2866747053683570252?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2866747053683570252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/ilk-gunden-elestirmek-olmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2866747053683570252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2866747053683570252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/ilk-gunden-elestirmek-olmaz.html' title='İlk günden eleştirmek olmaz…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7045142086356700872</id><published>2011-02-15T13:46:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.827+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yüksel 10. sıraya konulsun</title><content type='html'>CHP Genel Başkan Yardımcısı (Tefrişten Sorumlu) Alaattin Yüksel önemli açıklamalarda bulunmuş, CHP’nin İzmir’de genel seçimlerde yüzde 70 oy alacağını iddia etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi matematik bilgisi ile yüzde 70 oy potansiyeline ulaşılmış; bilemiyorum.&lt;br /&gt;Ortada bazı gerçekler var.&lt;br /&gt;1 – CHP’nin son yerel seçimlerde aldığı oy büyükşehir bazında yüzde 56… Kocaoğlu bu oy potansiyeline ulaştıktan sonra havalanmış, “Efsane başkan Piriştina’dan daha çok oy aldım” demişti.&lt;br /&gt;2 – Aynı seçimde AKP Taha Aksoy’un adaylığında yüzde 30 oy almıştı.&lt;br /&gt;3 – MHP adayı Musavvat Dervişoğlu bazı oyların CHP’ye gitmesine rağmen yerel seçimlerde yüzde 7 oy almıştı.&lt;br /&gt;4 – 2007 genel seçimlerinde CHP’nin oyu yüzde 35 civarında idi.&lt;br /&gt;5 – 2007 genel seçimlerinde AKP’nin oyu Yüzde 30 civarındaydı.&lt;br /&gt;6 – Aynı genel seçimlerde MHP yüzde 14, Genç Parti yüzde 7.5, Demokrat Parti yüzde 5, bağımsızlar yani Kürtler yüzde 4 oy almıştı. İktidar ve ana muhalefet partisi dışında tüm partilerin toplam oyu 35 civarındaydı…&lt;br /&gt;7 – Son referandumda AKP’nin evetleri yüzde 37 civarında…&lt;br /&gt;8 – Son referandumda, CHP, MHP ve diğer tüm muhalif partilerin toplam oyu yüzde 63…&lt;br /&gt;Bu tabloya bakınca ortada bir matematik dehası ortaya çıkıyor…&lt;br /&gt;CHP’nin İzmir’de yüzde 70 alması için bu CHP dışındaki tüm muhalif partilere oy vereceklerin Yunanistan’daki seçimlerde oy kullanmaları gerekecek.&lt;br /&gt;Böylece CHP İzmir’de birinci bölgeden 10, ikinci bölgeden 10 milletvekili çıkarabilir.&lt;br /&gt;Eğer Alaattin Yüksel kendinden bu kadar emin ise birinci bölgeden 10. sıraya konulsun aday olarak. Şahsen eski bir il başkanı ve günümüzün genel başkan yardımcısı ve dahi CHP’nin İzmir’de yüzde 70 alacağını garanti eden biri olarak bu sıraya yakışır.&lt;br /&gt;İkinci bölgede 10. sıra milletvekili adayımı söylememe gerek yok sanırım.&lt;br /&gt;Kendisi Bornova’dan…&lt;br /&gt;O da İzmir’i peşinden sürükleyecek biri olarak CHP oylarını yüzde 70’e çekecektir.&lt;br /&gt;Kimden mi bahsediyorum…&lt;br /&gt;Tabii ki kadim dostum Aziz Kocaoğlu’ndan…&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu’nun milletvekili yapılması halinde önümüzün açılacağı kesin.&lt;br /&gt;İşte belki o zaman İzmirliler, “Çok iyi 10. sırada bulunan Aziz Kocaoğlu’nu milletvekili yapalım da kurtulalım” diye düşünerek CHP’yi yüzde 70’lere taşıyabilirler.&lt;br /&gt;Vallahi ben bile oy veririm gururla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Bir ilçe belediye başkanının kafasına silah dayanmış diye bir duyum geldi tarafıma… Durum bu kadar vahim ise bilelim. Neredeyiz biz? Teksas’ta mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Ersu Hızır’ı gören ve duyan var mı? Ferda Eser’e ne oldu? Görevine dönüyor mu? Döner ise kimler ile çalışacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Abdürrezzak Erten yeni genel başkanı ile yakın ilişkiye geçme derdinde… Partisinin grup toplantısında, bir taraftan Kılıçdaroğlu’nun elini sıkarken diğer taraftan hemen arkasındaki koltuğa oturarak bir sonraki dönemde koltuğunu garanti altına almak için harekete geçmiş. Bakalım bu kadar çaba kendisine yetecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gece Kordon'u Gündoğdu'dan Alsancak Vapur İskelesi'ne doğru tek başına yürüyerek "Buranın tek hakimi benim" mesajı mı vermek istiyorsunuz? CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır'a "Ben buradayken sen Kordon'da ne sorunu çözersin" mi demek istiyorsunuz? Ama vatandaşlar balkonlarından sizi takip ediyorlar. Geçtiğiniz yerlerde apartmanların kiriş kapıları, kaldırıma parketmiş arabalar tarafından kapatılmış, kentin ana arterleri trafik içinde boğulmuş, siz hala "Ben imparatorum" diye mi dolaşıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 15 - 02 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7045142086356700872?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7045142086356700872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/yuksel-10-sraya-konulsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7045142086356700872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7045142086356700872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/yuksel-10-sraya-konulsun.html' title='Yüksel 10. sıraya konulsun'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1252930817247306679</id><published>2011-02-06T13:44:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.851+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Şenlik şimdi başlıyor</title><content type='html'>Bir şenlik, bir şenlik ki sormayın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emeğe saygı şenliği, çalgılı çulgulu… Ardından seçim startı toplantısı…&lt;br /&gt;Ne güzel…&lt;br /&gt;“Başkanım bize 5 bin kişilik salon yap” talebi…&lt;br /&gt;Sanki “Başkanım bizi diskoya götür” der gibi…&lt;br /&gt;Aman kalsın… Sonra o salon da 100 trilyona çıkar. Yanlış ölçüm yapılır, birilerinin arazisine girilir… Adamlar dava açar kazanır. 10 trilyonluk iş çıkar size 100 trilyona…&lt;br /&gt;Üstelik talepte bulunan CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun arası hiç de iyi değil. Dolayısıyla Aziz Kocaoğlu’nun böyle bir salon yapma düşüncesi bile olsa, Bayır istedi diye yapmayacağı da açık…&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde ciddi kavga ettiklerini büyükşehir sınırları içinde yaşayan herkes biliyor.&lt;br /&gt;Konu Kordon’daki tente sorunu…&lt;br /&gt;Tacettin Bayır “Kordon’daki sorunu ben çözeceğim” dediği gün tespitimi yapmıştım. “Eğer birileri yüzde 56 oy aldığı için Kaf Dağı’nda kendine yer edinen Aziz Kocaoğlu’nun işine burnunu sokarsa, Kocaoğlu dişlerini hemen gösterir” diye…&lt;br /&gt;Daha birinci gün sonuç ortada…&lt;br /&gt;Seçim startı toplantısına karşıdan baktığınızda içerideki kaosu çok net biçimde görüyorsunuz…&lt;br /&gt;Bir zamanların ünlü ekibi toplantıya bile katılmadı.&lt;br /&gt;İl yönetiminde daha şimdiden gruplaşma başladı.&lt;br /&gt;Doğrudan Bayır’a bağlı olanlar… Doğrudan Alaattin Yüksel’e bağlı olanlar şeklinde…&lt;br /&gt;Tefrişattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olsa da Alaattin Yüksel bir Genel Başkan Yardımcısı. Üstelik İzmir’in tek ismi… Seçim startında İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı konuşuyor da neden Yüksel konuşmuyor bir anlam veremedim.&lt;br /&gt;Üstelik dışarıdan törene katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Canalioğlu bile konuşma yaptı…&lt;br /&gt;Salonda gözler çok aradı Yüksel’i… Bir geldi, sonra ortadan kayboldu…&lt;br /&gt;Kocaoğlu o kadar konuştu ki, “millet bitse de gitsek” moduna girmişti.&lt;br /&gt;Belediye başkanlarının çoğu protokolde ayakta kaldı.&lt;br /&gt;Ayakta kalanların ya da kaldırılanların başkanların dikkat etmeleri gerekiyor, bir sonraki dönem için…&lt;br /&gt;İl yönetiminden hoşnut olmayanların sayısı hayli fazla… Gerçi şimdilik kimse bu konunun üzerine gitmiyor. Nedeni açık.&lt;br /&gt;“Bir açıklama yaparız, saflar sertleşir. Genel seçimlerde ortaya çıkacak başarısızlığı bize mal ederler.”&lt;br /&gt;Tabii bunlar bugünün tespitleri… Yarın tüm bu sürecin alt üst edilmesi de mümkün…&lt;br /&gt;Benim gördüğüm tek gerçek var. Alaattin Yüksel – Kocaoğlu ekibi birileri ile kavga edecek. Bu Sav ekibi olabilir, Bayır grubu olabilir, bu yapıların dışında kalanlar olabilir ve tabii ki Gürsel Tekin olabilir.&lt;br /&gt;Gürsel Tekin ile Alaattin Yüksel’in aralarının hiç de iyi olmadığını sağır sultan bile biliyor.&lt;br /&gt;Seçim startı toplantısında bir tek şeyi beğendim. O da CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır’ın milletvekili adaylarının belirlenmesinde İzmir’de ön seçim istemesini…&lt;br /&gt;Bu yapı ile ne kadar doğrudur yanlıştır tartışılır. Ancak Bayır en azından daha önce söylediklerinin arkasında.&lt;br /&gt;İzmir’de ön seçim olması halinde çok farklı bir yapının ortaya çıkacağı da açık. Yalnız öyle 1 – 3 – 5 merkez yoklama falan değil. Birinci sıradan 13. sıraya kadar herkes üye bazında, hakim huzurunda ön seçime girsin… Görelim o zaman kim örgütün gerçek desteğini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 06 - 02 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1252930817247306679?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1252930817247306679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/senlik-simdi-baslyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1252930817247306679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1252930817247306679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/senlik-simdi-baslyor.html' title='Şenlik şimdi başlıyor'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5528715837129548979</id><published>2011-02-01T13:42:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.863+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>CHP’de sular durulmuyor</title><content type='html'>Bugünden itibaren de hiç durulmayacak gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün il yönetimi açıklanıyor. Daha doğrusu MYK’da onaylanıyor…&lt;br /&gt;İl yönetiminde kimlerin olduğu net sicimde bilinmiyor. Ancak ben üç kişiden eminim.&lt;br /&gt;Altan İnanç, Yekta Varnalı ve Zeki Günen…&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel’in il yönetimi oluşturulması sırasında hayli baskı yaptığı biliniyor.&lt;br /&gt;Bu nedenle CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır ve yakın arkadaşları ile arası limoni…&lt;br /&gt;Yüksel’in ısrarla istediği üç isim yanına soru işareti konulmuş hatta alternatif isimler bile sunulmuş durumda.&lt;br /&gt;Bakalım CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Yüksel’in önerdiği isimlere nasıl bakacak?&lt;br /&gt;Eğer bu üç isim geçmez ise Tefrişattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel ne edecek?&lt;br /&gt;Eğer bu üç isim geçer ise attığında mangalda kül bırakmaz tavrı koyan Tacettin Bayır’ın imajı çizilecek mi?&lt;br /&gt;Bugünden itibaren üç önemli konu bizleri oldukça meşgul edecek gibi…&lt;br /&gt;1 – Tacettin Bayır ile Alaattin Yüksel arasında yavaş yavaş başlayan çekişme ve kavganın büyüyerek devam etmesi.&lt;br /&gt;2 – Yeni il yönetimine yönelik olumsuz tavırlar.&lt;br /&gt;3 – Kocaoğlu’na yönelik muhalefetin artışı…&lt;br /&gt;Ankara ve İstanbul’da atanacak il yönetimleri de bize bir fikir verecek…&lt;br /&gt;Tabii bir de İzmir ilin borçları var.&lt;br /&gt;Bayır borçlar konusunda bir komisyon kuracağını ve şeffaf bir yönetim anlayışı ile hareket edeceğini söylüyor.&lt;br /&gt;Komisyon eski il başkanı Rıfat Nalbantoğlu’nu suçlu bulur ise ne olacak?&lt;br /&gt;Bilindiği kadarıyla Nalbantoğlu milletvekili adaylığı için il başkanlığından ayrıldı.&lt;br /&gt;Nasıl olacak bu iş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu belediye çalışanları ile eğlence düzenliyor Şubat’ın dördünde… İşçilerine de memurlarına da… Hem de eşli… Halkapınar’da yapılacak bu eğlencede yemek de verilecek iddiası var. Bu kadar insana yemek vermek mantıklı mı bilemem. Beni ilgilendiren Kocaoğlu’nun böyle bir yemeği neden organize ettiği…&lt;br /&gt;Yemekteki konuşmasında sevgiden birliktelikten ve hoşgörüden bahsedeceğine göre, belediyede başlayan huzursuzluğu örtmeye yönelik bir operasyon gibi geliyor…&lt;br /&gt;Son aylarda hızla başlayan düşüşü durdurmaya yönelik bir hamle de olsa, bu ivme kaymasını durdurabileceğini pek sanmıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: O1 - 02 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5528715837129548979?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5528715837129548979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/chpde-sular-durulmuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5528715837129548979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5528715837129548979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/02/chpde-sular-durulmuyor.html' title='CHP’de sular durulmuyor'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1365563693512575609</id><published>2011-01-25T13:40:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.877+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Planlamanın görüşü</title><content type='html'>Bilgin Erünal’ın Karabağlar Belediyesi sınırları içinde kalan yüzde 10’luk hisse sahibi olduğu kıyak arazi gündemdeki yerini koruyor.&lt;br /&gt;İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye başmüfettişlerinin başlattığı soruşturma çerçevesinde o dönem 5 binliklerin geçişinde imzası bulunan belediye meclis üyelerinden savunma istendi.&lt;br /&gt;Nedense CHP’liler Büyükşehir Planlama Müdürlüğü’nün hazırladığı savunmanın altına imza atıyorlar. Yani tek savunma, onlarca imza…&lt;br /&gt;Peki, büyükşehrin 5 binlikleri hazırlanırken bu yere planlama dairesinin verdiği olumsuz rapor nerede?&lt;br /&gt;Bir taraftan olumsuz rapor vereceksin, diğer taraftan belediye başkanının korumak için planın doğruluğunu ileri süren bir savunma hazırlayacaksın.&lt;br /&gt;Planlama Dairesi’nin dosyada olduğu iddia edilen olumsuz görüşü müfettişler tarafından incelendi mi acaba?&lt;br /&gt;Yoksa bu görüş ortadan mı kayboldu?&lt;br /&gt;Bilindiği kadarıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde planlamanın görüşü resmi kayıt altına alınmıyor. Yani görüşün üzerinde ne kayıt numarası var ne de tarih…&lt;br /&gt;Hal böyle olunca bu belgenin dosyadan alınması ve sümen altı yapılması da çok kolay…&lt;br /&gt;Bakalım bu soruşturmadan daha neler çıkacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP İzmir il yönetimi bir türlü oluşturulamıyor.&lt;br /&gt;Birinci sorun eski il yönetiminden 11 kişinin istifa edip etmediği… Bir grup istifalar tamam diyor, diğer grup “Hayır, sadece 6 istifa var” diyor…&lt;br /&gt;Buna rağmen il başkanı Tacettin Bayır liste çalışmalarını sürdürüyor.&lt;br /&gt;Alınan bilgiye göre en büyük sıkıntı Konak’ta yaşanıyor. Tefrişatta sorumlu genel başkan yardımcısı Alaattin Yüksel Konak için isim üzerine isim öneriyor. Bayır ise sıkışmış, adım atmakta zorlanıyor.&lt;br /&gt;Diğer ilçelerde sorunlar aşılmış gibi…&lt;br /&gt;Konak’ın kısa süre içerisinde çözüleceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;Bakalım, bu satrançtan kim galip çıkacak?&lt;br /&gt;Ardından ilçe yönetimlerine yönelik operasyonlar başlayacak.&lt;br /&gt;İlk aşamada istifa eden ilçe başkanlarının yerine isimler atanacak, ardından sorunlu olan ilçelere yönelecek il yönetimi.&lt;br /&gt;Hangilerine?&lt;br /&gt;Bucak, Karabağlar ve Konak…&lt;br /&gt;Konak ve Karabağlar’a atanması planlanan isimler kulislerde konuşulmaya başlandı.&lt;br /&gt;Buca için büyük ihtimal ile Belediye Başkanı Ercan Tatı ile mutabakata varılarak atama yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Hasan Tahsin zeytinyağlı dolma istedi hastaneye… Adamın hasta olduğunda bile boğazı durmuyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 25 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1365563693512575609?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1365563693512575609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/planlamann-gorusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1365563693512575609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1365563693512575609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/planlamann-gorusu.html' title='Planlamanın görüşü'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4327014212528697945</id><published>2011-01-23T13:38:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Taşlar oturacak mı, karışacak mı?</title><content type='html'>CHP’nin yeni İl Başkanı Tacettin Bayır için herkes temkinli…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi iyi tanımıyor, kimi il başkanı seçildikten sonra ortaya koyduğu söylemleri takip ediyor, kimi yakın arkadaşlarından Bayır konusunda bilgi almaya çalışıyor.&lt;br /&gt;Bu göstergelerin ışığında ortaya şu sonuç çıkıyor.&lt;br /&gt;1 – İl Başkanı İzmir örgütünde fazla tanınmıyor.&lt;br /&gt;2 – İl Başkanı'nın söylemlerinden sonuç çıkarmaya çalışanlar bugüne kadar özel bir bilgi edinemediler.&lt;br /&gt;3 – İl Başkanı'nın Genel Başkan ve örgütlenmeden sorumlu genel başkan yardımcısı hangi düzlemde ilişki kurduğu bilinmiyor.&lt;br /&gt;4 – Her ne kadar yeni İl Başkanı, “Genel Başkan'ın özel olarak gönderdiği aracı ile görüştüm” dese de, Kılıçdaroğlu’nun seçildiği ilk gün Bayır’ın Ankara’ya kendisini tanıtan bir CD gönderdiği, Ticaret Odası ile başkent seyahatinde Genel Başkan'a, “Size bir CD gönderdim, bakarsanız memnun olurum. İl başkanlığına adayım” dediği de konuşuluyor.&lt;br /&gt;5 – İzmir örgütünün bir bölümü, “Tacettin Bayır, Yüksel - Kocaoğlu ikilisinin ikinci adayı idi. Moroğlu olmayınca perde arkasından onu öne sürdüler” tespitinde bulunurken, diğer bölümü, “Bayır’ın Yüksel ile ilişkisi yok. Bu seçim onlara da gol oldu” düşüncesindeler.&lt;br /&gt;6 – Herkes il yönetim kurulunu bekliyor. Bu süreçte il yönetimi il başkanı ve İzmir örgütlenmesinin hangi noktalara gideceğini gösterecektir.&lt;br /&gt;7 – Örgütteki ana eğilim genel seçimlerin kazanılması Kocaoğlu ile mücadeleye girilmesinden yana. Yaptıkları nedeniyle İzmirlilerin gözünden freni patlayan kamyon süratinde düşen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na yapılacak muhalefetin toplumu kucaklama noktasında işe yarayacağı görüşü hâkimiyet kazanıyor.&lt;br /&gt;8 – Aday adayları da yeni il yönetiminin oluşturulma sürecini çekiştiriyor. Bu hafta taşların biraz daha oturması mümkün… Ya da tamamen karışacak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü Radyo Pause’un canlı yayını için sabah saat 08.00’de helikopter ile İzmir semalarındaydık. Programı asıl sunacak olan Hasan Tahsin’in ciddi derecede hasta olması nedeniyle (Kendileri şu sıralar çok güvendiği Eşrefpaşa Hastanesi’nde yatıyor. Oda numarası 128) benim sunumumda gerçekleşti. Aslında ben de yukarıda olacak Kocaoğlu’nun kente kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini not edecektim. Bir adım daha ileri giderek programı sunmak durumunda kaldım. Yukarıdan İzmir ilginç…&lt;br /&gt;Üç şey dikkati çekiyor.&lt;br /&gt;1 – Kötü yapılaşma…&lt;br /&gt;2 – Yeşil alan azlığı…&lt;br /&gt;3 – Trafik…&lt;br /&gt;Bence kent üzerinde tartışmaya girmek isteyen herkese tavsiye edilir helikopter seyahati…&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu’nun yatırımları ise ortada… Metro inşaatlarının biteceğini hayal edenler bir de yukarıdan baksınlar.&lt;br /&gt;Tabii ki bitecek. Ancak hangi kış bitecek, onu tanrı biliyor. Hatay trafiğinin Nisan ayında açılacağını iddia edenlere gülüp geçmekten başka yapacak bir şey yok.&lt;br /&gt;Yeşil alan ise gençekten büyük sıkıntı. Sadece Ege Üniversite alanı ve çevresinde yeşil alan var. Bir de Buca’nın arka taraflarında…&lt;br /&gt;Düzen açısından en dikkat çeken ilçe Karşıyaka… Ancak orada da ciddi yeşil alan eksikliği göze çarpıyor.&lt;br /&gt;Kocaoğlu’na tavsiye… Arada bir kenti helikopter ile gezip şehr-i emini olduğu kenti kolaçan etmesinde yarar görüyorum.&lt;br /&gt;Kent elden gidiyor dikkatinize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 23 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4327014212528697945?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4327014212528697945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/taslar-oturacak-m-karsacak-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4327014212528697945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4327014212528697945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/taslar-oturacak-m-karsacak-m.html' title='Taşlar oturacak mı, karışacak mı?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6540235573170448569</id><published>2011-01-16T13:34:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.907+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Şirketlere gözaltı</title><content type='html'>Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi 213 sayılı kanunun 134. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesinin tüm şirketlerinin belgeleri, defterleri, faturaları, senetleri, bordroları, kesilen makbuz ve belgeleri inceleyeceğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketlerin vergi dairesinden ilgili başvuruyu aldıktan 15 gün içerisinde gerekli tüm belgeleri vergi dairesine teslim etmeleri de istendi.&lt;br /&gt;Büyük ve kapsamlı bir araştırma anlaşılan…&lt;br /&gt;Tabii yevmiye defterlerine ve alışveriş faturalarına özellikle bakılması gerekecek. Neler çıkacaktır neler…&lt;br /&gt;Tüm şirketlerin inceleneceğini düşündüğümüzde hayli ilginç sonuçlar bekliyor bizi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşrefpaşa Belediye Hastanesi’nde hummalı bir çalışma vardı geçenlerde… Yok, Hasan Tahsin gelecek diye değil tabii ki… Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu tahlil yaptıracakmış… Bence bu tür yerleri sık sık ziyaret etmeli Kocaoğlu… Böylece oraların yüzü bir miktar temizlik görür değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir il başkanı atanacak, herkes teyakkuz halinde… İzmir’in tek genel başkan yardımcısı, teşrifattan sorumlu Alaattin Yüksel ise İspanya’da… Ya işi bitirdi, gönül rahatlığı ile Akdeniz’in bu güzel ülkesine uçtu, ya da “Ben oynamıyorum” diyerek kaybolmayı tercih etti. İşin ilginç yanı Yüksel’in İspanya’da Aziz Kocaoğlu’nun oğlu ile buluşması… Burada konuşamıyorlar demek. Çareyi İspanya’da sohbet etmekte bulmuşlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılan hikâyesine dönen Üçüncü İzmir Projesi’nde iki gökdelen el değiştirmiş ve Kuveytlilere satılmış. Hem de 100 milyon dolara… Şimdi anlaşıldı mı neden bu kadar önemli 3. İzmir Projesi… İmar planında bir değişiklik yapıyorsunuz, milyon dolarlar havada uçuşuyor. Ancak bu kentin rantiyecilere karşı geliştirdiği bazı savunma mekanizmaları var. Onlar devreye giriyor ve istenilen sonuçlara ulaşılmasını engelliyorlar. İyi ki de varlar… Yoksa bu kent parsel parsel satılmaya başlanmıştı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükşehirden yeşil kart alan Azat Fazla, kendi sendikacı arkadaşlarından sürekli kırmızı kart görüyor… Ben anlamıyorum, kendi çevresinden kırmızı kart gören biri neden büyükşehir koridorlarında elinde yeşil kart ile dolaşıyor. İşçi dostu Aziz Kocaoğlu günün birinde bize bu durumun yarattığı çelişkileri anlatacaktır mutlaka…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İl başkanlığı için bazı isimler atakta… Soruna sadece zengin ve paralı olarak bakılacak ise vay bu partinin haline… Biz ne zengin işadamları gördük, ordu marşı ile geldiler, İzmir marşı ile gittiler… Kılıçdaroğlu – Tekin ikilisinin bu konuda daha dikkatli hareket etmeleri gerekiyor. Yoksa İzmir’in başı genel seçimlerde gerçekten belaya girecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 16 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6540235573170448569?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6540235573170448569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/sirketlere-gozalt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6540235573170448569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6540235573170448569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/sirketlere-gozalt.html' title='Şirketlere gözaltı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4725085541900033076</id><published>2011-01-13T13:32:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.918+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>600 milyar borç ile nereye…</title><content type='html'>Rıfat Nalbantoğlu veda etti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye?&lt;br /&gt;İl başkanlığı koltuğuna…&lt;br /&gt;Bir sürü insan sevinçli…&lt;br /&gt;Bir o kadarı da tedirgin..&lt;br /&gt;Dertleri “Gitti liderimiz” değil…&lt;br /&gt;Sorun “Biz ne yaparız seçim öncesi yol göstericimiz Rıfat’sız” değil tabii ki…&lt;br /&gt;Her gün biri kapımızı çalıyor…&lt;br /&gt;Referandum sürecinde CHP İl Başkanı sıfatıyla yaptığı harcamaları var Rıfat Nalbantoğlu ve arkadaşlarının…&lt;br /&gt;Gazeteler bu konuda kalem oynatamıyor…&lt;br /&gt;Çünkü onlarında alacağı var…&lt;br /&gt;Söyleyemiyor televizyonlar… Çünkü onların da beklentileri var.&lt;br /&gt;Hepsi şaşkın…&lt;br /&gt;Çok şükür astarımız, yüzümüze denk geliyor…&lt;br /&gt;Alt alta toplandığında 600 bin liralık (eski dilde 600 milyar) borç olduğu iddia ediliyor…&lt;br /&gt;Seçim arabalarının yapımından tutun da, digital baskılara kadar; aklınıza ne gelirse listede duruyor…&lt;br /&gt;İnsanlar kan ağlıyor…&lt;br /&gt;Hepsini anladım da yaklaşık 120 bin TL’yi bulan CHP İl Başkanlığı’nın restorasyonu, yenilenmesi işlemini hala anlayabilmiş değilim…&lt;br /&gt;Tanınmış bir reklam firmasına yaptırılmış bu iş…&lt;br /&gt;Başkanlık makamından, diğer servislere kadar, her yer pırıl pırıl… Hakikaten bir holding yönetim binası gibi…&lt;br /&gt;Yakışmıyor mu?&lt;br /&gt;Yakışıyor.&lt;br /&gt;Ama adama sorarlar; ”Paran yoksa neden yaptırdın?” diye…&lt;br /&gt;Ya da "Ödeyemeyeceğin borca niye girdin?"&lt;br /&gt;Şimdi, tek umut; CHP'ye gelen hükümet yardımından alınacak paydan ödeme yapılması…&lt;br /&gt;Oysa istihbaratımıza göre, bu para İzmir, İstanbul, Ankara dışına dağılacak…&lt;br /&gt;Üstelik verilen para ile “Seçim harcaması yapın” denilecek…&lt;br /&gt;Tüm bunlar doğruysa, İzmirli alacaklılar havasını alacak…&lt;br /&gt;CHP İzmir İl Başkanlığı’ndan alacaklı olup, 6 aydır bekleyen küçük şirketler, esnaf ne yapacak?&lt;br /&gt;Hüngür hüngür ağlayan var aralarında…&lt;br /&gt;Dükkanını kapatmak üzere olanlar da bulunuyor…&lt;br /&gt;Şimdi bu kalabalık alacaklı listesinde yer alanlar çıkıp sorarsa;&lt;br /&gt;“Küçük esnafın sırtına basarak nereye gidiyorsun ?”&lt;br /&gt;“Arkanda 600 milyara yakın borç bırakarak nereye gidiyorsun ?”&lt;br /&gt;Hangi yaklaşımla “Dürüstlük ve solculuk üzerine politika kurarak oy isteyeceksin ?”&lt;br /&gt;Peki; Sayın Başkan Kocaoğlu, “Sen ne diyeceksin?&lt;br /&gt;Acaba bu tartışma Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kulağına giderse ne düşünecek?&lt;br /&gt;Tabii ki merak konusu…&lt;br /&gt;Maalesef, gazeteler, televizyonlar sesini bile çıkaramıyor…&lt;br /&gt;Çünkü araştırmalarıma göre her bir küçük televizyon kanalı ve gazetelerin alacakları 2 ila 5 bin lira arasında değişiyor.&lt;br /&gt;Komik değil mi?&lt;br /&gt;Yapacak bir şeyleri yok… Elleri kolları bağlı…&lt;br /&gt;Daha komiği bu borç bütçesine rağmen Nalbantoğlu, göğsünü gere gere milletvekilliği koltuğuna oturursa donup kalacağım…&lt;br /&gt;Ah siyaset, vah siyaset...&lt;br /&gt;Ah koltuk, vah koltuk…&lt;br /&gt;Acırım güven ve sevinçle iş yaptığını zanneden tedarikçilere…&lt;br /&gt;Eğer ödeme yapılmayacaksa, CHP Genel Merkezi'ne bir önerim var;&lt;br /&gt;Yeni yönetim bu isimlerden oluşsun… Nasıl olsa ceplerinden çıktı para…&lt;br /&gt;Otursunlar koltuklara… En azından hakları…&lt;br /&gt;Hakları mı Rıfat Bey?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Yeni il başkanınız hayırlı olsun… Aman ismini duyduğunuzda bir yere düşmeyin. Bize lazımsınız… Yoksa biz ne yazacağız sonra…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 13 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4725085541900033076?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4725085541900033076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/600-milyar-borc-ile-nereye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4725085541900033076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4725085541900033076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/600-milyar-borc-ile-nereye.html' title='600 milyar borç ile nereye…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7638577747997426817</id><published>2011-01-09T13:29:00.002+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.926+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İl başkanlığı sorunu</title><content type='html'>Her şey dönüp dolaşıp il başkanlığına kilitlendi.&lt;br /&gt;Çünkü Nalbantoğlu’nun istifası ile boşalacak olan koltuğa atanacak olan il başkanı hem partiyi genel seçimlere taşıyacak hem de milletvekili listesinden en azından bir nebze etkili olacak.&lt;br /&gt;Bu nedenle milletvekilleri adayları saptanacak il başkanı için kulis faaliyetlerine başladılar bile…&lt;br /&gt;Üç grup il başkanlığı için mücadele ediyor…&lt;br /&gt;Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından desteklenevek adayın diğerlerine göre bir adım önde olacağı genel kanı…&lt;br /&gt;Ancak Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin’in bu adayı destekleyip desteklemeyeceği bilinmiyor.&lt;br /&gt;Aslında Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir il başkanı istediği tam olarak bilinmiyor…&lt;br /&gt;Bugüne kadar bir atama yapmadığı için istediği il başkanı tipinde soru işaretleri oluşmuş durumda.&lt;br /&gt;Bilinen tek kriter Kılıçdaroğlu’nun gençlere önem verdiği ve 40 – 55 yaş grubu içerisindeki isimleri il başkanı olarak değerlendirmek istediği…&lt;br /&gt;İzmirlilerden oluşan ikinci grup ise Kocaoğlu’nun siyasi anlamda daha fazla büyümesini istemiyor. Bu nedenle farklı isimleri ön plana çıkarıyor.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin bu isimlere geçit verecek mi bilinmiyor…&lt;br /&gt;Ancak Kılıçdaroğlu’nun Ve Gürsel Tekin’in farklı arayışlarda olduğu kesin.&lt;br /&gt;Nitekim Kuşadası’nda da bu tür görüşmeler yaptığı da biliniyor Tekin’in ve Tekin ile hareket eden birkaç kişinin…&lt;br /&gt;Tabii bu arada istifa edeceklerin işi zor…&lt;br /&gt;Mesela Rıfat Nalbantoğlu’nun… Mesela Yüksel Demirsoy’un…&lt;br /&gt;Örgütlerden istifa edeceklere bugünden kimsenin söz veremeyeceği biliniyor.&lt;br /&gt;Daha adayların nasıl saptanacağı bile belli olmadı.&lt;br /&gt;Kimi merkez yoklama diyor, kimi ön seçim…&lt;br /&gt;Genel merkezden de bu konuda net bir açıklama yok.&lt;br /&gt;Dolayısıyla riske girip istifa edecek örgüt yöneticileri…&lt;br /&gt;Gerçi istifa etmeseler de ne olacak?&lt;br /&gt;Sonuçta Kılıçdaroğlu, “Ben sizinle çalışmak istemiyorum” diyerek istifalarını da isteyebilir.&lt;br /&gt;Bu hafta içerisinde bazı şeyler netleşecek gibi…&lt;br /&gt;Tabii Gürsel Tekin’e en doğru bilgiyi aktaran, Kılıçdaroğlu ile yakın ilişkide olanlar karlı çıkacak görünüyor.&lt;br /&gt;Aslında atanacak il başkanı tipi İzmir’de Kılıçdaroğlu ekibinin düşündüğü milletvekili tipini de ortaya koyacak.&lt;br /&gt;Ben sürpriz bir isim bekliyorum il başkanlığına…&lt;br /&gt;Belki bir işadamı, belki bir avukat… Mimar da olabilir…&lt;br /&gt;Bu arada ekip tamamen dağılmış durumda…&lt;br /&gt;Yeni arayışlar içine girdiler tabii ki… Gün Kılıçdaroğlu günü olunca bir bölümü kaydı bile o tarafa… Varsa yoksa “En büyük Kılıçdaroğlu” diyorlar…&lt;br /&gt;İki ay öncesine kadar “en büyük dede” idi ya neyse…&lt;br /&gt;Gerçi yarın Kılıçdaroğlu olmasa yeni bir kapı bulur bazıları… Hiç utandan kalkıp, “Aslında dede de yanlıştı, Kılıçdaroğlu da” diyebilirler.&lt;br /&gt;Neyse ki, her şey o kadar kısa süre içinde oldu ki, kimin nerede durduğu, ne zaman sıvıştığı çok net görüldü.&lt;br /&gt;Bu saatten sonra bir sağa, bir sola gidenlere, ne bu örgüt ne de bu genel merkez olumlu bakar…&lt;br /&gt;Tabii Deniz Baykal’ın bu süreç içerisinde partinin neresinde olacağı da önemli… İşin ilginç yanı Kılıçdaroğlu geçtiğimiz hafta öyle bir açıklama yaptı ki, herkesin bunu iyi okuması gerekiyor.&lt;br /&gt;Ne dedi CHP lideri?&lt;br /&gt;Kimse bulunduğu koltuğu koruyacağını düşünmesin. Genel seçimlerde bir tek kişinin yeri garanti. O da Antalya milletvekili Deniz Baykal’ın…&lt;br /&gt;Bu açıklamadan sonra herkesin durup düşünmesi gerekiyor bence…&lt;br /&gt;Bu hafta hayli hareketli geçecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 09 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7638577747997426817?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7638577747997426817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/il-baskanlg-sorunu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7638577747997426817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7638577747997426817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/il-baskanlg-sorunu.html' title='İl başkanlığı sorunu'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8533379912590814637</id><published>2011-01-04T13:27:00.002+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.936+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>AKP’li bakan desteği mi?</title><content type='html'>Yemeğin artçı depremleri sürüyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ersu Hızır’ın İdare Mahkemesi kararı ile geri döneceği haberini alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu harekete geçer ve bir türlü görevden alınma belgesini imzalamayan İçişleri Bakanı’nı ikna çalışmalarına başlar.&lt;br /&gt;Bu konuda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a kadar ulaşan Kocaoğlu’nun bakandan kendisine destek olması yönünde ricacı olduğu iddia edilmektedir.&lt;br /&gt;Son dönem açıklamalarına baktığımızda Kocaoğlu ile Yıldırım arasında yakın ilişki kurulduğunu da görmekteyiz.&lt;br /&gt;Garip ama Kocaoğlu’nun tüm yakın arkadaşları daha çok AKP tandanslı…&lt;br /&gt;Mesela Ahmet Küçükbay…&lt;br /&gt;Mesela Abdullah Kavuk…&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi çok az nikah kıyan Kocaoğlu Abdullah Kavuk’un oğlunun nikahını büyük bir memnuniyet ile kıymıştı… &lt;br /&gt;Mesela Selim Gökdemir…&lt;br /&gt;Mesela İsmail Katmerci…&lt;br /&gt;Mesela Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım…&lt;br /&gt;Bizim bilmediğimiz daha çok kişi vardır mutlaka…&lt;br /&gt;Peki çok yakın CHP’li arkadaşları kimler Kocaoğlu’nun…&lt;br /&gt;Benim bildiğim bir kişi var…&lt;br /&gt;O da Alaattin Yüksel…&lt;br /&gt;Yüksel dışında yakın CHP’li arkadaşı var mı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın?&lt;br /&gt;Başdanışmanı Bilgin Erünal diyorsanız yanılırsınız… Aralarının çok iyi olduğunu sanmıyorum…&lt;br /&gt;Eski Aliağa Belediye Başkanı ve eski milletvekili Hakkı Ülkü de değil.&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel, Hakkı Ülkü’nün, Nalbantoğlu’nun istifasından sonra İzmir İl Başkanı olarak düşündüğü kişi…&lt;br /&gt;Ancak Kocaoğlu Ülkü’ye çok güvenmediği için il başkanlığı konusunda soru işaretleri var.&lt;br /&gt;İkilinin ikinci alternatifleri Mustafa Moroğlu…&lt;br /&gt;Balçova ilçe başkanlığı görevini yürüten Moroğlu aynı zamanda Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın da yakın çalışma arkadaşı…&lt;br /&gt;Çalkaya da, Kocaoğlu’ndan sonra büyükşehir belediye başkanlığına hazırlanıyor…&lt;br /&gt;Tabii bu saadet zincirine Kılıçdaroğlu ekibinin ne diyeceği şimdilik bilinmiyor. Özellikle de Gürsel Tekin’in…&lt;br /&gt;Verdikleri genel başkan yardımcılığı ile Yüksel’i çırak çıkaran bu ikili, Kocaoğlu-Yüksel ikilisinin İzmir’de at koşturmasına sıcak bakmayacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Bu arada Sav grubu kenara çekildi. Hiç sesleri çıkmıyor.&lt;br /&gt;Bir bölümü hemen Kılıçdaroğlu tarafına geçmiş zaten…&lt;br /&gt;Geçen gün Sav grubunun eski üyelerinden birinin Kılıçdaroğlu konusundaki methiyesini okudum…&lt;br /&gt;Bu kişinin şimdiye kadar yaptığı tüm işleri bir kenara bırakarak zeytinyağı işine girmesini salık veriyorum.&lt;br /&gt;Öyle ağaç falan ekmesine gerek yok… Her cümlesinden 10 kilo kadar 0.5 asitli zeytinyağı çıkar vallahi…&lt;br /&gt;Milletvekili seçimlerine kadar bu tarz yazı yazmayı sürdürürse Türkiye’nin zeytinyağı kralı bile olabilir.&lt;br /&gt;Gerçi şu sıralar kendisine rakip hayli yağ kralı çıkacaktır eminim…&lt;br /&gt;“Çok eğleneceğiz” dedim…&lt;br /&gt;Başladık bile… Önümüzdeki günlerde zeytinyağı krallarını teker teker açıklayacağım.&lt;br /&gt;Nasılsa birileri bu diziyi Kılıçdaroğlu ve Tekin’e aynı gün okutur…&lt;br /&gt;Tabii bu arkadaşların listelere konmamaları halinde bu ikiliye karşı seçimden bir gün sonra neler söyleyeceklerini siz benden daha iyi tahmin edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER 04 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8533379912590814637?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8533379912590814637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/akpli-bakan-destegi-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8533379912590814637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8533379912590814637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/akpli-bakan-destegi-mi.html' title='AKP’li bakan desteği mi?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2776572780201552049</id><published>2011-01-02T13:24:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.944+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İzmir böyle zulüm görmedi</title><content type='html'>Son günlerde İzmir üzerine önemli tespitler ve tartışmalar yaşanıyor. Eski bakan Çelik’i açıklamaları, ESİAD Başkanı Şükürer’in tespitleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun ve İTO Başkanı Ekrem Demirtaş’ın yanıtları, Melih Gökçek’in EXPO başvurusu vs… Genel seçim yaklaştıkça İzmir’in ulusal medyada daha çok tartışılacağı açık… &lt;br /&gt;Neden bu kadar tartışılıyor İzmir?&lt;br /&gt;Birinci nedeni CHP’nin aldığı oy oranı…&lt;br /&gt;Şimdi herkes CHP’nin başarını yeniden tekrarlayıp tekrarlamayacağını konuşuyor.&lt;br /&gt;Tekrarlayabilir…&lt;br /&gt;Çünkü yeni bir yapı ve yeni bir lider ile girecek seçimlere CHP…&lt;br /&gt;Eğer milletvekili listesini doğru oluşturur ise İzmir’de başarılı olması muhtemel…&lt;br /&gt;Tekrarlamayabilir de…&lt;br /&gt;Çünkü yerel yönetim, özellikle büyükşehir belediyesi dökülüyor. Verilen sözler yerine getirilmiyor, kent olduğu gibi duruyor…&lt;br /&gt;24 trilyona biten buz pateni alanı için arsa sahiplerine 82 trilyon ödeniyor.&lt;br /&gt;Hızlı tren, Behçet Baba’nın kayığı gibi hava koşullarına göre çalışıyor…&lt;br /&gt;Metro hiç bitmeyecek gibi. İnsanlar inşaatı izlemekten bıktı.&lt;br /&gt;Dünya, en zor iklim koşullarının yaşandığı Bering Boğazı’nı yeraltından geçiyor, Balçova’daki teleferiğin telleri 3 yıldır değiştirilemiyor.&lt;br /&gt;Yağmur yağıyor, trafik felç oluyor, bentler yıkılıyor, evleri su basıyor…&lt;br /&gt;Kentsel dönüşüm projelerinden bir tanesi bile doğru dürüst yürümüyor.&lt;br /&gt;EXPO elimizden Milano’ya kaçtı, şimdi de Ankara’ya gidiyor.&lt;br /&gt;İzmir’e turist çekecek Agora’ya bir tek çivi çakılmıyor. Toplam 10 binaya kamulaştırma yapılacak, hala bekleniyor.&lt;br /&gt;Büyükşehir organizasyon şeması tepetaklak…&lt;br /&gt;Büyükşehirden arayan herkes sarayda bir keşmekeş olduğunu, çalışanların bile işe gitmek istemediklerinin altını çiziyorlar.&lt;br /&gt;İki yıl önce, “Körfezin tamamının temizlenmesi ve denize girilmesi için Tuzla bölgesinden bir kanal açacağız” denmişti. Bugün bu projeden bir kez bile söz edilmiyor.&lt;br /&gt;Narlıdere’de açılan milyonlarca lira sarf edilen yol hukuka aykırı bulundu.&lt;br /&gt;Kordon’da ve Pasaport’ta bir düzden sağlanamadı.&lt;br /&gt;Üstüne üstlük Kordon esnafı ile ters düşüldü.&lt;br /&gt;İkiçeşmelik yolu işgal altında. Görünümü ile üçüncü dünya ülkelerinden daha beter…&lt;br /&gt;Kentin içine 6 yılda bir tek alternatif yol yapılmadı. 2 yıl önce “İzmir’e şu kadar otopark yapacağız” dendi, hatta otoparkların yerleri bile saptandı. Ancak nedense daha inşaatlarına bile başlamadı.&lt;br /&gt;Üçüncü İzmir projesi nedense değiştirildi ve hala mahkemelerde sürünüyor…&lt;br /&gt;Yolsuzluk zinciri öyle bir hal aldı ki, mülkiye müfettişleri bile nereden başlayacaklarını bilemiyor.&lt;br /&gt;Liman yerinde sayıyor, özel limana izin verilmiyor.&lt;br /&gt;Kemeraltı çöktü, Hatay zaten mezarda…&lt;br /&gt;Güzelyalı, Göztepe’de park halindeki otomobillerden dolayı yürünmüyor…&lt;br /&gt;Böyle bir süreçte hala büyükşehir belediye başkanımız çıkıp da nasıl “Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı benim” deme cüretini gösteriyor?&lt;br /&gt;Ya başka kentleri görmüyor ya da kelimenin tam anlamı ile okkalı bir Osmanlı avuç içi istiyor…&lt;br /&gt;Belediye başkanını destekleyen bir kısım İzmirlinin bu işten kazancını ben de merak ediyorum…&lt;br /&gt;Arka arkaya gelecek mahkemelerden sonra bu kesimden kim kalacak acaba başkanın arkasında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 02 - 01 - 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2776572780201552049?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2776572780201552049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/izmir-boyle-zulum-gormedi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2776572780201552049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2776572780201552049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2011/01/izmir-boyle-zulum-gormedi.html' title='İzmir böyle zulüm görmedi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8455280697933034767</id><published>2010-12-31T12:02:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.959+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Adayım Balaskas</title><content type='html'>Yeniden başa döndük…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama istediğim gibi olmadı sonuç…&lt;br /&gt;Şimdi benim bir iki yemek daha yemem gerekiyor…&lt;br /&gt;Bir tarafta Aziz Kocaoğlu, diğer tarafta Ersu Hızır…&lt;br /&gt;Hızır’ın tarafıma açtığı dava sürüyor…&lt;br /&gt;Ruhu ile yediğim yemeğin sonuçlarına katlanmam gerekiyor. Ne de olsa bir ruh ile yemek yemenin getirdiği bazı sonuçlar olacaktır.&lt;br /&gt;Kocaoğlu ise bildiğiniz gibi basın savcılığına bu yemeğin olup olmadığını kanıtlaması konusunda başvuruda bulunmuş…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız için 2010 yılı bir yemeğin peşinde olmakla geçti…&lt;br /&gt;2011 yılı da aynı yemek konusunda sağdan soldan gelecek kroşelerle sarsılma yılı olacak kendisi için…&lt;br /&gt;Biz de izlemeyi sürdüreceğiz tabii ki…&lt;br /&gt;Aslında ben de çok merak ediyorum bu yemek yendi mi yenmedi mi diye…&lt;br /&gt;Stratis Balaskas İzmir’e gelecekmiş. Bari onunla bir röportaj yapıp, “Yahu kardeşim İzmir’i nereden bu kadar iyi biliyorsun? Büyükşehir belediye başkanımızı nasıl bu hale düşürürsün? Yoksa bir sonraki dönemde belediye başkanı adayı mı olacaksın?” soruları mı sorsam…&lt;br /&gt;Aslında Yunanlı bir başkan adayı yakışır bu kente…&lt;br /&gt;Türklerden ne gördük ki?&lt;br /&gt;Belki Yunanlılar bu kente gereken hizmeti verirler.&lt;br /&gt;Mesela Stratis Balaskas’ın buz pateni izlediğinden eminim…&lt;br /&gt;En azından kendileri İzmir’e buz pateni pisti yaparken pistin çevresine konan bariyerleri cam yapmaz.&lt;br /&gt;Ilıman iklim insanı olan, bu nedenle buzda kaymayı yeni öğrenen İzmirliler, ikide bir duramadıkları için bu cam bariyerlere çarpıp camları kırmaz, ellerini yüzlerini kesmezler…&lt;br /&gt;Ya da yine aynı pist yapılırken yanlış ölçüm nedeniyle milletin arazisine sarkmaz Stratis Balaskas…&lt;br /&gt;Adam gibi adam olduğu için, böyle bir hata yapıp 82 trilyonu İzmirlilerin cebinden ödetmez…&lt;br /&gt;Çıkar ortaya, “Özür dilerim sayın vatandaşlarım. Büyük bir hata yapmışız. İzmir bu işten 82 trilyon kaybetti. Hatanın altında benim imzam olduğu için bu parayı tabii ki ben ödeyeceğim. Size kesinlikle ödetmem” der.&lt;br /&gt;Hele yakın arkadaşı bu satırların yazarı Süleyman Gençel’e daha adil davranır. Cep telefonu kayıtlarımın peşine düşmez, yatak odası görüntülerini talep etmez…&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel konusuna ise daha objektif yaklaşır Balaskas…&lt;br /&gt;Arkadaşı milletvekili olacak diye, onun bunun kapısının önünde yatmaz…&lt;br /&gt;Sağa sola küfür sallamaz…&lt;br /&gt;Ne diyeyim… Vallahi Stratis Balaskas daha çok yakışır bu koltuğa…&lt;br /&gt;Benim bir sonraki dönem adayım kendileridir…&lt;br /&gt;İzmirlilerin büyük bölümünün de “Kocaoğlu mu Balaskas mı” ikileminde Balaskas’ı destekleyeceklerinden eminim…&lt;br /&gt;Çünkü daha önümüzde 2.5 yıl var. Bu gidişle biz daha çok duvara çarpacağız…&lt;br /&gt;Genel seçimlerde İzmir’den CHP’ye gelecek oyları gördüğümüzde daha çok vuracağız kafamızı duvarlara…&lt;br /&gt;İZBAN’da aynı sıkıntıları yaşayacak, Hatay’da metroya binemeyeceğiz…&lt;br /&gt;Çünkü hala Kocaoğlu halkın karşısına çıkıp, “Pardon metroyu şu ve bu nedenlerle bitiremedik. İnşallah önümüzdeki 6 aylık sürede metroyu açıyoruz” diyor olacak…&lt;br /&gt;Bir daha yineliyorum.&lt;br /&gt;Benim belediye başkan adayım Stratis Balaskas…&lt;br /&gt;Bir Yunanlının İzmir’de Kocaoğlu’ndan daha iyi belediye başkanlığı yapacağını iddia ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 31 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8455280697933034767?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8455280697933034767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/adaym-balaskas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8455280697933034767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8455280697933034767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/adaym-balaskas.html' title='Adayım Balaskas'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7735236295476848765</id><published>2010-12-28T11:58:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:52.970+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>N’olacak bizim halimiz, Kocaoğlu…</title><content type='html'>Yağmur yağıyor, seller akıyor Arap kızı camdan bakıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne görüyor?&lt;br /&gt;Çöken bentler, su baskını ve çamur deryası…&lt;br /&gt;Türkiye’nin en modern kentinde 21. yüzyıl manzaraları…&lt;br /&gt;Sorumlusu kim?&lt;br /&gt;Vallahi ben değilim… Ama kim olduğunu biliyorum…&lt;br /&gt;Yıl 2005…&lt;br /&gt;Dönemin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, kendisine göre Türkiye’nin en başarılı belediye başkanının odasına gider ve “Aşırı yağışta yaptığımız bentler işe yaramayabilir. İzmir’in kuzey aksındaki sel baskınlarını önlemek için tek çare o bölgede küçük bir baraj yapmak” der…&lt;br /&gt;Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük belediye başkanı kendisine anlamsız bir şekilde bakar, “Hayır" yanıtını verir…&lt;br /&gt;Vizyonu geniş belediye başkanımız durumun farkındadır da, bugün sel baskınlarına yönelik, “Ne yapalım, Allah böyle istedi” diyerek aradan sıyrılması da çok mümkün görünmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıyaka Basketbol Takımı’nın Güney Kıbrıs’ta başına gelen olaylardan hemen sonra devreye benim girmem bazı çevreler tarafından hoş karşılanmamış…&lt;br /&gt;Olabilir…&lt;br /&gt;Benim de umurumda değil.&lt;br /&gt;Ben Karşıyaka dışında İzmir’in başka takımı da aynı durumda kalsa idi anında müdahale ederdim.&lt;br /&gt;Üstelik olaydan 10 dakika sonra Türkiye Dışişleri de dâhil olmak kaydı ile kim, Güney Kıbrıs Devlet Başkanı, Yunanistan Başbakanı ve Türkiye Başbakanı ile aynı anda bu konuyu konuşabilirdi ki…&lt;br /&gt;Unutulmasın ki Güney Kıbrıs Türkiye tarafından tanınmıyor. Dışişleri’nin devreye girebilmesi için ya Kuzey Kıbrıs ile iletişim kuracak oradan Güney Kıbrıs’a ulaşacak ya da Amerika üzerinden Barış Gücü’nü devreye sokacaktı.&lt;br /&gt;Bunlar zaman işi… Bu konuda kimse elime su dökemez. İstedikleri kadar ünvanlı olsunlar, işi çözen benim…&lt;br /&gt;Parsayı onlar toplamak istiyorlar ise, beni ilgilendirmez…&lt;br /&gt;Bilen biliyor.&lt;br /&gt;Bu ülkenin başbakanı da biliyor, Güney Kıbrıs lideri de, Yunan başbakanı da&lt;br /&gt;Bu üçlü ile 10 dakika içinde görüşebilecek Türkiye’de ikinci bir kişi var ise, lütfen bir adım öne çıksın…&lt;br /&gt;Kendisini çok merak ediyorum da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metroda yeni bir özür var. Bu kez zemin kaymış, o nedenle verilen söz tutulamamış… Granite denk gelinmiş, o nedenle metro inşaatı gecikmiş…&lt;br /&gt;Ben bu konuda anlama özürlüyüm. Pardon ama, bu metroda hiç mi zemin etüdü yapılmadı? “Haydi metro yapalım” denilerek kazma kürekle inşaata mı başlandı?&lt;br /&gt;Ya Aziz Bey?&lt;br /&gt;Haftanın üç günü İzmirliden özür dilediğinizin farkında mısınız?&lt;br /&gt;İzmirlilerin sizin bu özürlerinizi dikkate aldıklarını mı zannediyorsunuz?&lt;br /&gt;Bir susun lütfen… Siz önce yaptıklarınızı anlatın… Yapamadıklarınız için sürekli özür dilemekten vazgeçin…&lt;br /&gt;Metro zemininin kayışı ile sizin siyasi zemininizin kayışı arasında bir ilişki var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ne yapar?&lt;br /&gt;CHP tüzüğüne göre, halkla ilişkilerden sorumlu olur.&lt;br /&gt;Nedir halkla ilişkiler?&lt;br /&gt;CHP Genel Merkezi’nde bulunan halkla ilişkiler birimidir.&lt;br /&gt;Genel merkeze gelenleri karşılar ve uğurlar…&lt;br /&gt;Boyunlarına kırmızı fular takarlar.&lt;br /&gt;O zaman bizim yeni halkla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcımız da boynunda kırmızı fular ile mi dolaşacak?&lt;br /&gt;Yakışır aslında…&lt;br /&gt;Üstelik kendisini 8. kata atmışlar. Genel Başkanın odasından en uzak yere…&lt;br /&gt;Genel başkanın hemen altında kimler var?&lt;br /&gt;Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş… Üstelik Gürsel Tekin 12. katta kendisine üç oda ayırmış… İzmir’in ünlü temsilcisine ise 8. katta tek bir oda düşmüş… Bence zemin katta ya da bodrum katında bir oda kendilerine daha çok yakışırdı…&lt;br /&gt;Bu arada halkla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak halkla ilişkiler konusunda destek ister ise kendilerine yardımcı oluruz. Sonuçta bizim yaptığımız da halkla ilişkiler. En azından karşımızdaki ile konuşurken “ha, hı” tanımlamaları kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunuruz…&lt;br /&gt;Bu arada Kocaoğlu yapısının Kılıçdaroğlu’ndan yediği goller bana 8-0’lık Türkiye-İngiltere maçındaki kaleci Yaşar’ı hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Üçüncü İzmir Projesi’nin gecikmesinden dolayı Yüksel Çakmur’u suçlamış.&lt;br /&gt;Kocaoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gücünün yanında olan kalemşörler de Çakmur’u topa tutmuş.&lt;br /&gt;Arkadaşlar… Tamam, bu millet unutkandır. Ancak sizde mi unutkansınız?&lt;br /&gt;Yoksa isteyerek mi unutuyorsunuz?&lt;br /&gt;Bu proje Ahmet Piriştina’nın projesi idi…&lt;br /&gt;O zamanlar Yüksel Çakmur bu projeye karşı hiçbir dava açmadı. Proje tamamlandı ve uygulamaya konulacağı zaman Piriştina vefat etti.&lt;br /&gt;Yerine geçen Kocaoğlu ise nedense projeyi değiştirdi ve yeşil alan miktarını daralttı. Yatırımcıya önemli fayda sağladı…&lt;br /&gt;Çakmur’un bu proje için açtığı davanın nedeni budur.&lt;br /&gt;Dolayısıyla projenin gecikmesindeki sorumlu Yüksel Çakmur değil bizzat İzmir Büyükşehir belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’dur.&lt;br /&gt;Bu gerçeği neden saklama ihtiyacı hissediyorsunuz anlamıyorum.&lt;br /&gt;Anlıyorum da, anlamamazlığa geliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı tren vakası da ayrı bir sorun.&lt;br /&gt;Kocaoğlu açıklama yapıyor, “Sorunlar var bunlar giderilecek” diyor.&lt;br /&gt;Ancak onun yaptığı açıklamalara Türkiye Mimarlar Mühendisler Odaları Genel Merkezi’nden yanıt geliyor. Koskoca oda Kocaoğlu’nun hatalı olduğunu söylüyor. Ama Kocaoğlu bildiğini okumayı sürdürüyor.&lt;br /&gt;Umarım hızlı trenin bu aksaklıkları giderilene kadar başımıza ölümlü bir kaza gelmez.&lt;br /&gt;Gelir ise tek sorumlusu Kocaoğlu’dur.&lt;br /&gt;Kendisini yakmak dışında bağlı olduğu partiyi de çok güç durumda bırakacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP’nin yeni il başkanı belirlendi. Ömer Cihat Akay…&lt;br /&gt;Bundan 1 hafta önce AKP Genel Merkezi’nden birileri beni aradı. Şu soruyu sordu: “Senin İzmir konusundaki bakış açına ve fikirlerini izliyoruz. Sana göre AKP’nin İzmir İl Başkanı nasıl olmalı?”&lt;br /&gt;Yanıtım hazırdı: “İzmir’den alacağınız oy belli. Sadece İzmir’e şirin görünmek için Kocaoğlu ile dirsek temasında bulunan isimlerde vazgeçin. Oy oranınız çok katlanarak gitmeyeceğine göre en azından kendi görüşünüze uygun ama şaibesiz bir ismi seçin. Adam çalışsın, doğru muhalefet yapsın. Piyasadaki isimlerden biri atanır ise, daha sonra bu isimlerin yaratacağı kaosun altından kalkamaz, ezilirsiniz.”&lt;br /&gt;Bence doğru tanımlama yaptı AKP ve kendine uygun birini getirdi…&lt;br /&gt;Sırf locacılar hocacılar istediği için değil bizzat başbakan istediği için Akay il başkanı oldu.&lt;br /&gt;Tabii kaybeden kim oldu?&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül…&lt;br /&gt;Başbakan Tayyip Erdoğan bu işi iyi biliyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 28 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7735236295476848765?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7735236295476848765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/nolacak-bizim-halimiz-kocaoglu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7735236295476848765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7735236295476848765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/nolacak-bizim-halimiz-kocaoglu.html' title='N’olacak bizim halimiz, Kocaoğlu…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8659900558575269433</id><published>2010-12-26T11:55:00.004+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.043+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yeni yapıyı okumak</title><content type='html'>CHP’nin yeni MYK’sı üzerine konuşulacak çok şey var.&lt;br /&gt;Öyle bir liste çıktı ki ortaya, herkesin oturup düşünmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;Bu analiz Kılıçdaroğlu’nun genel seçime kadar parti içinde neler yapabileceği konusunda bir öngörü olarak kabul edilebilir.&lt;br /&gt;1 – Beklenenin aksine CHP lideri risk alabileceğini gösterdi. Daha önceki liderlere ve parti yöneticilerine göre kendi ekibini kurma riskini ilk aşamada aldı.&lt;br /&gt;2 – Çıkardığı liste ağırlıklı kendi ekibi ve bir ortaya bir açılım koyabilecek nitelikte.&lt;br /&gt;3 – Baykal’ı da çok uzaklaştırmamış. Baykal’ın özellikle iş yapabilecek isimlerini kadrosunda barındırmış. Sivri isimleri budamış sadece. Onlar da bugüne kadar CHP örgütünde bile tartışılan isimlerdi.&lt;br /&gt;4 – Sav ekibini toptan ortadan kaldırmış. Bir kenara koymuş.&lt;br /&gt;5 – Kocaoğlu’nu tamamen bertaraf etmiş. Verdiği görev ile Alaattin Yüksel’i çırak çıkarmış.&lt;br /&gt;6 – Partide daha önce genel başkan adayı olmuş bazı isimleri etkin olmayan görevlere kaydırmış.&lt;br /&gt;7 – CHP meclis grubuna mesaj vermiş, “Kimse kendi koltuğunu sağlam görmesin” demiş.&lt;br /&gt;8 – Eski yapının sivri isimlerini partiden uzaklaştırmak için tüm gücünü kullanmış.&lt;br /&gt;9 – Bu yapılanma ile il ve ilçelerde yeni oluşumlara gideceğinin mesajını vermiş.&lt;br /&gt;10 – Geldiği günden beri çok tartışılan ve örgüt ile ilgisi olmayan Süheyl Batum’un yerini değiştirerek örgüt ile birlikte yürüyeceğini net biçimde çizmiş.&lt;br /&gt;11 – Genel Sekreterlik görevini bu konuda deneyimli ve partililer tarafından sevilen Bihlun Tamaylıgil’i atayarak, “Taban benim için önemli. Hep birlikte çalışacağız” tavrını netleştirmiş.&lt;br /&gt;12 – Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’nı Gürsel Tekin’e bırakarak, bundan böyle Tekin ile yürüyeceğinin altını çizmiş. Tabii özellikle Sav grubuna önemli göndermede bulunmuş.&lt;br /&gt;Tabii bu MYK’nın İzmir yansımaları da önemli.&lt;br /&gt;Çırak genel başkan yardımcılığı ile Kocaoğlu ekibinin de sürklase edildiği açık. Gelen bilgiler Yüksel’in ilk aşamada MYK’ya bile alınmadığı ancak Kocaoğlu’nun aşırı ısrarı ile bu göreve getirildiği yönünde. Parti Meclisi’ne 7-8 üye koymayı planlayan, en az iki etkili genel başkan yardımcılığı bekleyen bir ekibin düştüğü durum da içler acısı.&lt;br /&gt;Demek ki Kılıçdaroğlu İzmir için önemli adımlar atmak niyetinde. Bunu yaparken daha önce oluşmuş grupların dışında hareket etmeyi planlıyor. Yeni isimlerle partinin kentte önünü açmak istiyor. Kendisine destek veren Kocaoğlu yapısını da kenara koyarak, belediyecilik konusunda son yıllarda İzmir’de yaşanan olumsuzluklara ortak olmak istemiyor.&lt;br /&gt;Üstelik bir mezhep üzerinden siyaset yapılacak eleştirilerine de yanıt vermiş oldu Kılıçdaroğlu…&lt;br /&gt;Tabii bu yaklaşım yeni milletvekili yapılanmasında da kendini gösterecek gibi…&lt;br /&gt;Şimdilik İzmir milletvekillerinin hiçbirinin yeri sağlam değil.&lt;br /&gt;Bir bölümü zaten defteri kapattı. Ancak ortada olanlar bile bu yapılanmadan sonra tehlikeye girmiş görünüyor. Belki bir ikisi önümüzdeki 6 ay içerisinde gerçekleştireceği performans ile yeniden yer bulabilir. Ancak İzmir CHP’nin yeni bir bakış açısı ve vizyon ile seçmenin karşısına çıkacağı açık.&lt;br /&gt;Akla şu soru gelebilir: En azından genel başkan yardımcısı sıfatıyla Alaattin Yüksel milletvekili olabilir mi?&lt;br /&gt;Çırak genel başkan yardımcısına yönelik daha olumlu bir adım şimdilik görünmüyor. Üstelik ortada Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’nın Kocaoğlu ekibine bakış açısı var ki bu bakış pek öyle olumlu değil…&lt;br /&gt;Kaldı ki, Kocaoğlu’nun başı soruşturmalardan dolayı hayli ağrıyacak gibi… Yolsuzluk dosyaları üzerine giden bir genel başkanın yolsuzluklar üzerine oturmuş bir yerel yönetim ile ilişkilerini eleştiri almayacak şekilde yeniden düzenlemek zorunda.&lt;br /&gt;Son bir not da İzmir il yönetimi üzerine…&lt;br /&gt;Görünen o ki, genel merkezdeki bu yapılanma İzmir’deki yeni yapılanmanın ön habercisi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Bir seviye listesi kaleme almak gerekiyor tabii ki…&lt;br /&gt;Dibe vuranlar: Abdürrezzak Erten, Güldal Mumcu, Mehmet Süne, Semra Tanülkü, Ahmet Ersin, Rıfat Nalbantoğlu, Murat Haluk Öncel…&lt;br /&gt;Alçalmakta olanlar: Bülent Baratalı, Aziz Kocaoğlu, Alaattin Yüksel, Mehmet Ali Susam, Hülya Güven, Oğuz Oyan, Pelin Erda, Yüksel Demirsoy…&lt;br /&gt;Yerinde sayanlar, durumu idare edenler: Selçuk Ayhan, Türkan Miçooğulları…&lt;br /&gt;Yükselişe geçebilecek olanlar: Zikri Dursun…&lt;br /&gt;Doğrudan yükselenler: Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ile doğrudan temas kuranlar ve kendilerine güven verenler… İlişkiyi yalakalık üzerine kurmayanlar. Baykal’ın yakınında duran sivrilmemiş isimler. Kimler mi? O liste şimdilik saklı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Yazdığı yazı ile İzmir’in altını üstüne getiren olay köşe yazarı Yunanlı Stratis Balaskas’tan bir telgraf aldım. Şöyle diyor:&lt;br /&gt;Sen bu yemek işlerinden anlarsın stop. Vakti zamanında “Büyükşehir ile yemekteyiz programı” başlıklı bir yazı yazmıştın stop. Şimdi de İzmir’de “Ekip ile yemekteyiz programı” yapan bir gazeteci varmış stop. Bu konuda bilgin var mı stop.&lt;br /&gt;Ben de yanıt yazdım:&lt;br /&gt;Sevgili Balaskas stop. İzmir’de ne olup bittiğini benden iyi biliyorsun stop. Bu yemek yoksa Uğur Mumcu tesislerinde mi yenmiş stop…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 26 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8659900558575269433?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8659900558575269433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/yeni-yapy-okumak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8659900558575269433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8659900558575269433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/yeni-yapy-okumak.html' title='Yeni yapıyı okumak'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1479264568747751964</id><published>2010-12-22T11:53:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.055+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Fanatizmin sonuçları</title><content type='html'>Dün gece saat 21.00 sıralarında telefonum çaldı. Arayan Karşıyaka Kulüp Başkanı Hüseyin Çalışkan’dı… Biraz endişeli bir ifade ile, “Seninkiler kavga çıkarmış, bizim takıma saldırmışlar. Rum Kesimi’nden hemen ulaşabileceğimiz birileri var mı” diye sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay, Karşıyaka Basketbol takımının Kıbrıs Rum Kesimi’nin Hapoel takımı ile yaptığı maçta yaşanmış, bir grup seyirci maç sonrası Karşıyakalı taraftarlara ve oyunculara saldırmıştı.&lt;br /&gt;O saatte kim bulunabilirdi?&lt;br /&gt;İlk aklıma gelen Kıbrıs Rum Kesimi’nde ve Yunanistan’da yaşayan gazeteciler oldu. Onların devreye girmesi ile birlikte olayın vehametinin büyük olduğu ortaya çıktı. Kıbrıs Rum Kesimi Devlet Başkanı Hristofyas’ın damadı da bizzat olaya müdahale ederek takımı salonda Rum taraftarlardan ayırmayı başardı. Polisin attığı göz yaşartıcı bombalar ile salondan çıkarılan Rum taraftarlar ile polis arasındaki kavga bu kez salon dışında yaşanmaya başlandı. Telefonum tekrar çaldı, karşımda Yunan devlet kanalına maçı naklen anlatan Rum spiker vardı. Özür dileyerek olayların nasıl çıktığını, Rum taraftarların tavrını, polisin yetersiz kaldığını anlattı. Geçtiğimiz hafta Hapoel takımı ile Karşıyaka’ya geldiğini takımın ve kendilerinin çok iyi misafir edildiğini, yıllardır Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesine katkı koyduğunu, ancak küçük bir grup nedeniyle emek verilerek inşa edilmeye çalışılan her şeyin yıkıldığını söyledi.&lt;br /&gt;Herkes çok üzgündü. Devreye birçok siyasetçi ve gazeteci girdi. Türk tarafından bu işle uğraşan milletvekilinin Mehmet Ali Susam olduğunu belirtmekte yarar var.&lt;br /&gt;İlk hamle Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün de desteği ile kafileyi kaldıkları otelden Kuzey Kıbrıs’a geçirmek, oradan da Türkiye’ye ulaştırmaktı. Ancak AB normları bunu kabul etmiyordu. Vize ile Kıbrıs Rum Kesimi’ne girildiği için, yine aynı noktadan çıkış yapılması şarttı. Üstelik Kuzey Kıbrıs’a geçip Türkiye’ye uçmak Güney Kıbrıs politikalarının iflasına neden oluyordu.&lt;br /&gt;Kafile Güney Kıbrıs’ta kaldı. Bugün Atina’ya oradan da İzmir’e uçacak.&lt;br /&gt;Bana gelen son bilgi takımın masörünün kolunun kırıldığı ve cerrahi müdahale yapıldığı yolunda.&lt;br /&gt;Peki bir takımın taraftarı nasıl oluyor da bu kadar agresif oluyor.&lt;br /&gt;Hapoel eski Enosis mantığının bir ürünü… Takımın taraftarları da anti Türkçü… Dolayısıyla bu tür olumsuzlukların yaşanması normal…&lt;br /&gt;Sadece tek bir anormallik var.&lt;br /&gt;O da Rum Kesimi’nde yeterli güvenlik önleminin alınmaması.&lt;br /&gt;Neyse ki bu süreç çok daha olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına neden olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP’de genel başkan yardımcılıkları belirlenecek. İzmir’den kimlerin gireceği hala belli değil. Oğuz Oyan isminin diğerlerine göre bir adım önde olduğunu buradan belirtmeye gerek yok sanırım. Daha önce de MYK’da görev alan Oyan bu kez de Kılıçdaroğlu ile yakın çalışacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Ya diğer iki isim?&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel ve Mehmet Ali Susam…&lt;br /&gt;Yüksel’in genel başkan yardımcısı olması halinde İzmir’in Kocaoğlu’nun denetimine bırakılacağı aşikar olur. Ancak İzmir CHP örgütü böyle bir gelişmeye sıcak bakmıyor. O zaman Mehmet Ali Susam’ın da genel başkan yardımcısı yapılarak bir denge politikası oluşturulabilir. Ancak bu kez bir ilden 3 genel başkan yardımcısı seçilmiş olur. Bu da partideki bazı dengeleri bozar.&lt;br /&gt;Yüksel yerine sadece Mehmet Ali Susam’ın genel başkan yardımcısı olması ise bu kez Kocaoğlu grubunu telaşa düşürür. Kılıçdaroğlu da böyle bir riski almak istemez.&lt;br /&gt;Tüm bu dengeler eşliğinde genel başkan yardımcısı olarak sadece Oğuz Oyan’ın isminin öne çıkması daha mantıklı görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Bu hafta Kocaoğlu’nun şikâyeti üzerine basın savcılığına ifade vereceğim. Bakalım büyükşehir belediye başkanının benden ne sıkıntısı varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 22 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1479264568747751964?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1479264568747751964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/fanatizmin-sonuclar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1479264568747751964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1479264568747751964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/fanatizmin-sonuclar.html' title='Fanatizmin sonuçları'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-316065601458086961</id><published>2010-12-20T11:51:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.063+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İdeolojik ayrışma</title><content type='html'>Öncelikle işin teorik kısmından başlayalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kurultay Önder Sav ve Deniz Baykal ekiplerinin tasfiyesinden çok öte CHP’de farklı bir sürecin başlangıcı olarak görülmeli…&lt;br /&gt;Olumlu ya da olumsuz olduğunu net biçimde söyleyemem.&lt;br /&gt;Ancak partide bir bakış açısı değişimi yaşandığı kesin…&lt;br /&gt;Kimileri bunu “Turuncu devrim” olarak nitelendirebilir. Kimileri “CHP modern çağa uyulmaya başladı” diye okuyabilir. Kimileri de “Partideki Kemalist yapı tasfiye edildi” yorumunda bulunabilir.&lt;br /&gt;Aslında hepsi bir doğruyu içermektedir kurultay sonrası oluşan yeni yapılanmada…&lt;br /&gt;Yeni parti meclisi CHP’de bugüne kadar oluşturulan söylemi tümden değiştirebilecek nitelikte.&lt;br /&gt;Bundan böyle Kürt sorununa bakış da değişecek, Alevi sorununa yaklaşım da… Büyük sermaye ile ilişkiler yeniden düzenlenecek, türban sorunu farklı bir zemine oturtulacak.&lt;br /&gt;İyi mi olacak kötü mü?&lt;br /&gt;Onu zaman gösterecek.&lt;br /&gt;Ancak şu tespiti yapmak gerekiyor.&lt;br /&gt;CHP bugün dünden çok farklı olacak.&lt;br /&gt;Parti Meclisi’nin ilk kez profesyonel siyasetçi yapısından oluştuğu gerçeği ile başlamak gerekiyor. Bugüne kadar Türkiye’de yaşanan sorunlara kafa yormuş bir dizi insan CHP’nin yönetiminde…&lt;br /&gt;Partinin Türkiye’nin önünü tıkayan bazı konulara farklı yaklaşımını önümüzdeki günlerde yaşayacağız…&lt;br /&gt;Bu durum beni bozar mı?&lt;br /&gt;Aslında bozmaz.&lt;br /&gt;Gelelim partinin örgütlenme tarzına ve gruplar arası mücadeleye…&lt;br /&gt;Kurultay’da en çok yara alan isim eski Genel Sekreter Önder Sav… Partinin Kemalist yapısını oluşturan Sav’ın yandaşı tek isim yok içeride… Bir iki isimden bahsediliyor. Ancak onların da daha birinci günden itibaren Sav grubunu terk edeceği açık.&lt;br /&gt;Bundan böyle Sav ekibinin yeniden toparlanma şansı da hiç olmayacak gibi…&lt;br /&gt;Baykal grubu ise Baykal’ın tetikçi isimleri dışında PM’ye adam sokmuş durumda. Aslında bugüne kadar yapmak istediği açılımların bir bölümünü bu PM ile görecektir Baykal… Sonuçta yeni PM’de görev alan birçok isim daha önce öyle ya da böyle Baykal ile dirsek temasında bulunmuş durumda…&lt;br /&gt;Ya İzmir’de durum ne?&lt;br /&gt;Partinin bir anlamda lokomotif kenti olan İzmir’de durum daha karışık…&lt;br /&gt;Sav grubu İzmir’de de öyle bir tırpan yedi ki, bir daha ayağa kalkmaları mümkün görünmüyor. Önümüzdeki günlerde il ve ilçelerde yaşanacak değişiklikler ile bu darbeyi daha net bizimde göreceğiz. Görevden almaktan bahsetmiyorum. Kısa süre içerisinde ilçelerde yönetimlerin değiştirilmesi için imza toplama girişimleri en üst düzeye çıkacaktır.&lt;br /&gt;Baykal grubu da İzmir bazında bekleneni alamadı. Ancak yukarıdaki hava Baykal ekibine hareket alanı yaratacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Tabii bu kentte üçüncü bir grup daha var.&lt;br /&gt;Kocaoğlu – Yüksel grubu…&lt;br /&gt;Diğer kentlerde hareket alanı bulamayan, sadece İzmir’e özgü olan bu grup da elindeki tüm imkanlara rağmen yeterince etkili olamadı.&lt;br /&gt;Kocaoğlu’na Divan Başkanlığı verilerek bu ekibin bir anlamda kurultay öncesi önü kesildi.&lt;br /&gt;Ekibin 7-8 kişi sokmayı planladığı PM’de sadece 3 kişi ile temsil ediliyor.&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel… Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olmayı planlayan Yüksel’in işi kurultay sonrası yaşanan Gürsel Tekin sorunu nedeniyle iyice çıkmaza girdi. Grubun ikinci adamı ise Oğuz Oyan… Daha önce Baykal’ın MYK’sında da bulunan Oyan örgüte hâkim değil. Kendi başına hareket ettiği için bugün bir yerde, yarın başka yerde… Grubun üçüncü ismi Hülya Güven ise kadın kotası ve Bilim Kurulu üzerinden zar zor yer bulabildi PM’de… O da örgütlenmeden ve CHP siyasetinden fazla anlamaz.&lt;br /&gt;Yüksel’in birlikte hareket etmek istediği, siyaseti bilen, bir şekilde örgüte basan isimler ise bırakın PM’ye bırakın girmeyi kapısının önünden geçemedi.&lt;br /&gt;Bu üçlünün karşısına denge üretmek için Kılıçdaroğlu tarafından konan isim ise Mehmet Ali Susam…&lt;br /&gt;Kocaoğlu ile uzlaşamayacağı bilinen Susam’ın esnaf odaları desteği ile bu göreve getirildiği aşikar…&lt;br /&gt;Gerçi onun da bu saatten sonra örgütte ne kadar etkili olacağı tartışılır. Son ilçe kongrelerinde attığı hatalı adımlar nedeniyle bir grup CHP’li tarafından “istenmeyen adam” ilan edilen Susam’ın bu yapılarla ilişkisini yeniden düzenlemesi gerekiyor. Ve özellikle şu tespiti mutlaka yapmalı: “Ben bir şey değilim. Sadece esnaf odaları benim arkamda olduğu ve Kocaoğlu’na karşı bir denge oluşturmam için beni bu göreve getirdiler. Doğru dürüst çalışmaz isem yarın kapının önüne konulabilirim.”&lt;br /&gt;Susam unutmasın ki, bir dönem Sav tarafından kapı önüne konuldu. Son dönem de Baykal tarafından… Hatalı davrandığı takdirde aynı son yine kendini bekliyor olabilir.&lt;br /&gt;Son bir not da Kılıçdaroğlu’nun Alevi yapılanması üzerine… Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eleştirilerini dikkate alan Kılıçdaroğlu parti üzerinde yeni bir tartışma yaratacak adımlardan kaçınmış. Umarım il bazındaki yeni örgütlenmelerde de aynı hassasiyeti gösterir.&lt;br /&gt;Sonuçta CHP’de bugünden itibaren önemli bir değişim hareketi başlayacak. Ve daha çok tartışılacak parti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İl başkanı Nalbantoğlu’nun durumu vahim. Yani siyasi anlamda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Partide ne kadar Kılıçdaroğlucu varmış. Hayret…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Kocaoğlu’nun yeniden düzenlenen Gençlik Parkı’nı mutlaka dolaşması gerekiyor. Biraz feyz alır sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: İzmir’in milletvekili yapısı bu kurultaydan sonra çok değişir. Hele bir de ön seçim gelir ise bakın siz cümbüşe…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Birçok isim bu dönemde siyasetin dışında kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 20 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-316065601458086961?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/316065601458086961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/ideolojik-ayrsma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/316065601458086961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/316065601458086961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/ideolojik-ayrsma.html' title='İdeolojik ayrışma'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-771656457521477712</id><published>2010-12-18T11:49:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.071+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ulusal Siyaset'/><title type='text'>CHP Kurultayı'ndan notlar</title><content type='html'>Cumhuriyet Halk Partisi'nin olaganüstü kurultayı başladı. Genel Yayın Yönetmenimiz Süleyman Gençel kurultay salonundan son dakika gelişmelerini sizlere sıcağı sıcağına aktarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kurultay Salonu Kılıçdaroğlu'nun konuşmaya başlamasıyla birlikte ısınmaya başladı. Sıcaktan bunalan pek çok kişi salondan dışarı çıkıp, etraftaki kafelerde televizyondan konuşmayı izliyorlar. Bu arada en çok ziyaret edilen yerlerden biri de Gençlik Parkı. Gerçekten de değişik bir mimari ile yeniden düzenlenmiş ve herkesin beğenisini kazanıyor. Özellikle İzmir delegeleri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun kongreden ve kulis çalışmalarından fırsat bulması halinde Gençlik Parkı'nın yeni görünümünü görmesi gerektiğini söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Parti Meclisi listesi tam bir muamma. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ile görüştüm. Kendisi sadece önerilerini genel başkana ilettiğini, bunun dışında listede kim var kim yok en ufak bir fikrinin olmadığını söyledi. (13.07)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kurultayda genel izlenim kurultay boyunca Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tüm isteklerinin kabul edileceği yönünde. Parti Meclisi listesi de tamamen genel başkanın istediği üzerinde şekillenirken, salonu dolduran delegeler "Biz genel başkanımızın elini güçlendirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan sonra başarısızlık için gerekçe ortada kalmıyor. Yeni yönetimin bu yüzden bundan sonrası ile ilgili bahane üretmesi mümkün değil" yorumunu yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kurultay'ın en ilgi çeken taraflarından biri de ilk kez salonun belli bölgesine locaların kurulmuş olması. Locayı gören delegelerin büyük bölümü "Bizim partide de locacılar ile hocacılar ayrışması yaşanıyor" esprisi yaparak, parti içinde mason localarının etkinliğinin arttığına dikkat çekiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Parti Meclisi listeleri yapılırken, İzmir'den Alaattin Yüksel'in ağırlığını koyduğu ve hem Deniz Baykal, hem de Önder Sav taraftarlarına yer verdirtmediği, bu yüzden de her iki tarafın da tepkisini çektiği gözleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eski İzmir Milletvekili Hakkı Akalın CHP'den istifa ettikten sonra 6 ay önce CHP'ye geri dönmüştü. Kurultay için Ankara'da bulunan Akaydın, yaşanan gelişmelerden rahatsız olduğunu dile getirirken, gelecek günler için de kaygılı olduğunu belirtmeden geçemedi. Akalın'ın sözleri dikkate alınmaya değer görünüyor. (12.00)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kurultay delegesi olmayan Süleyman Gençel, toplantının yapıldığı salona Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel'in sağlağı "onur üyesi" kimliği ile girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Parti Meclisi listesi büyük bir merakla bekleniyor. Son hazırlıklar yapıldı, liste genel başkan Kılıçdaroğlu tarafından onaylandı. Bizim merakla beklediğimiz listeye İzmir'den kimlerin gireceği. İlk belirlemelere göre Alaattin Yüksel, Hülya Güven ve Oğuz Oyan'ın ilstede yer almaları kesin. Onların dışında listede beklenen isimler Bülent Baratalı, Selçuk Ayhan. Sürpriz isimler ise Ebru Okan, Pelin Erda ve Erdal Aksünger. (11.22)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 18 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-771656457521477712?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/771656457521477712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chp-kurultayndan-notlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/771656457521477712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/771656457521477712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chp-kurultayndan-notlar.html' title='CHP Kurultayı&apos;ndan notlar'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1434861330081283632</id><published>2010-12-17T11:47:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.080+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ulusal Siyaset'/><title type='text'>CHP'de kurultaya doğru -3</title><content type='html'>Kılıçdaroğlu ile Sav arasındaki kriz, MYK toplantısında başladı. Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK'ya girecek isimler konusunda renk vermemesi üzerine yaşanan karşılıklı restleşmelerin ardından kriz daha da derinleşmişti. On üç genel başkan yardımcısı ve 1 genel sekreterden oluşan yeni MYK'da yer alacak isimler konusunda uzlaşma sağlamak için Sav, Kılıçdaroğlu ile akşam saatlerinde görüşmek istedi ancak Kılıçdaroğlu bu talebi reddetti. Sav da bunun üzerine Kılıçdaroğluna saat 20.30'da başkanlık divanının toplanacağını bildirdi ve toplantıya davet etti.&lt;br /&gt;Genel başkan yardımcıları ile bir araya geleceğini düşünen Kılıçdaroğlu ise saat 20.30'da genel merkeze geldi ancak Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’i göremedi. Kılıçdaroğlu, Tekin’in nerede olduğunu sordu, haber verilmediği yanıtını alınca görüşmeyi sona erdirdi.&lt;br /&gt;Bunun üzerine Önder Sav’ın talimatı ile genel merkezden gece yarısı “Uzlaşma sağlandı. Kurultay yok, yeni MYK yarın PM’de belirlenecek” yönünde basına yazılı açıklama yapıldı. Açıklamanın Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dışında yapıldığı anlaşıldı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, partiden bilgisi dışında yapılan açıklamayı o sırada evinde bulunan Gürsel Tekin ile birlikte öğrendi. Saatler geceyarısı 01’e yaklaşırken Önder Sav, Kılıçdaroğlu’nun evine gitti. Bu görüşmede Önder Sav, Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ile konuşmasında sert bir üslup kullandı. Kılıçdaroğlu, Sav'a Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini teklif etti. Örgütlenme ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’nı isteyen ancak bu isteğini kabul ettiremeyen Sav ile Kılıçdaroğlu arasında ipler koptu.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ile Sav arasındaki bu gerilim devam ederken PM’nin toplantı saati geldi. Kılıçdaroğlu PM toplantısını iptal ederek yeni MYK'yı PM toplantısı yapılmadan belirleyip açıklamaya karar verdi. Partinin 12. katındaki odasında kurmayları ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu, yürürlükte bulunan tüzük gereği CHP’nin yeni yönetimini belirledi ve kamuoyuna açıklanması talimatını verdi. Yeni MYK listesi partinin resmi internet sitesi üzerinden açıklanırken, Kılıçdaroğlu bir basın toplantısı düzenleyeceği duyuruldu.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun PM’yi iptal etmesinin ardından Önder Sav, ekibinde bulunan Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay ile yine kendi ekibinden bir grup PM üyesi ile toplantı yaptı. Sav başkanlığında yapılan gayri resmi toplantıya 80 kişilik PM’nin Sav ekibinden olan 60 üyesi katıldı. CHP tüzüğüne göre, PM’nin genel başkan başkanlığında ya da genel başkanın yazılı olarak görevlendireceği isim başkanlığında toplanması gerekirken, Sav ve 60 PM üyesi tüzüğe aykırı bir şekilde PM toplantısını gerçekleştirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay ise Kılıçdaroğlu’nun 28 Ekim’de PM toplantısı çağrısı yaptığını, toplantıyı genel başkan yardımcısı sıfatı ile kendisinin başlattığını açıkladı.&lt;br /&gt;Sav ve kendisine yakın 60 PM üyesi, tüzüğe aykırı yaptıkları PM toplantısında iki karar da aldı. Alınan kararları Hakkı Süha Okay basına açıkladı. Okay, dördüncü kattaki toplantı sonucunda gazetecilere PM'nin gündemindeki yeni MYK’nın belirlenmesi maddesinin iptal edildiğini, olağanüstü tüzük kurultayı kararı alındığını açıkladı. Okay, tüzük kurultayının 27-28 Kasım tarihinde Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapılacağını bildirdi. Okay’dan sonra söz alan Önder Sav, Kılıçdaroğlu’na karşı çok sert bir üslup kullanarak, Kılıçdaroğlu’nun disiplinsizlik suçu işlediğini ileri sürdü.&lt;br /&gt;Okay ve Sav’ın açıklamalarını odasından izleyen Kılıçdaroğlu, kendisinin basın toplantısı yapacağı saatin gelmesini beklerken yeni MYK listesinde yer verdiği isimlerden Nihat Matkap, Gülsüm Bilgehan ve Gökhan Günaydın'in listeden çekildikleri bilgisi ulaştı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu ve ekibi çekilen isimlerin yerine yeni isimler belirledi. Nihat Maktap’ın yerine Süheyl Batum partinin yeni genel sekreteri oldu. Gülsüm Bilgehan yerine Didem Engin, Gökhan Günaydın’nın yerine de Mehmet Zeki Gündüz getirildi.&lt;br /&gt;Sav ve Okay basın açıklamalarını bitirdikten sonra bir grup PM üyesi ile birlikte PM salonundan ayrılarak, gelişmeleri Savın odasından takip ettiler. Kılıçdaroğlu saatler 17.00 gösterdiğinde yeni MYK üyeleri ile basının karşısına geçti. Basın toplantısında sert mesajlar veren Kılıçdaroğlu, toplantının bitiminin ardından MYK üyeleri genel başkanın başkanlığında MYK salonundan ilk fotoğraflarını verdi.&lt;br /&gt;Büyük gürültü ile partinin başına gelen Sav ve ekip darmadağın oldu. Abdürrezzak Erten’in bastırdığı kartvizitler elinde kalmış, ekibin diğer elemanları ise nereye kaçabiliriz derdine düşmüştü.&lt;br /&gt;İzmir’in yeni yükselen yıldızı Kocaoğlu’nun da desteğini alan Yerel Yönetimler’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel’di.&lt;br /&gt;17 Şubat 2005 günü Küba’da tatildeyken genel merkez tarafından gönderilen bir faks ile görevden alınan Yüksel, 5 yıl sonra daha büyük bir görev ile parti yönetimine döndü.&lt;br /&gt;Aslında Yüksel’in bu yükselişi Kılıçdaroğlu’nun elindeki kartların yetersizliğinden kaynaklanıyordu. 80 Parti Meclisi’nin 60’ına Önder Sav hakim olunca Kılıçdaroğlu’na geri kalan 20 kişi ile yönetim yapma zorunluluğu doğmuştu.&lt;br /&gt;Baykal’dan sonra parti yönetiminde Sav grubu da bertaraf olmuştu.&lt;br /&gt;Ancak sırada başka tehlikeler vardı.&lt;br /&gt;İzmir’de güçlenen Kocaoğlu, partiye hakim olan grubun siyasi deneyimsizliği, milletvekili seçimleri öncesi merkez yoklama sırasında Sav’a yakın Parti Meclisi’nin tavrı ve tüzüğün uygulanması sırasında yaşanan sorunlar nedeniyle hukukun devreye girebileceği tehlikesi… Bu tehlike öyle büyüktü ki, CHP’nin genel seçimlere girişini bile engelleyebilirdi.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu buradan yola çıkarak yeni bir kurultay yapılmasını istedi.&lt;br /&gt;18 Aralık günü gerçekleştirilecek kurultay yukarıda saydığımız hataları ve eksiklikleri yerine oturmayı planlıyordu.&lt;br /&gt;Baykal kurultay çağrısını çok önceden ortaya koymuştu. Sav ise elindeki Parti Meclisi gücünden olacağı için kurultaya karşıydı. Kılıçdaroğlu ise önceleri ortadaydı ancak sonra özellikle hukuki süreç doğrultusunda ikna edildi.&lt;br /&gt;Kurultay yapılacak, genel başkan oylanmayacaktı ama parti meclisi olduğu gibi değişecekti.&lt;br /&gt;Ortaya bir başka sorun çıktı.&lt;br /&gt;Parti Meclisi’nin seçim tarzı…&lt;br /&gt;Baykal ilk hamleyi yaptı ve PM’nin çarşaf liste ile belirlenmesini istedi. Yeni tüzüğün genel başkana avantaj sağladığını 15 genel başkan yardımcısını Bilim Kurulu’ndan getirecek genel başkanın eski tüzükte olduğu gibi Parti Meclisi’ne bağlı olmayacağını belirterek çarşafın daha demokratik olduğunu savundu. Baykal bu tarzını hala sürdürüyor ve giderek sertleşiyor.&lt;br /&gt;Sav da ilk aşamada çarşaf listenin yanındaydı. Ancak sonra her zamanki gibi ortada durmaya başladı. Amacı Kılıçdaroğlu ile anlaşarak ekipten en az 15 kişiyi Parti Meclisi’ne sokmak…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ise blok liste peşinde… Kendisinin çalışacağı isimleri belirlemesi fikrinden yürüyen Kılıçdaroğlu, listeyi nasıl yapacağını hala gizliyor.&lt;br /&gt;İzmir’den Kocaoğlu ve Yüksel de “blok liste” diyor. Yüksel seçimin çarşaf olması halinde en fazla oy alacağının farkında…&lt;br /&gt;Geldik bugüne…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ile Baykal arka planda anlaştı mı? Önde oynanan oyunun arkasında farklı gelişmeler mi var? Baykal neden bu kadar sertleşiyor?&lt;br /&gt;Sav önce çarşaf derken neden bugünlerde “Partiyi bölmeye gerek yok” açıklamaları yapıyor?&lt;br /&gt;Yoksa başka bir siyasi manevraya mı hazırlanıyor?&lt;br /&gt;Kılaçdaroğlu yapısı Gürsel Tekin ile nereye kadar gidecek?&lt;br /&gt;Tekin aslında kendi koltuğuna talip olan Alaattin Yüksel tehlikesinin farkında mı?&lt;br /&gt;İzmirliler’in kaçı Kocaoğlu’nun siyasette güçlenmesini istiyor?&lt;br /&gt;Kocaoğlu divan başkanı olur ise o kurultay biter mi? İzmir’i yönettiği gibi kurultay yönetirse sonuçlarına katlanmak zorunda kalır CHP Genel Başkanı.&lt;br /&gt;PM’ye İzmir’den girecek üç kişi hemen hemen belli. Selçuk Ayhan, M. Ali Susam ve Oğuz Oyan… Bu isimlere bir kişi daha eklenir ve İzmir’in rengi belli olur.&lt;br /&gt;Bu isimlere bakacak olursanız, hemen hemen hepsi birbirlerini kesme noktasında hakim. Dolayısıyla bir güçler ayırımı söz konusu.&lt;br /&gt;Tabii bunlara eklenecek diğer isimler bu dengeyi kimler için nereye kadar götürür?&lt;br /&gt;Ve en önemli soru…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu babasının kılıcını eline alıp çevreyi olduğu gibi biçmeye çalışır ise karşısında ikinci bir blok liste göremez mi? Ve dahi kurultay aniden genel başkan seçimli bir kurultaya dönüşebilir mi?&lt;br /&gt;Vallahi burası CHP… Son 6 ayda yaşananlara bakarsak her şey olabilir bu partide…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 17 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1434861330081283632?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1434861330081283632/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1434861330081283632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1434861330081283632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-3.html' title='CHP&apos;de kurultaya doğru -3'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6983777938080966487</id><published>2010-12-16T11:43:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.088+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ulusal Siyaset'/><title type='text'>CHP'de kurultaya doğru -2</title><content type='html'>Baykal dönemi sona ermiş, Kemal Kılıçdaroğlu 22 Mayıs 2010 tarihinde tek aday olarak girdiği seçimde 1189 delegeden, tamamının oyunu alarak CHP Genel Başkanı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolsuzluk dosyaları ile Türk toplumunun dikkatini çeken eski SSK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu, internetteyayınlanan bir görüntüye bağlı gelişmeler sonrasında Türkiye’nin kurucu partisi CHP’nin başına geçmişti.&lt;br /&gt;Parti Meclisi üyelerinin de belirlendiği kurultayın ardından Genel Sekreterliğe ise yeniden Önder Sav getirildi.&lt;br /&gt;Gerek Parti Meclisi, gerekse Merkez Yönetim Kurulu Önder Sav’ın ekibi tarafından ele geçirilmişti.&lt;br /&gt;Hakkı Suha Okay : Örgüt, TBMM ve Basınla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı&lt;br /&gt;Haluk Koç: Sivil Toplum Kuruluşları, Meslek Odaları ve Yurtdışı İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı&lt;br /&gt;Nevin Gaye Erbatur: Parti İçi Eğitim ve Yardımcı Kollardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran: İş, Çalışma Hayatı ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı&lt;br /&gt;Tekin Bingöl: Üye Yazım Birimi ve Örgüt İlişkilerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı&lt;br /&gt;Gökhan Günaydın: MYK Sekreteryası, Meslek Kuruluşlarıyla İlişkiler ve MYK Raportörlüğünden Sorumulu Genel Sekreter Yardımcısı&lt;br /&gt;Gülsün Bilgehan: Yurtdışı İlişkiler, Yurtdışı CHP Büroları ile İlişkiler, Yurtiçi Siyaset İzlenmesinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı&lt;br /&gt;Abdülrezzak Erten: Halkla İlişkiler ve Yardımcı Kollardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı&lt;br /&gt;Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk kez hazırladığı listesinde MYK’ya girmesine kesin gözüyle bakılan zamanın İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ise yoktu.&lt;br /&gt;Aslında Tekin vakası daha sonra olacakların bir işareti idi…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sırasında birlikte çalıştığı Tekin’in, Sav cephesi tarafından MYK dışında tutulması Kılıçdaroğlu’nun yediği ilk goldü ama son gol olmayacaktı.&lt;br /&gt;Toplumda bir Kılıçdaroğlu havası vardı. Baykal’ın gidişinden genel bir memnuniyet görünüyordu. Ancak Sav ekibinin partinin geneline hakim olmasından kaynaklanan sıkıntılar da dikkate alınmaya başlamıştı.&lt;br /&gt;İlk günlerde Türkiye medyası Kılaçdaroğlu ismini çok öne çıkarmış, topluma bir umut şeklinde lanse edilmişti. Ancak arkasındaki Sav gücü her zaman sorgulanmaya açıktı.&lt;br /&gt;Önder Sav, Deniz Baykal sonrası yine ikinci adamdı. Ancak aslında birinci adamdı.&lt;br /&gt;Sav’ın yakın çevresine söylediği, “Öyle bir MYK kurduk ki, Kılaçdaroğlu’nun kendi başına bir adım atması bile mümkün değildir” sözleri Sav’ın gölge lider olduğunun açık göstergesiydi.&lt;br /&gt;Gürsel Tekin’in MYK üyesi olamama sorunu parti içerisinde büyüyordu.&lt;br /&gt;İçeride de bu konuda bir huzursuzluk söz konusuydu.&lt;br /&gt;Sonunda ortak bir formül geliştirildi.&lt;br /&gt;Berhan Şimşek MYK üyeliğinden istifa etti. Bunun üzerine Parti Meclisi toplanarak Gürsel Tekin’i MYK üyeliği üzerine seçim yaptı.&lt;br /&gt;53 üyenin oy kullandığı seçimde 48 PM üyesinin oyunu alan Gürsel Tekin MYK üyesi oldu.&lt;br /&gt;Tekin MYK’ya seçildikten sonra, “'Bundan sonraki süreçte Gürsel Tekin'e onur verici bir görev verildi. Genel Başkanıma çok çok teşekkür ediyorum. CHP tabanını, ailesini ve Kılıçdaroğlu'nu mahcup etmeyeceğim. Bütün gücümle önümüzdeki süreçte 12 Eylül Anayasası'yla ilgili mücadele edeceğiz. Daha sonra da CHP'nin iktidar olabilmesi için elimden gelen bütün gayreti sarf edeceğim” açıklaması yaparak hedefini koymuş oldu.&lt;br /&gt;Çünkü konuşmasında hiç Önder Sav’dan bahsetmemişti.&lt;br /&gt;Ankara’da bunlar yaşanırken, aynı günlerde İzmir’de ne oluyordu?&lt;br /&gt;Baykal’ın devrilmesiyle iktidarı ele geçiren Sav grubunun keyfine diyecek yoktu. İzmir milletvekili ve ekip şefi Abdürrezzak Erten Genel Sekreter Yardımcısı olmuş, ekibin üçüncü adamı Mehmet Süne Parti Meclisi’nde yer bulmuştu.&lt;br /&gt;İzmirli CHP’lilerin tepkilerini gören Erten süreci yumuşatma çalışmalarına girişmiş, ekip tanımlamasını yok etmek için elinden geleni yapmaya başlamıştı. Erten bir röportajında, “Şu anda yeni yönetimin gelmesiyle birlikte ben ağırlıklı olarak ekip lafını kullanmamaya özen gösteriyorum. Bana kalırsa ekipçilik olayı bitmiştir, nihayetinde ben genel merkezin üst düzey sorumlusuyum. Olaylara artık şu açıdan bakarım. Ya genel merkezcisinizdir, ya genel merkez karşıtı” diyerek aslında Baykal taraftarlarının genel merkez karşıtı olduklarını dile getirmeye çalışıyordu.&lt;br /&gt;İzmir’de özellikle Konak, Karabağlar, Gaziemir ve Buca’da etkili olan ekip, son darbeyi de vurdu. Kurultay öncesi İzmir il Başkanı seçilen Baykalcı Ekrem Bulgun’un il yönetimini istifa ettirerek yerine Sav grubunun beyaz yüzü Rıfat Nalbantoğlu’nu getirdi.&lt;br /&gt;Rıfat Nalbantoğlu aslında PM üyeliğine seçildiğinde Baykal’ın yanındaydı. İl Başkanı olarak İzmir’e atandığında ana misyonu ekibi İzmir’den temizlemekti.&lt;br /&gt;Ancak ne oldu ise oldu, Nalbantoğlu 180 derece bir dönüş yaparak ekibe katıldı ve il kongresi öncesi ilçe kongrelerinin ekip tarafından kazanılmasında önemli rol oynadı.&lt;br /&gt;Bugünlerde Kılıçdaroğlu yapısına yelken açan Nalbantoğlu’nu İzmirli CHP’liler ilginç sıfatlarla değerlendiriyorlar. Ancak internet bile olsa bu sıfatları burada kullanmam yasal sorunlara neden olabilir.&lt;br /&gt;Sav’ın etkin olduğu kurultaydan İzmir bazında karlı çıkan bir başka yapı daha vardı. Kocaoğlu grubu…&lt;br /&gt;Kocaoğlu, Sav ve Kılıçdaroğlu ile anlaşmış, Alaattin Yüksel, Oğuz Oyan ve Hülya Güven’i PM’ye sokmayı başarmıştı.&lt;br /&gt;Ne de olsa CHP’nin sanal kalesinin belediye başkanıydı Kocaoğlu…&lt;br /&gt;Kocaoğlu Baykal döneminin bir anlamda acısını çıkarıyordu. Baykal’ın liderliğinde İzmir’de siyasi anlamda bir varlık gösteremeyen Kocaoğlu şimdi siyaset liderliğine hazırlanıyordu. Tabii en yakın çalışma arkadaşı Alaattin Yüksel ile birlikte…&lt;br /&gt;İzmir’de Baykal taraftarları tamamen geri çekilmişti…&lt;br /&gt;Bir tarafta genel merkez üzerinden güçlenen ekip, diğer tarafta büyükşehir gücü ile yükselen Alaattin Yüksel.&lt;br /&gt;Hani bir şeyin kötüsü vardır. Ama bu süreç duble kötü bir süreçti.&lt;br /&gt;Baykal’a bağlılığı ile bilinen Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı’nın MYK kararı ile ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi “cadı avı” tanımlaması ile özetlenebilir.&lt;br /&gt;Baykal ise bazı illerde düğün törenlerine katılıyor, siyasette hala var olduğunun altını çiziyordu.&lt;br /&gt;Bir gün Deniz Baykal arkadaşlarına ilginç bir mesaj gönderdi.&lt;br /&gt;“Önümüzdeki hafta ilginç gelişmeler yaşanabilir.”&lt;br /&gt;Kimse ne olduğunu anlamamıştı.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu-Sav yapısını bozmak o gün için mümkün görünmüyordu.&lt;br /&gt;Bir hafta sonra mesele anlaşıldı.&lt;br /&gt;Yargıtay Başsavcılığı CHP’nin iki kurultay önce kabul edilen ancak bir türlü yürürlüğe giremeyen yeni tüzüğünün bir an önce uygulanmasını istedi.&lt;br /&gt;Bu açıklama CHP kulislerinde bomba etkisi yaptı.&lt;br /&gt;Bir bölüm hukukçu yeni bir kurultay gerekir talebinde bulunurken başsavcı son noktayı koydu:&lt;br /&gt;“Kurultaya gerek yok, sadece tüzük uygulansın…”&lt;br /&gt;İşte bu gelişmeler Baykal’ı yiyen Sav ile Kılıçdaroğlu yapısının koptuğu süreci beraberinde getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARIN: Sav - Kılıçdaroğlu ayrışması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FOTO ŞAKALI NOT: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZBAN’ın trenleri hala arızalanmaya ve durmaya devam ediyor. Vatandaş da istasyonlarda sersefil… Tren seferleri 15dakikadan yarım saate çıkarıldı. Arkadaşlarımız da Kocaoğlu’nun vatandaşı bekletmemesi için kullanması gereken drezyna adlı aracı yeniden ürettiler… Demiryolu çalışanlarının çok iyi bildiği bu aracın ileri teknoloji iddiasında olan İZBAN tarafından da bilinmesi şart oldu.&lt;br /&gt;Bunu en iyi kullanacak makinist de tabii ki İzmir’i bir yerlere sürükleyen Kocaoğlu’ndan başkanı olmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 16 - 12- 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6983777938080966487?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6983777938080966487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6983777938080966487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6983777938080966487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-2.html' title='CHP&apos;de kurultaya doğru -2'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6728320036080994765</id><published>2010-12-15T11:40:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.097+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ulusal Siyaset'/><title type='text'>CHP'de kurultaya doğru - 1</title><content type='html'>Herşey 6 Mayıs 2010 Perşembe gece yarısı www.metacafe.com adlı sitede yayınlanan bir video kasedi ile başladı. 7 Mayıs 2010 Cuma sabahı bu kez www.habervaktim.com adlı site “Deniz Baykal’ın seks kaçamağı… İzleyin! Habervaktim, yine Türkiye gündemini sarsacak bir video yayınlıyor. Habervaktim’in ele geçirdiği bomba etkisi yapacak videoda CHP liderinin inanılmaz görüntüleri var… Şok… İzleyin” manşeti ile bu videoyu Türk okuyucularına taşıdı. Ardından tüm internet haber siteleri bu videoyu sayfalarına kopyalamış, Hürriyet, Milliyet, Sabah gibi gazeteler de internet sayfalarından olayı duyurarak tüm Türkiye’nin kaset olayına kilitlenmesine neden olmuşlardı.&lt;br /&gt;Hikâye aslında çok basitti…&lt;br /&gt;Görüntüler Deniz Baykal ile uzun süre özel kalem müdürlüğünü yapan Nesrin Baytok’un bir odada bulunmalarından ibaretti.&lt;br /&gt;Görüntülerin internet sitelerinde yayınlanması üzerine harekete geçildi.&lt;br /&gt;Bunun bir hukuki bir de siyasi süreci vardı.&lt;br /&gt;Hukuki süreçte Baykal’ın avukatları suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı TCK’nın 134. Maddesi’nde düzenlenen “özel hayatın gizliliğini ihlal”, TCK’nın 135. maddesinde yer verilen “kişisel verilerin kaydedilmesi” ve TCK’nın 125/1. ve 2. maddelerinde düzenlenen “hakaret” suçları kapsamında ilk olarak CHP Genel Başkanı Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülere erişimin engellenmesine karar verdi. Bunun uygulanması için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı görevlendirdi.&lt;br /&gt;Videoyu yayınlayan siteler video yayınlarını geri çektiler. Çekmeyen siteler ise kapatıldı. Polis daha sonra görüntüleri haber olarak ilk kez veren www.habervaktim.com adlı merkezine baskın düzenledi. Site sahibi sorgulandı. Görüntülerin yasaklanan video paylaşım sitesi www.youtube.com’dan sonra popülerliği artan başka bir video paylaşım sitesi olan www.metacafe.com’dan “haber niteliği taşıdığı” nedeniyle alıntı yapıldığı söylendi. Metacafe isimli siteye ilişkin kayıt arayan polis yetkilileri, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na başvurdu. Baykal’ın görüntülerini yayınlayan sitenin Kanada Toronto’da merkezli bir adrese sahip olduğu anlaşıldı.&lt;br /&gt;Olayın siyasi süreci ise Türkiye’nin kaderini değiştirecek oranda baş döndürücü bir hızla gelişti.&lt;br /&gt;Deniz Baykal kamuoyuna yaptığı ilk açıklamada, kaseti düzmece olarak değerlendirdi, “Tarih, bu tür şantajlar, düzmece haberlerle dolu. CHP’nin üzerine yıllardır haksız bir şekilde yapıştırılmaya çalışılan kötü, kabul edilemez bir yalanın yıkıldığı süreçte bu şantajın, bu iftiranın yapılması amaçlarını gösteriyor” dedi.&lt;br /&gt;Neydi bu yalan?&lt;br /&gt;Baykal bu yalanı şöyle açıkladı:&lt;br /&gt;"İnançlı yurttaşlarımızla hiçbir kavgamız olmadığı, halkımızın dinine, diline, giyim ve kuşamına müdahale etmediğimizi halkımız gördü. O kesimleri de sahiplenmemiz ve bilhassa son olarak Diyanet İşleri Başkanımızın davetlisi olarak Kutlu Doğum Haftası’na katılışım ve orada yaptığım konuşmanın mütedeyyin insanlarımız tarafından da takdirle karşılanması bu çevreleri ürküttü.”&lt;br /&gt;Baykal’a göre yükselen CHP bazı kesimleri korkutmuş, bu tür bir düzmece kasetle partinin iç işleyişinin karıştırılması hedeflenmişti.&lt;br /&gt;“İstifa edecek misiniz” sorusuna ise verdiği yanıt açıktı:&lt;br /&gt;“Neden? O ahlâksızların istediği de zaten benim istifa etmem değil mi? İstifa edip de onların isteklerini yerine getirmemi bekleyenler varsa boşuna umutlanmasınlar. CHP’nin şu anda tek hedefi var, iktidar olmak. Bu atılan iftiralar da zaten iktidar olacağımız anlaşıldığı içindir.”&lt;br /&gt;Deniz Baykal istifa etmek taraftarı değildi. Hem de kurultaydan kısa süre önce… Partiyi yeniden yapılandırmaya çalışmış, Önder Sav’ın etkisini azaltarak yeni tüzüğün yürürlüğe girmesi için atılması gereken tüm adımları atmıştı.&lt;br /&gt;Kurultay sonrası partide genel başkanın daha da güçlendiği bir sürece girilecekti.&lt;br /&gt;Kamuoyunda çok tartışılan kaset konusu, Baykal’ı CHP Genel Merkezi’nde olaydan üç gün sonra basın toplantısı yapmasına neden oldu. Ve Baykal sürpriz bir şekilde istifa ettiğini açıkladı.&lt;br /&gt;CHP’de yeni bir sürece girilmişti.&lt;br /&gt;Partinin kurucu başkanı belki de ilk defa partinin başında sorunsuz lider olacağı kurultay çalışması öncesi bir kaset olayı yüzünden genel başkanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştı. Baykal için zor bir dönemdi. Yıllardır kamuoyunda “hizipçi”, “CHP’den gitmeli” eleştirilerine maruz kalmış, ancak son 1 yıldır AKP hükümetine gösterdiği sert ve dik muhalefeti nedeniyle merkez hatta merkez sağın bile takdirini kazanmıştı. Üstelik partinin oyları sürekli yükselme trendinde idi.&lt;br /&gt;Baykal istifa konuşmasında, “ABD'den, Pensilvanya'dan aldığım üzüntü mesajlarının samimiyetine de inanıyorum. Çok ayıp ama diye başlayanlara da söyleyecek sözüm var” diyerek kamuoyunda yeni bir siyasi tartışmanın başlamasına da zemin hazırlamıştı.&lt;br /&gt;Yoksa Fethullah Gülen AKP ile ilişkisini kesip, CHP’ye doğru mu yakınlaşıyordu?&lt;br /&gt;Baykal’ın istifasına en çok kızan isimlerden biri o dönemin genel sekreteri Önder Sav oldu.&lt;br /&gt;Yıllardır birçok kararı birlikte alan Baykal-Sav ikilisinin arası açılmaya başlamıştı. Sav kendisine sorulmadan alınan istifa kararının ardından çalışmaya başladı. Baykal partinin başında kurultaya girmesi halinde kendisinin ve ekibinin pasifize edileceğinin farkındaydı. Bu bir şanstı Sav için.&lt;br /&gt;Hatta partide kasetin ortaya çıkışından Sav grubunun sorumlu olduğuna dair bazı tespitler de yapılıyordu.&lt;br /&gt;Baykal istifa edince yerine başkanvekili olarak Cevdet Selvi atandı.&lt;br /&gt;Selvi partiyi kurultaya taşıyacak isimdi…&lt;br /&gt;Deniz Baykal’ın istifa metninden, kurultayda geriye dönmek istediği fikrini çıkarmıştı Sav. Kurucu genel başkanın geriye dönüşüne karşı idi. Bu nedenle bir gün sonra TBMM Parti Grubu’nda yaptığı konuşmada Baykal’ın geriye dönüşüne kesinlikle karşı olduğunu net biçimde ifade etmişti genel sekreter.&lt;br /&gt;Bir tarafta kaset skandalı ile kenara çekilmek zorunda kalan genel başkan, diğer tarafta tasfiye olacak iken aniden güç toplayan genel sekreter.&lt;br /&gt;Baykal taraftarları örgüte de güvenerek “Geriye dön” mitingi toplamaya başlamışlardı. Amaç başta kurultay delegasyonu olmak üzere örgütün Deniz Baykal’ın arkasında olduğunu kamuoyuna göstermekti.&lt;br /&gt;Ama karşılarına yine Önder Sav çıktı. Sav aba altından sopa göstererek bu mitingin düzenlenmesini engellemek için elinden gelen her şeyi yaptı.&lt;br /&gt;Baykal ile Sav bir daha bir araya gelmemek üzere ayrılıyorlardı.&lt;br /&gt;Ya İzmir’de ne oluyordu?&lt;br /&gt;Sav’ın bir numaralı ismi Abdürrezzak Erten’in kurultay öncesi Baykal ile sorunlar yaşıyordu. Özel hayatı çerçevesinde yaşadıkları Baykal’ın kulağına gitmişti. Üstelik İzmir’deki örgütü hallaç pamuğu gibi attığı için kırsal bölgeden ciddi tepki topluyordu.&lt;br /&gt;Herkes Abdürrezzak Erten’in suyunun ısındığından emindi.&lt;br /&gt;Ancak Baykal’ın gidişine neden olan kaset ortaya çıkınca işler değişti.&lt;br /&gt;Erten kurultayda olacakları beklemeye başladı. Daha doğrusu Önder Abisi’nin oynayacağı rol çerçevesinde partide yeniden güçlenmenin yolunu bekliyordu.&lt;br /&gt;Sav örgüsünü örmeye başlamıştı.&lt;br /&gt;İlk hedef Kılıçdaroğlu’nu kendisine çekmekti.&lt;br /&gt;İl başkanları toplantısından önce Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklattırarak Baykal’a çok önemli bir gol attı.&lt;br /&gt;Kamuoyunda yansıma bulan Kılıçdaroğlu isminin genel başkan adayı olarak açıklanması, üstelik bu adayın Sav’ın adayı olarak lanse ettirilmesi Baykal’ın geriye dönüş planını suya düşürdü.&lt;br /&gt;Adaylık açıklamasından sonra Ankara’ya gelen il başkanlarının büyük bölümü Kılıçdaroğlu demiş, Sav istediği sonuca ulaşmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARIN: Sav’ın taktikleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Büyükşehir Belediyesi’nin Bornova’daki buz pistinin bulunduğu arazinin sahiplerine 82 milyon lira ödeyecek olması üzerine şunu söylemem gerekmiyor mu? “Lütfen bir işi de doğru yapın…” Dikkati çeken diğer konu da nedense arazi sahiplerinin avukatının belediyenin bu tür sorunlar yaşadığı davalarda karşı tarafı savunması ve hep kazanması…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 15 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6728320036080994765?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6728320036080994765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6728320036080994765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6728320036080994765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/chpde-kurultaya-dogru-1.html' title='CHP&apos;de kurultaya doğru - 1'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8830187792861819460</id><published>2010-12-13T11:38:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.104+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Tehlikeli hafta</title><content type='html'>Kılıçdaroğlu - Sav ve Kılıçdaroğlu - Baykal görüşmelerinin arka planını okumak gerekiyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal PM seçimi sırasında uygulanacak sistem konusunda çok net…&lt;br /&gt;Aynı netliği Kılıçdaroğlu da gösteriyor.&lt;br /&gt;Ancak Sav daha ortada durarak bu çatışmadan pay çıkarma niyetinde…&lt;br /&gt;Sav’ın hesabı şu:&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ile Baykal ilişkileri gerilecek, CHP Genel Başkanı Baykal ile ipleri tamamen atacak. Sonra Sav grubu ile ortak bir blok liste oluşturacak.&lt;br /&gt;Ancak kimse şu gerçeği görmüyor.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ekibi partinin tamamına hâkim olur ise ne Baykal kalır ne de Sav…&lt;br /&gt;Karşımıza yeni gruplar çıkacak.&lt;br /&gt;Bunlardan biri Alaattin Yüksel Aziz Kocaoğlu grubu…&lt;br /&gt;Yüksel böyle bir noktada güç elde etmek için harekete geçmiş durumda.&lt;br /&gt;İzmir’in işadamlarını ziyaret ederek otobüs kiralanması konusunda kendilerinden destek istiyor… Yüksel’in amacı İzmir’den Ankara’ya götüreceği büyük bir grup ile Kılıçdaroğlu’na baskı yapmak ve listelerde etkili olmak.&lt;br /&gt;Sadece listeler değil önemli olan. Yüksel son gelişmelerden sonra ele geçirdiği genel başkan yardımcılığı koltuğunu da kaptırmak istemiyor.&lt;br /&gt;Üstelik daha da ileri gidiyor ve örgütlenmeden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevinin kendisine bırakılmasını talep ediyor.&lt;br /&gt;Diğer bir ifade ile eğer Kocaoğlu’nun desteği ile Yüksel parti meclisi seçimlerinde başarılı olur ise ne Sav grubu kalır ortada ne Baykal grubu…&lt;br /&gt;Bu nedenle çarşaf liste konusunda adım atılmak zorunda.&lt;br /&gt;İzmir’de yapılan toplantıda bir grubun yine taraf değiştirerek bu kez Kılıçdaroğlu bünyesine destek verdiği görülüyor.&lt;br /&gt;Savunmaları da hazır…&lt;br /&gt;Genel başkanın elini rahatlatmak.&lt;br /&gt;İyi de yeni tüzüğe göre genel başkan Parti Meclisi’nde görmek istediği isimleri Bilim Kurulu’ndan atıyor. Üstelik tek bir sözü ile hepsini genel başkan yardımcılığı görevine getirmesi de mümkün.&lt;br /&gt;Dolayısıyla genel başkanın eli zaten rahat.&lt;br /&gt;Ancak arka planda başka bir düşünce var.&lt;br /&gt;Amaç sadece partiyi yönetmek değil.&lt;br /&gt;Amaç genel seçimler öncesi milletvekili listelerini istedikleri gibi oluşturmak.&lt;br /&gt;Kocaoğlu bu planlamanın tam göbeğinde…&lt;br /&gt;İzmir’de yaşadığı ve ileriki süreçte daha sertini yaşayacağı siyasi gerginliklerden sıyırmak, güvendiği parti üst yönetimi ile kendisine karşı oluşacak muhalefeti engellemek.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu yapısı içerisinde olan bazı milletvekillerinin bu gelişmeleri iyi izlemeleri gerekiyor.&lt;br /&gt;Aksi taktirde gün gelir ellerindeki güç bir anda kayabilir.&lt;br /&gt;Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey bu…&lt;br /&gt;Gürsel Tekin’in de İzmir’deki plandan bilgi sahibi olması şart. Çünkü gerek Kılıçdaroğlu gerekse Tekin İzmir’deki yapılanmadan çok haberdar değil.&lt;br /&gt;Eğer İzmir’i Kocaoğlu-Yüksel ikilisine bırakırlar ise bu seçimde CHP’nin bölgedeki oylarının nereye kadar düşebileceğini kimse tahmin edemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Ege’deki enerji ihalelerine dikkatli bakmak gerekiyor. Çok tartışmalı bir süreç bizleri bekliyor. Benden söylemesi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 13 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8830187792861819460?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8830187792861819460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/tehlikeli-hafta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8830187792861819460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8830187792861819460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/tehlikeli-hafta.html' title='Tehlikeli hafta'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6196395832701792725</id><published>2010-12-10T11:37:00.002+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.111+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İki duble yeter</title><content type='html'>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “meyhaneye gitmeyin, iki dubleden fazla içmeyin” uyarısı CHP’liler arasında espriye dönüşmüş bile…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşamüstü Gaziemir Belediyesi’nin yeniden düzenlediği sosyal tesisinin açılış kokteylinde de konu iki duble üzerineydi. Ancak gördüğüm kadarıyla CHP’liler genel başkanlarının bu önerisini pek dikkate almamışlar.&lt;br /&gt;Gelsin rakılar, gitsin şaraplar durumu hala güncelliğini koruyor…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’nun özellikle İzmir’de böyle bir açıklama yapmasını bazı olayların genel başkana aktırıldığı tezini güçlendiriyor.&lt;br /&gt;Kokteylde bir masada Kılıçdaroğlu yapısı, diğer masada ise ekip vardı.&lt;br /&gt;Güldal Mumcu ve Abdürrezzak Erten’in bulunduğu masada tarafıma yönelik bakışlar kuzey kutbundan esen rüzgârlardan daha soğuktu.&lt;br /&gt;Masada her zamanki gibi Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm ile beni gördüğünde ne yapacağını şaşıran Nuri Batuhan da vardı.&lt;br /&gt;Murat Haluk Öncel ise klasik “U” dönüşlerinden birini yaparak Kılıçdaroğlu ekibinin masasına kapağı atmıştı.&lt;br /&gt;Kurultay sonrası başka masalara doğru yelken de açabilir ya neyse…&lt;br /&gt;Masaların tamamında blok ve çarşaf liste konuşuluyor, Alaattin Yüksel ile Aziz Kocaoğlu’nun tavrı eleştiriliyordu.&lt;br /&gt;Herkes ateş püskürüyor Yüksel’e…&lt;br /&gt;CHP’liler öyle bileniyor ki, kurultayda Aziz Kocaoğlu ve Alaattin Yüksel’in işi hiç de kolay görünmüyor.&lt;br /&gt;Kemal Kılıçdaroğlu’nu kuşatan ve örgüt ile genel başkanın ilişki kurmasını engelleyen bu ikilinin PM için düşündükleri isimler ise hayli ilginç.&lt;br /&gt;Eski disiplin Kurulu Başkanı Ülkü Caner bunlardan biri… Ankara’da Alaattin Yüksel için kamp kuran ve PM üyeliği için harekete geçen Caner’in yanısıra Kocaoğlu, Şeyhmuz Kayapınar’ı da PM’ye sokma derdinde…&lt;br /&gt;Hülya Güven, Oğuz Oyan ise olmazsa olmazları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın…&lt;br /&gt;Bu gidişle tüm PM’yi Kocaoğlu belirleyecek gibi…&lt;br /&gt;Ya diğer gruplar ne yapacak?&lt;br /&gt;Onların elleri de armut toplamıyor değil mi?&lt;br /&gt;Sav grubu telefon ile bütün kurultay delegelerine ulaşıp, “Eski genel sekreterimizin selamı var. Kendileri partinin demokratikleşmesi ve PM’de tüm fikirlerin temsili için çarşaf listeyi benimsiyor” mesajını veriyorlar.&lt;br /&gt;Baykal ekibi de boş durmuyor.&lt;br /&gt;Kurultay delegasyonu içerisinde çarşaf listeye oy verecekleri saptamaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;Anlaşılan o ki çok ilginç bir kurultay yaşanacak.&lt;br /&gt;Ve bazıları şimdiden bastırdıkları kartları şömine yakmak için kullanmak zorunda kalacak.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu acaba İzmir ziyaretinde çevresinde olanları irdeleme fırsatı buldu mu?&lt;br /&gt;Bunu önümüzdeki hafta öğreneceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 10 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6196395832701792725?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6196395832701792725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/iki-duble-yeter.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6196395832701792725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6196395832701792725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/iki-duble-yeter.html' title='İki duble yeter'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6770770279349384561</id><published>2010-12-08T11:35:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.119+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yeni isimler sahnede</title><content type='html'>Kemal Kılıçdaroğlu bugün İzmir’de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini karşılayacaklar arasında çok farklı simalar olacağını tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;Ne de olsa yeni bir yapı yeni bir bakış açısı…&lt;br /&gt;Eski sistemde milletvekili adayı olmayı düşünemeyenler bu kez yeni lider ile şanslarını yeniden denemek istiyorlar.&lt;br /&gt;Bunların başında 9 Eylül eski rektörü Emin Alıcı geliyor. Baykal ile yıldızı bir türlü barışmayan Alıcı’nın, Kılıçdaroğlu ile hangi düzlemde anlaşacağı ise ayrı bir merak konusu. Aşırı ulusalcı kimlikli bir aday adayı ile enternasyonalist olmaya çaba harcayan lider arasındaki korelasyonu hep birlikte izleyeceğiz.&lt;br /&gt;Emin Alıcı daha önce de milletvekilliği adaylığını denemiş, ancak bir akşam yemeğinde söyledikleri kameralar tarafından kaydedilince ciddi eleştirilere uğramış, Baykal’ın gözünden düşmüştü…&lt;br /&gt;Şimdi yeni lider, yeni şans…&lt;br /&gt;Eski SHP’liler ile eski DSP’liler de CHP saflarına katılmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;Bunların arasında en dikkatimi çeken SHP eski il başkanı Mustafa Korkmaz ile DSP eski il başkanı Ulvi Puğ…&lt;br /&gt;Bir zamanlar çok eleştirdikleri CHP’de ne yapacaklarını merak etmiyor değilim.&lt;br /&gt;Tabii her yeni isim CHP’de uzun süre adaylık bekleyenleri de rahatsız etmeye başlayacaktır.&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nun adaylarını da dikkate aldığımızda değil 26 aday, 100 aday bile yetmez İzmir’e…&lt;br /&gt;Belki bir bölümünü başka kentlere göndermesi gerekecek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın…&lt;br /&gt;Ne de olsa Alaattin Yüksel ile Ege’nin tüm kentlerini dolaşıp siyaset yapmaya başladı. Oralardan birer adet kontenjan da alır artık.&lt;br /&gt;Ancak son günlerde bir tartışma var CHP İzmir’de…&lt;br /&gt;Alaattin Yüksel ile Aziz Kocaoğlu’nun Ege seyahatleri üzerine…&lt;br /&gt;Rivayete göre Kocaoğlu kurultayda blok liste kullanılması için yaptığı Ege turunda büyükşehirdeki makam aracını kullanıyormuş.&lt;br /&gt;Her ne kadar Hasan Tahsin bu tespite, “Adam bu tür yerlere kendi arabasıyla mı gidecek? Başbakan da bu işler için uçağını kullanıyor” dese de, o iş öyle değil…&lt;br /&gt;Bir belediye başkanı sadece siyaset yapmak için planladığı gezide makam aracı kullanamaz, kullanmamalı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 08 - 12- 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6770770279349384561?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6770770279349384561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/yeni-isimler-sahnede.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6770770279349384561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6770770279349384561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/yeni-isimler-sahnede.html' title='Yeni isimler sahnede'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7766363438900467207</id><published>2010-12-05T11:33:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.126+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Blokçular – çarşafçılar…</title><content type='html'>CHP’de kurultay vakti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Top bir oraya, bir buraya gidip geliyor…&lt;br /&gt;İki gün önce çarşaf liste konusunda iddialı olanlar, daha sonra bu iddialarından vazgeçiyor, hatta bir adım ileri giderek, “Kurultay blok liste ile yapılmalı” diyebiliyorlar.&lt;br /&gt;Yıllardır blok liste savunucuları olanlar ise, “Partide demokrasi için şimdi çarşaf liste zamanı” önerisinde bulunuyorlar…&lt;br /&gt;Blok liste konusunda ısrarcı isimlerin başında Kemal Kılıçdaroğlu geliyor. Kılıçdaroğlu da biliyor ki, kendi ekibi olarak adlandırılan bugünkü yönetimin parti tabanı ile alakası bile yok.&lt;br /&gt;Genel Sekreter Süheyl Batum’un tek oyu var.&lt;br /&gt;Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ise son kurultayda blok listede Önder Sav ile birlikte en çok çizik yiyen isimlerin başında geliyor.&lt;br /&gt;Hurşit Güneş ile Umut Oran’ın da kurultayda tek oyları var.&lt;br /&gt;Yerel yönetimlerden sorumlu Alaattin Yüksel’in kendisi ile birlikte alacağı toplam oy ise toplam yedi…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu ortaya koymaya çalıştığı blok listede Baykal ve Sav’a çok yakın isimlere görev vermeyeceğini net biçimde açıklaması parti içinde dengeleri iyice germiş durumda.&lt;br /&gt;Buna karşılık Deniz Baykal ve Önder Sav çarşaf listeden yana…&lt;br /&gt;Baykal, Kılıçdaroğlu’nun liderliği çerçevesinde kendisine yakın isimlerle bir liste oluşturulmasını istiyor. Kendisinin genel başkanlık sorunu yok. Ancak partiyi iyi bilen bir ekip ile seçime gidilmesini talep ediyor Baykal…&lt;br /&gt;Önder Sav ise içten içe Kılıçdaroğlu’nu düşürmeyi planlıyor. Ancak kamuoyunda hala desteği olan CHP Genel Başkanı’na dokunamaz ise en azından çevresini örmeyi planlıyor. Hedefi de Parti Meclisi’nde ağırlığı ele geçirmesi. Böylece merkez yoklama ile belirlenecek milletvekili adaylıklarında etkili olacak Sav…&lt;br /&gt;İzmir’de de durum karışık…&lt;br /&gt;Kurultay delegasyonu belediye başkanları ve ilçe başkanlarından kurulu olduğu için kimin hangi adımı atacağı çok bilinmiyor.&lt;br /&gt;Sav’a çok yakın olan isimlerin çarşaf liste isteyecekleri açık…&lt;br /&gt;Baykal’a yakın isimler de aynı düşüncede…&lt;br /&gt;Ya diğerleri?&lt;br /&gt;Kocaoğlu, İzmir’deki yapıdan bir şey çıkaramayacağını bildiği için, blok oy konusunda Ege’ye açılmayı tercih etti.&lt;br /&gt;İzmir örgütünde hem kendisine hem de Alaattin Yüksel’e büyük tepki var. O da yakın arkadaşını yine bir yerlere taşımak için Ege Bölgesi’ni turluyor, blok liste için kurultay delegasyonunu ikna etmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;Son 1 hafta kurultay çatışması hayli sertleşeceğe benziyor.&lt;br /&gt;Burada en önemli görev yine Deniz Baykal’a düşüyor…&lt;br /&gt;Bakalım yılların siyasetçisi Baykal kurultay öncesi hangi dinamikleri harekete geçirecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm’ü eskisi kadar aktif görmüyorum. Herhangi bir sorunu mu var acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol ziyaretimize geldiğinde belediyelerin ağır borçlarından yakındı. Yeni yerel yönetim yasasına ihtiyaç var açıkçası…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Pazartesi günü (bugün) 14.30 – 15.00 arası 107.9 FM bandında yayın yapan radyomuz “Radyopause”daki Sınırsız adlı programda Serdar Öztürk ile birlikte AKP milletvekillerini ağırlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 05 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7766363438900467207?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7766363438900467207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/blokcular-carsafclar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7766363438900467207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7766363438900467207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/blokcular-carsafclar.html' title='Blokçular – çarşafçılar…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6961372588349550267</id><published>2010-12-03T11:31:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.133+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Ocak'ın bereketi</title><content type='html'>Hep yazıyorum, ocak ayında hareket olacak diye… &lt;br /&gt;Nedenleri çok basit…&lt;br /&gt;En önemlisi Ege’ye yeni bir yayın organı kazandırıyoruz. 16 sayfalık yepyeni bir gazete… Elinize aldığınızda, “Bugün kentte hangi gündemi yaratmışlar” diyebileceğiniz bir yayın organı olacak…&lt;br /&gt;Dosyaların bir bölümünü orada açacağız. Bazılarını da mahkemelere saklıyorum. Hani Hızır ve Kocaoğlu benim için suç duyurusunda bulunmuşlar ya… İşte orada her ikisi için de söyleyeceklerim olacaktır tabii ki…&lt;br /&gt;Savcı beni dinler mi?&lt;br /&gt;Dinlemek ve gerekir ise bunları Türkiye medyası ile paylaşmak zorunda kalacaktır.&lt;br /&gt;Öyle kolay değil…&lt;br /&gt;Elinizde dosya var ise ve bu dosyalarda bazı kanıtlar yer alıyor ise en doğru iş bunları savcılığa teslim etmektir…&lt;br /&gt;Şimdi bazıları gerilecektir, bunun elinde ne var diye…&lt;br /&gt;Gerilmek iyidir, insanı diri tutar…&lt;br /&gt;Neresinden baksak durum vahim…&lt;br /&gt;Kentin ileri gelenleri ne yapıyor?&lt;br /&gt;Gazetelerde İzmir’in duayenlerinin kentin geri kalışı konusunda yaptıkları açıklamalar var.&lt;br /&gt;İyi de bu kentin yerel yönetiminin hiç mi hatası yok?&lt;br /&gt;Kimse, “Kardeşim bu kentin önünü tıkayanlar var. Bu isimler durduğu sürece bu kent gelişmez” demiyor.&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nu eleştiren İTO Başkanı Ekrem Demirtaş bile farklı telden çalmaya başladı. Nerede eski “çarşı” tarzı?&lt;br /&gt;O da düzene mi uydu, yoksa “Bir süre böyle davranalım. Seçimlerden sonra yeniden harekete geçeriz mi?” diye düşünüyor.&lt;br /&gt;Ama Demirtaş’ın unutmaması gereken önemli bir konu var. Bazıları seçimleri bile görmeyebilir.&lt;br /&gt;Ocak ayındaki en önemli gelişmelerden biri de CHP kurultayının yerele yansıması olacak.&lt;br /&gt;Sav ekibinin PM’de kalabalık olmasından dolayı zorunlu olarak görev verilen birilerinin kurultaydan sonra aynı koltuklarda oturacaklarını mı zannediyorsunuz?&lt;br /&gt;Biraz daha bekleyin ve gelişmeleri izleyin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 03 - 12 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6961372588349550267?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6961372588349550267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/ocakn-bereketi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6961372588349550267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6961372588349550267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/12/ocakn-bereketi.html' title='Ocak&apos;ın bereketi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6612604530857366725</id><published>2010-11-30T11:29:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.141+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İzmirleaks gerekli…</title><content type='html'>Şu Wikileaks ortaya çıktı çıkalı, çevreye savrulan öncü dosyalara baktım. İzmir Büyükşehir belediyesi şimdilik karşıma çıkmadı. Ama bu durum önümüzdeki günlerde çıkmayacağı anlamına gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu ya da Alaattin Yüksel konusunda Wikileaks’ten bir dosya bulsak fena olmaz sanırım…&lt;br /&gt;Gerçi elimizdeki dosyaları önümüzdeki aylarda gazete üzerinden teker teker gündeme taşıyacağız… Aslında bizim dosyalar Wikileaks’ten daha fazla gürültü koparacaktır eminim.&lt;br /&gt;Ege’nin Sesi adlı internet sitesinde Sinan Kara, Aziz Kocaoğlu ile Birol Soylu arasındaki ilginç ilişkiyi gözler önüne sergilemeye devam ediyor.&lt;br /&gt;Ben bile şaşırdım Kemalpaşa’daki Saklıkent işine…&lt;br /&gt;Yahu Birol Soylu… Nasıl bir ilişki ağıdır bu? İnsan algılamakta zorlanıyor… Gerçi Alaattin Yüksel tüm bu ilişkileri biliyordur diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Ya İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam’ın kızının yurdu konusuna ne demeli…&lt;br /&gt;Buca Belediyesi’nin 4 kez mühürlediği bir yerin mührünün sökülmesi konusunu…&lt;br /&gt;İzmir’de çok ilginç işler oluyor. Ancak nedense kimse bugüne kadar bu konulara el atmıyordu.&lt;br /&gt;Birileri biliyordu da, bunları ifşa etmekten çekiniyordu…&lt;br /&gt;Ancak gün o gün değil artık…&lt;br /&gt;Çeşmenin tıkaçları tutmuyor ve sızıntılar başladı.&lt;br /&gt;Bundan böyle artarak devam edecek.&lt;br /&gt;Bakalım, kimler gazetecilik yapacak ya da yapıyor, kimler bazılarının sesini dinleyerek gazetecilik oyunu oynuyor.&lt;br /&gt;Günün birinde İzmir’de gazetecilik yapılır ise kentte bazı taşlar yerine oturur…&lt;br /&gt;Yoksa eski tas eski hamam… Ver parayı uslansın…&lt;br /&gt;Büyükşehirden tartışma yaratacak hayli dosya bekliyorum.&lt;br /&gt;Tabii bazı ilçe belediyelerinden de…&lt;br /&gt;Devlet kurumlarını unuttuğunu sanmayın.&lt;br /&gt;Zaten İzmir’in en büyük sorunu bu…&lt;br /&gt;AKP-CHP konsensüsü…&lt;br /&gt;Her şey, “Hep beraber olalım, yiyelim, içelim, yaşayalım” mantığı üzerine kurulu.&lt;br /&gt;Genel seçim sürecinde tüm bu dosyalar yavaş yavaş gündeme taşınır ise, milletvekili adayı olmayı planlayanlar da dikkatli davranmak zorunda kalır.&lt;br /&gt;Veya onları listelere koyacak genel başkanlar da…&lt;br /&gt;Yoksa milletvekilliği dokunulmazlık zırhı içerisinde 5 yıl boyunca mahkemelerden sıyrılma makamı olmamalıdır.&lt;br /&gt;Bu konuda gerek CHP yönetimine, gerekse AKP iktidarına büyük iş düşmekte… MHP ve DP’nin de aynı hassasiyet içerisinde olmaları şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Hasan Tahsin jeotermal işini iyi götürüyor. İşte size jeotermal olayının geldiği süreç… Bakalım sonuna kadar gidecek mi Tahsin. Durup durup, konu değiştiriyor da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 30 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6612604530857366725?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6612604530857366725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/izmirleaks-gerekli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6612604530857366725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6612604530857366725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/izmirleaks-gerekli.html' title='İzmirleaks gerekli…'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2420093626960794033</id><published>2010-11-29T11:27:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.150+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yatak odası görüntüsü mü gerekiyor?</title><content type='html'>Ortada üç belge var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüne de bir şekilde ulaştım…&lt;br /&gt;Bunlardan ilki Aziz Kocaoğlu’nun tarafıma yaptığı suç duyurusu…&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nu bu konu da tebrik ediyorum. Çünkü koskoca Büyükşehir Teftiş Kurulu olayın altından kalkamamış, yargıdan yardım dilenir durumda.&lt;br /&gt;Bakın ne yazıyor Kocaoğlu şikâyet dilekçesinde…&lt;br /&gt;“Makamınızca yapılacak soruşturma sonucu gerçek ortaya çıkacaktır. Müvekkil (yani Kocaoğlu) tarafından her iki şüpheli (Yani ben ve Ersu Hızır) hakkında gerçeği ortaya çıkaracak şekilde bir açıklama yapmak mümkün değildir. Örneğin yemeğin yendiği söylenen Gürel Rezidansa ait güvenlik kameralarının 28 Temmuz 2010 tarihindeki görüntülerinin incelenmesi, bu görüntülerde herhangi bir silinmenin olup olmadığının araştırılması, yemekte şüphelilerden başka şahısların olup olmadığı, şüphelilerin ve yemekte bulunduğu iddia edilen diğer şahısların telefon kayıtlarının getirtilerek şu an dâhil olmak üzere kiminle kaç kez görüştüklerinin ve kimlerin ne tür mesajları gönderdiklerinin ya da hangi mesajları aldıklarının tespiti sadece adli makamların aracılığı ile mümkün olabilir.”&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun taleplerinin daha fazla olmasını beklerdim.&lt;br /&gt;Mesela Süleyman Gençel’in yatak odası görüntülerinin istenmesi, bunların bizzat Kocaoğlu tarafından izlenmesi gibi…&lt;br /&gt;Taleplere bakınca kendimi organize suç örgütü üyesi sandım.&lt;br /&gt;Benim cep telefonumda kimlerle görüştüğüm büyükşehir belediye başkanını kesinlikle ilgilendirmez.&lt;br /&gt;Eline yüzüne bulaştırdığı yönetim krizini cep telefonlarımı dinleterek de aşamaz.&lt;br /&gt;Elindeki teftiş kurulu ne yaptı ki bugüne kadar.&lt;br /&gt;Onların raporuna da ulaştım zaten.&lt;br /&gt;Ne diyorlar?&lt;br /&gt;“Yaptığımız uzun araştırmalar sonucunda, bu yemeğin yenip yenmediğini kanıtlayamadık. Yargıya havale ettik.”&lt;br /&gt;Üçüncü belge ise Kocaoğlu’nun mülkiye müfettişlerine verdiği yazılı ifade… Bizi ne kadar da suçlamış o ifadede Kocaoğlu. Özellikle Ersu Hızır’ı…&lt;br /&gt;Hani bir adım daha ileri gitse, “büyükşehirde yolsuzluklar var ve bunların hepsin genel sekreter tarafından planladı” diyecek.&lt;br /&gt;Ben bir gazeteci olarak bu üç belgeye ulaşıp, kamuoyu ile paylaşırken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bir yemeğin yenip yenmediği konusunda düştüğü durumu okuyucularımın yorumuna bırakıyorum.&lt;br /&gt;Üstelik kendisine destek olan Birol Soylu’nun gazetecilere, “Kocaoğlu istediği için ifade verdim. İfade vermeseydim, bu şehirde beni çalıştırtmazdı” açıklaması ise elindeki tek ve tek kozun eriyip yok olmasına zemin hazırladı.&lt;br /&gt;Ocak ayından itibaren kıyamet kopacaktır.&lt;br /&gt;Bakalım o zaman kim kime nasıl hesap verecek, sevgili demokratik başkanım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Yılbaşından itibaren yayınlamayı planladığımız günlük gazete çok insanın ilgisini çekti. Herkes bu gazeteden çok şey bekliyor. Zaten önemli olan kentte gazetecilik yapmak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 29 - 11 - 2010&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2420093626960794033?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2420093626960794033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/yatak-odas-goruntusu-mu-gerekiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2420093626960794033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2420093626960794033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/yatak-odas-goruntusu-mu-gerekiyor.html' title='Yatak odası görüntüsü mü gerekiyor?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6232411394561594912</id><published>2010-11-25T11:08:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.160+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Su işinin sırrı</title><content type='html'>Su işi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ni iyice karıştırmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce kaleme aldığım olayı bir kez daha hatırlayalım.&lt;br /&gt;Hastanedeki bayramlaşma sırasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bir konuşma yapar. Konuşması sırasında boğazına takılan bir gıcık (Bu ben olmuyorum tabii ki) nedeniyle eli bardağa gider. Maksat su içerek gıcıktan kurtulmaktır. Ancak masada su yoktur.&lt;br /&gt;Görevliler bunu fark eder. Organizasyonda görevli genç, yanındaki stajyere suyun neden konmadığını sorar, ikisi arasındaki tartışmayı duyan Kocaoğlu, “Sizin yüzünüzden bu ülke gelişmiyor” der ve olayı büyütür.&lt;br /&gt;Tartışmanın göbeğindeki iki kişi işten çıkarılır.&lt;br /&gt;Genç arkadaş işten çıkarıldığını öğrenince konuyu Kocaoğlu’nun yakın arkadaşı Alaattin Yüksel ile paylaşır. Yüksel genç adamı, “Sen hastaneye git, ben gereken yerlere telefon edeceğim” diyerek gönderir. Genç adam hastaneye varır ve iş elbiselerini giyer. Hastane yönetimi kendisinin çalışmayacağını belirtince, “Alaattin Bey arayacaktı” der. Aldığı yanıt kendisini daha da şaşırtır: “Hayır bizi kimse aramadı…”&lt;br /&gt;Hastane yönetimi genç adama işten çıkartıldığına dair belge verir ancak genç adam bu belgeyi imzalamaz.&lt;br /&gt;Taşeron firmada çalıştığı için ne yapacağını da bilememektedir.&lt;br /&gt;Buyurun size işçi dostu belediye… Ve buyurun size işçi dostu belediye başkanı… Ve buyurun size 68 kuşağının temsilcilerinden CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel…&lt;br /&gt;Eşrefpaşa Hastanesi personeli şaşkın… Böyle bir tavrın gösteriliş biçimine de kızgın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Aliağa - Menderes hattının 4 Aralık günü devreye gireceğini söylemiş. Sonra da eklemiş, “Çiğli’ye kadar olan bölüm” diye…&lt;br /&gt;Yahu başkan 29 Ekim’de tamamını açmayı planladığınız bu hattı yarım yamalak açıp duruyorsunuz… Üstelik en ufak yağmurda sistem felç oluyor.&lt;br /&gt;Neden oluyor?&lt;br /&gt;Çünkü tamamı açılmadığı için sinyalizasyon sistemi çalışmıyor. Yağmurda göl olan metro hattı da tamamen çöküyor.&lt;br /&gt;Hakikaten Kocaoğlu bir gün iyi bir iş yapacak olursa ne yazacağımı bilemiyorum.&lt;br /&gt;Her gün kötü, her gün kötü…&lt;br /&gt;Bakalım, yılbaşında planladığımız günlük gazeteyi devreye soktuğumuzda açılacak dosyalardan kendileri ne kadar etkilenecek.&lt;br /&gt;Tabii ki sadece kendileri değil, İzmir’de hayli çok sayıda adamın ayağına basılacaktır.&lt;br /&gt;Birileri de bu ayaklara basmak zorunda…&lt;br /&gt;Çünkü memlekette gazetecilik yapmak unutuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 25 - 11 - 1020&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6232411394561594912?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6232411394561594912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/su-isinin-srr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6232411394561594912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6232411394561594912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/su-isinin-srr.html' title='Su işinin sırrı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7661923462273498263</id><published>2010-11-21T11:04:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.173+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Sonunda beni şöhret yapacak</title><content type='html'>İzmir’in en ünlü ismi, dürüstlük timsali İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu beni ve kendi genel sekreteri Ersu Hızır’ı savcılığa şikâyet etmiş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Asır’ın ve Doğan Grubu gazetelerin haberine göre savcılık bir soruşturma yapacak, aldığı sonuçlar çerçevesinde başkanın kişilik haklarına saldırı yapılıp yapılmadığına karar verecek sonra da dava açacakmış.&lt;br /&gt;Daha iki hafta önce Basın Konseyi’ne, pardon Hürriyet Konseyi’ne beni şikâyet eden ancak bu konuda verdiğim yanıt ile yeniden tutunacak bir dal arayan Kocaoğlu, bu kez savcılığı devreye sokmuş.&lt;br /&gt;Doğru da yapmış…&lt;br /&gt;Zira daha önce de yazdığım gibi Basın Konseyi’ne yapılan şikâyet Venezuella Mahkemesi’ne yapılan şikâyet ile eşdeğerdi. Tanımadığım bir kurumun, üzerimde ne tür bir yaptırımı olabilirdi ki…&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nun savcılık başvurusunu görmedim. Görmem de mümkün değildi. Çünkü arife günü avukatım aracılığı ile savcılığa yapılan başvurulara bakmış ancak başkanınkine rastlamamıştık. Yoksa başkan bayramın birinci günü kurbanı kestiği zaman, kurbanın yerine beni düşündü ve “Şu Süleyman’ı da böyle kesip doğrayabilir miyim” diyerek bayram bayram nöbetçi savcıya mı başvurdu?&lt;br /&gt;Bilemiyorum… Haberi yapan arkadaşlar neden bu soruyu kendisine sormadılar ki… Arkadaşlar basın ilkelerini çiğniyorsunuz. Bakın sizi uyarıyorum buradan. Kocaoğlu’ndan Basın Konseyi’ne nasıl başvurulduğunu öğrenir, sizleri de ben konseye şikâyet ederim sonra. İnsan haber kaynağına sormaz mı, “Nerede savcılık başvurusu?” diye…&lt;br /&gt;Başkanınıza bu kadar güveniyor iseniz o başka… Ama yine de siz bugün kendilerine savcılık başvurusunu sormayı unutmayınız… Eğer alabilir iseniz, bana da gönderin… Ben de okuyayım şu başvuruyu…&lt;br /&gt;Vallahi “time lag” yaşıyorum Kocaoğlu’nun açıklamalarını duyduğumda…&lt;br /&gt;Üç hafta önce Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu raporunun sonuçlandığını söylemişti. Şimdi, “Raporu yeni tamamladık” diyor. Bir İzmirli olarak başkanımızın hangi sözüne güveneceğiz? Üç hafta önce söylediğine mi, yoksa dün değindiğine mi?&lt;br /&gt;Bu güven meselesi beni de rahatsız etmeye başladı açıkçası… Olayların yaşandığı ilk günlerde Kocaoğlu ortaya çıkıp, “Bu işi iki saatte çözdüm” diye böbürlenmemiş miydi? Eğer olayı o zaman çözdü ise, şimdi neden savcılığa başvurup, “Yahu lütfen öğrenin, bu yemek yendi mi yenmedi mi” diye yardım dileniyor.&lt;br /&gt;Yoksa Stratis Balaskas’ın yaptığı “O yemek hiç yenmedi” tespiti ile tersyüz mü oldu tüm süreç?&lt;br /&gt;Şehir efsanesi gibi mübarek yemek… Ama benim işime geliyor… Manşetlerden indirmiyor, şöhretime şöhret katıyor Kocaoğlu…&lt;br /&gt;Sayın başkanım yakında günlük bir gazete çıkaracağız. Ona da bir el atın… Bizi ülke gündemine taşıyın da, boşu boşuna reklamasyon için para harcamayalım lütfen… O parayı da çalışacak arkadaşlara ayıralım…&lt;br /&gt;Ya da şöyle yapalım… Biz gazeteyi çıkaralım. Sonra Yılmaz Özdil, Can Dündar, Mehmet Ali Birant ile konuşayım… Kendileri arkadaşlarım olur. Siz onlara beni şikâyet edin. Böylece hep beraber ulusal medyaya taşınalım…&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.egeninsesi.com/"&gt;http://www.egeninsesi.com/&lt;/a&gt; sitesinde Mithat Umutoğulları’nın ilginç bir yazısı var. Umutoğulları’nın yazısında Grand Plaza eski Genel Müdürü ve Kocaoğlu’nun seçim bürosunun başında olan Birol Soylu ile yaptığı ilginç söyleşiyi aynen yayınlıyorum.&lt;br /&gt;“Konuşmamızın bir bölümünde, "neden şahitlik yaptın" diye sorduğumda, sevgili Soylu "Aziz Kocaoğlu bana ricada bulundu, ben de gidip ifade verdim" diyerek cevap verdi.&lt;br /&gt;Bunun üzerine, ben de kendisine "yaptığın yanlış, hem Ersu Hızır'ı, hem de Aziz Kocaoğlu'nu tanıyorsun taraf olman doğru değil" dememin üzerine verdiği cevap inanın kanımı dondurdu.&lt;br /&gt;"Eğer ben şahitlik yapmasaydım, Aziz Kocaoğlu bu kentte bana iş yaptırmazdı"...”&lt;br /&gt;İlginç ve dahi çok ilginç… Oysa ilk yazımda ben bu yemeği iki kişi yedim diye yazmıştım. İki kişilik bir yemek üzerine Kocaoğlu nasıl oluyor da Birol Soylu’ya bu yemek konusunda ricada bulunuyor. Üstelik bu yemeği Birol Soylu ile yediğimi bile bile… Ben zaten yemeğin ana öğesinin Birol Soylu olduğunu Ersu Hızır’ın bana açtığı ceza davasında savcıya da iletmiştim. Şimdi yine aynı şeyleri söyleyeceğim…&lt;br /&gt;Üstelik bu yemek konusu neden ikide bir Kocaoğlu tarafından masaya getiriliyor anlamış değilim. Yoksa Ocak ayı yaklaşıyor, Hızır’ın açtığı görevine geri dönme davası sonuçlanacak, Hızır görevine iade edilecek korkusu mu başladı ortalıkta. Kamuoyu yaratma kaygısı mı var acaba? Mahkemeyi etkilemeye yönelik bir tavır mı bu?&lt;br /&gt;Yemek bahane, soruşturma şahane bu arada…&lt;br /&gt;Yemek konusu üzerine devreye giren mülkiye müfettişleri işi sıkı tutuyor anlaşılan… Arife günü Ankara’dan ESHOT’un durak ihaleleri ile ilgili ek bilgi istedi müfettişler… Hani şu benim kaleme aldığım ihale Sayın Kocaoğlu…&lt;br /&gt;Nedir istenen ek bilgiler?&lt;br /&gt;1 – Durakların maliyetleri neden düşük?&lt;br /&gt;2 – Bu ihale sonrası duraklar belediyenin mi yoksa firmanın mı olacak?&lt;br /&gt;3 – Bu bir kiralama işi mi yoksa satın alma işi mi?&lt;br /&gt;4 – 7 yıllık, 10 yıllık süreler ile bu duraklar kiralanıyor ise süre konusunda yasaya uygun mu? İş satın alma ise iki ihale bir arada yapılabilir mi?&lt;br /&gt;Müfettişler Bilgin Erünal’ın Karabağlar’daki arazisi üzerinde de şiddetli biçimde duruyorlar… Hani benim ortaya çıkardığım diğer konu…&lt;br /&gt;Bu kadar yoğunlaşıldı ise bu soruşturmaya bir şeyler çıkacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Şimdi “Bu bilgileri nereden alıyor bu yazar. Yoksa AKP ile bir ilişkisi mi var” diye sormayın. AKP ile ilişkim Kocaoğlu’nun AKP ilişkisinden daha zayıf… Çünkü ESHOT’un duvarlarından bilgiler anında sızıyor…&lt;br /&gt;Ve son bir not…&lt;br /&gt;Hükümetin yeni enerji yasası İzmir’de kimlere yarayacak. Karşıyaka sırtlarında kimler arazi topluyor dev rüzgâr santralleri için… Kurban Bayramı’ndan önce yapılan toplantı neyi hedefliyordu?&lt;br /&gt;Enerji işinin arka planı önümüzdeki yılın flaş işi olacak…&lt;br /&gt;Kim yapacak bunu?&lt;br /&gt;Tabii ki ben…&lt;br /&gt;İzliyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAFTANIN NOTU:&lt;br /&gt;Bayram tatilinin son günü, vatandaşın biri Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'nü arar ve yardım ister:&lt;br /&gt;- Sokağımızı köpekler bastı, lütfen müdahale edin, korkuyoruz...&lt;br /&gt;Veterinerlik nöbetçisinin yanıtı hazırdır.&lt;br /&gt;- Korkmayın, biz köpekleri kısırlaştırdık, birşey yapmazlar...&lt;br /&gt;Telefonun ucundaki vatandaş önce şaşırır, sonra şu tesbitte bulunur:&lt;br /&gt;- Yahu, biz ısıracaklar diye korkuyoruz, birşey yapacaklar diye değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER 21 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7661923462273498263?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7661923462273498263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/sonunda-beni-sohret-yapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7661923462273498263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7661923462273498263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/sonunda-beni-sohret-yapacak.html' title='Sonunda beni şöhret yapacak'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2077568695079136365</id><published>2010-11-19T11:02:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.183+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Otobüsler nasıl tahsis edildi?</title><content type='html'>İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine mülkiye müfettişlerinin soruşturmalarını tamamladığı, raporlarını yazmak için Ankara’ya döndükleri biliniyor. Raporun büyük bir olasılık ile Ocak ayı ortalarında biteceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda olası sorulardan biri ESHOT ve İZULAŞ otobüslerinin CHP mitinglerinde nasıl kullanıldığı yönünde.&lt;br /&gt;Bu otobüsler için saatlik ücret mi alındı yoksa biniş ücreti mi?&lt;br /&gt;Her bir araç 4-5 saatliğine tahsis edildiğine göre, ESHOT bu otobüsleri kaç liraya kiraladı?&lt;br /&gt;ESHOT’un CHP’ye kiralama parası ile normal kiralama parası arasında bir fark var mı?&lt;br /&gt;Kocaoğlu bu kiralamada kaç parayı cebinden ödedi?&lt;br /&gt;Daha sonra ne kadarını geri aldı?&lt;br /&gt;Sanırım bilgi edinme kanununa göre ESHOT’un CHP mitingi için kaç otobüs tahsis edildiği çok rahat öğrenilir. Bunun için pazartesi günü bir soru sormam gerekecek.&lt;br /&gt;Belki de müfettişlere bu konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir. Bilemeyiz…&lt;br /&gt;Son olarak CHP İzmir’in bayramlaşma töreni Ahmet Piriştina Kent Müzesi’nde gerçekleştirildi. CHP bu olay için ne kadar ödedi?&lt;br /&gt;Partinin etkinliklerinin büyükşehire bağlı bir yerde yapılması ne kadar etik? Böyle soruşturmaların başlayabileceği hiç mi tartışılmıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Bir haftadır Giraud Ailesi’nin Buca’daki arazileri üzerine açılan davaların büyükşehir lehine sonuçlandığı yönünde bir şehir efsanesi başladı. Efsanenin çıkış noktası İzmir Büyükşehir Belediyesi… Gelişme nedeni İzmir medyası.&lt;br /&gt;Ancak taraflara sorulduğunda Giraud mahkemesinde işler normal işliyor sadece mahkemeler arasında bir yetki devri söz konusu… Konuyu önümüzdeki hafta gündeme getireceğim. Belediyenin neden bu konuyu çarpıttığını da anlamakta zorlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Aziz Kocaoğlu belediye hastanesindeki bayramlaşma sırasında kendisine su getirmekte geç kalan görevliyi işinden etti. Herkesin önünde, “Sizin yüzünüzden gelişemiyoruz” diyerek bir işçiye hakaret etmesine kimse anlam veremedi. Büyükşehir belediye başkanı bununla da kalmadı ve konuyu takip ederek belediye işçisinin kurumla ilişkisinin kesilmesine de neden oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: CHP İzmir eski milletvekili ve Alaattin Yüksel’in yakın arkadaşı Hakkı Ülkü geçtiğimiz günlerde Ankara’da idi. Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerle görüşen Hakkı Ülkü’nün, Yüksel’in isteği doğrultusunda kurultay sonrası il başkanlığı istediği konuşuluyor kulislerde. İl başkanlığına aday diğer isimler ise Mustafa Moroğlu ile Tacettin Bayır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Ankara’daki bayramlaşma Sav ve ekibinin aynı yerde konuşlanması, “Kurultay’da savaş var” yorumlarına neden oldu. Sav’ın ekibine destek verdiği, morallerinin bozulmamasına önem gösterdiği dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 19 - 11- 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2077568695079136365?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2077568695079136365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/otobusler-nasl-tahsis-edildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2077568695079136365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2077568695079136365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/otobusler-nasl-tahsis-edildi.html' title='Otobüsler nasıl tahsis edildi?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1390090195806074838</id><published>2010-11-16T11:00:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.193+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Süreci birlikte izleyeceğiz</title><content type='html'>Bayram geldi, herkes tatilde…&lt;br /&gt;İzmir uzun süredir tatilde olduğu için değişen çok şey olmuyor…&lt;br /&gt;Ama bir şeylerin değişeceği zaman yaklaşıyor.&lt;br /&gt;Önümüzdeki süreçte hem yerel yönetimlerde, hem de genel siyasette ateş yakılacak…&lt;br /&gt;Kurultay süreci İzmir’de yeniden yapılanmayı çok açık ve net biçimde ortaya koyacaktır… Bugünden itibaren hesap yapanların ya da hesap yapmaya çalışan büyük bir bölümün istekleri de gerçekleşmeyecek.&lt;br /&gt;Şimdide il başkanı adayları ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;İyi de bu parti yeni bir kurultaya hazırlanıyor. O kurultaydan çıkacak sonuçlardan kim ne kadar emin ki…&lt;br /&gt;Burası CHP… Son 7 ayda yaşananları dikkate aldığımızda parti ciddi bir değişime gidiyor. Sadece üst yönetimdeki değişimden bahsetmiyorum… Bir zihniyet değişiminden söz ediyorum.&lt;br /&gt;Sisteme daha entegre olmuş, sadece eleştiren değil çözüm üreten, demokratik kanallarını açmaya çalışan, dünya ile bütünleşmeye eğilimli bir CHP…&lt;br /&gt;Zaten bunları gerçekleştirmese alacağı oylar da geçen seçimlerden farklı olmayacak CHP’nin…&lt;br /&gt;Tabii ki bugüne kadar kendilerini milletvekili olarak gören, hatta partiyi yöneterek istediklerini gerçekleştireceklerini düşünen arkadaşlar için üzülmemek mümkün değil.&lt;br /&gt;Bir gün içinde hayallerinin yıkılması kolay değil. Ama biliyoruz ki çok insanın hayalleri ile oynayan kendileriydi. Bugün aynı şeyleri maalesef kendileri yaşıyorlar.&lt;br /&gt;Bu arada bazı CHP’lilerin de “Burası artık bizim” diyerek hareket ettiklerini görüyor, duyuyor ve izliyoruz.&lt;br /&gt;Kurultaydan sonra aynı tavrı gösterebilecekler mi diye düşünüyor insan kendi kendine…&lt;br /&gt;Sav’ın tavrı ne olacak? Baykal yeniden dizayn noktasında nerede duracak? Kılıçdaroğlu yeni yapılanma içerisinde bir ekip yaratabilecek mi? Bu ekip, örgüte basabilecek, örgütün desteğini alabilecek mi? Yoksa kendi oyları dışında ikinci bir oyu olmayanlar ile birlikte mi hareket edecek Kılıçdaroğlu?&lt;br /&gt;Tüm bunlar kurultay sürecinde tartışılacak ve yanıt aranacak sorular…&lt;br /&gt;Bakıyorum CHP’nin önemli isimlerine.&lt;br /&gt;Neredeyse hepsi sütre gerisinde… Kimse öne çıkıp tavır sergilemiyor. Kuliste herkes… Küçük harfler ile konuşuyor, seslerini yükseltmiyorlar.&lt;br /&gt;Bayramdan sonra CHP’deki tüm gelişmeleri birlikte yorumlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Menderes – Aliağa hattını Torbalı’ya kadar uzatacaklarını söylemiş. Kocaoğlu sürekli konuşuyor ve yeni projeler ile karşımıza geliyor. İyi de bu tren ile daha Karşıyaka’ya bile gidemedik. Bu hız ile Torbalı’ya ancak bizim torunlarımız gider… Bu arada buz pisti gerçekten açıldı mı? Hiç haberini görmüyorum da ortalarda. Gidenler memnun mu? Buz hokeyi takımımız kuruldu mu? Basketbolda neden en dipte sürünüyoruz?&lt;br /&gt;NOT 2: Sizlere Pause Medya olarak yeni ve çok güzel sürprizlerimiz olacak. Bizi izlemeye devam edin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 16 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1390090195806074838?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1390090195806074838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/sureci-birlikte-izleyecegiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1390090195806074838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1390090195806074838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/sureci-birlikte-izleyecegiz.html' title='Süreci birlikte izleyeceğiz'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-3602390475532470921</id><published>2010-11-14T10:58:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.203+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Bir EXPO mektubu</title><content type='html'>Tayland seferi ile anılarımıza kazınan EXPO adaylığımız üzerine yeniden harekete geçildi. Yok kısa zamanda başvuracağız, yok Ankara’dan destek bekliyoruz, yok dosyamızı hazırladık açıklamaları ile suya yazı yazmayı sürdürüyoruz. EXPO sürecini iyi bilen ve yurtdışında EXPO Fuarlarına katılan bir okuyucumdan şöyle bir e-mail geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Uluslararası alanda ülkemizin, ilimizin ve sektörümüzün prestijini en üst seviyeye çıkaracak olan “EXPO 2016 Antalya” projesinde yeni ve önemli bir adım daha atıldı. 3 - 8 Ekim tarihleri arasında Güney Kore’nin Suncheon kentinde düzenlenen 62. Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH) Yıllık Kongresi’ne Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ile Antalya Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği temsilcileri tarafından katılım sağlandı. EXPO 2016 Antalya’da yaşanan gelişmelere yönelik hazırlanan ve birliğimiz yetkililerince yapılan sunumun ardından, ülkemizin “EXPO 2016 Antalya” kapsamındaki taahhütlerini içeren belge de AIPH yetkililerine teslim edildi. 73 katılımcının iştirakiyle&lt;br /&gt;Gerçekleştirilen AIPH Konsey Oturumu’nda yapılan oylama ile de EXPO 2016 Antalya, AIPH nihai takvimine girmeye hak kazandı. Önümüzdeki dönemde AIPH yetkilileri Antalya’ya bir ziyaret gerçekleştirecek ve belirlenecek olan EXPO alanında incelemelerde bulunulacak. İncelemeden çıkacak olumlu raporu takiben, organizasyonun AIPH aşaması resmen tamamlanacak. Nihai onay için ise Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Kurulu’na katılım sağlanarak süreçte bir aşamada daha ileri gidilecek.&lt;br /&gt;Özetle, İzmir konuşurken, Antalya ilerliyor… Gereksiz yaygara koparmadan…&lt;br /&gt;Her ne kadar yapacakları EXPO Tayland’taki gibi çiçek fuarı olsa da, işler böyle yürüyor…&lt;br /&gt;Deneyim kazanmadan, ilişkileri geliştirmeden İzmir’in başvurmayı planladığı EXPO 2020’yi alabilmesi için tek bir olasılık var. Başka adayın olmaması…&lt;br /&gt;2020 EXPO’ya belki de kimse katılmayacak. Şanghay’da gördüğüm manzara biraz bunu hissettirdi bana. EXPO’nun içi boşalmış… Pavyonlar çok anlamsız… Çin’in bu paraları harcaması lazımdı. Bizim harcamamız gerekmiyor. Üstelik o kadar paramız da yok. Neden 2017’de küçük EXPO yapmayalım?&lt;br /&gt;Ya da Antalya’nın aday olduğu çiçek fuarına 2014 için biz de aday olabilir ve bunu yerel seçimlerde kullanabiliriz.&lt;br /&gt;Ama İzmirliler’de bu yaratıcılık nerede? Varsa, yoksa İnciraltı’nın, Bayraklı’nın imar planı, rant kavgası.&lt;br /&gt;Asya oyunları için Çin’in Guangzhou kentindeyim. Amerika’da yaşayan bir Türk akademisyen İzmir’in EXPO adaylık dosyasıyla ilgili sorular sordu. O’nu yanıtlarken bu bilgilere denk geldim, paylaşayım istedim. Bizimkiler o kadar Çin’e gidip geliyor… Şehircilikle ilgili hiç bir şey öğrenmemeleri büyük başarı… Gerçi benzer başarılarını senin “yemekteyiz” sürecinde gözlemliyor, uzaktan da olsa takip ediyoruz!”&lt;br /&gt;Herkes bir şeyler yapmak istiyor, uyarılarını ortaya koymak için çabalıyor da kentin yöneticileri bu konuda adım atmamakta kararlı. Diğer kentlere baktığımda gerçekten İzmir ile aradaki farkı kapatıyorlar. Biz ise yerimizde saymaya devam ediyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun beni Basın Konseyi’ne şikayet etmiş olması İzmirli gazeteciler arasında da espriye neden oldu. Kocaoğlu’nun Basın Konseyi’nin etki alanını bilmediğini belirten İzmirli gazeteciler, “Bu aklı başkana kim verdi?” sorusuna yanıt arıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Büyükşehir üzerine çok yazınca bir arkadaşım beni uyardı; “Olayları daha iyi algılayabilmek için şehir plancılığı eğitimi almalısın” dedi. Fena fikir değil aslında. Puanı da düşük… Üstelik bu fakülteye giren herkes bir şekilde mezun oluyor. Bir deneyeyim diyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 14 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-3602390475532470921?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/3602390475532470921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/bir-expo-mektubu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3602390475532470921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3602390475532470921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/bir-expo-mektubu.html' title='Bir EXPO mektubu'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1655911388586124633</id><published>2010-11-11T10:57:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.211+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Şimdi çok korktum işte</title><content type='html'>Şikâyet edilmişim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim tarafından?&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından…&lt;br /&gt;Nereye şikâyet edilmişim?&lt;br /&gt;Basın Konseyi’ne…&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu tarafından Basın Konseyi’ne şikayet edilmemin gerekçesi ne?&lt;br /&gt;Şöyle yazıyor Kocaoğlu dilekçesinde… “Makamımca Genel Sekreter Ersu Hızır hakkında 03 - 09 – 2010 tarihinde inceleme ve soruşturma başlatılmıştır. Süleyman Gençel’in ilk yazısında haber konusu yaptığı ve sonraki 4 yazısında da arkasında durduğu görüşmenin muhatabını 40 gün sonra, Ersu Hızır’ın düşüncelerini kendisine Ersu Hızır gibi aktardığını belirten dost olarak 50 gün sonra da Grand Plaza eski Müdürü Birol Soylu olarak değiştirmek suretiyle bilinmeyen bir nedenle kendisini yalanlaması, inceleme ve soruşturma sırasında gerçeğin belirlenmesini güçleştirmiştir…”&lt;br /&gt;Demek ki olay öyle muğlaklaştırılmış ki, Kocaoğlu Basın Konseyi’ne bu muğlaklaştırmadan beni sorumlu tuttuğu için dert yanıyor.&lt;br /&gt;Süreci anlamadıysanız, bana ne…&lt;br /&gt;Hem ben Ersu Hızır’ı görevine son verin diye yazı yazmadım ki… Ben büyükşehirdeki bazı sorunları gündeme getirdim. Siz Ersu Hızır’ın benimle yemek yediği gerekçesi ile yetkilerini elinden aldınız.&lt;br /&gt;Üstelik şikayet dilekçenizde benim ifademi Basın Konseyi’ne göndermişsiniz. Gizli olduğunu söylediğiniz bir soruşturmadaki bir ifade nasıl sizin elinize geçiyor ve bunu kendi amaçlarınız için kullanabiliyorsunuz. O zaman Teftiş Kurulu’nuzun raporunu da açıklayın. İfade aldığınız diğer insanların açıklamalarını da. Bırakın halk karar versin.&lt;br /&gt;Hem kafanızdaki sonuçları yaratamadığınız, sistemi doğru kurgulayamadığız için mi bana kızgınsınız. İstedikleriniz gerçekleşmediği için mi sağa sola çatıyorsunuz. &lt;br /&gt;Şikayet yeriniz ise daha bir garip.&lt;br /&gt;Vallahi çok korktum…&lt;br /&gt;Şimdi bu Basın Konseyi bana işkence yapar mı acaba…&lt;br /&gt;Sayın Aziz Kocaoğlu...&lt;br /&gt;Size bu aklı kim verdi ise kendisiyle tekrar konuşun…&lt;br /&gt;Basın Konseyi 1980 askeri darbesinden sonra kurulan üye olarak zamanın İstanbul Valisi Nevzat Ayaz’ın bile içinde bulunduğu bir garip kurum.&lt;br /&gt;Dolayısıyla benim gazetecilik mesleğimi ölçme şansına ve dahi yetisine sahip değil.&lt;br /&gt;Basın Konseyi bu kuruma üye olan basın kurumlarındaki gazetecileri bağlar. Tabii ki eğer gazeteci kendi imzası ile bu kuruma üye olur ise…&lt;br /&gt;Üstelik son yaşanan tartışmalardan sonra Zaman Gazetesi, Anadolu Ajansı ve TRT de bu konseyden çekildi.&lt;br /&gt;Dolayısıyla bugün Basın Konseyi dediğimiz şey Hürriyet Konseyi olarak anılmaktadır.&lt;br /&gt;Ben de Hürriyet Gazetesi’nde çalışmadığıma göre bu konsey beni hiç bağlamaz.&lt;br /&gt;Kaldı ki Hürriyet’te çalışsaydım bile böyle bir kuruma üye olmayı düşünmezdim.&lt;br /&gt;1989 yılından beri bu kentte gazetecilik yapıyorum. Gazeteciliğin gerekçesi olan 212 Kanunu’na bağlı olarak çalışsam bile yıllar önce hak ettiğim sarı basın kartını almadım. Bana göre sarı basın kartını demokratik olarak nitelendirdiğimiz Avrupa Birliği üyesi ülkelerde gazetecilere basın kartları sendikalar tarafından verilir. Sadece bizim ülkemizde basın kartları başbakanlık tarafından verilmektedir. Benim devletin beni gazeteci olarak tanımlaması ya da tanımlamaması gibi bir sorunum yok.&lt;br /&gt;Üstelik böyle bir karta hiç ihtiyacım olmadı. Beni gazeteci olarak bilen bilir. Kart ile kendimi tanıtmama da hiç gerek yok zaten. &lt;br /&gt;Ben bunları neden anlatıyorum ki… Ne kadarını anladığınız ben de merak ediyorum açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Bugünlerde CHP siyaseti üzerine yapılan en iyi benzetme bir belediye başkanından geldi. "Askerlikte bazen en arkada olursunuz. Ancak "geriye dön" komutu ile bir anda kendinizi en ön sırada bulursunuz. Komuttan önce en önde olduğu için şişinen de bir anda kendini kuyruk toplayıcısı olarak bulur..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 11 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1655911388586124633?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1655911388586124633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/simdi-cok-korktum-iste.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1655911388586124633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1655911388586124633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/simdi-cok-korktum-iste.html' title='Şimdi çok korktum işte'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-7270860714051104685</id><published>2010-11-09T10:55:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.220+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Kim, ne yapacak?</title><content type='html'>Herkes birbirine soruyor, bundan sonra ne olacak diye… &lt;br /&gt;Gerçekten net yanıtlar yok…&lt;br /&gt;Sav böyle mi kalacak, kurultaydan vazgeçip son hamlesini yapmak için milletvekillerinin Parti Meclisi’nde onaylanması sürecini mi bekleyecek? Öyle yapar ise aradan geçen 6 ay içerisinde Parti Meclisi üyelerinden kaç tanesi Önder Sav’ın yanında kalır?&lt;br /&gt;Sadece kendisini kurtarıp diğerlerinin tamamını feda mı edecek?&lt;br /&gt;Benim tanıdığım Önder Sav böyle bir şey yapmaz. Daha doğrusu ekibinden ne kadar adam kurtarabilecek ise kurtarmaya çalışır.&lt;br /&gt;Deniz Baykal ne yapacak?&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu’na destek verip, genel başkanın yanında mı duracak? Seçimli kurultay istediğine göre Parti Meclisi’nde bulunan Önder Sav yapısından rahatsız. Sav ekibine son darbeyi vurup tamamen mi dağıtacak? Kılıçdaroğlu ile arası iyi olmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun ekibine aynı yakınlıkta değil Baykal. Örneğin Alaattin Yüksel’e. Ya da Aziz Kocaoğlu’na. Dolayısıyla bu isimler günün birinde karşısına geldiğinde nasıl davranacak Baykal. Yoksa olağanüstü kurultayda Kılıçdaroğlu ile bu isimleri de halletme yoluna mı gidecek?&lt;br /&gt;Aslında en zor iş Kılıçdaroğlu’nun. Liderliği yeni, partiyi tanımıyor, Sav gibi önemli bir ismi net biçimde karşısına aldı… Baykal yanında ama nereyle kadar… &lt;br /&gt;Bugün olası bir olağanüstü kurultay yapılsa ve üç liderli bir seçime girilse, benim görüşüm Kılıçdaroğlu’nun adaylık için delegasyondan istediği oyu toplayamayacağı yönünde. Çevresindeki isimler bile toplama… Bu isimler ile yeni bir parti politikası oluşturmak da kolay değil.&lt;br /&gt;Türban konusunda attığı adımlar ve Kürtler konusundaki söylemi referandum öncesi zaten kendisini zora sokmuştu…&lt;br /&gt;Şimdilik yine Doğan Grubu’nun rüzgârı ile yelkenlerini şişirmiş görünüyor. Ancak bu rüzgârın önümüzdeki günlerde bu kadar şiddetli esip esmeyeceği de meçhul.&lt;br /&gt;Üstelik seçim sürecinde iktidarın ve diğer muhalefet partilerinin Kılıçdaroğlu’na yönelik olacak eleştirileri de bilinmiyor. Dolayısıyla seçimdeki performansı da önemli CHP Genel Başkanı’nın…&lt;br /&gt;Hepsini bir araya topladığımızda şöyle bir gerçek çıkıyor ortaya…&lt;br /&gt;Bu hamur daha çok su kaldırır.&lt;br /&gt;Kasım’ın sonunu görüp, atılacak adımları izlemek gerekiyor.&lt;br /&gt;Biz daha çok CHP yazacağız gibi görünüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Dün başka yerde olanlar, bugün farklı yerde… Dün düşman olanlar bugün dost. Siyaset ilginç bir arena… Ama bazıları var ki gerçekten Asena’ya taş çıkaracak cinsten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: İZELMAN işçilerinin ikramiyeleri yine ödenmemeye başlamış. Daha önce de aynı şeyler yaşanmış, işçiler uzun süre ikramiyelerini alamamışlardı. Bordrolarında ikramiye paralarının bloke edilmiş gibi görülmesi de ilginç. İşçilerin belediyeye herhangi bir borçları yok ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Öyle bir tartışma başlayacak ki, büyükşehirde herkes, “Aman bu işlere bulaşmayalım” diyerek sütre gerisine kaçacaklar. Onları oradan teker teker çıkarmak da bize düşecek sanırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 09 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-7270860714051104685?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/7270860714051104685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/kim-ne-yapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7270860714051104685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/7270860714051104685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/kim-ne-yapacak.html' title='Kim, ne yapacak?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-702131114161362072</id><published>2010-11-07T10:49:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.226+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İzmir’de yeniden yapılanma</title><content type='html'>İstanbul il başkanına gönderilen “istifa et” mesajı CHP’de örgütlerde de bir değişimin başlayacağını gösteriyor. &lt;br /&gt;Aslında yapılması gereken bir eylem bu… Önder Sav’ın örgüt üzerindeki hakimiyeti biliniyor. Üstelik kongre sürecinde mahallere yapılan kayıtların Sav yapısını güçlü kıldığı da gerçek. Eğer il ve ilçelerde değişiklik yapılmaz ise kısa süre içinde Önder Sav yeniden toparlanıp harekete geçebilir.&lt;br /&gt;Mesela İzmir’de il yönetimi dışında, Karabağlar, Konak, Buca, Gaziemir, Buca gibi ilçelerde yeniden yapılanma mutlaka gerekiyor. Bu ilçelerin kısa süre içerisinde genel merkeze bazı sorunlar çıkaracağı açık.&lt;br /&gt;Tabii yeniden yapılanmadan sonra o ilçelerdeki belediyeler ile ilçe yönetimleri arasında yaşanacaklar da ayrı soru işaretleri…&lt;br /&gt;Mesela Karabağlar Belediyesi, oluşturulacak yeni ilçe yönetiminden sonra ne yapacak. Belediye başkanı ve meclis üyeleri bu kadar rahat hareket edebilecekler mi?&lt;br /&gt;Aynı sorun Gaziemir Belediyesi’nde de yaşanabilir.&lt;br /&gt;Ya il yönetimi?&lt;br /&gt;Büyük bir olasılıkla CHP İzmir il yönetiminin istifa etmesi mesajı yakında İzmir’de olur.&lt;br /&gt;Yeni il başkanı kim olacak ve yönetim kimler tarafından hazırlanacak.&lt;br /&gt;İlk gelen duyumlar Alaattin Yüksel’in yeni il başkanını belirlemek için harekete geçtiği ve birkaç isimle bu konuyu konuştuğu yönünde.&lt;br /&gt;Yüksel’in bu aşamada Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile dirsek temasında olduğu herkes tarafından biliniyor.&lt;br /&gt;Ancak Yüksel’in bu çabalarına Sav ekibi dışındakiler nasıl bakıyor?&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu, Yüksel’in oluşturmak istediği yapılanmaya ne kadar izin verecek?&lt;br /&gt;Baykal bu konuda ne düşünecek?&lt;br /&gt;İzmir’deki Baykalcılar Yüksel’in etkili olacağı bir il yönetimine sıcak bakacak mı?&lt;br /&gt;İzmir’deki ilçe belediye başkanları yeniden oluşturulacak il yönetimi ile yakın diyalog geliştirebilecekler mi?&lt;br /&gt;Bu aşamada şimdiki il başkanı Rıfat Nalbantoğlu ne yapacak?&lt;br /&gt;Gerçekten çok güç bir süreç geçirdi kendileri. Baykal tarafından il başkanı yapıldı, sonra Sav’a döndü. Bunun üzerine Baykal kendisini il başkanlığından keserek Ekrem Bulgun’a görev verdi.&lt;br /&gt;Malum kaset operasyonundan sonra Sav grubu tarafından yeniden göreve getirildi.&lt;br /&gt;Ama yine malim kopuştan sonra koltuğu elinden alınacak gibi…&lt;br /&gt;Bir günde milletvekili oluyor, bir gün sonra milletvekilliği elinden alınıyor. Buna can dayanmaz. Ancak görüldüğü kadarıyla yolun sonuna geldi. Bundan böyle siyaseti bırakıp Mali Müşavirler Odası işleri ile ilgilenirse daha doğru olur. İzmir’de kendisini tepelemeye hazır o kadar CHP’li var ki… Listeyi burada yazmaya çalışsam sitenin kapasitesi yetmeyebilir.&lt;br /&gt;Bu hafta hareketli ve farklı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Çok kısa süre içerisinde büyükşehri derinden sarsacak yeni bir dosya ile karşınızda olacağız. Bu dosya da çok tartışılacak, çok kelle götürecek cinsten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Baykal’ın keyfi yerindeydi. Yakın zaman içerisinde yeniden İzmir’de olacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Sav grubu en azından PM içindeki isimleri meclise sokabilmek için olağanüstü kurultaya gitmekten vazgeçiyor gibi. Kılıçdaroğlu’nun bu durumu iyi analiz etmesi gerekecek. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;PAUSE HABER: 07 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-702131114161362072?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/702131114161362072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/izmirde-yeniden-yaplanma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/702131114161362072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/702131114161362072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/izmirde-yeniden-yaplanma.html' title='İzmir’de yeniden yapılanma'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2917832932991418167</id><published>2010-11-04T10:48:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.237+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Kılıç değil, pala çekildi</title><content type='html'>CHP’de su uyur, parti uyumaz. Her gün action, her saat action.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son action bu kez Sav grubunu vurdu. Konu malum herkesin bilgisi dâhilinde…&lt;br /&gt;Yeniden tekrar etmeye gerek yok…&lt;br /&gt;Bundan sonra ne olacak?&lt;br /&gt;Sav’ın bu işin peşinde olacağı ve vuruşarak geri çekileceği açık…&lt;br /&gt;Yeni tüzüğün iptali için Yargıtay’a başvurması, kurultay için imza toplama girişimleri, özellikle Kılıçdaroğlu’na yönelik sert söylemleri Önden Sav’ın mücadele edeceğini gösteriyor.&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu da açık oynuyor, partinin korku imparatorluğundan, dolayısıyla Sav’dan kurtulduğunun altını çiziyor.&lt;br /&gt;Deniz Baykal ekibi ise suskun… Onlar önümüzdeki süreçte sorun yaşanmaması için dikkatli hareket edecekler.&lt;br /&gt;Ancak düne kadar anlaştıkları iddia edilen Kılıçdaroğlu ile Sav’ın bugün getirildikleri noktayı iyi ölçmek gerekiyor.&lt;br /&gt;Daha doğrusu kimin ya da kimlerin bu süreçte rol oynadığını doğru belirlemek gerekiyor.&lt;br /&gt;Deniz Baykal bugün İzmir’de… Belki yaşanan süreç üzerine bize birkaç ipucu verecektir. Öyle ipuçları olabilir ki bunlar, önümüzdeki günlerde yaşanacaklar konusunda bazı tespitler yapabilmemize olanak sağlayacaktır.&lt;br /&gt;Ama bu süreçte gördüğüm tek şey, Deniz Baykal’ın siyaseti gerçekten çok iyi bildiği… Zekâsı ise ayrı bir şey…&lt;br /&gt;Yargıtay’ın yeni listeyi onaylamasından sonra karşıma bir başka konu çıktı.&lt;br /&gt;Eski il başkanı Alaattin Yüksel’in yeni pozisyonu…&lt;br /&gt;Hani Abdürrezzak Erten sultasından kurtulmuşken, Alaattin Yüksel sultası ile karşılaşmak, “Yağmurdan kaçarken doluya mı yakalandım” sorusunu gündeme getirdi tabii ki…&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nun da bu süreçte Yüksel’e verdiği desteği dikkate aldığımızda…&lt;br /&gt;Ama unutmayalım ki, CHP’de koltuklar yürür… Bir gün partinin tepesindesinizdir, yarın en dibinde…&lt;br /&gt;Süreci hep beraber izleyeceğiz… Biri bu kurguyu buraya getirdi ise, yarın kurguyu tamamlayacak adımı da atacaktır.&lt;br /&gt;İşte o zaman yorumlamak gerekecek girişimleri…&lt;br /&gt;Son sözüm CHP’den milletvekilliği bekleyen aday adaylarına olacak. Her gördüğünüz genel başkanın “Aman beni milletvekilliğine taşı, genel başkanım” diyerek boynuna sarılmayın. Bugünlerde kimin genel başkan olacağı çok belli değil bu partide… &lt;br /&gt;NOT 1: CHP İzmir’de önemli gelişmeler yaşanacak. Ancak en önemli gelişme İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Süheyl Batum iki hafta önce İzmir’in ilginç mekânlarından Miko Kafe’de 30 kişi ile toplanmış ve ileriye yönelik bazı kararlar almıştı. Bu kararlar bugün Süheyl Batum’u genel sekreterliğe taşıdı. Miko Kafe’de bir şey var. Orada toplantı yapanlar genelde bir yerlere geliyor. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;PAUSE HABER: 04 - 11 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2917832932991418167?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2917832932991418167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/klc-degil-pala-cekildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2917832932991418167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2917832932991418167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/klc-degil-pala-cekildi.html' title='Kılıç değil, pala çekildi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-3274004915918134948</id><published>2010-11-02T10:45:00.000+02:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.281+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Neler yapacak?</title><content type='html'>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde deprem devam ediyor. Genel Sekreter Yardımcısı Ferda Eser’in de yetkileri alındı ve Büyükşehir Kütüphanesi’nde çalışmasına karar verildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından bizzat mektup ile Ferda Eser’e iletildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferda Eser’in bu mektuba bir yanıtı olmuştur sanırım. Devlet terbiyesi alan birinin verebileceği yanıtı tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;Bundan sonra da büyükşehirde sular durulmayacak.&lt;br /&gt;Genel Sekreter Ersu Hızır’ın mahkemesi sona erecek ve büyük bir olasılık ile mahkeme göreve iade verecek. &lt;br /&gt;Ferda Eser geriye dönüş için mahkemeye başvuracak. O da son çerçevede geriye dönüş vizesini alacak.&lt;br /&gt;Birol Soylu, “Biz bu yemeği yedik” diyerek dolaşmaya devam edecek.&lt;br /&gt;Bendeniz burada yazmayı sürdürecek, sizleri tüm gelişmelerden bilgilendireceğim.&lt;br /&gt;Peki, Aziz Kocaoğlu ne yapacak?&lt;br /&gt;Onun da yapacağı işler var tabii ki…&lt;br /&gt;1 – Aliağa – Menderes hattının açılışını geciktirdikçe, geciktirecek.&lt;br /&gt;2 – Hatay Metrosu’nun bir gün biteceğini vurgulayacak. Ancak bunun hangi yüzyılda olacağı konusunda bir netleştirmede bulunmayacak.&lt;br /&gt;3 – Fuar alanının Gaziemir’e taşınacağı konusunu işlemeye devam edecek, ama bu konuda yapılan yatırımın geldiği aşamayı hiç vurgulamayacak.&lt;br /&gt;4 – Her yağmur sonrası ortaya çıkan trafik keşmekeşi için “Kardeşim, bir gün de işinize geç gidin, n’olacak” demeye devam edecek.&lt;br /&gt;5 – Aşırı yağış zamanında İZSU ve İZBETON genel müdürlerini destek için telefonla saraya çağıracak, ancak hiçbirinin cep telefonlarına ulaşamayacak.&lt;br /&gt;6 – Sel baskınından 3 saat sonra suyun tahliyesi için büyükşehirden arabalar gönderecek.&lt;br /&gt;7 – Yükseliş’te toplantılar düzenleyecek, kentin ne kadar güzel yönetildiği konusunda kendisine verilen brifingleri dinleyecek.&lt;br /&gt;8 – Yeni atadığı bürokratları beğenmeyecek, yerlerine yenilerini atayacak. Sonra da “yeniden yapılanıyoruz. Ekibimi oluşturmaya çalışıyorum” diyecek. “Aradan 6 yıl geçti, hala mı kadronu oluşturmaya çalışıyorsun” eleştirilerine kulağını tıkayıp yanıt bile vermeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Bugün CHP Parti Meclisi’nin alacağı karar çok önemli. Partide yaşanan tartışmaların geleceği noktayı da gösterecek bu karar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Deniz Baykal Cuma günü İzmir’de. Bakalım kimler kendisi ile görüşecek, kimler “Trabzon’daki toplantı çok önemli mutlaka gitmeliyim” diyerek aradan sıyrılmaya çalışacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Havaya girmeye başlıyoruz. Yeni yapılanmamız nedeniyle bizleri arayarak tebrik eden herkese teşekkür ediyorum. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;PAUSE HABER: 02 - 11 - 1010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-3274004915918134948?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/3274004915918134948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/neler-yapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3274004915918134948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/3274004915918134948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/11/neler-yapacak.html' title='Neler yapacak?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2737267861911264305</id><published>2010-10-31T10:44:00.001+02:00</published><updated>2011-08-09T10:53:15.397+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yeni bir hayata başlamak</title><content type='html'>Yeni bir hayat, yeni bir mekân…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyfimiz yerinde…&lt;br /&gt;Yazı yazmadığımız için birçok insanın da keyfi yerindeydi sanırım…&lt;br /&gt;Ama bugünden itibaren yeniden başlıyoruz…&lt;br /&gt;Egenin Sesi’nde beni takip eden okurlarımın “Pause Haber” portalını çok yakında okumaya başlayacaklarından eminim.&lt;br /&gt;Onlardan istediğim tek şey var. Bu portalda yazı yazdığımı ellerindeki iletişim olanaklarının tümünü kullanarak yaygınlaştırmaları.&lt;br /&gt;Deneyimli kadrosu ve isim yapmış köşe yazarları ile bir ay içerisinde bu portalı İzmir’in en çok okunan haber sitesi konumuna el birliği ile geçireceğimizden eminim.&lt;br /&gt;Haber sitesinin etkin olması, önümüzdeki günlerde düşündüğümüz gazete ve derginin de daha kısa süre içerisinde devreye girmesini sağlayacaktır.&lt;br /&gt;Önemli olan gazetecilik yapmaktır. İzmir’de maalesef ölmekte olan bu mesleği yeniden canlandırmak, halkla iç içe yaşamak, onların sorunlarını yansıtmak çok önemli…&lt;br /&gt;Ama bunlardan daha önemlisi yolsuzlukların üzerine gitmek, kamunun parasının doğru, halk yararına kullanılması için destek olmaktır.&lt;br /&gt;Biz bunu yapabildiğimiz sürece toplumdan destek göreceğiz…&lt;br /&gt;Bundan böyle her Salı ve Perşembe günleri saat 14.30 - 15.30 arası FM bandı 107.9 frekansında yayınlanmakta olan Radyo Pause’da değerli gazeteci dostum Serdar Öztürk ile birlikte Sınırsız adlı programımı sunmaya da başlayacağım. “Yanımda radyo yok, bilgisayarda çalışıyorum” derseniz, ona da çare bulduk. www.radyopause.com sitesinden de Sınırsız’ı takip edebilirsiniz. Üstelik büyük bir sürpriz ile… Web TV’mizi devreye soktuğumuz için programı görüntülü olarak da izleyebileceksiniz. Teknoloji güzel şey…&lt;br /&gt;Bu haftaki programımızda Hasan Tahsin de olacak. Bize destek verecek, programın izlenirliğini, dinlenirliğini arttıracakmış.&lt;br /&gt;Biz de “Ağanın eli öpülür” dedik ve kabul ettik.&lt;br /&gt;Siyaset konuşacak, süreci değerlendirecek, önümüzdeki günlerde yaşanacak fırtınalar konusunda izleyicilerimizi, dinleyicilerimizi bilgilendireceğiz.&lt;br /&gt;Kış geldi… Ne fırtınalar kopacak tahmin bile edemezsiniz.&lt;br /&gt;Bizimle birlikte olduğunuz takdirde, bu fırtınaları önceden öğrenecek, en azından gerekli önlemleri alabileceksiniz.&lt;br /&gt;Başlamak bitirmenin yarısıdır… Başladık, bitirmeye doğru gidiyoruz…&lt;br /&gt;NOT 1: Pause Medya’nın merkezi Gaziemir. Ben Gaziemir’de bir yer altı gölü olduğunu bilmiyordum. Büyük gürültü ile açılan Kocaoğlu’nun ulaşımdaki tek yaptığı iş olan Gaziemir alt geçidi son yağışlarda tamamen dolunca 4 saatte çözülemeyen bir trafik keşmekeşi yarattı. Ne diyeyim… Alt geçidin hemen önünde bulunan Tansaş da yağışın olduğu gün bir havuz açılışı yaptı. İlginçtir Tanşas otoparkında kaçak olarak açılan havuzda insanlar değil otomobiller yüzüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Büyükşehir’de yaşanan atama depremini birlikte değerlendireceğiz. Bu atamaların ardından yeni atamalara hazırlıklı olun. Ancak yapılan değişikliklerin çok önceden planlandığını da unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: CHP’de ilginç olaylar var. Bunları çok yakında sizlerle paylaşacağım… İlk yazım olmasını nedeniyle yumuşak bir giriş yaptım. Sertleşmeyeceğimi zannetmeyin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAUSE HABER: 31 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2737267861911264305?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2737267861911264305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/yeni-bir-hayata-baslamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2737267861911264305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2737267861911264305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/yeni-bir-hayata-baslamak.html' title='Yeni bir hayata başlamak'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6511473516968322089</id><published>2010-10-22T23:22:00.005+03:00</published><updated>2010-10-23T23:25:25.808+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Veda Ediyorum</title><content type='html'>Yine kolay olmayacak bir yazı, daha doğrusu son yazımı yazıyorum. 1 Temmuz’dan itibaren haftada üç gün yazı yazdığım Egenin Sesi sitesinden bugün ayrılıyorum. Bugüne kadar bana destek olan sevgili Sinan Kara başta olmak üzere herkese teşekkür ederim. Özellikle Sinan’ın yeri ayrı… Ben gittiğim için kendisine yüklenecek bazı yapılar olabilir. Dikkatli olsunlar, gözüm üstlerinde…Her zaman kendisinin arkasındayım. Ve arkasında olacağım.Ne yapıyorum peki?&lt;br /&gt;Yok, öyle inzivaya çekilmeyeceğim.&lt;br /&gt;İzmir’de oluşturulmaya başlanan yepyeni bir yapının başına gidiyorum… Hatta gittim bile…&lt;br /&gt;Gaziemir’de faaliyet gösteren, demir-çelik, inşaat piyasasının sayılı isimlerinden Adkar şirketi, medyaya girme kararı aldı.&lt;br /&gt;29 Ekim’de Radyo Pause adlı 5 kilowat vericili radyosu yayına başlıyor. FM 107.9 frekansından yayın yapacak radyo www.radyopause.com ve www.radyopause.com.tr adlı web sitesinden de dinlenebilecek.&lt;br /&gt;Sabah programlarında hepinizin yakından tanıdığı Hasan Tahsin var. Diğer programcı arkadaşlar da çok yetenekli ve kendi dallarında uzman… Mustafa Karslıoğlu, Mesut Öztürk, Mehtap Köse, Arif Güven, Ömer Köroğlu ve Figen Yemenici… Radyodaki müziğin rengi popüler olacak. Ağırlıklı olarak Türkçe pop...&lt;br /&gt;Bu radyo, program yapımcısı arkadaşların isteği üzerine görüntülü yayın da yapacak. Yani web TV şeklinde… Siz dilerseniz radyo yayınını internetten görüntülü olarak da izleyebileceksiniz.&lt;br /&gt;İzmir’in en ciddi radyo yatırımı bu… Tamamen dijital teknoloji ile yayın yapacak radyoya her yerden ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;Devam ediyoruz.&lt;br /&gt;Yine aynı gün grubun diğer üyesi www.pausehaber.com ve www.pausehaber.com.tr adlı siteden haber portalını da başlatıyoruz. Deneyimli gazeteci Serdar Öztürk’ün liderliğinde oluşturulacak portalda, yazılarıma 1 Kasım’dan itibaren ulaşabilirsiniz. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri yayınlanacak yazılarım ile İzmir’i izleyecek, her zaman olduğu gibi karşıdan seyredeceğim! Vallahi bugüne kadar bir şey yapmadım… Ben masumum hakim bey…&lt;br /&gt;Grup 2-3 ay içerisinde haftalık bir gazete ve aylık bir dergi ile de karşınızda olacak…&lt;br /&gt;Sonra da bir bölgesel televizyon kanalı…&lt;br /&gt;Kafamızı bozarlar ise günlük gazete bile çıkarır İzmir’in altını üstüne getirir, yerel ölçekte nasıl gazetecilik yapıldığını cümle âleme gösteririz…&lt;br /&gt;Yeter ki bizi kızdırmasınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Mülkiye müfettişlerine bir ifade vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla devletin bana 2.5 saat borcu var. Üstelik sigara içmemi de yasakladıklarını buradan bir not olarak vermek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Giderayak sitede bir gol atılmış, Ertuğrul Aksoy’dan başyazar olmuş. Vallahi adam bir başladı, pir başladı. Basamakları bu kadar hızlı çıkan bir yazara ancak şu söylenir: “Dikkat et, Mehmet Gültekin seni tahtından etmesin…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Site Notu: Ertuğrul Aksoydan Başyazar Yardımcısı konumundadır. Biraz daha pişmesi lazım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Jasmin Levy İzmir’e geliyormuş. Bak bunu beğendim. Büyükşehir nihayet iyi şey yapmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 22 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6511473516968322089?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6511473516968322089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/veda-ediyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6511473516968322089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6511473516968322089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/veda-ediyorum.html' title='Veda Ediyorum'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5087321680607208617</id><published>2010-10-20T17:41:00.000+03:00</published><updated>2010-10-20T17:41:04.215+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Yemekte 4 Kişiydik</title><content type='html'>Evet, ben bir yemek yedim… Her gün yemek yiyorum ki ben. Sizlere ne yahu… Yemektekiler 4 kişiydi.&lt;br /&gt;Güney Kore otomotiv devinin patronu Chung Mong-Koo’nun danışmanı Hong Al Yung, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski bir genel müdürü, Bornovalı bir esnaf ve ben…&lt;br /&gt;Konuşulan konular…&lt;br /&gt;1 – N’olacak bu İzmir’in hali?&lt;br /&gt;2 – N’olacak bu bizim halimiz?&lt;br /&gt;3 – Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik de neden aniden başa döndük?&lt;br /&gt;4 – 3. İzmir hazır, 4. İzmir projesini de devreye sokalım, gerekirse 5. İzmir projesini hazırlatalım.&lt;br /&gt;5 – Benzin istasyonlarının son durumlarına bakalım. Bazı dosyalara gaz verelim, bazılarına fren koyalım.&lt;br /&gt;6 – Tüm medya mensuplarıyla görüşelim, olayı anlatalım ki bu yemek de muğlâklaşmasın. Yine tersoya gelmeyelim.&lt;br /&gt;7 –Gerekirse gecenin anısına birlikte fotoğraf çektirelim. Kamera kayıtlarına da bakalım. Hatta güvenlik kameraların önünden birkaç kez geçelim.&lt;br /&gt;8 – Belediyeye alınacak iş makinelerinin markalarını saptayalım. Çok satalım, çok kazanalım.&lt;br /&gt;9 – Eski büyükşehir genel müdürüne yeni işler yaratalım. Adamın bize anlattığı yemek hikayelerini çevreye yayalım, yerimizi korumaya çalışalım.&lt;br /&gt;10 – Bize karşı olan Süleyman Gençel’in yazılarını anlamaya çalışalım. Birkaç kitap okuyalım, kendimizi geliştirelim. Milletin bizimle dalga geçmesini engelleyelim.&lt;br /&gt;11 – Ses kasetleri çıkaralım, onların üzerinde tepinelim. Tepinirken dikkat edelim. Adam yeniden ayağımızı kaydırmasın.&lt;br /&gt;12 – Körfez manzaralı bir yerde toplanalım. Kenti oradan yönetelim. Soyluları yanımızda bulunduralım.&lt;br /&gt;13 – Konu hakkında Ankara’yı bilgilendirelim. Bizi ciddiye almazlar ise ne yapalım? Hemen Önder ağabeyimize koşalım.&lt;br /&gt;14 – Ve size işte gerçek. O gün yemek yediğim kişi eski genel müdür Birol Soylu idi. Baş başa yenen bu yemekte ortaya çıkan gerçek şuydu. Beni bir taraftan Ersu Hızır’a karşı kışkırtıyor, diğer taraftan da tahmin ettiğim kadarıyla Hızır’ı bana karşı hazırlıyordu. O yemekte bunu dile getirdi ve büyükşehirde yaşananları net biçimde ifade etti. Ben farklı ruhları olan o kadar insan tanıdım da böyle bir örneğe ilk kez rastlıyorum. Ancak bu eski genel müdürün arkasında kimlerin olduğunu tahmin ediyorum. Kanıtlarına ulaştığım gün tüm gerçeği net bir biçimde ifade edeceğimden kimsenin kuşkusu olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Ersu Hızır beni mahkemeye mi vermiş? Vallahi çok korktum. N’olacak şimdi? Ya Hızır Bey, ben her gün seninle mi yemek yiyeceğim anlayamadım. Ama söz eğer istersen mahkeme sonuçlandıktan sonra Alsancak’ta yemek yeriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Olayı kaleme alan ve yorumlayan sayın medya mensubu arkadaşlarıma… Bana dua ediniz. Yoksa bugün de konusuz kalacak, börtü böcek yazacaktınız. Size bu süreçte daha çok ekmek çıkacak. Yukarıdaki yazımı da iyi okuyup, kodlarını iyi çözünüz lütfen. Da Vinci şifresi kadar zor olmasa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Büyükşehir Teftiş Kurulu’nun oluşturduğu dosyayı merak ediyorum. Bakalım bu dosya ne zaman medyaya düşecek. Büyükşehir’deki muhabir arkadaşları esefle kınıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi: 20 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5087321680607208617?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5087321680607208617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/yemekte-4-kisiydik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5087321680607208617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5087321680607208617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/yemekte-4-kisiydik.html' title='Yemekte 4 Kişiydik'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4151335799524731699</id><published>2010-10-18T17:41:00.000+03:00</published><updated>2010-10-20T17:43:40.014+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Alaşehir Tımarı</title><content type='html'>Büyükşehir Belediyesi tarafından 24 milyon 750 bin TL'lik yatırımla Bornova'da yapılan Aşık Veysel Rekreasyon alanının geçtiğimiz haftalarda açıldığını hepimiz biliyoruz. Bu alanın en önemli özelliği içerisinde bulunan olimpik buz pateni ve buz hokeyi salonu… Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan “Buz Hokeyi” takımı Kasım ayında başlayacak Türkiye Buz Hokeyi 1. Ligine katılacak. Bu salonda buz pateni yapacak yeni gençler de yetişecek…&lt;br /&gt;Bunlar güzel işler…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediyesi basın bürosundan, açılış sonrası böyle dev bir salonun ne kadar iyi kullanıldığını gösteren yeni haberler bekledim. Küçük çocukların paten kaymayı öğrenmeye başlamaları gibi fotoğraflarla süslenmiş, büyükşehrin yatırımlarını destekleyen haberler gibi…&lt;br /&gt;Ama açılış sonrası salon hakkında tek bir haber olmadı…&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Çünkü o gün açılan salon yeniden kapandı da onun için.&lt;br /&gt;Neden kapandı?&lt;br /&gt;Çünkü buz pistinin buzı yerlerinde buz kalınlığı bir santim iken, bazı yerlerde üç santim…&lt;br /&gt;Dolayısıyla özel bir makineden üretilen buz yer yer çatlamış…&lt;br /&gt;Belediye de çareyi salonu kapatıp buz pistini yeniden düzeltmekte bulmuş. Kocaoğlu gidip çok eleştirdiği Kordon’daki restoranlardan buz isteseydi bari. Herkes elindeki buzları salona getirir, ince olan bölümlere döker, buz pistini kullanılır hale etirirdi değil mi?&lt;br /&gt;Yahu hakikaten bir işi tam ve doğru yapın, dişimi kıracağım.&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu’nu bu konuda daha önce uyarmışlar. “Başkanım, eksikliklerimiz çok, bu alanın açılışını bir ay erteleyin” demişler.&lt;br /&gt;Ancak Kocaoğlu, “Kararımı verdim. Şimdi açılacak” demiş.&lt;br /&gt;Alaşehir tımarı misali…&lt;br /&gt;Önce aç, gösterini yap… Sonra kapa, işleri bitirmeye, eksik gedikleri kapatmaya, hataları örtmeye çalış…&lt;br /&gt;Yorumcularımızdan Derya Unca da bu konuyu kaleme almış zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Birileri ortalarda çok geziyor, sağda solda konuşmaya devam ediyormuş. Öncelikle şunu netleştirelim. Ben böyle bir karakter görmedim. Adam 3’lü değil 5’li oynuyor. Yine de giderek bir çıkmaza yöneldiği, duvara çarpacağı konusunda bir duyum geldi bana. Bakalım hep birlikte izleyecek, sonuçlarını birlikte değerlendireceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Büyükşehir teftiş kurulu acaba raporunu hazırladı mı? Merak ediyorum. Kurgusunu, yazım stilini, içeriğini, tarzını ve içinde bulunduğu bilgiyi. Umarım bana da bir kopya ulaştırırlar. Madem bir beyan verdik. Bunun nasıl kullanıldığını görmek hakkımızdır sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Bu hafta büyük şeyler olacakmış gibi hissediyorum. Önemli işler, önemli değişiklikler… Bakalım hayırlısı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Buca ilçe yemeğinde Genel Sekreter Yardımcısı Abdürrezzak Erten bir konuşma yaptı. Ciddi ciddi konuştu, sesinin tüm çatlaklığına rağmen. Bir anket yaptım. Katılımcıların yüzde 85’i konuşmayı dinlememiş. Bunların arasından yüzde 15’i de “Rezzak Bey konuşma mı yaptı” diye sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 18 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4151335799524731699?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4151335799524731699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/alasehir-tmar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4151335799524731699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4151335799524731699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/alasehir-tmar.html' title='Alaşehir Tımarı'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-40299619701532797</id><published>2010-10-15T11:48:00.000+03:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.294+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Seyşel Adaları`ndayım</title><content type='html'>Bugünkü yazımı Seyşel Adaları’nda kumsalda, meyve likörü içerken yazıyorum.&lt;br /&gt;Madem 3 milyon dolar rüşvet aldım, bunu dünya seyahati ile değerlendireyim değil mi? Buraları çok güzel… Günün birinde belki size de 3 milyon dolar veren biri bulunur, siz de kumsalda keyif yaparken yazı yazmaya devam edersiniz.&lt;br /&gt;İzmir’den biraz uzak kaldığım için meselelerin neler olduğunu net biçimde bilemiyorum…&lt;br /&gt;Bildiğim tek şey hala Büyükşehir Belediyesi’nin iyi yönetilmediği…&lt;br /&gt;Bir yazı kaleme alıyor, Büyükşehir Teftiş Kurulu’na 11.43’te gideceğimi söylüyorum. Koridorlarda yürürken, çalışanlar cam arkasından beni izliyor, bir bölümü dışarı çıkarak “Bu kimdir” sorusuna yanıt aramaya çalışıyorlar. Kapıyı açıp içeri giriyorum. Teftiş odasında beklendiğimi belirterek içeri alıyorlar beni…&lt;br /&gt;Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olacağım ve ben bir köşe yazarı olarak bir yazı ile toplantıya geleceğimi duyuracağım.&lt;br /&gt;Büyükşehir belediye başkanı olarak ben, köşe yazarı olarak beni hiç kale almaz, “Kardeşim senin ifadene gerek yok. Biz kendi işimizi kendimiz hallederiz. Git ne yazacaksan yaz, kimler okuyorsa okusun” der, büyükşehir belediye başkanı olarak ben, köşe yazarı olarak beni kovmaktan beter ederdim.&lt;br /&gt;Bu örnek bile kentin en büyük işvereninin yönetim anlayışını bir şekilde ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;Ama mesele öyle bir noktaya geldi ki, maalesef bu sorunun altından nasıl kalkılacağı da yemek gibi muğlâklaştı.&lt;br /&gt;Teftiş Kurulu’nun odası güzeldi, manzaralıydı… Kurul üyeleri de iyiydi. Bir sorun yoktu. Süleyman Gençel’i tanıdılar da Stratis Balaskas’ı hala merak ediyorlardır sanırım.&lt;br /&gt;Beyanımı tamamlayıp imzaladıktan sonra, “Pardon, yanlış zamanda gelmişim. Sizi yemeğinizden alıkoydum” dediğimde, “Aman lütfen bize yemekten bahsetmeyin” yanıtı verdiler.&lt;br /&gt;Neyse ben bu konuyu bir süre askıya alıyorum. Askıya almam konunun gündemden düşeceği anlamına gelmez…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gilbert: O yemek yenildi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın arkadaşlarımdan biri olan ve Fransa Guyanası’nda gazetecilik mesleğini sürdüren Francis Gilbert, bir başka yazı kaleme almış. Kendisi biraz kıskançlığından olacak, Yunan gazeteci Stratis Balaskas’ı eleştirerek, “O yemek yenildi” başlığı atmış.&lt;br /&gt;Tabii ki ben de şaşırdım.&lt;br /&gt;Sonra baktım ne diyor, Gilbert diye…&lt;br /&gt;Yazı aynen şöyle: “Her ne kadar konuya bugüne kadar fıransız olsam da, Süleyman Gençel o gün yemek yedi. Yemekte ben de vardım. Ancak karşısında bulunan kişi Aziz Kocaoğlu idi. Onlar rakı, ben şarap içtiğim için sanırım yer, zaman ve mekân konusunda bir karmaşa yaşanıyor. Bu karmaşayı netleştirmek istedim. Tekrarlıyorum. O gün yemekte bulunanlar ben Francis Gilbert, Süleyman Gençel ve Aziz Kocaoğlu idi. Yemeğin yendiği restorandaki video kayıtlarında hepimizin mevcut olduğu sanırım ortaya çıkacaktır. Süleyman Gençel kot pantolon üzerine beyaz bir gömlek giymişti. Aziz Kocaoğlu’nda toprak rengi bir takım elbise vardı, pembe kravatı ile… Ben de volanlı, janjanlı lame takım ile katılmıştım yemeğe… Çevreden biraz garip bakışlar olmuştu ama önemsemedim…&lt;br /&gt;Eğer Teftiş Kurulu, Balaskas’ı dinlemek ve beyanını almak isteyecek ise bana da ulaşmak zorunda. Ben bunu herkesle paylaşmak istiyorum. Bana ulaşmak isteyenler için e-mail adresim &lt;a href="mailto:gilbertfrancis@yahoo.com"&gt;gilbertfrancis@yahoo.com&lt;/a&gt;”&lt;br /&gt;Ne yemekmiş bu. Şimdi de uluslar arası yapıya çevrildi ve evrildi. Bakalım nereye kadar gidecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Ünlü danışman Bilgin Erünal ile eski belediye meclis üyesi Erkut Öcal’ın sık sık çevre dairesinde görüldükleri Büyükşehir koridorlarında tartışılıyor. Çevre Dairesi Başkanı’nın diğer önemli ziyaretçisi ise Grand Plaza A.Ş. eski Genel Müdürü Birol Soylu… Soylu önceki gün de ESHOT’da Genel Müdür Yardımcısı Tufan Eker ile birlikteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: AKP Grupbaşkanvekili Yusuf Kenan Çakar, ESHOT’un 7 yıllık durak ihalesinin denetlemesinin 2011 yılında yapılacağını, bu nedenle kendisinin konu ile ilgisi olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Uğur Mumcu Spor Kulübü Sosyal Tesisleri’nin içki ruhsatı var mı? Bildiğim kadarıyla Karabağlar Kaymakamlığı buraya içki ruhsatı verilmemesi için bastırıyor. Karabağlar halkını bilemem ama bu tartışma Sıtkı Kürüm’ü fena halde zedeler. Sayın Kürüm bana bilgi verdiğini iddia ederek Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne sürdüğünüz Duygu Tuna hakkında yeni bir işlem yapacak mısınız? Duygu Tuna memur olduğu için hareket alanı dardır, ancak ben memur değilim. Dolayısıyla hareket alanım çok daha geniş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: CHP İzmir il yönetimi önceki akşam bir masada hep birlikte önümüzdeki genel seçimlerin başarısını kutladılar. İl Sekreteri Zikri Dursun’un yanağında ise kocaman bir bant vardı. Acaba sık sık ve gizlice görüştüğü Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in İzmir seyahati sırasında “en önde olmalıyım” mücadelesi içerisinde sağdan gelen bir kroşe ile mi karşılaştı.&lt;br /&gt;NOT 5: İZULAŞ VE ESHOT’un internetinde dönemsel site filtrelemesi devam ediyormuş. Sabahları siteye girilemiyor, nedense öğleden sonra açılıyormuş. Kısmi sansür de bu olmalı herhalde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 15 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-40299619701532797?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/40299619701532797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/seysel-adalarndaym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/40299619701532797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/40299619701532797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/seysel-adalarndaym.html' title='Seyşel Adaları`ndayım'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2452185955881527079</id><published>2010-10-13T11:45:00.000+03:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.303+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Bugün 11.43`te Saraydayım</title><content type='html'>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlatmış olduğu itiş kakış çerçevesinde, “Bugün saat 11.44’te sarayda olacağım” demiştim. Karar değiştirdim. 11.43’te orada olacağım. Kendilerine göre ifade, bana göre açıklama vereceğim de…&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu, madem bana bir mektup yollamış ve açıklamalarıma gerek duymuş ise her İzmir vatandaşı olarak tabii ki seçtiğimiz yerel yönetimin disiplinine uyacak ve gerekli bilgi alışverişini sağlayacağız. Gerçi o belge geçtiğimiz Perşembe gününü kapsıyordu.&lt;br /&gt;Ama neyse geç olması hiç olmamasından iyidir…&lt;br /&gt;Tabii ki onu oraya gittiğimizde, Teftiş Kurulu’nun düzeneği çerçevesinde göreceğiz.&lt;br /&gt;Bu bir devletlu iş mi? Yarı resmi, yarı garip…&lt;br /&gt;Ne söyleyeceğim ki…&lt;br /&gt;Ben söylenecek olanı söyledim. Hatta belgelensin diye kaleme bile aldım.&lt;br /&gt;Ama siz hala benden bir akıl almak istiyor iseniz, ben bugün saat 11.43’te sarayda olacağım.&lt;br /&gt;Tabii ki halk kapısından gireceğim.&lt;br /&gt;Tekrarlıyorum…&lt;br /&gt;Ne diyeceğim?&lt;br /&gt;“Obama aslında beyaz, sizi aldatıyor… Tayland’da dolaşırken rastladığı gri vatandaşlara, siz Türkiye’nin neresinden geldiniz, yoksa Tokat’tan mı diye soruyormuş.”&lt;br /&gt;Bakalım…&lt;br /&gt;Bugün Teftiş Kurulu’nu geçelim…&lt;br /&gt;Bir sonraki merhale ne?&lt;br /&gt;Kızgın demirde dağlanmak mı?&lt;br /&gt;Bu İzmir’de ne kadar zormuş gazetecilik yapmak.&lt;br /&gt;Aziz’in teftişi, Bilal’in meyhanesi, Sertaç’ın barı vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Nedir bu çektiğim Stratis Balaskas’tan… Adam Londra’daki toplantıdan, İtalya’ya ve hatta Yunanistan’daki her toplantıda karşımda… Tamam, anladık. Şimdi bir de burnunu İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne mi sokmuş? Hem de benim üstümden. Kabul ediyorum… Adam zeki, İzmir’deki meslektaşlarından daha iyi biliyor büyükşehri… Ve kalemi hayli kuvvetli… İyi de bu kadarı da olmuyor ama. Sen git Papandreu ile ilgilen… Neden benim büyükşehir belediye başkanım ile hem de benim köşemden karşılıklı beyanda bulunuyorsun ki… Olmuyor ama. Rica ederim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Sıtkı Kürüm ile ekibin arası iyice açılmış durumda… Kürüm’ün bir internet sitesi köşe yazarına bilgi sızdırdığı gerekçesiyle Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne alınan Duygu Tuna konusunu biraz daha düşünmek gerekiyor…&lt;br /&gt;Günahtır… Kızı tanımam etmem. Karabağlar Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne sürülmüş tek bayan olarak değerlendiririm. Aslında bu yere sürdürülecek başka bir isim vardı Duygu Tuna ile birlikte. Erdoğan Kürüm mü engel oldu yoksa? Neden acaba? Yoksa Sıtkı Kürüm ile bu konuda bir tartışma mı yaşandı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Şurada eğleniyoruz. Neden bu kadar kızıyorsunuz anlamıyorum. Klavyenize yazık çocuklar. Ağabeylerinize söyleyin, size yeni klavye alsın. Aynı zaman da beyin… Şu sıralar çok ucuza beyin bulunuyor. Hiç merak etmeyin. Olmaz ise yeni yetme köşe yazarlarına başvurun. Onların beyni zaten kilo ile de para etmiyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 13 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2452185955881527079?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2452185955881527079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/bugun-1143te-saraydaym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2452185955881527079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2452185955881527079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/bugun-1143te-saraydaym.html' title='Bugün 11.43`te Saraydayım'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1342639291184309305</id><published>2010-10-11T15:56:00.000+03:00</published><updated>2011-08-09T14:21:53.317+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Balaskas: O yemek hiç yenmedi</title><content type='html'>Süleyman Gençel’in çok yakın arkadaşı, 14 yıldır Türk-Yunan diyalogunda birlikte çalıştığı Yunanlı gazeteci Stratis Balaskas, İzmir’in güncel tartışmalarına ve geleceğine yönelik çok önemli bir köşe yazısı kaleme aldı. Biz de bu yazıyı Gençel’in kendisine darbe yaparak, Ege’nin Sesi’ndeki köşesinden olduğu gibi yayınlıyoruz. Sürekli gidip geldiğim, kendi evim gibi hissettiğim İzmir’de yakın arkadaşım gazeteci Süleyman Gençel’in 1 Eylül 2010 tarihli, “Büyükşehirle ‘yemekteyiz’ programı” yazısını kaleme alalı neredeyse 40 gün geçti.&lt;br /&gt;Bir yemek yazısı üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki tüm taşlar oynadı, her şey değişti.&lt;br /&gt;Sadece bir yazıya dayalı bu kadar iş yapılabilir miydi ya da yapılmalı mıydı? Yunanistan’da olsa yapılmaz. Ama burası Türkiye ve konumuz Türkiye ile Yunanistan’ı karşılaştırmak değil. &lt;br /&gt;O yazıda Gençel’in kaleme aldığı üçüncü not kimsenin dikkatini çekmedi. Notta şöyle yazmıştı Gençel. “Eğer Aziz Kocaoğlu yazılarımı belli bir süre durdurmak için bu yemeği şahsen planladı ve genel sekreteri kullandı ise gerçekten yapacak bir şey yok… Büyükşehir belediye başkanımız da dahil ‘komplo teorisi’ konusunda İzmir’de çok sayıda başarılı insan olduğunu kabul etmek zorundayız. Ve bizim naif tavrımız bu tarz insanlarla mücadele etmemizi mümkün kılmıyor.”&lt;br /&gt;Olayın başlangıcı Gençel’in bir dostunun İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ersu Hızır üzerine getirdiği bilgiler ile başladı. O da bu kaynağa dayanarak yazı yazıyor, büyükşehirde bir tartışmanın başlayıp, büyümesine neden oluyordu…&lt;br /&gt;Her şey iyi gidiyordu. &lt;br /&gt;Günün birinde aynı dost Ersu Hızır’ın kendisiyle yemek yemek istediğini bildirdi. O da bunu kabul etti.&lt;br /&gt;Ancak yemek Gençel’in istediği gibi değildi. Ortada yenen bir yemek vardı ve yemek iki kişi olarak yenmişti. Ama yemek yiyenler o kişiler değildi. Hızır da bunu zaten net biçimde ortaya koymuştu. Gençel, Ersu Hızır’ın ruhu ile yemek yemişti, bedeni ile değil. Karşısında Hızır’ın düşüncelerini kendisine Hızır gibi aktardığını belirten bir dost vardı. Zira Süleyman’ın dostunun ifadesiyle Hızır aynı gün bir operasyon geçirmişti. &lt;br /&gt;Nedense İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, Gençel’e bir telefon açıp “Neler oluyor” diye sormadan düğmeye bastı ve ikinci adamını kenara koydu. Nasıl olsa yemek bahane, işler şahaneydi değil mi?&lt;br /&gt;Kimsenin karşıtı ya da destekleyicisi olmadığını belirten, bu yazı ile birlikte İzmir’de başlayacak büyük tartışmanın öznelerinden biri olacağını hisseden Gençel, şimdi şu sorulara yanıt arıyor.&lt;br /&gt;1 – Ersu Hızır’a karşı İzmir’de çok sayıda insan vardı. Hızır’ın yetkileri alındığı, dibe vurduğunda bile neden kendisi ile ilgili bir tek belge ortaya çıkarılamadı? Bana getirileceği vurgulanan dosyalar neden gelmedi? Özellikle Hızır’ın tüm pisliklerinin içinde olduğu iddia edilen büyük mavi klasör nerede?&lt;br /&gt;2 – Hızır karşıtları neden başka gazetecilere Hızır’ın yetkileri alınmış olmasına rağmen dosyalarını sızdırmadı? Yazıyı yazdıktan sonra konuştuğum insanlardan bir bölümü, Hızır’ın kendilerine neler yaptıklarını anlattılar. Hatta eve bile gelip bu konuları tartıştılar. Koç gibi damat bile bu konuda elinden gelen bilgiyi ortaya döktü. Ancak konu üzerine neden tek bir karşıt belge sunmadılar? Diğer insanlar hakkında ilgili belgeleri getirmeye devam ettiler…&lt;br /&gt;3 –Hızır büyük ihalelerde yolsuzluk yaptı, yüzde aldı ise Karun kadar zengin olması gerekmiyor muydu? O zaman Hızır’ın havuzlu villaları nerede? Kimsede bunun bir fotoğrafı yok muydu beni önüme koyacakları? Hızır’ın Güzelbahçe’de olduğu söylenen malikânesi konusunda kimin bilgisi vardı? Bu konu neden hiç ortaya çıkarılmadı?&lt;br /&gt;4 – “Çocuklarını Amerika’da okutuyor. Bu parayı nereden buluyor” tanımlamasına neden hiç belge bulunamadı? Neden sadece çocuklarının Massachusetts Institute of Technology, ile Columbia Üniversitesi’nde doktora öğrencileri olduklarına dair gerçek belgeler tarafıma ulaştırıldı? Sanırım belgeleri getirenler, İngilizce bilmedikleri için belgelerde çocukların tam burslu olduklarının yazıldığını alamadılar.&lt;br /&gt;5 - “Sadece Ersu Hızır mı suçlu?” başlıklı 07 – 09 - 2010 tarihli yazımda bu yemeğin yenmiş ya da yenmemiş olduğu konusunda soru işaretlerimi belirtmiş, 19 – 09 – 2010 tarihli “Ekip ve Kocaoğlu`nun İflası” başlıklı yazımda ise yemeği sanallaştırdığımı net biçimde ifade etmiştim. Neden kimse dikkate almadı?&lt;br /&gt;6 – Milliyet Ege köşe yazarı Dilek Gappi’nin de belirttiği gibi büyükşehirde muteber olmayan bir gazetecinin yazdıklarına dayanarak neden büyükşehir belediye başkanı genel sekreterin yetkilerini elinden almıştı? &lt;br /&gt;7 – Sadece baş başa olduğumuzu yazdığım yemekte nasıl başkaları olabiliyordu da bu bilgiyi büyükşehir belediye başkanı ve başkanın yakın dostları ile paylaşabiliyorlardı? Yemekte Hızır yok ise bu bilgi nasıl “Hızır yemekte bunları anlattı” şekline dönüşmüştü? Ben kendimi zeki olarak bilirdim. Ancak ben bile bu olayın dönüşüm sürecini algılamakta zorlandım. Yemek sadece benim tarafımdan yazıldığı şekilde dikkate alındı ise, neden gerçekten benim bilgime başvurulmadı? Belki de ben yazı tarzımı, Hızır’ın bulunmadığı bir yemeği nasıl tarif ettiğimi net biçimde açıklayabilirdim. Böylece yaşanan kargaşaya gerek kalmazdı. Yoksa isteyerek mi bu kargaşa ortamı yaratıldı?&lt;br /&gt;8 – Hızır’ın belediyede olmasından kimler zarar görüyordu? Hızır’ın imza atmadığı, izin vermediği ihaleler kimlerin canını sıkıyordu?&lt;br /&gt;9 – Yazıda büyükşehirdeki iddialar konusunda neden harekete geçilmedi? Gazeteler neden yolsuzluk konusuna eğilmedi? Neden olay sadece “Hızır, Gençel ile yemek yedi mi yemedi mi” boyutuna saplanıp kaldı? &lt;br /&gt;10 – Kentte yaşadığı iddia edilen 200 gazeteci, onlarca köşe yazarı neden bu tür bilgilere ulaşamadı? Gazetecilik yapmadıkları için mi, olayın öznelerinden biri ben olduğum için mi yoksa birileri olayı bu noktaya taşımak istedikleri için mi?&lt;br /&gt;11 - Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan incelemede ben ifade vermedim. Ersu Hızır’ın sürekli vurguladığı, “Ben bu yemeği yemedim” şeklindeki ifadesi basında zaten yer almıştı… İki kişinin olduğu tarafımdan kamuoyuna belirtilen yemekte başkaları olamayacağına göre büyükşehir teftiş kurulu soruşturmayı nereye bağladı ya da bağlamak istiyor? Teftiş Kurulu’nun toplantı sırasında yurtdışında bulunan Kocaoğlu ile görüştüğü de büyükşehrin koridorlarında yankılandı. Büyükşehrin teftiş kurulu Kocaoğlu’nun kurulu değil mi?&lt;br /&gt;12 – Yoksa bir tanık ifadesi ile mi hareket edildi? Yemeğin yendiğini iddia eden tanık, yemek yedikleri iddia edilen iki kişiden çok farklı düşüncede ise, sadece bu tanığın ifadesi ile mi hareket edildi? Bu konuda “Evet, bu yemek yenmiştir” diyenlerin sözleri dışında ortada başka bir kanıt var mıdır?&lt;br /&gt;13 – Kamuoyunda kimse ile görüşmeyen, konu hakkında hiçbir gazeteciye beyanat vermeyen Ersu Hızır, tam 32 gündür hangi gazeteci ile görüşüyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyor? Bunu gerçekten ben de öğrenmek istiyorum.&lt;br /&gt;14 – Benimle konuşan hangi gazeteciler ve şahıslar telefonu hoparlöre alıp yanındakilere dinletti?&lt;br /&gt;15 –Yemek sonrası yazdığım iddiaları savunmaya devam etmem gerektiğini neden kimse anlamadı?&lt;br /&gt;16 – Bu yemek aslında kimler tarafından kurgulanmak istenmişti? Yemeğin sonuçları kimlere yaradı? Siyaseten bu yemeğin getirdiği sonuçlara bakarak kimler politik ve mali çerçevede avantaj sağladı? &lt;br /&gt;17 – Yemeğin yendiği iddia edilen gün ile yemeğin yazıldığı gün arasında kimler, nerede, kimlerle görüştü. Yemeğin yazılmasından sonra geçen 40 gün içerisinde bu konu Yükseliş’te kaç kez tartışıldı? Bu görüşmelerden sonra hangi adımların atılmasına karar verildi?&lt;br /&gt;18 – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bu sürecin neresinde? Başından beri içinde mi, yoksa iddia edilen yemekten bir gün sonra mı bilgilendirildi? Hemen bilgilendirildi ise benim yazıyı kaleme almam için neden 1.5 ay bekledi? Yükseliş’te kendisinin de içinde bulunduğu toplantıda neler konuşuldu? Gerçi ben içeriğine tamamen egemenim... İsmini açıklamayacağım dostumun bu konudaki duruşu ile dosyaların tartışılmaya başlandığını ve Kocaoğlu’na karşı soruşturmaların açıldığını da kabul ediyorum. Ama öyle bir dost ki, bana dost, Kocaoğlu’na dost, Alaattin Yüksel’e dost… Ve dahi bir dönem Ersu Hızır’a dost… Önümüzdeki günlerde her şeyini öğrendiğim Grand Plaza konusuna daha çok değineceğim. Çok eleştirdiğim Derbentoğlu’nun Grand Plaza’dan gitmesine rağmen bu kurumda sorunlar neden hala devam ediyor?&lt;br /&gt;19 - Hızır’ın ipi kurultayda Baykal’ın düşüşü sırasında mı çekilmişti? Olay, siyasi bir öç alma, Baykal ekibinin İzmir’den ve büyükşehir belediyesinden temizlenmesi miydi? Olayın siyasi bir yanı olup olmadığı neden hiç masaya yatırılmadı? Hangi ilçe başkanları bu konuda net biçimde Hızır’ın arkasında durdu? Hatta hangileri bunu parti kulislerinde dile getirdi? &lt;br /&gt;20 – Deniz Baykal yemek yazısının çıkmasından sonra herhangi bir tavır sergiledi mi? Konu hakkında bir tespitte ya da yorumda bulundu mu? &lt;br /&gt;21 – Bu durum Kılıçdaroğlu ile de görüşüldü mü? Görüşmeyi kim yaptı? Görüşme nasıl bir ortamda geçti? Kılıçdaroğlu İzmir’deki gelişmelere, büyükşehirde yaşananlara nasıl baktı? &lt;br /&gt;22 – AKP bu sürecin neresinde? AKP İl Başkanı Ömür Kabak ile bu konuyu tartışacağımız gerekçesi ile Kanal 35’e çıkmamız neden engellendi? Kocaoğlu-Küçükbay ilişkisi hangi düzlemde? Üçüncü İzmir Projesi’nde Selim Gökdemir’in oynadığı rol nedir? Abdullah Kavuk bu oluşumların neresinde? 10 gün önce kaleme aldığım ESHOT ihalesinde AKP Grup başkan vekili ne kadar rol oynadı? ESHOT konusunda dostumun aracılığı ile tarafıma telefon eden bir üst düzey ESHOT yetkilisinin açıklamaları kimleri hedef aldı? &lt;br /&gt;23 –Bazı AKP’li büyükşehir meclisi üyelerinin son 5 yılda kabul edilen ihaleler konusunda rolleri olmuş mudur?&lt;br /&gt;24 – AKP İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, bugünden itibaren başlayacak gelişmelere göre tavır alabilecek mi? CHP’de başlayabilecek olası kapı süpürme olayına karşılık, AKP de kendi kapısını süpürmeyi ve temizlemeyi başarabilecek mi?&lt;br /&gt;25 – Bugünden itibaren taşın altına elini kaç kişi sokacak? &lt;br /&gt;Evet… Türk meslektaşlarımın yapamadığını ben yaptım ve İzmir’in önemli bir gerçeğine parmak bastım. Süleyman Gençel’in bana anlattıklarının, yukarıda sorduğu soruların, İzmir’de yeni ve çok büyük bir tartışma başlatacağından adım gibi eminim.&lt;br /&gt;Stratis Balaskas olarak bir uyarım Kocaoğlu’na… Sadece iddiadan oluşan bir yemek olayı karşısında düğmeye basıp genel sekreterinizi görevden aldınız. İki kişinin yediği ve Ersu Hızır’ın olmadığı bir yemeğin taraflarca reddedilmesi durumunda bir büyükşehir belediye başkanı olarak düşeceğiniz pozisyonu umarım anlamışsınızdır. Yemeğin yenip yenilmemesinin kamuoyunda tartışılması ve ortak bir düşüncenin oluşması önemli değil. Hatta bu konuda tanık olduğunu iddia edenler, konuşanlar, sürece müdahale edenler de olabilir. Mesele her şeyin dışında hukuki bir süreçtir ve bu süreç başladığında kamuoyundaki tartışmalar değil, tarafların beyanları ve kanıtlar önem kazanır. &lt;br /&gt;Bu açıdan baktığımızda, sizin yönetim anlayışınız, ulusal medyaya kadar varan tartışmaların göbeğinde kalışınız, pek hoş görünmüyor. Yunanistan’dan baktığımda maalesef İzmir’in iyi yönetilmediği kanısındayım. Benimki çok dışarıdan ve objektif bir yaklaşım… Sürecin bugünden itibaren işleyişi karşısında nasıl bir tutum sergileyeceksiniz? İzmir ve Türkiye bu durumu nasıl algılayacak? Anladığım kadarıyla sizin için zor bir dönem başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir uyarı Kocaoğlu’nun ekibine ve arkadaşlarına… Kimse nerede durduğunu fark etmediği için, aradan geçen 40 gün içerisinde Süleyman Gençel, double, triple ve hatta four time check yapmış. Gazetecilik zor zanaattır. Bazen özne olmak durumunda kalabilirsiniz. Son 32 gündür nerede durduğunu sadece kendisinin bildiği Gençel, sizin attığınız adımların tamamından haberdar olduğu için, yaptıklarınızı, beklentilerinizi net biçimde saptamış ve bunu siyasi arenada paylaşmış durumda. Aklınız var ise süreci siyaset ile örtüştürmekten vazgeçip, kenara çekilin. Yoksa yaratılacak büyük girdapta boğulup gidebilirsiniz.&lt;br /&gt;Son uyarı da Ersu Hızır’a… İzmir kamuoyunda “derin abi” izlenimi vermiş, bir takım hatalar yapmış olabilirsiniz. Sizdeki “derin” izlenim, toplumun size karşı farklı spekülasyonlar üretebilmesine zemin hazırlamış siz de kamuoyunda bu tür konuları hiç tartışmadığınız için yanlış anlaşılmaya devam etmişsiniz. Umarım bundan böyle daha şeffaf ve açık olmaya çaba sarf edersiniz. Bu olaylar dizisinin size önemli bir yararı oldu bu arada. Kimin gerçek dost, kimin iktidara dayalı dost olduğunu kavramışsınızdır. Belki de ilk kez İzmir’deki yapılanmış bir zinciri kırma şansını elinize geçirdiniz. Bundan sonra ne yapacaksınız? Gençel’in sizin isminizin üzerinden iddia ettiği büyükşehirdeki yolsuzluklar üzerine sonuna kadar gidecek, gerekli belgeleri ortaya koyacak mısınız? &lt;br /&gt;Bundan sonra meselenin tam göbeğinde siz olacaksınız.&lt;br /&gt;Ben de sizi Yunanistan’dan takip edeceğim.&lt;br /&gt;Anladığım kadarıyla sıcak ve hareketli günler yaşanacak İzmir’de… Bir sonraki gelişimde İzmir’de daha çok kalacak ve gelişmeleri tekrar kaleme alacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan NOT 1: Karabağlar Belediyesi Süleyman Gençel’e kurum içinden bilgi ulaştırdığını iddia ettiği bir kızcağızı bulmuş, derhal park ve bahçelere sürmüş. Yazıktır, günahtır… Gençel o kızı tanımıyormuş bile… Ancak kıza yapılanların peşinde olacakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan NOT 2: Karabağlar 65/2 sokak no.8 Üçkuyular-İzmir adresindeki bina yurt olarak kullanılmaya başlanmış. Bu yurt ne Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ne de Karabağlar Belediyesi’den ruhsat almamış. Belediyeye defalarca bildirildiği halde, “Burası inşaat halindedir. Ticari faaliyet söz konusu değildir" yanıtı alınıyormuş. Oysa yurt, iki aydır faal ve ağzına kadar da üniversite öğrencileriyle doluymuş… Karabağlar zabıtası nedense bu faaliyeti görmüyor, idare ediyormuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan NOT 3: Arsenik konusunda ilginç bilgiler geliyor. Gençel bunları yakında gündeme taşıyacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan NOT 4: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni Zabıta Daire Başkanı’nın kim olduğu konusunu neden Cengiz Bulut’a sormadınız ki? 8 yıl önce emekli olan birini ben Yunanistan’dan tanıyorum adamı, siz burada tanıyamamışsınız Sayın Kocaoğlu… Bu nasıl gençlere yer açma sanatıdır anlamakta gerçekten zorlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan NOT 5: Bir yorum da Gençel’in yazdığı yazılara yorum yazan ve kendisinin açığa düştüğünü örneklerle vermeye çalışan Neanderthal çağdan günümüze kadar ulaşmayı başaran arkadaşımıza. Kardeşim, Süleyman ile cebelleşmen için çok çalışman lazım. Gerçi mesele sadece çalışmak değil. Bu iş biraz doğuştan kaynaklanıyor. Ben yıllardır uluslararası platformda hatta Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ta kendisi ile cebelleşiyorum. Bir adım bile ileri gidemedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balaskas’tan SON NOT: CHP ön seçim kararı almış. İyi bir gelişme. Ancak büyük kentlerde sadece bir sıra için merkez yoklama yapıp, diğerlerini ön seçimle belirlemeli. Bu karar ile İzmir’de bütün dengeler değişir. Bundan böyle ne ekibin yazıp çizilen adayları çıkar, ne de ortada “Ben anlaştım, milletvekili olacağım” diyenler… Rezzak merkez yoklama üzerinden kendini kurtarır da diğerleri ne yapar bilemem… Gerçi bu karar ne kadar uygulanır o ayrı bir soru. PM oylamasında çarşaf liste yapılacaktı denildi. Sonra devreye Önder Sav girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 11 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1342639291184309305?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1342639291184309305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/balaskas-o-yemek-hic-yenmedi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1342639291184309305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1342639291184309305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/balaskas-o-yemek-hic-yenmedi.html' title='Balaskas: O yemek hiç yenmedi'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2212606888120844064</id><published>2010-10-08T15:54:00.003+03:00</published><updated>2010-10-10T16:01:45.313+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Unutulan Sığınak...</title><content type='html'>Vallahi ben unutmadım… İzmir Büyükşehir Belediyesi unutmuş… Nerede mi?&lt;br /&gt;Yakında açılması planlanan Gaziemir Semt Garajı’nda…&lt;br /&gt;Aslında proje çok güzeldi…&lt;br /&gt;8936 m² arsada, 6000 m²oturma alanına sahip binanın bodrum katında çevre ilçelere kalkacak 22 minibüs yeri, zemin katta transfer yapacak16 belediye otobüsü, birinci, ikinci ve teras katlarda ise 267 özel araçlık park yerini bünyesinde barındırıyor.&lt;br /&gt;Zemin katta ayrıca vatandaşların yolculukları sırasında dinlenebilecekleri bekleme holleri yapımı da son aşamada.&lt;br /&gt;Aliağa Menderes Raylı Sistem Projesi’ne de entegre edilen semt garajı aynı zamanda bir aktarma istasyonu görevini görecek. Raylı sistem projesi kapsamında yapılan Gaziemir İstasyonu’nun yanında oluşturulacak semt garajından, raylı sistemi kullanarak Gaziemir’e gelen yolcular da yararlanacak. Vatandaşlar, semt garajından diledikleri yerlere, otobüs veya minibüsleri kullanarak rahatlıkla gidebilecekler.&lt;br /&gt;Ayrıca özel araçları ile semt garajına gelenler, araçlarını otoparka bırakarak raylı sistemi kullanma ayrıcalığına sahip olacak. Dönüşte araçlarını güvenle alabilecekleri modern bir tesise kavuşmuş olacaklar. Yine vatandaşlara, Gaziemir çevresine ve kent merkezine yolculuk imkânı tanıyan minibüsler ve belediye otobüslerini bir arada bulma imkânı sağlanmış olacak.&lt;br /&gt;Her şey güzel…&lt;br /&gt;Ancak inşaat başlanınca ortaya bir durum çıkmış… Böyle büyük bir binada olması gereken sığınağın belediyeden verilen projede olmadığı ortaya çıkmış. Müteahhit firma bu durumu inşaata başladıktan sonra fark etmiş.&lt;br /&gt;Sığınak yapılmadan işe devam etse belediyenin diğer kurumu bina bittikten sonra devreye girecek ve ruhsat vermeyecekmiş.&lt;br /&gt;Çaresiz projeye inşaatı yapımı sırasında bir sığınak eklenmiş.&lt;br /&gt;Sığınak tek kata eklenince sorun çıkacağı için ikiye bölünmüş ve dağıtılmış.&lt;br /&gt;Tabii ki sığınak eklenirken proje değiştirilmiş ve daha önce belirtilen sayıda otobüs ve minibüsün park etme olanağı kalmamış.&lt;br /&gt;Şimdi belediyede herkes birbirini suçlamaya başlamış. Fen işleri ile imar arası gergin. ESHOT da bir yandan devrede. Müteahhit firmaya bile suçlayanlar var.&lt;br /&gt;İyi de ortada bir proje bulunuyor belediyeden gelen. Ve bu projede sığınak unutulduğu için yaşanan bir sürü tartışma…&lt;br /&gt;Vallahi tek şey diyeceğim sizlere…&lt;br /&gt;Doğru bir iş yapın, dişimi kıracağım.&lt;br /&gt;Gerçi dişlerimi kırmak isteyen sayısı şu günlerde hayli yüksektir ya…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: CHP Genel Sekreter Yardımcısı Abdürrezzak Erten buyurmuş. Birinci bölgeden 1h0, ikinci bölgeden 10h olmak suretiyle 20 milletvekili çıkarırız. O zaman birinci bölge 10. sıraya Abdürrezzak Erten’i, ikinci bölge 10. sıraya da İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu’nu koyalım. Zaten ikinci bölge birinci sıraya Kılıçdaroğlu davet edilmiş. Ama bu yetmez, yıkama ve yağlama işlerine devam edelim. Birinci bölge 1. sıraya da Önder Sav’ı yerleştirelim. Kemal Karataş bu fikri bir gazeteciye anlattı. Ancak gazeteci konuya vakıf olamadığı için bu fikri yarım yamalak kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Pazartesi günkü çıkacak yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Eğer İzmir’deki dengeler değişecek ise belki bu yazı bu konuda yardımcı olur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Bazı internet sitelerinde fikir hırsızları görüyorum. Çok ilginç ancak önemli değil. Bazı yeni yetme yazarların okunma oranları yükseliyor benim üzerimden…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 08 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2212606888120844064?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2212606888120844064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/unutulan-sgnak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2212606888120844064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2212606888120844064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/unutulan-sgnak.html' title='Unutulan Sığınak...'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5082025497809018721</id><published>2010-10-06T15:51:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:01:45.319+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Beyaz Türklere Mesaj</title><content type='html'>Bir önceki “Adnan Saygun mu kaldı” başlıklı yazıma bazı eleştiriler yapıldı. İşte eleştirilerden birkaçı…&lt;br /&gt;Mehmet Kahyaoğlu: “…Söylediklerimden yazdıklarınızın doğru olmadığı anlamı da çıkarılmamalı. Maalesef yazdıklarınızın AASSM’nin kurumsal gelişimine bir katkısının olmayacağını düşünüyorum. Zaten merkezin bu hale gelmesinde çalışmaların genel bir sanat-kültür programı üzerinden değil, sadece kişiler üzerinden yürütülmeye çalışılması neden olmuştur. Haziran 2010’da ilgili kişilere gönderdiğim ve Andante dergisinin de Temmuz-Ağustos 2010 sayısında çıkan AASSM’ye veda başlıklı yazımda da burada geçirdiğim 2 yıllık deneyimi ve başarısızlıkları zaten anlatmış bulunmaktayım. Bu yazı aynı zamanda benim için bir defterin kapanması idi.”&lt;br /&gt;Deniz Evren: “Daha önce de birkaç yazınızı okudum sürekli bir eleştiri halindesiniz, diğer yazılarınıza hiç yorum yapmadım. Çünkü beni Adnan Saygun kadar ilgilendiren konular değildiler. Şimdiye kadar Adnan Saygun’da birçok konser izledim… İçerideki personelin davranışları da gayet olumlu… Sanırım herkes bundan dolayı memnundur… Sanatçıyı da sanatseveri de mutlu eden bir sanat eserini, siyasi beklentilerinize daha fazla alet etmeyin.”&lt;br /&gt;Murat Özdurakoğlu :Her belediyede olduğu gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde sorunlar ve eksiklerin olması kadar doğal bir şey yoktur. Eleştiri sanılan yazılarınızı okuduğumda gördüğüm tek şey, bu aralar favori olan ghost whisper dizisindeki ana karakter gibi bilmediğiniz konularda atıp tutuyor, çözümlerden uzak, hangi parti fanı olduğunuzu açıkça gösteren bir kalem olmaktan öteye gidemiyorsunuz. Haddinize olmayan konulara girip danışma kurullarına cesaret öğütleri veriyor, daha ileri giderek Filarmoniler için trajikomik yazılar yolluyorsunuz. Arkanızda asılı Recep Bey'in fotoğrafı buralardan görülür oldu bilginize.”&lt;br /&gt;Pek tarzım olmasa da bu üç yoruma yanıt vermek durumundayım.&lt;br /&gt;Öncelikle bir dönem Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde danışmanlık yapan Mehmet Kayhaoğlu’na… Sayın Kahyaoğlu sanırım İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 2001 yılında görevli olarak geldiniz. Arada bir süre için üniversiteye geri dönseniz de yaklaşık 8 yıl belediyede görev yaptınız.&lt;br /&gt;Siz bu kurumdan ayrılınca mı olay sanatsal oldu? Bu süreçte yazdıklarımı yaşadınız mı yaşamadınız mı?&lt;br /&gt;Bırakın Andante Dergisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sanat anlayışı üzerine yaptığınız eleştirileri?&lt;br /&gt;Dergiyi okuyan sayısı en fazla 500. Üstelik dergiyi okuyan sanatseverler 8 yıl boyunca sizin maaşınızı ödemediler. Sizin maaşınızı ödeyen İzmirlilere karşı bir sorumluluğunuz var bana göre. Kurumda neler yaşandı ise bunu açık açık, maaşınızı ödeyen İzmirliler ile paylaşmak zorundasınız.&lt;br /&gt;Siz, yukarıda bir başka eleştiride bulunan Deniz Hanım’ın tuvalette rahat etmesi için bir sanat danışmanı olarak tuvalet kağıdını karşıdaki marketten kendi paranız ile satın almak zorunda kaldınız mı kalmadınız mı? &lt;br /&gt;Öyle ortaya çıkıp “Ben sanatçıyım” demek yok ama… “Emekli biletçi” tanımlamasını Andante Dergisi’nde kullanıp kullanmadığınızı da merak ettim açıkçası...&lt;br /&gt;Deniz Hanım… Ben personelin size nasıl hizmet ettiği konusunda değilim. Gittiğiniz restoranlarda da personel size iyi davranıyor, güler yüzlü oluyor. Önemli olan bir sanat merkezinin nasıl yönetildiği konusu… Sanırım ikisini birbirine karıştırmışsınız.&lt;br /&gt;Murat Bey de konuyu basite indirgeyerek AKP üzerine getirmiş. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sahnelediği Murtaza’da dünyanın en iyi performansını ortaya koymuş olabilirsiniz. Ama ben yine de New York Filarmoni Orkestrası’nın neden İzmir’e gelemediği konusu ile daha çok ilgileniyorum. Danışma Kurulu’nun da oluşturulduktan sonra en az bir kez toplanması ve kent sanatı hakkında ortak bir tavır sergilemesini diliyorum. Umarım kurul üyelerinin zaten var olan unvan vagonlarına bir tane daha eklemek değildir amaç.&lt;br /&gt;Danış(ma) Kurulu’na Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi bir ücret ödeniyor mu bu arada…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Büyükşehirle yemekteyiz programından sonra Ömür Kabak ile meyhanedeyiz. Doğan Grubu gazetelerinde 3-4 gün önce şöyle bir haber vardı: Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir İl Başkanı Ömür Kabak meyhaneye girecek. Kendi isteği ile mi bilemem ama Kabak önceki akşam tarafımca bir meyhaneye götürüldü… Böylece seçimden önce alıştırma turlarına başlamış oldu. Aylardır dağda taşta “evet” için çalışan Kabak “evet” demeye o kadar alışmış ki, kızını istemeye gelen yeni damadına da hemen “Evet, kızımı veriyorum” demiş. Şu sıralar kendisinden bir şey talep ederseniz, alışkanlık gereği size de “evet” diyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Demokrat Parti Konak İlçe Başkanı Hakkı Celal Keleşoğlu, Habertürk Egeli’ye verdiği demeçte, “Annem izin verir ise DP’nin başına geçerim” demiş. Öğle saatlerinde 50 dereceyi bulan uzun yaz günlerini geçirdik ya neyse… Mutlaka bir nedeni vardır, Keleşoğlu’nun yaptığı bu açıklamaların. Baksanıza bize bile not olmayı başardı. Kuru bir tonda, “Ben DP’ye genel başkan adayıyım” dese, dönüp bakar mıydık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Kocaoğlu’na soruşturma mı gelmiş? Bak üzüldüm şimdi. İki gündür de İzmir Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığı beni arıyor. Gitsem mi, gitmesem mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ı eleştirmediğim konusunda yorumlara rastlıyorum. İşte eleştiriyorum. Sayın Cevat Durak son günlerde gittiğiniz yolu hiç beğenmiyorum. Bu yol sizi uçuruma götürür. Bak “uyarmadı” demeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 06 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5082025497809018721?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5082025497809018721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/beyaz-turklere-mesaj.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5082025497809018721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5082025497809018721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/beyaz-turklere-mesaj.html' title='Beyaz Türklere Mesaj'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-9198527103725941299</id><published>2010-10-04T16:56:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:02:13.255+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Adnan Saygun mu kaldı?</title><content type='html'>İzmir Büyükşehir Belediyesi Opera binası için düğmeye basmış…&lt;br /&gt;Aferin…&lt;br /&gt;Ama bizim bir de dünyaca ünlü Adnan Saygun Sanat Merkezimiz var…&lt;br /&gt;Ne merkez... Ne merkez… Bina cidden güzel…&lt;br /&gt;Bir de Danışma Kurulu var, Aziz Kocaoğlu başkanlığında…&lt;br /&gt;Üner Birkan (Müzik eleştirmeni-yazarı), Rengim Gökmen (Orkestra Şefi-Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü), Aytül Büyüksaraç (İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü), Kenan Gökkaya (İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Müdürü), Prof. Semih Çelenk (D.E.Ü Güzel Sanat Fakültesi Dekanı), Prof. Gören Bulut (Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı), Beyhan Murphy (Performans Sanatçısı), Evin İlyasoğlu (Müzik eleştirmeni ve tarihçisi), Serhan Ada (Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Bölüm Başkanı), Halit Turgay (İ.Ü Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi), Emin Mahir Balcıoğlu (Kültür Projeleri Yöneticisi), Levent Çalıkoğlu (İstanbul Modern Sanatlar Müzesi Şef Küratörü), İbrahim Yazıcı (İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Şefi), Prof. Mümtaz Sağlam (D.E.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanı), Prof. Oğuz Adanır (D.E.Ü Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü), Prof. Murat Tuncay (D.E.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölüm Başkanı), Prof. Zeynep Mercangöz (E.Ü Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi), Prof. Dr. İnci Kuyulu Ersoy (E.Ü Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi), Yalçın Mergen (D.E.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi), Arş. Gör. Borga Kantürk (D.E.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü), Tevfik Tozkoparan (AASSM Proje Mimarı) Dilek Tunalı (AASSM Sanat Danışmanı) ve Mehmet Kahyaoğlu (AASSM Sanat Danışmanı).&lt;br /&gt;Bu kurul hiç toplanmamış.&lt;br /&gt;Toplanırsa da neden toplanacak ki… Ekim ayı geldi, ortada bir program bile yok…&lt;br /&gt;Şimdi size anlatacağım hikâyeleri iyi dinleyin. Bakalım ne diyeceksiniz? Başka yerde bulamazsınız bunları…&lt;br /&gt;Adnan Saygun Sanat Merkezi sanat danışmanları bin bir güçlükle New York Filarmoni Orkestrası’na ulaşırlar. Hani şu dünyanın en ünlü orkestrasına… &lt;br /&gt;Orkestraya İzmir’i, Adnan Saygun Sanat Merkezi’ni anlatırlar ve bir konser vermeleri konusunda ikna ederler.&lt;br /&gt;Bu süreci yönetime sunarlar.&lt;br /&gt;Gelen yanıta bakar mısınız?&lt;br /&gt;“Bize bir iki DVD göndersinler, ne çaldıklarını, nasıl çaldıklarını bir görelim…”&lt;br /&gt;Bunu duyan sanat yönetmenleri hemen gidip karşı kıyıdan kendilerini denize atmak isterler de birileri devreye girip ikna eder onları… &lt;br /&gt;Neyse, olaylar gelişir ve New York Filarmoni’nin gelişi hemen hemen kesinleşir.&lt;br /&gt;Bu kez devreye Kültür ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Baran girer, “Banka garantisi vermeden olmaaaaaaz” der. Ve iş yatar?&lt;br /&gt;Sanat danışmanları, dünyanın bir numaralı orkestrasına “Kardeşim size güvenmiyoruz, ya gelmeyip paramızı yerseniz?” diyemezler… &lt;br /&gt;Kültür ve sanatın başkenti İzmir… Canım İzmir, canım belediyem…&lt;br /&gt;Kadın haklı ama… Bak getirecekti Tarkan’ı… New York Filarmoni de neymiş.&lt;br /&gt;Bu arada 29 Ekim’deki Tarkan konserini de iptal etmişler. Organizasyona ödenecek 500 milyardan pay alacakların hevesleri kursaklarında kaldı sanırım.&lt;br /&gt;Neden iptal etmişler ki? Birileri yazmış mı yoksa…&lt;br /&gt;Yine belediyenin kültür işleri ile ilgilenen bir üst düzey vatandaşımız bir konser sonrası yanındakinin kulağına eğilmiş ve “Konserlerden sonra neden şeflere çiçek veriyoruz?” diye sormuş.&lt;br /&gt;Yanıt alamamıştır. Büyük bir ihtimal ile soru sorduğu kişi o sıralar koltuğundan yere düşmüştür…&lt;br /&gt;Yine eleştiriyorsun Süleyman demeyin…&lt;br /&gt;Bir arkadaşıma bunları anlattığımda aynen şunları söyledi.&lt;br /&gt;“Bunları yapanları ıslatacaksın. Sonra eline kiraz dalı alacaksın. Bornova Kavşağı’ndan Manisa’ya doğru kovalamaya başlayacaksın…”&lt;br /&gt;Konu devam ediyor tabii ki…&lt;br /&gt;Konserler veriliyor… Şık şık insanlar, İzmir’in beyaz Türkleri akın akın Adnan Saygun’a geliyorlar.&lt;br /&gt;Adnan Saygun Sanat Merkezi sanat danışmanı ise aynı saatlerde karşıdaki marketten kendi parası ile tuvalet kâğıdı ve havlu kâğıt almakla meşgul. Defalarca belediye ile yazışmasına karşılık bir sonuç alamamış, olayı böyle çözüyormuş.Konser sonrası aldığı fişleri belediyeye götürüyor, parasını tahsil ediyormuş.&lt;br /&gt;“Bu kadar da olmaz” demeyin.&lt;br /&gt;Belediyede tüm bu fişleri bulabilirsiniz. Bazılarının iddia ettiğinin tersine kanıtsız yazı yazmıyoruz burada… Biri çıkarıp o fişleri ortaya koyar ise yukarıda yazdıklarım, ulusal medyaya manşet olur…&lt;br /&gt;Şimdi gelelim ana konuya… &lt;br /&gt;Bu merkezin sorumlusu kim?&lt;br /&gt;Koordinatör sıfatı ile merkezde dolaşan emekli bir bayan. &lt;br /&gt;Nereden emekli? &lt;br /&gt;THY’den.&lt;br /&gt;Kim?&lt;br /&gt;Nagehan Genç… Vekâleten genel sekreterlik görevi üstlenen Pervin Şener Genç’in kız kardeşi…&lt;br /&gt;Teyzeler, anneanneler, halalar…&lt;br /&gt;Enişteler, amcalar nerede acaba?&lt;br /&gt;Bir sözüm de yukarıda isimlerini yazdığım danışma kurulu üyelerine… Önünüzde o kadar unvan var. Biriniz kalkıp neden “Bu ne rezalettir” demiyor ki…&lt;br /&gt;Neden korkuyorsunuz, anlamıyorum. Korkmayın Aziz Kocaoğlu sizi yemez. Zaten yiyecek dişi de kalmadı… &lt;br /&gt;Yediği kroşeler ile bugünlerde hayli sarsılmış, gardı düşmüş durumda. Sırada ciddi bir aparkat var… Unutmasın, dirseklerini biraz aşağıya indirsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Karabağlar Belediyesi yine mi sansür uygulamış Egenin Sesi’ne… Yahu Sayın Kürüm, bu sansür işi ile meseleyi çözeceğinizi sanıyor iseniz yanılırsınız. Karabağlar personeli yazımı evinde ya da bir başka kurumda okuyor. E-mail aracılığı ile yine belediyeden takip ediyor. Ancak asıl önemlisi yazıların Ankara CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ekibi tarafından okunması. Belki de Kılıçdaroğlu İzmir’i genel sekreterin ve genel sekreter yardımcısının bilgilendirmesi dışında yazılarımızdan da takip ediyordur. Genel Merkeze de sansür uygulayacak haliniz yok sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Benzin istasyonları konusu gerçekten ilginç. Genel Sekreter Ersu Hızır da gitmeden önce de bir benzinlik için imza atmış. Konu Kocaoğlu’na kadar taşınmış. Sonra ne olmuş bilemiyorum. Son günlerde Çevre Dairesi’nde bu konuda hayli hareketli saatler dakikalar yaşanıyor. Balkondan izlediğim kadarıyla yeni bazı tipler daire başkanlığına girip çıkıyormuş. Ancak çok ilginç… Benzinlik dosyalarının saklanması da para kazandırıyor, hemen çözülmesi de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 04 - 10 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-9198527103725941299?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/9198527103725941299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/adnan-saygun-mu-kald.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/9198527103725941299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/9198527103725941299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/10/adnan-saygun-mu-kald.html' title='Adnan Saygun mu kaldı?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1441971752491307556</id><published>2010-10-01T16:53:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:03:23.456+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Akaryakıt İstasyonu Dosyası Nerede?</title><content type='html'>Kemalpaşa’da Kızılüzüm Mevkii’nde bulunan bir benzin istasyonundan söz etmek istiyorum. Büyükşehir Belediyesi Ruhsat Denetim Uzmanları bu istasyonda denetim yapıyor ve sıvı petrol ürünlerinin yanı sıra kaçak olarak gaz satışı yapıldığını belirliyor.&lt;br /&gt;İstasyonun sıvı petrol ürünleri satış ruhsatı var. Ancak gaz satış ruhsatı yok. Denetim uzmanları Ocak ayında sundukları raporlarında istasyonun kapatılması konusunda görüşlerini belirtiyor.&lt;br /&gt;Ancak ne oluyor ise oluyor bu dosya ortadan kayboluyor.&lt;br /&gt;Tabii hemen akla bazı soru işaretleri geliyor.&lt;br /&gt;1 - Bu dosya nerede?&lt;br /&gt;2 – Bu dosyanın daire başkanlarının odalarında saklı olması mümkün mü?&lt;br /&gt;3 – Dosyanın uygulamaya geçmemesi halinde kimler ne kadar kazanıyor?&lt;br /&gt;4 – Büyükşehrin hangi üst-düzey bürokratları bu işi biliyor?&lt;br /&gt;Yukarıda yazdığım istasyon sadece bir örnek…&lt;br /&gt;Bunun gibi sayısı hayli yüksek istasyon var ortada. Bu dosyaların da bazı daire başkanlarının odalarında tutulduğu söylemi yaygın…&lt;br /&gt;Tabi burada asıl sorulması gereken başka bir konu var.&lt;br /&gt;Kocaoğlu bazı bürokratlarına ciddi para kazandıran bu dosya saklama işinden ne kadar haberdar?&lt;br /&gt;Tatile çıktığı evinden bu işe bir el atsa, konu ile ilgili daire başkanlarını, genel sekreter yardımcılarını çağırsa ve ellerindeki dosyaları sorsa nasıl olur acaba…&lt;br /&gt;“Charlie’nin Teyzeleri”nin bu konudaki tutumlarını merak ediyorum açıkçası.&lt;br /&gt;Bakalım, “Evet, haklısınız. Odalarda şu kadar dosya saklanıyordu. Tüm dosyaları hemen işleme koyuyoruz” derler ise, yeni bürokratlar olarak birinci raundu geçmiş olurlar.&lt;br /&gt;Diyebilirler mi?&lt;br /&gt;Belki bazı dosyalar ile başkanımızın da yakın ilişkisi vardır. Onun için “diyemezler” gibi geliyor bana…&lt;br /&gt;Ve çok önemli birkaç soru daha…&lt;br /&gt;Bu dosyalar ile EGİAD seçimleri arasında ne tür bir ilişki var? Kocaoğlu bu seçimlerin neresinde? Koç Grubu bu seçimlerin göbeğinde mi?&lt;br /&gt;EGİAD adaylarından Ayşe Akın konusunu da yakından izliyorum. Kendileri bir bayan ve bildiğim kadarıyla OPETçi…&lt;br /&gt;OPET denilince akla ne geliyor? Giraud Ailesi… Koç Grubu… Arçelik ve Beko mamulleri… Beyaz eşya satışı…&lt;br /&gt;İzmir’in satışı vs…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinci Yurdun Yıkılması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buca’da bir taşınmaz var. Dumlupınar Mahallesi Yukarı Kozağaç Mevkii 647-71 ada parsel üzerinde. 7.643 metrekare… Bu taşınmaz bir hazine arazisi… Fakir ve Muhtaçlara Yardım Derneği tarafından hazineden Kır kahvesi ve dinlenme yeri olarak kiralanıyor… Buraya kadar bir sorun yok. Ancak farklı maksatlarla kullanılması halinde Hazine’ye yeniden iadesi şartına uymadan üzerine bir bina dikiliyor ve yurt amaçlı kullanılıyor.&lt;br /&gt;Orman arazisi içerisinde aynı bölgede buna benzer onlarca kaçak bina var. Bu binaların tamamı büyükşehir ve Buca belediyeleri tarafından ortak olarak yıkılırken, nedense bu binaya dokunulmuyor. Bina kaçak olmasına karşılık 5 aydır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yıkım belgesi çıkmıyor. Belediyenin içerisinde bir el bu binanın yıkılmasına karşı harekete mi geçti? Dinci olarak bilinen bu yurdun yıkılması konusunda neden adım atılmıyor? Yoksa büyükşehirde İslamcı örgütlenme dedikoduları gerçek mi? Biz de bu belediyenin sosyal demokrat olduğunu sanıyorduk. Her zamanki gibi yanıldık sanırım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Hareketli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta sonu Ankara’da CHP’nin il başkanları toplantısı var. Buradaki kurgu açık… İl başkanlarından bin bölümü söz alacak, Genel Sekreter Önder Sav’ın kendilerine ifade ettiği cümleler ile partiyi şu sıralar karıştırmanın gereği olmadığını, genel seçime hazırlanmak zorunda olduklarını vurgulayacak, ardından daha önce yine Önder Sav tarafından kaleme alınan bildirge Ankara İl Başkanı tarafından basına okunacak.&lt;br /&gt;Böylece hem Deniz Baykal’ın çıkışı durdurulmaya çalışılacak hem de Kılıçdaroğlu’nun rahatsız olduğu konularda eli kolu bağlanacak.&lt;br /&gt;Taktik iyi… Çünkü kabul etmeliyiz ki, taktisyen çok iyi. Bu işleri yıllardır yaptığı için iyi bilir. Bakalım Sav’ın bu hamlesine karşılık Kılıçdaroğlu hangi hamleleri yapabilecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Grand Plaza FNG firması ile bir yıllık bir hizmet alımı ihalesi yapmış. Ortada bir sorun yok, firma sağlam ve başarılı. Ancak ihale 5 ay önce bitmesine karşılık aynı alışveriş devam ediyor. Grand Plaza’nın yeniden ihaleye çıkması gerekmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Pazartesi günü belediyeden çıkarılan Ersu Hızır’a ait 100 kadar klasör 15 siyah çuval içerisinde nereye nakledildi? İnsan onları benim eve gönderir yahu… Ben de balkonda bir taraftan çevreyi gözler, diğer taraftan belge okurdum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Metro konusunda uzman bir mühendis ile konuştum. Kendileri inşaatı çok iyi biliyor. Yani bilgi içeriden… Aynen şunları söyledi: “Yolun Kasım’da açılacağı açıklamalarına gerçekten gülüyorum. Aziz Kocaoğlu metroyu 2014 yerel seçimlerine yetiştirebilir ise büyük başarı. Bozoğlu’nu bile arar hale geldik.” Eylül’de açılması planlanan Aliağa Menderes hattı, önce 29 Ekim’e şimdi de kasım ayına kaydırıldı. Umarım yılsonuna kadar bitirilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Bir köşe yazarının iddiası. Kılıçdaroğlu’nun İzmir’deki danışmanı Burhan Özfatura imiş… Yahu Burhan Bey… ANAP’ta gördük sizi, DYP’de de… Sonra AKP, ardından oğlunuz kanalı ile MHP… Şimdi de CHP mi? Kocaoğlu ile yakınlığınızı biliyorduk. Gelin meselesi var da ortada… Ama Kılıçdaroğlu yeni bir şey. Yoksa bir soyadı takıntısı mı var ortada? Dervişoğlu, Kocaoğlu, Kılıçdaroğlu… Vallahi benim başım döndü. Tamam; kentin akil adamı olduğunuzu kabul ediyoruz da, akil adamların Mevlevi semaisi yaptığına ilk kez şahit oluyoruz. Kılıçdaroğlu giderse sırada kim var? TKP mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ’ın evinin hem denize hem havuza baktığını yazdığımda tehlikeli basın danışmanı da dahil birçok isim“Başkanımızın evinde havuz yoktur” yanıtını verdi. Ben kendi evinin havuzu olup olmadığını söylemedim ki… “Havuza bakıyor” dedim. Çünkü deniz kenarının hemen gerisinde Karşıyaka Belediyesi’nin yaptırdığı bir havuz var. Dolayısıyla ev hem deniz, hem havuz manzaralı… Neden hemen alınıyorsunuz? Yazıdaki espriyi kaçırır iseniz, olmaz ama… Şurada eğleniyoruz, hevesimizi kırmayın lütfen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Bir okuyucu e-maili. Böyle mailler insana destek oluyor açıkçası: “Bilemiyorum size ne demeli. Ama bu ülkede yaşadığınız ve bu dünyalı olmadığınız fikri git gide beynimi kaplıyor. Sizin gibi vatan evlatları varsa, yanlışlar en sonunda doğrulara yenilmeye başladıysa, 29 yaşımda bir genç olarak artık geleceğe daha umutla bakıyorum. Keşke lokal yazılarla değil daha makro düşüncelerinizi ve araştırmacılığınızı görebilsek. Sadece sizi devamlı takip eden 35 1/2 bir vatandaşım :) İstanbul’dan bol bol sevgiler ve saygılar sunuyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: ESHOT haberi ESHOT’u sarsmış görünüyor. Daha sarsacak tabii ki… Gül Şener’in durumu anlatmak için Kocaoğlu’na iki kez ulaşmak istemesi, dosyaların bulunduğu dolapların kilit altına alınması, olayın kurumda çok ciddiye alındığını gösteriyor. Bu arada “uyuyan güzel” izne çıkacak mı? Bir hafta için ertelemişti de… Ünlü danışman Bilgin Erünal’ın dün sabah saatlerinde ESHOT Genel Müdürü Gül Şener’i ziyaret etmesi de manidar geldi bana… Kapıdan girerken “Ersu’nun kızları nerede” sorusu ise bir başka garip davranış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 8: Bahattin Özdemir. Bir dönemin İZBETON koordinatörü… Seçim öncesi görevden alınıyor. Ancak devreye ilahi bir el giriyor ve bu kişiyi korumaya alıyor. Kadrosu İZELMAN’da olmasına karşılık şu an nerede görev yaptığı belli değil. Sadece başkanın çok yakın arkadaşı olduğu biliniyor. Altında kurumun verdiği bir Doblo ile kenti turluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 9: İZBETON deyince aklıma İZBETON Genel Müdürü Ali İçhedef geldi. Kendileri iyi mi? Sağlığı sıhhati yerinde mi? Son günlerde kayıt yapmıyor anlaşılan. Kayıt yapsa idi yine bir yerlerde unutur, benim elime gelmesi sağlanırdı da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 10: Bornova CHP Bornova delegesi İhsan Bayan şu sözlerle ifade ediyor kendini: “Ben Cumhuriyet Halk Partisi'ne otuz yıl hizmet vermiş bir vatandaş olarak ortadayım. Ağrı'da altı dönem yöneticilik yaptım. SODEP, SHP ve CHP'ye hizmet verdim. Şimdi de Bornova delegesiyim. Gördüğüm manzara şu: Atatürk bu CHP'yi kurdu. Önder Sav ise dağıtmakla meşgul. O, Sayın Kılıçdaroğlu'nu bir sözcü gibi kullanmaya kalkışır, Gürsel Tekin'in odasını şöminelerle süsler, Abdürrezak Erten'e de, ‘Mardin’e’ git, oradan aday ol...' diyemez. Biz bu partide iç göç yaşayanlara, ‘Memleketinize gidin, oradan aday olun’ diyecek bir Genel Sekreter, bir Genel Başkan istiyoruz. İzmir'deki Önder Sav ekibi, bu kentte CHP'yi hüsrana uğratacaktır. Herkes gözünü İzmir'e çevirmiş. Bu büyük bir açıkgözlülük ve ayıptır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin terbiyesi bu değildir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 30 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1441971752491307556?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1441971752491307556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/akaryakt-istasyonu-dosyas-nerede.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1441971752491307556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1441971752491307556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/akaryakt-istasyonu-dosyas-nerede.html' title='Akaryakıt İstasyonu Dosyası Nerede?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5894089165351545809</id><published>2010-09-29T16:50:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:00:32.058+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>ESHOT İhalesinde ``Tarih``i Problem</title><content type='html'>29 Aralık 2009tarihinde ESHOT Yapı Tesisleri Daire Başkanlığı 5216 ve 5393 sayılı kanunları temel alarak yedi yıl süre ile durak yerleri kiralama ihalesi kararının alınabilmesi için genel müdürlüğe yazı yazıyor.&lt;br /&gt;Bu yazı Genel Müdür Gül Şener imzası ile ESHOT İdari Encümeni’ne 28 Aralık 2009tarihinde gönderiliyor.&lt;br /&gt;Tarihlere dikkatle bakarsak aslında daha yazılmamış bir yazının, encümene genel müdür Gül Şener imzası ile gönderildiğini görürsünüz.&lt;br /&gt;Millet duraklarda 2 saat bekliyor bir otobüs gelecek diye… ESHOT’ta alınmayan kararın belgesi bir gün önce yola çıkıyor.&lt;br /&gt;Yani nasıl oluyor?&lt;br /&gt;Kafanız karıştı değil mi?&lt;br /&gt;Benim de karıştı. Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu bu iki kararı çıkarttırıp bakabilir ve maalesef şaşı olabilir...&lt;br /&gt;Ben kendisini yormadan durumu açıklayayım. Zira son günlerde çok yoruldu başkanım… Şu sıralar dinleniyor…&lt;br /&gt;Gül Şener 28 Aralık 2009tarihinde kendi icat ettiği zaman makinesine binip bir gün sonraya yani 29 Aralık 2009’agitmiş, orada Yapı Tesisleri Daire Başkanlığı’nın yazısını görmüş, ondan bir fotokopi almış, tekrar zaman makinesine binip bir gün öncesine geri dönmüş ve hemen kararı encümene göndermiş.&lt;br /&gt;Vallahi zaman makinesi bile yaratabilen belediye bürokratlarına sahipmişiz de şimdiye kadar bunun farkında değilmişiz.&lt;br /&gt;Encümen ne yapmış?&lt;br /&gt;2886 sayılı İhale Kanunu’nun 35-A maddesi gereği kapalı teklif usulü ile ihaleye çıkılmasına karar vermiş. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı da onaylamış.&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Çünkü 14 Aralık 2009 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi oy çokluğu ile durak ihtiyacının karşılanması için durak yerlerinin ESHOT’a verilmesi ve kira ihalesine çıkması kararı almış.&lt;br /&gt;Başkan da bu karara dayanarak gelen belgeye imzasını koymuş.&lt;br /&gt;10 Mart 2010günü yapılan ihaleyi Ströer firmasının da içinde bulunduğu iddia edilen Gündem Matbaacılık Limited Şirketi 3 milyon 857 bin Euro teklif ile kazanmış.&lt;br /&gt;Firma aynı gün ek teklif vermiş ve kira için ödeyeceği bedeli 3 milyon 900 bin Euro’ya çıkarmış. “Karışıklık olmasın, rakamı yuvarlayalım” demişler.&lt;br /&gt;Kocaoğlu da bu ihaleyi onaylamış.&lt;br /&gt;Şimdi soralım soruları…&lt;br /&gt;1 – Gül Şener bir gün sonra yazılan bir yazıya bir gün önceden onay verip encümene nasıl göndermiş?&lt;br /&gt;2 – Durak ihalesi Meclis’te görüşülürken bir bölüm meclis üyesi neden muhalefet şerhi koymuş?&lt;br /&gt;3 - Bu ihale ihtiyaçtan dolayı durak alma işi mi, yoksa durak yaptırıp reklam geliri tahsil etme işi mi?&lt;br /&gt;4 – İki amaç bir arada aynı ihalede yapılabilir mi?&lt;br /&gt;5 - Meclis üyelerinin bazıları hem Meclis’te hem de komisyonda muhalefet şerhini bu nedenle mi koymuşlar?&lt;br /&gt;6 - İhale 10 Mart 2010’da tamamlanmış. Bir sonraki dönemi de kapsayan ihale, süre yönünden kanuna uygun mu?&lt;br /&gt;7 - Denetim komisyon üyelerinin bir bölümü dosyayı bir hafta sonu kurumdan çıkararak incelemişler mi? İncelediler ise ne sonuca varmışlar?&lt;br /&gt;Kendimi çok ihaleci gördüm şu sıralar… Ne cevher varmış bende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Tabii ki yukarıda anlattığım önemli işin yanı sıra Bilkent Üniversitesi’nden genel müdürümüzün oğluna sağlanan burs konusu da var. Burs hikayesi EXPO sürecinde mi başladı? EXPO’nun lokomotif şirketinin sahipleri ile Bilkent Üniversitesi’nin sahipleri aynı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Abdürrezzak Erten Bey’in yeğeni Karabağlar Özel Kalem Müdürü sekreteri, yazıların kaleme alınmasından sonra özel kalemdeki tüm çalışanların yerlerini değiştirmiş. Bu bilgilerin nereden sızdırıldığı konusunda başlattığı sıkı araştırma şimdilik sonuçsuz kalmış. Devreye bazı gazeteci dostlar sokularak araştırmanın genişletilmesi kararı alınmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Kocaoğlu tatile çıkmış.Umarım bu tatilin“Ayşe tatile çıktı” gibi bir politik yanı yoktur. Daha birinci günden bir boşluk oldu İzmir’de… Lütfen uzun sürmesin… Gerçi sonra da İZSU ile ilgili bir yurtdışı turu var, değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Belediyedeki personelin paso sorunu sürüyor. Yasa gereği memurlara paso verilmesi artık mümkün değil. Büyükşehir ise bugüne kadar bu konuyu sürüncemede bıraktı. Ancak ortada bir çifte standart var. Bazı memurların pasolarına el konulurken bazılarının paso kullanma hakları sürüyor. Şunu bir ortak paydaya getirmek gerekmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Sadece Sırrı Aydoğan’ın oğlunun Metro A.Ş.’de görevli olduğunu yazmıştım. Erkek kardeşinin İZFAŞ’ta Genel Müdür Yardımcısı olduğunu, gelininin Büyükşehir Belediyesi Planlama Bölümü’nde, eski gelinin ise Bornova Belediyesi’nde çalıştığını unutmuşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: TEKNOTAR Zirai İlaç Ltd. şirketinin sahibi Günay Baysal… Günay Baysal’ın eşi yeşil alan ve bakım şube müdürü Lale Baysal… Kurallar gereği belediyede yapılan normal ihaleler bu firmaya verilemiyor. Ancak son olarak alınan İZKA yarımadada organik tarım projesi gereği çiftçilere verilen gübre ve ilaçlar bu firmadan sağlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ’ın yeni satın aldığı ev, hem havuza hem denize bakıyormuş. Yan komşusu da aynı belediyenin imardan sorumlu başkan yardımcısı imiş. Doğru mu bu bilgi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 8: Özel e-maillerimi yeniden vereyim. Yazılarımı yeni takip etmeye başlayan okuyucularımıza yönelik olarak…&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:sgencel2001@hotmail.com"&gt;sgencel2001@hotmail.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:sgencel@yahoo.com"&gt;sgencel@yahoo.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 9: Bir önceki yazımda haber kaynağı ibaresi kullandım. Benim haber kaynaklarım tek değil, üstelik bazıları da dostlarım. Bu nedenle ikisi arasında bir ayırım yapmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 29 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5894089165351545809?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5894089165351545809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/eshot-ihalesinde-tarihi-problem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5894089165351545809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5894089165351545809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/eshot-ihalesinde-tarihi-problem.html' title='ESHOT İhalesinde ``Tarih``i Problem'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1243625380968693968</id><published>2010-09-27T16:47:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:54:04.213+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Cam Sorunu Çözülmüş</title><content type='html'>Verdiğim özel e-maillere gelen bilgi ve belgeler beni bile şaşırttı. Öncelikle okuyucularıma teşekkür etmem gerekiyor. Böyle bir yazar – okuyucu iletişimi sanırım, Türkiye’nin hiçbir yerinde yoktur. Digital çağın getirdiği interaktif iletişimin sır gibi saklanan bazı konuları çok daha kolay açığa çıkaracağından eminim…&lt;br /&gt;Gelen e-mailler 3 ana konuda yoğunlaşıyor. Büyükşehrin yeniden yapılanması ve imar… Abdürrezzak Erten ve ekibinin son bombaları… Grand Plaza’da yaşananlar ile ESHOT…&lt;br /&gt;Daha önce sizlerle paylaştığım ESHOT dosyasını bir eksiklik nedeniyle bir iki gün geciktireceğim. Ancak ESHOT binasının yeniden sıvanması gerekiyor bana göre… Zira çatlaklar o kadar büyük ki koca koca dosyalar bu çatlaklardan çıkabiliyor.&lt;br /&gt;Camları patlayan otobüsler konusunda haber kaynağım aracılığı ile ESHOT üst düzey yöneticisinden bilgi geldi. BMC otobüslerinde cam kenarlarındaki 2 milimlik boşluk bırakıldığı, bu boşluğun silikon ile doldurulduğu, camın esneme payının artırılarak patlamasının engellendiği belirtildi. Fabrikanın bunu kendi üretim hatası olarak kabullendiği için para almadığı da ifade edildi.&lt;br /&gt;Zaten yeni camlar da Bursa’dan, Dubleks’ten alınmış…&lt;br /&gt;Bu arada ESHOT’ta bu yıl gerçekleştirilen alımların araştırmasının yapıldığı bilgisi ulaştı elime…&lt;br /&gt;Araştırmada Bursa’dan alınan yedek parçalar da kaydediliyor, Bursa firmalarının bu ihalelerdeki payları kâğıda dökülüyormuş. Yalnız bu döküme Bursa firmalarından alınan camların payının ne kadar oldu da ayrıca yazılır ise Kocaoğlu daha memnun olacak.&lt;br /&gt;Adam 40 tane soru sormasın sonra…&lt;br /&gt;Onun yerine ben sizi uyarayım.&lt;br /&gt;Son olarak görevde yükselme sınavında müdür yardımcılığını kazandığı halde bir türlü ataması yapılmayan, amansız bir hastalığın üçüncü safhasında olan Cebrail Koçhan’a geçmiş olsun der, rahatsızlığının bu üzüntüden kaynaklanmamış olmasını dilerim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rezzak Erten'in 'BOMBA'ları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karabağlar Özel Kalem Müdürü sekreteri Burcu Arıç Hanım’ı sakinleştirmekle meşgulmüş herkes…&lt;br /&gt;Bence de yapılması gereken bir durum. Kız çok önemli bir şahsiyet. Rezzak Bey’in gerçek yeğeni… Umarım sakinleştirme işini özel kalem müdürü üstlenmiştir. Ne de olsa sakinleştirilmesi gereken kendi sekreteri. Özel kalem müdürümüzün aile bağlarını çok önce yazmıştım hatırladım kadarıyla…&lt;br /&gt;Karabağlar’da ithalat işleri devam ediyor…&lt;br /&gt;Öncü Ertaç'da Ankara’dan gelmiş ve Rezzak Beyi’in samimi aile dostunun oğlu olarak belediyede iş bulmuş. Yanında emekli annesini de getirmiş. Duble ithalat var ortada… Anne de çalışıyor mu yoksa?&lt;br /&gt;Serap Özbeyen konusunda zorlandım. Bir özel kalemde, bir başkanın yanında… 4 sene Ankara’da yaşamış. Rezzak Bey bir şekilde dokunmuş kendisine… Hazreti Ali gibi bir durum anlaşılan… Kendileri Hacettepe Üniversitesi mezunu… Karabağlar Belediyesi’nin son Fransa gezisine bu bayan da katılmış. Ancak hangi sıfat ile Fransa’yı gezdiğini çözemedim.&lt;br /&gt;Karabağlar Belediyesi Spor Kulüpleri Genel Kaptanı genç arkadaşımız da acaba kendini Abdürrezzak Erten’in nesi olarak tanıtıyor dersiniz? Belediyenin yolunu ayda bir kullanan bu arkadaşımız, partinin gençlik kanadında önemli bir görevini de iştigal ediyor.&lt;br /&gt;Bu arada şifreleri bularak benim özel e-maillerimi kırmak, kurumdan çıkan mesajların kaynaklarını tespit etmek, gerekir ise Ege’nin Sesi aracılığı ile ip adreslerine ulaşma çabalarınızı esefle karşılıyorum…&lt;br /&gt;Aslında buna bir nevi faşizm denir ya neyse…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metro Hikayesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdışında hiç metroya bindiniz mi… “Rush hour” dediğimiz işe gidiş ve çıkış saatlerinde metro 2.5 dakikada bir istasyona gelir. Halbuki İzmir’de en kısa metro aralığı 4 dakika… Şartnameye baktığımızda firmanın İzmir’de de 2.5 dakika taahhüdü olduğunu görürsünüz. Ne oldu da bu şart yerine getirilmedi? Olay metrodaki sinyalizasyon sisteminden mi kaynaklanıyor?&lt;br /&gt;Bu konuda bize bir açıklama yapılabilir mi?&lt;br /&gt;Çok şey mi istiyoruz?&lt;br /&gt;Bir şeyleri bilmek istememiz çok mu yanlış.&lt;br /&gt;Bir de metro yolunun üzerine düşen otomobil hikayesi var. Hemen kapatılıp örtbas edilen… Bunu düşünmek bile istemiyorum. Metroda gidiyorsunuz, sizin üzerinizde bulunan otoyolda bir otomobil kaza yapıyor ve kafanıza düşüyor.&lt;br /&gt;Bu durum olsa olsa İzmir’de olur…&lt;br /&gt;Neyse ki, düşen otonun video kayıtları geldi. “Bu da nereden çıktı” sorusu sorulmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Ballı Ailesi’nin yeni üyesi, Haydar Ballı’nın oğlunun sözlüsü de Büyükşehir Belediyesi’nin fırınında görevli…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Ahmet Küçükbay’ın dolayısıyla Orkide’nin son yıllarda büyükşehir ile bir imar problemi oldu mu? Oldu ise bu sorun nasıl aşıldı? Olmadıysa bilemiyoruz… Küçükbay’ın Kemalpaşa Belediyesi’ndeki sorunu nasıl çözüldü? Çözüldü mü? Olay, büyükşehre intikal etti mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Bilgin Erünal’ın çok tartışmalı Karabağlar arazisi askıya çıktı. Sanırım bu konuda itiraz dilekçesi verecekler olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Kocaoğlu’nun şoförünün kaç para maaş aldığını bileniniz var mı? Bu parayı şu sıralar İzmir’de orta ölçekli firmaların genel müdürleri ancak alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Metro A. Ş.’nin şirket araçları haftanın her günü müdürlerde kalıyormuş. Bu araçları hafta sonları alışveriş merkezlerinde veya yazlık bölgelerinde görebilirmişsiniz. Geriye dönük benzin harcamaları ayrıca kontrol edilmeliymiş. Araçların içinden pedikür terlikleri bile çıkmaktaymış. Yok artık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: CHP Genel Sekreter Yardımcısı Abdürrezzak Erten bir röportaj vermiş. Röportajı nerede vermiş? Sıtkı Kürüm’ün Kordon’daki bürosunda. Demek ikilinin arası düzelmiş. Rezzak Bey’in kafası biraz karışık gibi geldi bana… Şimdi İzmirli mi olmuş? Yarın “Ben aslında Girit kökenliyim, ailem Girit’ten Mardin’e geçmiş” bile diyebilir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 27 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1243625380968693968?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1243625380968693968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/cam-sorunu-cozulmus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1243625380968693968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1243625380968693968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/cam-sorunu-cozulmus.html' title='Cam Sorunu Çözülmüş'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8499940972635017573</id><published>2010-09-24T16:44:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:56:09.069+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Ben de sansür uyguluyorum!</title><content type='html'>Önce şu haberi geçtiler…&lt;br /&gt;“22 Eylül Saat: 20.00'de Kanal 35'de İş Dünyası programında İzmir Belediyeleri ve Kent ekonomisi tartışılacak. Gazeteci Süleyman Gençel, İzmir'deki belediyelerde yaşananları, Genel Sekreter Ersu Hızır'ın görevden alınmasının perde arkasını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri ilk kez bu programda açıklıyor?&lt;br /&gt;İzmir Belediyelerinde Neler Oluyor?&lt;br /&gt;İktidar Partisinin İl Başkanı Ömür Kabak Ne Düşünüyor?&lt;br /&gt;Gazeteci Ahmet Kaplan'ın sunduğu İş Dünyası'nda kent ekonomisinin temel taşı olan yerel yönetimler ve kent ekonomisi konuşulacak.&lt;br /&gt;Program Katılımcıları:&lt;br /&gt;Ömür Kabak AK Parti İzmir İl Başkanı&lt;br /&gt;Süleyman Gençel&lt;br /&gt;Yusuf İnan…”&lt;br /&gt;Ardından ikinci bir haber…&lt;br /&gt;“Yapım ve sunuculuğunu üstlendiğim Kanal 35 TV'de yayınlanan İş Dünyası'na; AK Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, Gazeteci Süleyman Gençel ve Yusuf İnan konuk olarak katılacaktı. 22 Eylül Çarşamba günü Saat: 20.00 ile 21.000 arasında yayınlanacak olan program, kurumun kendi takdiri ile ileri bir tarihe ertelenmiştir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. Ahmet Kaplan…”&lt;br /&gt;Birkaç gündür kaleme aldığım büyükşehir ilişkilerinde yeni bir sayfa bu… AKP’ye yakınlığı ile tanınan bir televizyon kanalı, CHP’li büyükşehir ile ilgili eleştirel olabilecek bir programın iptaline karar veriyor.&lt;br /&gt;Kanalın siyasi anlamda yakın olduğu AKP’nin İzmir İl Başkanı Ömür Kabak’ı da sansürlemesi hayli ilginç. Burası İzmir… Her an her şey olabilir…&lt;br /&gt;Kabak da şaşkın… “Bir yanlış anlaşılma olabilir” diyor ve ekliyor: “Oysa ne kadar da çok çalışmıştım. Memlekette televizyon mu kalmadı. Biz de başkasına çıkarız.”&lt;br /&gt;O zaman akla şu soru geliyor.&lt;br /&gt;Kanalın sahibi Ahmet Küçükbay ile Aziz Kocaoğlu hangi noktada kesişiyor?&lt;br /&gt;Önümüzdeki günlerde Üçüncü İzmir Projesi gibi dosyaları açmaya başladığımızda bazı kesişmeler daha net biçimde ortaya çıkacaktır. Paranın ideolojisi ya da partisi olmuyor görüldüğü gibi…&lt;br /&gt;AKP’li meclis üyelerinin hiç tartışmadan geçirdiği hatta denetmenlik yaptıkları bazı dosyalar da var değil mi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde?&lt;br /&gt;Acaba Tayyip Erdoğan İzmir’e bu noktadan bakıyor mu?&lt;br /&gt;Danışmanlarının izlediğinden eminim. Belki sansür, yazılanlar ve bundan sonra yazılacak olanlar AKP’nin İzmir’i yeniden analiz etmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;Eğer bir televizyon kuruluşu tarafımıza sansür uyguluyorsa ise biz de küçük ama etkili bir sansür uygulayabiliriz.&lt;br /&gt;Kanalın sahibi Ahmet Küçükbay, aynı zamanda Orkide yağlarının sahibi…Orkide’nin sonundaki e harfine sansür uygular, “Orkid yağları” konusunu tartışmaya açarız. Yakıştı da… Karşıdan daha sempatik görünüyor…&lt;br /&gt;Bir not da aktif gazeteciliği 1989 yılında bırakan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanına… Türkiye’de gelmiş geçmiş tüm belediye başkanlarını başarılı ilan eden ve plakete boğan sahibi olduğu dergiyi saymıyorum tabii ki…&lt;br /&gt;Milletvekili olmak için bu kadar çabaya gerek yok bence… Olunacak ise olunur. Kimse engelleyemez…&lt;br /&gt;Belki de vekil olman konusunda benim yardımım dokunabilir. Çünkü İzmir’de kimi eleştirsem, bir yerlere geliyor ya da getirtiliyor…&lt;br /&gt;Totolojik bir durum ama olsun… Alıştık buna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Yine medyadan devam edelim. Yenigün Gazetesi’nden ayrılma nedenim malum. Büyükşehir ve CHP eleştirilerim yüzünden yayınlanmayan yazım dolayısıyla gazete ile ilişkimi kesmiş, yönetimi ile o tarihten itibaren hiç görüşmemiştim. Önceki sabah Yenigün’ün koordinatörü Eyüphan Gündoğdu aradı ve Müjde FM’de büyükşehirdeki son gelişmeler konusunda kendi programına konuk olmamı istedi. Telefon hatlarından veri aktarılıyor da insan hemen hattın öbür ucuna geçemiyor. Geçse neler olacak neler?Bugüne kadar çok surat gördüm ama böylesine ilk kez rastladım. Türkçem yetersiz kaldı, İngilizce, Almanca ve Yunanca’dan bu zat için tatminkâr bir sıfat arıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Okullar açıldı. Millet duraklarda sürünüyor. Körüklü otobüsler BMC’ler ve Mercedesler’in büyük bölümü arızalı… Bir bakın ESHOT araç parkına… Otobüs mezarlığı gibi… Camları patlıyormuş… Bu da ilginç bir durum… Bir otobüsün camları neden patlar ki… Siz kendi arabanızın camlarının durup dururken patladığına hiç şahit oldunuz mu? Pazartesi günü ESHOT üzerine özel bir dosya açacak, çok eğleneceğiz… Yani ben eğleneceğim. Sizleri bilemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Büyükşehir’deki değişim sürüyor. Ünibel’in Genel Müdürü Güler Sezer özel kaleme geliyor. Özel Kalem Müdürü Levent İşler, Tülay Azeri’den boşalan Kararlar ve Tutanaklar Daire Başkanı oluyor. Tülay Azeri’nin de genel sekreter yardımcılığı görevi vekaletenden asaletene çıkarılıyor.&lt;br /&gt;Ancak Tülay Azeri’nin yeni pozisyonuna belediyede çok kişi tepkili… “Kurumdaki yeni atamalar, Charlie’nin Melekleri dizisini geçti” diyorlar. Aslında eksik bir tanımlama… “Carlie’nin Teyzeleri” daha iyi ifade ediyor yeni durumu…&lt;br /&gt;Belediyeyi iyi bilen bir arkadaşım telefon etti ve şunları söyledi: “İlk kez yanlış yaptın. Bir düğmeye bastın, taşlar yerinden oynadı. Ancak Tülay Azeri genel sekreter yardımcısı olduktan sonra sen büyükşehir üzerine bir tek kalem oynatamazsın. Çünkü oynatman için belediyede bir şey yapılması gerekiyor. Bundan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde hiçbir şey olmaz. 2014’te kasası dolu, hiçbir şey yapmamış bir belediye olarak İzmir’i teslim ederiz.”&lt;br /&gt;Haritada ve bilgi işlemde de değişime gidiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Üçyol-Üçkuyular metro projesinde sahada belediyenin sorumlu şefi inşaat mühendisi Nevin Genç. Nevin Genç’in eşi Dr. Hüdai Genç… Hüdai Genç son iki dönem AKP’den aday adayı… Bir taraftan, “Metromu AKP bitirtmiyor” de, diğer taraftan eşi AKP’den iki kez aday bir inşaat mühendisini metroda belediyenin sorumlu şefi yap. Bu ne yaman çelişkidir böyle… Olaya demokrasi açısından bakılıyor, “Bu kent çok demokratiktir” deniliyor ise bir şey diyemem. Ama bu kadar demokrasi de biraz fazla yani. Bir taraftan yazıları sansür et, diğer taraftan bu işlere izin ver… Gerçi Bozoğlu Grubu da AKP’li idi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Grand Plaza’daki iş devam ediyor. Son bomba başkan danışmanı Güler Tunçoku’na tahsis edilen otomobil… 35 EF 265 plakalı araba ile İzmir’i turlayan Tunçoku’na sürekli refakat eden Grand Plaza Genel Müdür Yardımcısı Haydar Ballı’nın eşi Nevin Ballı…&lt;br /&gt;Böyle bir arabanın bir danışmana tahsisi için ya “yönetim kurulu kararı” ya da“başkan oluru” gerekiyor. Ancak ne yazık ki ikisi de yok. Grand Plaza yönetimi bu durumu fark ediyor ve 2 ay önce arabayı Tunçoku’ndan alıyor. Onun yerine kendisine şirket üzerinden yeni bir araba kiralıyorlar. Aylığı 1200 liradan. 35 HU 949 plakalı, 2009 Megan… Tabii ki benzin ve tüm masraflar Grand Plaza’dan. Bu ikili her gün arkadaşları ile birlikte Grand Plaza’nın bir restoranını ziyaret ediyor, yemek yiyorlarmış. Ancak nedense elleri hiç ceplerine gitmiyormuş.&lt;br /&gt;Haydar Ballı’nın oğlu da bildiğiniz gibi Büyükşehir Belediyesi’nin fırınında unlu mamuller şefi… Altına da dışarıdan kiralanan bir araba çekilmiş… 2009 model beyaz bir doblo…&lt;br /&gt;Haydar Ballı’nın ise genel müdür yardımcısı olarak kendine tahsisli bir arabası bulunuyor. 35 FZ 702 plakalı 2009 model Megan…&lt;br /&gt;Yakın dostum Macit Sefiloğlu’nun okul arkadaşı Haydar Ballı. Ancak Macit de güya gazeteci olacak. Şimdiye kadar hiç anlatmadı bizlere böyle Ballı bir aile ile yakın arkadaş olduğunu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Büyükşehir Belediyesi 29 Ekim Açıkhava konseri için Tarkan’ı getiriyormuş. Maliyeti aşağı yukarı 250 binlira… Gerek var mı? Bana göre yok. Milleti özellikle de gençliği eğlendirmek istiyorsan, çok daha az maliyetli eğlenceye yönelik işler yapabilirsin. Üstelik AKP’li ve CHP’li belediyelerin yaptığı bu tür ücretsiz halk konserleri, müzik sektörünü de öldürüyor. Daha sonra anlaşılacak işin önemi… Tabii bu işin kime ya da kimlere nasıl verildiği de ayrı bir konu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: Kendimi büyükşehir başmüfettişi gibi hissetmeye başladım. Ama bu işi Allah rızası için yapıyorum… Konu büyükşehir müfettişlerine geldi ise bir sorum olacak. Ne oldu Ersu Hızır soruşturması? Beni ne arayan, ne soran var. Yoksa benden bilgi almadan mı hazırlanıyor bu rapor. Olmaz ama; çorbada benim de tuzumun bulunması gerekmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 8: Baro başkanlığı seçimi var önümüzdeki günlerde. Şimdiki İzmir Barosu Başkanı Özdemir Sökmen yeniden aday… Aslında ilginç bir adaylık Sökmen’inki… 8 ay için başkan olacak, sonra milletvekili olup gidecekmiş. Bu konuda Ankara ile bütün anlaşmalarını yapmış. DSP İl Başkanlığı döneminde siyaseti pek öğrenememiş Sökmen… Kim kendisine vekillik sözü vermiş acaba?&lt;br /&gt;Hem de CHP’de, hem de ortalık bu kadar karışıkken. Bu sözü verenin yarın kendi koltuğunu bile kaybetme riski olduğu şu aşamada…&lt;br /&gt;Birileri fena kandırmış İzmir Barosu Başkanı’nı…&lt;br /&gt;AKP’den aday olacak ise ona bir şey diyemem. Bugünlerde referandum sonuçları ile koltuğunu ve iktidarını daha da sağlamlaştıran Tayyip Erdoğan vekillik sözü verebilir. Başka kimse değil…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 9: CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir milletvekili Abdürrezzak Erten, Milliyet Gazetesi Ege İlavesi köşe yazarı Hamdi Türkmen’e vermiş... “Türkiye’yi İzmirleştirme Projesi için çalışıyoruz” demiş. İşte şimdi “imdat” demem gerekiyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 10: Habertürk Gazetesi köşe yazarı Bekir Coşkun'un başına gelenleri şiddetle kınıyorum. Bizler bu duruma alıştık. Bundan sonra da çok karşılaşacağız gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 24 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-8499940972635017573?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/8499940972635017573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/ben-de-sansur-uyguluyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8499940972635017573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/8499940972635017573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/ben-de-sansur-uyguluyorum.html' title='Ben de sansür uyguluyorum!'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-1473127344737721841</id><published>2010-09-22T16:38:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:56:55.443+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Bana mı Vercen, Rezzak’a mı Vercen?</title><content type='html'>Kurultay tartışmaları ayyuka çıktı. Şu aşamada kimin ne yapacağı, ne adım atacağı belli değil. Ancak ortada bir gerçek var. CHP’de kurultaylar bitmez…&lt;br /&gt;Konunun nereye doğru gideceği 3 ismin bundan sonra yapacağı açıklamalara bağlı. Bu tartışmaya dördüncü bir isim de katılabilir. Ve ben 4. ismi çok önemsiyorum mesaj verme açısından.&lt;br /&gt;Diyelim ki tüzük kurultayı için imza toplamaya başlandı.&lt;br /&gt;Kurultay imzası toplamak için delegelerin kapısını çalacak arkadaşa bir önerim var. Bu arkadaşın İzmir’de toparlayıcı, bütünleştirici, birleştirici ve tabii ki kurultay delegesi olması gerekiyor.&lt;br /&gt;Gidecek delegeye, elinde Abdürrezzak Erten’in büyük boy fotoğrafı ile… Kendini tanıtacak…&lt;br /&gt;Fotoğrafı kaldırarak, o ünlü soruyu soracak…&lt;br /&gt;“Bana mı vercen, Rezzak’a mı vercen?”&lt;br /&gt;İzmir’de böyle bir durumda eli hemen imza listesine gidecek çok sayıda delege var.&lt;br /&gt;48 delegenin 40’ı fotoğrafı gördükten sonra imzayı anında atar. Ortam biraz karanlık, loş ise fotoğrafın etkisi daha fazla olur. Sayı 44’e kadar yükselebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forumcular da tartışıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçyol – Üçkuyular metrosunun iki yıl daha gecikme ihtimali üzerine yorumda bulunduklarını belirttiğim Wow Turkey İzmir metrosu adlı forumda Pazartesi günü 18.12’de Cevat takma isimle yayınlanan şu tespit dikkatimi çekti:&lt;br /&gt;“Delinin biri biri metroya taş attı bakalım 40 forumdaş bunu çıkarabilecek miyiz? Hakan 351 öncelikle bu süper bilgiyi aldığın mühendis kim onu bize bir açıklarsan sevineceğiz… Mühendis sandığın kişi Üçkuyular’ın meşhur delisi Cemil olmasın. Şaka bir tarafa böyle kaynağı belli belirsiz bilgilere itimat etmeyelim. Ama olay yerel gazete ve internet sitelerine kadar düştüğüne göre durum vahim. Burada sözü edilen çakılması gerekli 200 kazığı anlayamadım. Çalışmalar tüm duraklarda son hız (günde 16-18 saat) devam ediyor. Ayrıca çalışmalarda herhangi bir duraklama ve yavaşlama olursa burada anında afişe ederim kimsenin şüphesi olmasın.”&lt;br /&gt;Wowturkey forumu sanırım bilgi almamı engellemek için bilgisayar IP’mi siteye giriş çerçevesinde yasaklamış. Neyse ki, Vtunnel, Ktunnel gibi sansür yok edici siteler var. Onlar üzerinden çok rahat izliyorum neler tartışıldığını…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabun gibi eridi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İktidarda AKP var, ana muhalefette CHP ve MHP… Kürtler ayrı bir yerde…&lt;br /&gt;Peki, AKP’ye alternatif olması düşünülen, merkezin oylarını toplamayı planlayan DP nerede?&lt;br /&gt;Hani yeni yapılanma ile Türkiye’nin önünü açacağı iddia edilen, İzmir’de bir anlamda zenginler kulübüne dönüştürülen DP…&lt;br /&gt;Çok ilgi alanımda olmadı hiçbir zaman. Ancak yine de politikadaki duruşları nedeniyle takip ediyordum.&lt;br /&gt;Yeni il yönetimini oluşturduklarında mangalda kül bırakmamışlardı. Zengin arkadaşlar partinin borçlarını ödeyecekler, İzmir’de merkez sağ düşüncesini yeniden ateşleyeceklerdi.&lt;br /&gt;Ortalık büyükşehir depremi ile sarsılınca, şaka yollu da olsa DP İzmir İl Başkanı Fatih Dalan’ın bu konuda görüşleri olup olmadığını sormuştum.&lt;br /&gt;Gelen yanıt beni hayli şaşırttı.&lt;br /&gt;Merak etmeyin arayan Fatih Dalan değildi, bir başkası…&lt;br /&gt;Şunu ifade etti telefondaki şahıs… “Sayın Dalan size yanıt veremez. Çünkü il binasını tasfiye etti. Ofis malzemelerini de kendi fabrikasına taşıttırdı.”&lt;br /&gt;Sanırım sabun fabrikasından muhalefetine devam edecek DP. Tıpkı sabun gibi eriyerek…&lt;br /&gt;Oysa bu partiyi ayağa kaldıracak çok insan var.&lt;br /&gt;Cindoruk baksın, nerede hata yaptığını görsün diyeceğim de…&lt;br /&gt;Atı alan Tayyip Erdoğan, Pınarbaşı’nı geçti…&lt;br /&gt;Para, zenginlik her konuda etkili olamıyor maalesef. Gazetelere, televizyonlara verilen ilanlar veya haber ilanlar da işe yaramıyor. Bazı işleri yapmak için öncelikle zeka, bilgi, deneyim, çalışma, liderlik vasfı ve toplumla iletişim gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Rıfat Nalbantoğlu tekrar göreve getirildiğinde törene katılmayan Karabağlar personeli, bizzat Sıtkı Kürüm’ün makamında uyarı cezası almışlar.&lt;br /&gt;Neresi burası?&lt;br /&gt;Hitler Almanyası mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: ESHOT Genel Müdürü Gül Şener’in iki yardımcısı var. İzbeton Eski Genel Müdürü Tufan Eker ve İsmet Halim Gürsoy… Gürsoy’un encümenden encümene ESHOT’ta görüldüğü rivayet ediliyor. Tufan Eker ise çok sportif geldi bana. Güzel bir “jeep”i ve “çok alımlı bir motosikleti” var. Bu tutkusunu telafi etmek için günde iki saat motosikletiyle dolaşıyor Eker. Makam aracı da kendisini takip ediyor.&lt;br /&gt;Hem bu konu hakkında hem de Abdürrezzak Erten’in yeğeninin ESHOT’da çalıştığına yönelik olarak ESHOT Genel Müdürü Gül Şener’i aradım. Kendileri bana dönmedi. Buradan da anlaşılacağı gibi yemek daveti için aramadım ki. Korkmasın o kadar… Tabii olaylar bu kadar değil. Yavaş yavaş girelim dedik. Siz de hepsini birden beklemeyin yahu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Konak Belediyesi Meclis üyesi Ali Büyükkayıkçı’yı pek tanımam. Kendisi ile meclis üyesi olduktan sonra İZSU’da karşılaşmıştım. 6 kişinin önünde Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan konusunda yaptığı olumsuz tespitleri dinlemiş, dudağım uçuklamıştı. Neyse ki şahitlerim var. Bunun üzerine Kemal Karataş’tan da Büyükkayıkçı’nın nasıl meclis üyesi olduğunu öğrenmiştim. Bugünlerde kendisine bir haller olmuş. Hani nasıl derler, 180 derece dönüş yapmış. Acaba bu dönüşte kızlarının aniden iş bulmalarının bir nedeni var mı? Yoksa kendisinin yaptığı bir işten dolayı mı bu dönüş? Bir ulusal gazetenin köşe yazarını da manüpile ettiğini açıkça iddia ettiğine göre kendileri büyük adam sanırım. Dedim ya… Yakında çıkar ortaya bu yeteneğin sırları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Karabağlar Belediyesi Özel Kalemi’nde görevli Ethem Bey. Bu genç evladımız Abdürrezzak Erten’in Ankara’da çok yakın aile dostlarının oğlu. O da tek başına ayakları üzerinde durmak istemiş ve İzmir’e yerleşmiş (yerleştirilmiş). İşi hazır nasıl olsa: Karabağlar Belediyesi… Neyse ki yalnızlığı sona eriyor Ethem Bey’in.&lt;br /&gt;İzmirli bir kızla nişanlanmış yakında da evlenecek. Evi Karşıyaka’da… Ama önemli değil. Önemli olan Karabağlar Belediyesi’nde bir işinin olması… Yoksa nasıl kız vereceklerdi Ethem Bey’e… Böylece eş durumundan artık İzmirli oluyor.&lt;br /&gt;Rezzak Bey’e bir önerim var. Siz bir ithalat ihracat firması kursanıza… Bu işleri hayli iyi başarıyorsunuz. Vallahi kıskandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Sayın okurlarımın bazıları üslubuma takılıyor. İnanın bazen ben de beğenmiyorum. Ancak yazarken o kadar keyif alıyorum ki, ne yapayım. Üstelik o makamlarda oturanları siz fazla kaale almayın. Makamda olmasalar sizden, bizden farkları yok. Kocaoğlu’nun buzdolabı sattığı dönemleri hatırlayın. Dükkânına girdiğinizde, büyük olasılıkla tavla oynuyordur, “Buyurun ne tarz bir beyaz eşya istiyorsunuz” diye soruyordu.&lt;br /&gt;“Ne olacak bu İzmir’in hali” deseydiniz o zamanlar, alacağınız yanıt da açıktı:&lt;br /&gt;“Bilmem, ilgilenmiyorum. Politikacılar işte… Son zamanlarda pahallılık nedeniyle satışlarım düştü. Ben daha çok onunla ilgileniyorum.”&lt;br /&gt;Bakmayın siz bugün “İzmir’in kurtuluşu için şu gerekli, bu gerekli. Asarım, keserim, yerim” açıklamalarına… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Kaya Otel’in açılışında Abdürrezzak Erten’in kokteyli Hüseyin Aslan ile birlikte terk etmesi çok ilginç. Bakan ile birlikte olunduğu saat 17.00 sıralarında Alaattin Yüksel ile Kocaoğlu’nun bir dosya üzerine hararetli konuşmaları da… Bu bilgiyi verene fırça attım tabii ki; “Ya kardeşim biraz iyi dinlesene. Hangi dosyaymış bu. Bunu da mı biz öğreteceğiz” diye… Sahi hangi dosya bu Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: Bazı okurlarım bilgi vermek için özel iletişim kanalları kullanmak istiyor. Bazı yerlerden çekindikleri açık… Buradan kendi özel e-mail adreslerimi veriyorum. Emin olsunlar ki hiçbir zaman isim ve cisim kullanmam…&lt;br /&gt;sgencel@yahoo.com ve sgencel2001@hotmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 8: Önceki gün yine balkondan Yeni Gazetemege’nin kokteylini izliyordum. Denizkent benim balkondan ayna gibi görünüyor da… Alalaattin Yüksel kokteyle en erken gelenlerdendi. Sonra Kocaoğlu… CHP’nin yeni lideri Rezzak, yardımcısı başbeyaz Nalbantoğlu ile Karabağlar Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı K. Sıtkı Kürüm hep birlikte geldiler. Maksat, “Aramızda bir sorun yok” mesajını vermek…&lt;br /&gt;Konuların arasında son günlerde İzmir’e bomba gibi düşen tartışmalar da varmış. Yani kendim yoktum ama ruhum oradaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 9: İzmir Büyükşehir Belediyesi yeni eleman alacakmış. Açıköğretim dışındaki üniversite mezunları alıyormuş ama…&lt;br /&gt;Buyurun size bir ayırımcılık daha. Açıköğretim mezunları üniversite mezunu sayılmıyor mu yoksa? Genel Sekreter Yardımcısı olması beklenen Erhan Bey bir açıköğretim mezunu olarak konuya eğilmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 22 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-1473127344737721841?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/1473127344737721841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/bana-m-vercen-rezzaka-m-vercen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1473127344737721841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/1473127344737721841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/bana-m-vercen-rezzaka-m-vercen.html' title='Bana mı Vercen, Rezzak’a mı Vercen?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-2349034562822060684</id><published>2010-09-20T18:19:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:57:41.429+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Metro 2 yıl daha gecikiyor mu?</title><content type='html'>Vallahi de billahi de ben WowTurkey adlı internet sitesinin yalancısıyım. Bu sitenin İzmir B1.02 İzmir Metrosu Haberleri adı altında bir forumu var. İzmir metrosu için tartışmaların 162 sayfayı bulduğu bu forumda birçok belediyeci hatta metrocu yazı yazıyor, fikirlerini beyan ediyor. Arada bir ben de bu foruma bakıyor, bilgi alıyorum. Hakikaten yararlı teknik bilgiler var içeride… Forum yazarlarının büyük bölümü Kocaoğlucu… İzmir medyasından bir kişinin bile izlemediğinden eminim. &lt;br /&gt;Yine tekrarlıyorum. Hakan 351 takma isimle yazı yazan arkadaşın yalancısıyım. Yazı 14 Eylül 2010 Salı günü 18:11’de kaleme alınmış: Şöyle diyor Hakan 351: “Bugün metrodaki mühendisle konuştum. Poligon ve Üçkuyular’da çakılması gereken 200 kazıktan sadece 18 tanesi çakılmış. Bu gidişle değil Şubat’ta, 2 seneye kadar yolun açılması mümkün değilmiş. Projenin değişmesi bile olasıymış. Müteahhit firma da ya büyük oranda bir artış isteyecekmiş ya da işi bırakacakmış. Şok içindeyim arkadaşlar…”&lt;br /&gt;Tabii bu açıklamaya 15 Eylül 2010 Çarşamba günü 23:33 yanıt gelmiş. Firoks takma isimli arkadaş, “Biraz gecikme olabilir. Fakat bu süre 2 sene gibi bir zaman olmayacak. Benim evim Poligon İstasyonu’nun tamamını görmekte. Bayramdan sonra tekrar çalışmalar aynı hız ile devam ediyor. Müteahhit firmanın işi yavaşlatma gibi de bir niyeti yok bana göre. Çünkü saat 23:30 olmasına rağmen dışarıda çalışmalar halen sürmekte…”&lt;br /&gt;Tabii ben bu sitede Erkin kod adlı vatandaşın bu konudaki yanıtını bekliyorum. Çünkü kendisi hem bu konuda hayli bilgili, hem de Başkocaoğlucu… Arada bir benim yazılarıma sallıyor da bu forumda… Bakalım gecikme konusuna nasıl bir açıklık getirecek?&lt;br /&gt;Belki İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi içindeki sorunları bir tarafa bırakır da konuya ilgi gösterip, bir açıklama yapar…&lt;br /&gt;2 yıl sonra yolun açılması demek, aşağıdaki ince çalışmaları ve elektrifikasyonu da dikkate alırsak, 3.5 yıllık bir süreye denk gelir ki, bu durum nedir Sayın Kocaoğlu? &lt;br /&gt;Yani önümüzdeki yerel seçimlere kızdığınız taktirde sizin yeniden aday olacağınız sürece bile yetişmeyecek mi bu metro? Nedir bu metrodan çektiğimiz?&lt;br /&gt;Bari çalışmaları bu şekilde bırakıp, turistik mekan olarak mı kullansak metro inşaatını? Gelen turistlere “100 yılda bitmeyen metro” şeklinde tanıtırız inşaat alanını. İzmir’i de turizme açmış oluruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Zavallı İzmir… Büyükşehirde işe girme sürecini hakikaten masaya yatırmak gerekiyor. Konu yine akraba kayırma meselesi… Bornova eski Belediye Başkanı ve şimdilerde büyükşehir belediye meclis üyesi Sırrı Aydoğan’ı hepimiz tanırız. Sayın Aydoğan’ın lise mezunu bir oğlu var. Yusuf Aydoğan… Bu zat-ı muhterem İzmir Büyükşehir Belediyesi Metro A.Ş.’de işe başlamış. Görevi İstasyon İşletme Şefi… İstasyon şefi olarak altında 15 üniversite mezunu çalışıyor. Bir bölümü üniversite, bir bölümü lise mezunu olan 21 istasyon operatörü de Yusuf Aydoğan’a bağlı… &lt;br /&gt;Yani gördüğünüz gibi metro konusunda hiç deneyimi olmasa bile son derece başarılı bir lise mezunu…&lt;br /&gt;Konu bir ara Aziz Kocaoğlu’na bile taşınmış. Kocaoğlu önce, “Ben orada çalışanların sanat okulu mezunu olduğu sanıyordum. Dolayısıyla onların üzerine bir lise mezunu oturtmam normal” demiş. (Bravo sana Sevgili Başkanım.) Yusuf Aydoğan’ın altında çalışanların bitirdikleri üniversitelerin diplomaları kendisine ulaştırılınca, “En yakın arkadaşımın oğlunun nerede çalışacağına sendika mı karar verecek” demiş, kestirip atmış. Bu konuyu CHP İzmir il örgütünde görevli bir arkadaşımız da doğrulayacaktır. Tabii cesareti var ise… Öyle, “Ben milletvekilliği bekliyorum. Şu sıralar bu tür polemiklere girmem” diyerek susulmaz ama…&lt;br /&gt;Sorunun peşinde olan metro çalışanlarının bir bölümü de sadece ortadaki haksızlığa karşı çıktıkları için çalıştıkları kurumda cezalandırılmışlar.&lt;br /&gt;Üstelik bu konuyu gündeme taşımak için gittikleri gazete ve televizyon kanalları da “Bizim büyükşehir ile ilan ve reklam bağlantımız var. Bu haberi yayınlayamayız” demişler. Gerçekten vah İzmir vah…&lt;br /&gt;Metro A.Ş. Genel Müdürü’ne buradan uyarımdır. Bu haber çıktığı için bu siteye sansür uygulamaya kalkarsanız, şimdiye kadar hiç ilgilenmediğim bir anonim şirket olarak ilgi alanıma girmeye başlarsınız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir milletvekili ve CHP Genel Sekreter Yardımcısı Abdürrezzak Erten’i suçladığım için burada kendisinden özür diliyorum resmen. Yazıyoruz hep, “Adamın evi yok. Mardinli. Ankara’da yaşıyor. Ama İzmir milletvekili” diye… Hepsi yanlışmış… Adam İzmir’e kök salmış… Haberimiz yok. Yakında İzmir’in en köklü ailelerinden biri olacak. Biz de şöyle diyeceğiz: “İzmir’in ünlü ailelerinden Giraudlar, Yaşarlar, Güreller ve Ertenler dün gece kokteylde yine biradaydılar.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baksanıza Karabağlar Belediyesi’nin Özel Kalem Müdürü sekreteri olan Burcu Arıç, Rezzak Bey’in kız kardeşinin kızı imiş. Yani yeğeni… Ankara’da doğmuş, büyümüş ancak İzmir’de iş bulmuş. Burcu Hanım’ın ablası Müjde Arıç da ESHOT’ta çalışıyormuş. ESHOT onu Ankara’da yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı sekreter olarak transfer etmiş.&lt;br /&gt;Karabağlar Belediyesi özel kaleminde görevli Burcu Civelek ise Rezzak Bey’in Ankara’da Meclis’teki kendi sekreterinin kızıymış. O da İzmir’i çok sevdiği için Ankara’yı ailesini, annesini terk edip İzmir’e gelmiş, çalışmak için…&lt;br /&gt;Türk-Yunan ilişkilerinden tanıdığım Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’a açıp soracağım. “Kardeşim bu kadar yetenekli 3 kızımıza iş bulamadın da, İzmir’e mi ihraç ettin” diye…&lt;br /&gt;Ne diyelim… İthal milletvekillerinden sonra ithal sekreterler süreci başlamış, biz uyuyoruz. İzmirliler de çalışmak için yerel yönetimlere başvurup, yıllarca beklesinler…&lt;br /&gt;Acaba Kocaoğlu hiç sevmediği milletvekilinin yeğeninin kendi kurumunda çalıştığını biliyor mudur? Vallahi ben bile sürekli dürbün ile takip ettiğim Kocaoğlu’nun ne bilip bilmediğini karıştırmaya başladım. &lt;br /&gt;Karabağlar Belediyesi’ndeki sansür devam ediyor. Ancak parçalı bir sansür bu... Halkla ilişkiler ve basın birimi ve dahi belediye başkanının bilgisayarları dışında diğer bölümlerde siteye giriş yasak. Belediye meclis üyeleri bile dışarıdan okuyor yazıları… Ama hepsi aslında bir şekilde okuyorlar… Hele bu yazıyı hepsinin okuyacağından adım gibi eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükşehir’deki genel müdür seviyesindeki değişiklikler sekreterlik değişikliklerini de ateşliyor. &lt;br /&gt;Mesela görevine son verilen Muharrem Derbentoğlu’nun İZBELCOM’daki sekreteri şirketler koordinatörü Nail Yavuz’un kızıymış. Nail Yavuz koordinatörlük görevinden uzaklaştırılıp, kapı yakını olarak tarif edilen İZBELCOM Genel Müdürü olunca ortaya nahoş bir durum çıkmış. Halkın parasıyla işleyen bir kamu kuruluşunda Genel Müdür baba, genel müdür sekreteri kızı… Bu durumun yaratacağı çalkantıyı engellemek için Nail Yavuz’un kızı Didem, Adnan Saygun’a transfer edilmiş…&lt;br /&gt;Bu arada Kılıçdaroğlu’nun yeğeni olduğu iddia edilen, büyükşehirde işe başlaması beklenen yağız Anadolu delikanlısına bir yer bulunabildi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükşehirde yaşanan gelişmeler konusunda köşe yazarlarımızın tutumları, olayı net biçimde ortaya koyuyor. Herkes sistemin içinde olduğu için “ne kadar az dokunsak da, bu işten zarar görmesek” durumu içerisindeler… &lt;br /&gt;Kolay değil tabii ki… Yıllardır bir şeylere dokunmadan yazılan yazılardan sonra ne yazılabilir ki… Ama birinin tepetaklak gitmesi ya da gittiğinin net biçimde anlaşılması halinde başlanıyor yazılmaya. Bence işin en vurucu yanı şu: Nerede yazdığın değil, ne yazdığın önemli…&lt;br /&gt;Yine de arkadaşları kutlamam gerekli. İzmir için çok önemli konuları ele alıyor, bizleri aydınlatıyorlar. Mesela YÖK konusu hayli önemli… Sucuklu yumurtayı saymıyorum bile… Futbol maçlarına ilgi duyanlar arttı son günlerde. Kısacası millet bir şey yazmamak için elinden geleni yapıyor… Arada sırada da olsa gazetecilik refleksi gösteren Yeni Asır Gazetesi köşe yazarı Ertan Sayın’ı hariç tutuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: İZFAŞ Genel Müdürü olacağı konuşulan Birol Soylu’yu aradım, “Nedir bu iş” diye sordum. Yanıtı şöyle: “Ben büyükşehirde çalışmıyorum. Dışarıda kendi işlerim var ve memnunum. Bir daha da büyükşehirde çalışmayı düşünmüyorum.” Yalnız Sayın Soylu’ya notumdur. Kendisinin büyükşehir belediye başkanı ile sıkı fıkı olduğu yolunda hayli yorum gelmeye başladı. Büyükşehirdeki yeniden dizayn konusunda da etkili olduğunuz duyumları alıyorum şu sıralar. Ancak düşmanınız çok. Dikkat edin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde değişim sürüyor. Şimdi de imar bölümünde değişikliğe gidiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı konusu YDK’da gündeme bile gelmemiş. İlginç değil mi? Sav grubu “Bu işi genel başkan istedi” şeklinde yayıyordu. Demek ki Kılıçdaroğlu istememiş bunu. İsteyenlerin de başları şu sıralar çok sıkıştığı için, konuyu soğutma işine girişmişler… Ama bizim sıcak tutacağımızı atladılar sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Ersu Hızır’ın sekreteri Sevil Hanım da emekli olacakmış. Ama o zaten emekli değil miydi, İZULAŞ’tan… Bir gün içinde emekli yapılıp yeniden işe alınmış gibi hatırlıyorum ben… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Siyasette fırtınalı günler yakın. Bir sonraki yazımın başlığını şimdiden veriyorum: “BANA MI VERCEN, REZZAK’A MI VERCEN…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 20 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-2349034562822060684?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/2349034562822060684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/metro-2-yl-daha-gecikiyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2349034562822060684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/2349034562822060684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/metro-2-yl-daha-gecikiyor-mu.html' title='Metro 2 yıl daha gecikiyor mu?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-581892773841993628</id><published>2010-09-17T18:18:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:00:32.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Hep Birlikte Aradılar</title><content type='html'>NOT 1: Benimle yemeğe çıktıkları gerekçesiyle görevinden alınanların çokluğu nedeniyle kimsenin benimle akşam yemeğine çıkmayı istemediğini, Kocaoğlu tarafından İzmir’de yalnızlaştırıldığımı, balkonuma kapandığımı, ancak oradan da 1 milyon İzmirliyi dürbün ile gözlediğimi daha önce bu sütundan belirtmiştim. Salı akşamı Alaattin Yüksel, Aziz Kocaoğlu, Mehmet Ali Çalkaya ve Mustafa Moroğlu Güzelyalı’da Levent Kafe’de bir araya geldiler… Aralarındaki hararetli konuşma sırasında Çalkaya’ya gelen bir telefon ile bir miktar sarsıldılar. Telefonu eden bendim ve Çalkaya’ya kendilerini izlediğimi söyledim. Bir anda hepsi kafalarını yukarı kaldırıp hangi balkonda olduğumu bulmaya çalıştılar. Evet onları görüyordum ancak neler konuştuklarını dinleyemiyordum. Buna yönelik yeni bir çalışma başlatmalı, bir dinleme aracı geliştirmeliyim. Ancak konu eminim ki Rıfat Nalbantoğlu ve Ersu Hızır üzerineydi. Ne yapayım “Yemekteyiz” programından sonra “Biri bizi gözetliyor” programı mı çeksem…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Alaattin Yüksel ile Rıfat Nalbantoğlu arasındaki gerginlik had safhada. Önceki gün CHP İzmir il teşkilatından atılan bir mesaj bunu net biçimde kanıtlıyor. Mesajda “CHP Parti Meclisi üyesi Alaaddin Yüksel, bu akşam … saatte… televizyonda…” diyordu.&lt;br /&gt;Adam kaç yıl il başkanlığı yapmış, bir süre önce de Parti Meclisi üyesi seçilmiş. Kendilerini pek sevmem. Ancak CHP İzmir İl Başkanlığı’nın adamın adını Antalya Valisi ile karıştırması da kabul edilebilecek bir durum değil. 90 yıllık parti diyoruz. Hala kurumsallaşmadığı ortada…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: İl Disiplin Kurulu eski Başkanı avukat Ülkü Caner, il eski sekreteri Mehmet Yıldırım’ı arayarak büyükşehirdeki gelişmeleri yorumlamış ve bazı önerilerde bulunmuş. 2005 başında kankisi Alaattin Yüksel’in görevden alınması ile kendi siyasi hayatının da sonunu gören Caner, bugünlerde Yüksel’in siyasete dönüşü ile milletvekilliği sevdasını yeniden ateşlemiş. 4 yıldır ortalarda görünmeyen Caner’in Avusturya fahri konsolosluğu görevi ile iştigal etmesini, siyasete yeniden karışması halinde nereden geleceği belli olmayan taşların altında kalma riski olduğunu da buradan hatırlatmayı bir görev biliriz. Bu kez localar da kendisini kurtaramaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Büyükşehirdeki gelişmeler savcılığı da harekete geçirmiş durumda. Edinilen bilgilere göre başsavcılık İçişleri Başsavcılık soruşturma için İçişleri Bakanlığı’na başvuru yapmış durumda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Abdürrezzak Erten’in büyükşehirdeki gelişmeler konusunda İzmir’e geleceği ve konu hakkında bilgi alacağını öğrenmiş bulunmaktayım. Kocaoğlu’nun hiç sevmediği bir milletvekili ile genel sekreter yardımcısı olduğu için konu hakkında konuşması ne kadar zor bir şey. Ne anlatacak merak ediyorum. İşin ilginci bu ikili ile hiç görüşmediğim için kendilerinden bilgi alma şansım yok. Ama burası CHP… İki kişinin bildiği bir şeyi 3 gün içerisinde herkes öğrenir. Dolayısıyla yakında ben de öğreneceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Karabağlar Belediyesi’nin Egenin Sesi sitesine uyguladığı sansüre sadece gülmem gerekiyor. Yani sansür yapıyorsunuz da belediye başkanının odasındaki bilgisayara neden sansür uygulamıyorsunuz? Sanırım Kürüm her gün benim resmime bakıp, “Ya biz nerede yanlış yaptık” diyordur. Kürüm’ün en büyük yanlışı uzun süre Rezzak’ın kuyruğundan gitmesi değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: KSK Başkanı Hüseyin Çalışkan ile bir yemek yesem de, kulüp başkanlığından aldırsam diye düşünüyorum. Referandum sonuçları işlerin kızışacağını gösteriyor. Adam ise oturmuş Boluspor maçını düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 17 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-581892773841993628?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/581892773841993628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/hep-birlikte-aradlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/581892773841993628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/581892773841993628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/hep-birlikte-aradlar.html' title='Hep Birlikte Aradılar'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-5406086760851925654</id><published>2010-09-15T18:15:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:00:32.083+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Ekip ve Kocaoğlu`nun İflası</title><content type='html'>Hakikaten çok komik… Millet sıkıca yapıştığı koltuğu bırakmamak için elinden geleni yapıyor, alınan yüzde 42’lik oyun başarı olduğunu iddia ediyor.&lt;br /&gt;Yok artık… O zaman neden referanduma katıldınız ki siz… Madem yüzde 42 başarı… Demek sizin yüzde 50’yi bulma umudunuz o zaman da yokmuş. Boşu boşuna milleti 40 derece sıcakta meydanlara toplamışsınız.&lt;br /&gt;CHP Genel Sekreter Yardımcısı İzmir milletvekili Abdürrezzak Erten, Milliyet Ege köşe yazarı Hamdi Türkmen’e verdiği demeçte (Bize verecek değil ya; benim dışımda herkese veriyor) “Yüzde 42 hayır oyu fevkalade başarıdır. CHP’nin başarısıdır” demiş…&lt;br /&gt;Bunu telefonda nasıl bir eda ile söylediğini gözümün önüne getiriyorum. Türkmen onu görmediği için yüzünün kızarıp kızarmadığını anlayamamıştır.&lt;br /&gt;Kızarır mı peki Rezzak’ın yüzü?&lt;br /&gt;Kesinlikle hayır…&lt;br /&gt;Türkiye genelinde rezil olundu…Bu sonucun Türkçesi budur…&lt;br /&gt;İzmir’de de nal toplandı.&lt;br /&gt;İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu’na göre yazlıkçılar oy kullansa idi İzmir’de yüzde 70 çıkardı. Halam da eniştem olabilirdi, ama olamadı…&lt;br /&gt;Fethullah ölülere taktı, Nalbantoğlu da yazlıkçılara…&lt;br /&gt;Üstelik ne kızıyorsunuz yazlıkçılara… Onlar genel başkanları ne yaptıysa, onu yapmışlar.&lt;br /&gt;Biz gelelim İzmir’deki başarısızlığın asıl nedenine. Rezzak ve Rıfat Beyler bunu niye söylemiyorlar?&lt;br /&gt;Hayırcı perspektiften İzmir’in en başarılı ilçeleri hangileri?&lt;br /&gt;Balçova, Beydağ, Çeşme, Çiğli, Dikili, Foça, Güzelbahçe, Karaburun, Karşıyaka, Narlıdere, Selçukve Urla… Hiçbiri ekibin kontrolünde değil. “Narlıdere ve Güzelbahçe ekibin kontrolünde ama” derseniz, yanılırsınız. Oraları Abdül Batur’un kontrolünde…&lt;br /&gt;“Hayır”ın en düşük çıktığı ilçe Kemalpaşa… Bu da çok normal… Kemalpaşa’da belediye başkanlığı da CHP için sürpriz olmuştu.&lt;br /&gt;Hayırların istenilen oranda olmadığı, İzmir’i yüzde 63’e mahkum eden büyük ilçelere bakalım biz…&lt;br /&gt;Karabağlar, Bayraklı, Buca, Gaziemirve Konak…&lt;br /&gt;Buralara ekip hakim…&lt;br /&gt;Bornova'da düşük… Orada da Aziz grubu var…&lt;br /&gt;Sonuç ortada…&lt;br /&gt;“Hayır”oyu vermek isteyen İzmirli iki şeye takılıp oy kullanmamış. Hatta bazıları sinirinden “evet” bile demiş…&lt;br /&gt;1 – Ekip&lt;br /&gt;2 – Aziz Kocaoğlu…&lt;br /&gt;Bunun başka bir izahı yoktur. 7 Eylül’de büyükşehir belediyesinde yaşanan depremin olumsuz yansımalarını atlamadan geçemeyeceğim. Büyükşehir belediye başkanı ile il başkanının kavgalı olmaları da ayrı bir trajedi.&lt;br /&gt;Bir de millete “MHP’liler evet dedi” yalanını uydurmayın.&lt;br /&gt;Özellikle Batı’da MHP oyunun tamamı “hayır” idi…&lt;br /&gt;Aksi takdirde, Balıkesir, Manisa, Aydın, Uşak, Bilecik ve Denizli’de “hayır” oylarının yüzde 50’nin üzerinde çıkması mümkün mü? Bursa’da yüzde 44, Burdur’da yüzde 47, Kütahya’da yüzde 42, hayır çıkması sadece CHP ile mi açıklanacak? &lt;br /&gt;MHP İzmir İl Başkanı Sayın Musavvat Dervişoğlu, sizin il başkanlığından çıkıp alt caddedeki il başkanlığına şöyle bir uğra; göster kendini… Öyle arkadaşa falan da gerek yok. Tek başına gitsen de yeter… Bir ikna et bakalım oradakileri, İzmir’de kaç MHP’li “hayır” oyu vermiş diye… İkna kabiliyetinin sınırlarını çok zorlama yalnız. Daha maydanozlu rakı içeceğiz. &lt;br /&gt;Sayın CHP’li yöneticilerimiz. Pazar günü sandıkların bomboş bırakıldığını unutmayın. Öyle “çok çalıştık” diyerek bir şeylerin arkasına da saklanmayın. Zaten “Aziz Abi” bile inanmamış size…&lt;br /&gt;Bir Galapagos atasözü ile bitirelim yazımızı:“Deniz yükseldikçe balıklar karıncaları yermiş. Deniz alçaldıkça karıncalar balıkları… Dolayısıyla hayat, Deniz’in alçalıp yükselmesine bağlıymış…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Aziz Kocaoğlu’nu çok merak ediyorum bugünlerde… Odasında bir oraya, bir buraya gidip geliyor, “Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım?” diye düşünüyordur. Kolay değil. Yerinde olmak istemezdim açıkçası. Ama o “her şeyi bilen adam” olarak bu duruma da bir çare üretecektir. Mesela Alaattin Yüksel’e başvurabilir. Kadim dostuna… Ya da büyükşehir meclisi grup toplantısında konuyu tüm CHP’li meclis üyeleriyle tartışır ve bir çözüm bulabilir. Benimle konuşmayı deneyebilir. Bunu yapacak ise lütfen odada Ersu Hızır bulunmamalı… Cinayet nedeni olabilir herhalde.&lt;br /&gt;Peki, ben ne söyleyebilirim ki? Zaten söylediklerimi ve söyleyeceklerimi bu köşeden kaleme alıyorum.&lt;br /&gt;“Bir yemek mi yenmiş?”&lt;br /&gt;“Nerede yenmiş?”&lt;br /&gt;“Kimler yemiş?”&lt;br /&gt;“Benim bundan neden haberim olmamış, yoksa olmuş mu? Ben mi yazmışım yemeği?”&lt;br /&gt;“Yemekteyiz programı mı çekilmiş bir yerlerde?”&lt;br /&gt;“Show TV ile ne alakam var ki benim?”&lt;br /&gt;“Yemekte kapuska mı pişirmişim? Ben salatadan başka bir şey yapamam ki”&lt;br /&gt;“Kamera kayıtlarında ben mi varmışım? Hakkımda kaset iddiaları mı var şimdi de?”&lt;br /&gt;“Susma hakkımı kullanmak istiyorum. Ersu Hızır kullanıyor da, benim kullanma hakkım yok mu? Hem belediyenin iç işlerine beni neden bulaştırıyorsunuz? Anlamıyorum”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Kızlar Hamamı’na çevirdiniz, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni… Bir tarafta genel sekreterlik bekleyen başkanın okul arkadaşı Pervin Şenel Genç, diğer tarafta aynı doğrultuda görev isteyen Serpil Baran… Uzun araştırmalar sonucu ortaya çıkarılan, dayı torpilli Balçova ilçesinde görev yapan eski müdür Ferda Eser ve Kocaoğlu’na “Ersu’nun yetkilerini al” diyerek referandum öncesi bombanın patlamasına neden olan Gül Şener…&lt;br /&gt;Ne bu yahu… Bir gazeteci olarak değil, bir erkek olarak soruyorum. Ortada neden genel sekreter adayı erkek yok?&lt;br /&gt;Başbakana yeni Anayasa’nın canı gönülden desteklediği mesajı verilmek için “pozitif ayırımcılık” mı uygulanıyor? Yoksa genel sekreterlik ile sekreterlik aynı makam olarak mı değerlendiriliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Ersu Hızır… Seni de yakında yeniden gündeme alacağız pek tabii ki… Yani unuttuğumuz sanılmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Cuma gününe bomba gibi bir yemek yazısı daha mı yazmalıyım… Yemek dizisi tuttu. Devam edebilirim belki de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 15 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-5406086760851925654?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/5406086760851925654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/ekip-ve-kocaoglunun-iflas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5406086760851925654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/5406086760851925654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/ekip-ve-kocaoglunun-iflas.html' title='Ekip ve Kocaoğlu`nun İflası'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-4016761130011892922</id><published>2010-09-13T18:12:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:58:24.979+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Bana Muhtaçsın Kocaoğlu</title><content type='html'>Ooooooo… Herkes ellerini ovuşturmuş, “Bir üst koltuğa nasıl geçerim?” sorusuna yanıt arıyor… Onlara göre genel sekreterlik koltuğu boşaldı. Yakında birkaç koltuk daha boşalır.&lt;br /&gt;Dışarıdan kimse gelmeyeceğine göre, içeride bir üst makama doğru yükseliş başlayacak.&lt;br /&gt;Baksanıza genel sekreter yetkilerini geçici olarak ele geçiren Pervin Şenel Genç, bayram ziyareti için tek başına ESHOT’a gidiyor. Kurumun genel müdürü Gül Şener bu bayramlaşmaya katılmıyor…&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu evinde kriz toplantısı yapıyor. Pervin Şenel Genç, Serpil Baran ve Erhan Bey ile… Bayram sonrası oluşturulması planlanan yeni yapının üç önemli ismi başkanlarıyla bir arada…&lt;br /&gt;Akşama doğru genişletilmiş bir toplantı daha düzenleniyor…&lt;br /&gt;Kocaoğlu’nun kapısını aşındıranlar, yeni dönemde görev talep edenler vs…&lt;br /&gt;Ne güzel?&lt;br /&gt;Ancak...&lt;br /&gt;Herkesin atladığı bir şey var…&lt;br /&gt;Ersu Hızır için belediyede açılan soruşturma…&lt;br /&gt;Soruşturmaya Ersu Hızır çağrılacak. Büyük ihtimal ile “Ben Süleyman ile baş başa yemek yemedim” diyecek. Bunun üzerine belediye müfettişleri olayı doğrulatmak için beni çağırmak zorunda kalacaklar.&lt;br /&gt;Şu sıralar büyükşehir bazında muteber bir yazarım ya. İşlerine geldiği, koltuklarında bir kademe yükselecekleri, başkana daha yakın olacakları ve siyasi beklentilerini gerçekleştirecekleri için görüşlerime değer veriyorlar… &lt;br /&gt;Yalnız lütfen Ersu Hızır ile aynı saatte çağırmasınlar. Adamın İzmir’de en son görmek isteyeceği kişi benim herhalde…&lt;br /&gt;Peki, ben ne diyeceğim müfettişlere?&lt;br /&gt;Diyelim ki belediyedeki yeniden yapılanma hoşuma gitmedi.&lt;br /&gt;“Böyle bir yemeği yemedik” dersem ne yapacaksın Kocaoğlu?&lt;br /&gt;Sipari zaten reddediyor yemeği… Hızır “yemedik” diyor… Benim de Sipari’de yemek yemişliğim vardır. Birçok haber kaynağım ile...&lt;br /&gt;Bana muhtaçsın bana…&lt;br /&gt;Bana muhtaç olman senin için ne kadar acı bir durum. Açıkçası yerinde olmak istemezdim…&lt;br /&gt;Ben “yemedik” dersem, soruşturmayı nasıl tamamlayacaksın? Hangi veri üzerinden Ersu Hızır’ın kurumla ilişkisini keseceksin?&lt;br /&gt;“Ben de oradaydım”diye sağda solda konuşanlar ile mi?&lt;br /&gt;Belki hiç sevmediğin Erdal İzgi ile… Onun da olup ya da olmadığı belli olmayan yemekte olduğu iddia ediliyor da…&lt;br /&gt;Ya da kurumdan yeniden ihale almak isteyen bir müteahhit ile… Çünkü o da “Ben yemekteydim” diyor.&lt;br /&gt;Onların olup olmadığı belli değil. Olup olmadığı belli olmayan bir yemekte olup olmadığı belli olmayan insanların ifadeleri ile nereye varılacak ki…&lt;br /&gt;Sana yakın bazı isimlerin bu yemeğin olduğunu belirtmesi de kurtarmıyor maalesef…&lt;br /&gt;Ama bir gerçek var ortada.&lt;br /&gt;“Büyükşehir ile yemekteyiz programı” başlıklı bir yemek yazısı ve bu yazıyı kaleme alan yazarın doğrultusunda hareket eden bir büyükşehir belediye başkanı…&lt;br /&gt;Maalesef ki bana muhtaçsın Kocaoğlu… Bu yazıyı okurken şeker, tansiyon gibi aniden fırlayacak şeylerine dikkat et. Hakkımda sıralayacağın güzel sözleri arka arkaya getirirken sinir katsayını da lütfen frenle… &lt;br /&gt;Sanal yemek bahane, tartışmalar şahane…&lt;br /&gt;Gelelim önemli konulara…&lt;br /&gt;2004 yılından itibaren, imar komisyonunda yer alan isimleri teker teker toplayalım.AKP’lisi CHP’lisi… Sonra çarpar mıyız, böler miyiz bilemem.&lt;br /&gt;Alınan kararlar doğrultusunda tanınan ayrıcalıkları not edelim. Yeni İzmir Projesi çerçevesinde bu alanda arsa alanların kimliklerini saptayalım. Bölgedeki akaryakıt istasyonlarına göz atalım. &lt;br /&gt;Sonra tüm bunları birleştirerek birinci dosyayı ele alalım.&lt;br /&gt;Kim hazırmış bu tartışmaya hep birlikte görelim.&lt;br /&gt;Bir uyarı da muhalefet yapmaktan habersiz, belki de işlerine geldiği için muhalefet yapmayan AKP’li büyükşehir meclisi üyelerine… Bugün büyükşehir meclisi var. Sazan gibi atlamayın. Aziz Kocaoğlu – Ersu Hızır – Süleyman Gençel’den oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni’nin içinde kalmayın. Yoksa yönünüzü şaşırır, içinde tamamen kaybolabilirsiniz. Önce süreci izleyin. Aklınızın yettiği kadarı ile hareket edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Sağda solda bu konuyu kaleme almaya çalışan köşeci arkadaşlarıma… Lütfen dikkatli olun. Üzerinde “tehlikelidir” işareti vardır. Çarpılabilirsiniz… Siz öğle yemeklerinde köfte yemeğe devam edin, ilan ve reklamlarınızı alın… Ama daha ileri gitmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Sevgili Hasan Tahsin… Sen gerçekten naif birisin. Düşüncelerimiz uyuşmazsa da senin gibi bir arkadaşım olduğu için mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: İZULAŞ’ın son personel yemeğinden haberiniz var mı? Yemekte çekiliş yapılmış, plazma televizyonlar, dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları dağıtılmış. Ancak nedense bu hediyeler hep üst-düzey personele çıkmış. Şansları var adamların. Siz de her şeyin altında çapanoğlu aramayın yahu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Referandumu daha sonra kaleme alırız. Şimdi herkes üzerinde zıplayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Türkiye’nin Dünya Basketbol Şampiyonası’nda geldiği yeri hepimiz gördük. Keşke grup maçlarının oynandığı İzmir’de bu konuya daha çok eğilebilseydik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 13 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-4016761130011892922?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/4016761130011892922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/bana-muhtacsn-kocaoglu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4016761130011892922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/4016761130011892922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/bana-muhtacsn-kocaoglu.html' title='Bana Muhtaçsın Kocaoğlu'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-6010167147547598022</id><published>2010-09-10T18:10:00.000+03:00</published><updated>2010-10-10T16:00:32.090+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Daha Yazacak Çok Şey Var!</title><content type='html'>NOT 1: Milliyet Ege Gazetesi köşe yazarı Dilek Gappi, 08 – 09 – 2010 tarihli “Bir imbat, bir deprem” başlıklı köşe yazısında son günlerde yaşanan gelişmelere ışık olmuş, yorumlarda bulunmuş. Kendisine buradan teşekkür ederim. Ancak benim bir ismim var. Doğru hatırlıyorsam Süleyman Gençel. “Bir gazeteci” tanımlaması yaparak ismimden bu kadar sakınmasının nedenini pek anlayamadım ya neyse… Belki Büyükşehir Belediye Başkanımızı kırmak istememiştir.&lt;br /&gt;Benim ilgimi çeken, ismini kendi köşemde son derece rahat ifade ettiğim Gappi’nin yazısındaki bir tespit oldu:&lt;br /&gt;“…CHP ve Büyükşehir Belediyesi’ni yakın takip eden, iğneli bir kalemi olan gazeteciyle genel sekreterin yedikleri akşam yemeğinde Hızır’ın belediyede işlerin iyi gitmediğine yönelik bilgi vermesi… Tabii bugüne kadar, Başkan Aziz Kocaoğlu’nun hanesinde, “yazdıkları muteber değil” diye yorumladığı bir gazetecinin şimdi, söyledikleri, yazdıkları ya da iddiaları neden “muteber” oluyor?”&lt;br /&gt;Ya işte böyle… Kocaoğlu’nun gözünde “muteber” değilmişiz.&lt;br /&gt;Muteber olan arkadaşları Kocaoğlu’nun gözünde muteber oldukları için ayrıca tebrik ediyoruz. Aman, onlar İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun, İzmirli işadamlarının dolayısıyla iktidarların gözünde muteber olsunlar, bize bulaşmasınlar. &lt;br /&gt;Ama bakın Sayın Kocaoğlu, köşe yazarımızın aklı karışmış. Lütfen bu konuya eğilin ve sizin yüzünüzden karışmış olan bu aklı düzeltin. Yoksa yazarımızın durumu vahim… Nereye başvuracağını, kime yaslanacağını bilemiyor. Ortada kalmış.&lt;br /&gt;Şimdi ben bir dönem muteber değildim de, birdenbire muteber mi oldum? Yoksa muteber olmama konumum devam mı ediyor? Muteberlik düzeyimde bir değişme oldu mu? BBB- notundan BBA notuna mı yükseldim? Siz köşe yazarları konusunda hangi derecelendirme kuruluşu ile çalışıyorsunuz? Standart &amp;amp; Poor’s mu yoksa Moody’s ile mi? Siz neden büyükşehir olarak AAA alıyorsunuz da ben hala BBA notları ile sürünüyorum?&lt;br /&gt;Dilek Gappi dışında konuyu kaleme alan bir tek Yeni Asır’dan Ertan Sayın var. Başka da gazeteci yok. Millet korktu sanırım. Bir de bu işleri daha önceden bilen ancak nedense kaleme almayan arkadaşlarımız var. Onları da yakında tartışacağız tabii ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Genel Sekreter Ersu Hızır'ın yetkilerinin elinden alınması konusunda, “'Bu bir yol kazasıdır, yol kazasını yapan sorumludur”' demiş. Ortada hızla giden bir tren ve bu trenin bir tek makinisti var. O da Aziz Kocaoğlu… Tren kaza yaparsa, suçlu Kocaoğlu’dur… Başka kimse değil. Çevresine bir bakıp, neler oluyor diye düşünmesi gereken de o… Gerçi biz muteber olmadığımız için bu saatte bizi kaale alır mı, almaz mı bilinmez.&lt;br /&gt;“Elinde belge olan savcılığa başvursun”diyorsunuz, Sayın Kocaoğlu… O dosyaları şimdi bulmam mümkün değil. Önce Ankara’dan Sayıştay’dan gelsin dosyalar…&lt;br /&gt;Ama iyi fikir… Acaba Sayıştay’a mı başvursam? “İzmir büyükşehir belediyesinin dosyaları zaten sizin elinizde… Rica etsem. Bana da bir takım hazırlar mısınız” diye…&lt;br /&gt;Benim elimde de bir takım bulunsun yahu. Fena mı olur?&lt;br /&gt;Sayıştay “Olmaz, dürüst belediye başkanınızın dosyalarını size vermem. Gidin kendiniz bulun” der ise, size başvururuz. Belki “şeffaf belediye” adına bize de dosya verirsiniz.&lt;br /&gt;Bu arada dosyalar bazında şiddetli bir e-mail trafiği başladı. Teker teker gündeme getireceğim. Millet ne kadar meraklıymış dosya toplamaya…&lt;br /&gt;Yavaş yavaş açıklayalım da olay olsun değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Kocaoğlu iyi ki açıklama yapmış, yoksa ben bu bayram günü ne yazacaktım. Şöyle diyor Kocaoğlu: “6.5 sene içerisinde annemi, babamı daha çok sevdim, saydım, hürmetim arttı. Öyle bir kişilik vermişler ki bize. Bizim kişiliğimizde gedik yok.”&lt;br /&gt;Ersu Hızır Bey… Tamam senin kişiliğin gitti. Ama senin yüzünden benimki de gitti. Arıyorum, önceki gün dolapları da karıştırdım ama nafile… Bulamıyorum… Bir yerlerde olacak sanırım. Olmaz ise gidip başkanımızdan ödünç alayım. Onun kişiliği bana da yeter nasıl olsa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Muharrem Derbentoğlu’nun işine son verilmiş. Olmadı ama… Bir önceki yazımda kaleme aldığım listeden kimseyi benimle baş başa yemek yemeden önce atamazsın Kocaoğlu… İmza yetkilerini geçici olarak elinde bulunduran Pervin Şenel Genç, bu olayı sümen altı yapmayın. Aksi takdirde baş başa ilk yemek yiyeceğim kişi siz olursunuz. Listeye iki isim ekliyorum: Tülay Azeri ve Nail Yavuz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: Antalya yemeğinin notları daha sonra. O yemekte olup olmadığım konusunda soru işaretleri olanlar restoranın kayıtlarına başvurabilirler. Ne yemekti o öyle… Neler tattışıldı neler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ekibi terk edip şimdi de Kılıçdaroğlucu mu olmuş? Yahu Rıfat, otur biraz… Senin yüzünden başım döndü ya… Sahi ne zaman Merkelci olacaksın sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 7: Kent A.Ş. işçileri konusunda ne de güzel açıklama yaptınız öyle… İşçi dostu Kocaoğlu. Daha önce adım atsaydınız, zaten iş bu duruma gelmezdi. Ben yine de arka planını açıklayayım İzmirlilere. Kılıçdaroğlu bu konunun bir daha önüne gelmesini istemez. Genel başkan ile iyi geçinmek isteyen Kocaoğlu, Karşıyaka Belediyesi ile masaya oturur ve anlaşır. 65 – 70 kişiyi işe alacaktır. Bu arada devreye sendika girer. “Sen hepsini alacağım açıklaması yap. Nasıl olsa 65 – 70 kişi gelecek. Böylece işçi dostu olursun” der. Kocaoğlu da sendikayı yanına alarak basın açıklamasını yapar. İşin içinde olan ve bu konuya destek veren Cevat Durak’a haber bile vermez… Kocaoğlu Kent A.Ş işçileri ile konuşurken “1984’te ben de evime ekmek götüremeyecek duruma gelmiştim” demiş. Nasıl oldu da bu kadar mal mülk edinildi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 8: AKP İzmir il başkanı kuyruğumuza mı takılıp muhalefet yapıyor. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Kapatın İzmir bürolarınızı… Siz olmasanız İzmir’de daha iyi muhalefet yapılır. İşler daha yolunda gider. AKP’nin yerine alternatif olduğunu iddia eden Demokrat Parti’nin İzmir İl Başkanı nerede? Ortalık ayağa kalkmış Fatih Dalan ne yapıyor? Lions işleri masonik ilişkilerle mi iştigal kendileri… Sonra da ortaya çıkıp siyasetçi olduklarını iddia ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 10 - 09 - 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-6010167147547598022?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/6010167147547598022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/daha-yazacak-cok-sey-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6010167147547598022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/6010167147547598022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/daha-yazacak-cok-sey-var.html' title='Daha Yazacak Çok Şey Var!'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-841053823204154082</id><published>2010-09-08T18:07:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:58:56.057+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>Sadece Hızır mı Suçlu?</title><content type='html'>Yazılarıma gelen bazı yorumlar vardı. “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu dürüsttür. Bürokratları ona bağlı başarılı insanlardır. Lütfen kendi hesaplarınız için onları yıpratmayın” şeklindeydi bu yorumlar. Ne oldu da Kocaoğlu genel sekreterinin ipini çekti, yetkilerini aldı? Vallahi bana sormadan yaptı. Ne yaptıysa kendisi yaptı. Gidip ona sorun, “Neden genel sekreterinizi görevden aldınız?” diye… İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kafasına taş düşse benden bileceksiniz yahu… Yalnız bu düşen taşlar ile İZBETON arasında bir ilişki yoktur. Yoksa var mıdır?&lt;br /&gt;İş taş olunca İZBOTON’un olmaması mümkün değil.&lt;br /&gt;Şimdi aynı arkadaşlardan bir özür yorumu bekliyorum. Elleri klavyeye gidebilirse tabii ki…&lt;br /&gt;Bu arada bir genel sekreterin benimle yemek yediği için görevden alınması çok acı bir durum. Vallahi Sayın Kocaoğlu… Sizin yüzünüzden şimdi İzmir’de özellikle de Büyükşehir’de kimse benimle yemek yemeyecek. Beni yalnızlaştırıyor, evimin balkonuna hapsolmama neden oluyorsunuz. Gerçi evime gelenler bilirler ki, balkonumdan en az 1 milyon İzmirlinin ne yaptığını aynı anda izleyebilirim. Hatta sizi bile…&lt;br /&gt;Bütün suç Ersu Hızır’ın benimle yemek yemesi mi?&lt;br /&gt;Üstelik Ersu Hızır size gerçekten doğru söylemiş. Hızır benimle baş başa yemek yemedi.&lt;br /&gt;Nasıl yemek yediğini bir yerlerden öğrenmişsinizdir siz. Ancak bunu “Süleyman ile baş başa nasıl yemek yersin” boyutuna getirmek doğru mu? Ne yani ben bir şeytan mıyım ki bir genel sekreterin bir gazeteci ile baş başa yemek yemesi bu kadar garip. Gazetecilerle sadece siz mi baş başa yemek yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;Aslında belgeleri vermese de söyledikleri çok daha önemli Hızır’ın… Bu konu atlanıyor, arada kaynatılıyor gibi…&lt;br /&gt;Mesela imar değişiklikleri…&lt;br /&gt;Mesela benzin istasyon ruhsatları…&lt;br /&gt;Mesela sürekli yurtdışına tatile giden üst-düzey bürokratlar…&lt;br /&gt;Mesela Bilgin Erünal konusu… Bildiğim kadarıyla hala başdanışman değil mi? Azledilmesi konusunda bir adım atılacak mı?&lt;br /&gt;Ersu Hızır bu konular üzerine konuştuğu için cezalandırılmadı mı? Bir anlamda “sizin dürüst başkan” imajınıza zarar verdiği için mi suçlu?&lt;br /&gt;Üstelik suçlu mu?&lt;br /&gt;Soruşturma açtığınızı söylüyorsunuz. Benimle baş başa yemek yediği için Hızır’ı soruşturacaksanız, benim de görüşüme başvurulması gerekmez mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Gündoğdu Meydanı’na denizden getiren Lamia gemisi de ilginç bir konu. Geminin rıhtıma bağlı restoran olarak kullanılması konusunda Büyükşehir’e yaptığı ruhsat başvurusu reddedildi. Geminin sadece Turizm Bakanlığı’ndan aldığı ruhsat var. O ruhsat da ancak rıhtımdan ayrıldıktan sonra restoran olarak kullanılmasına izin veriyor. Ancak Lamia gemisi Büyükşehir’in tüm uyarılarına karşılık, bağlı bulunduğu rıhtımda restoran olarak faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla Büyükşehir ile olan sorunu sürüyor. Ve sorunlar sürerken siz yolsuzlukların üzerine gideceğini iddia ederek vatandaştan destek isteyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu tekneye bindirip, dolaştırıyorsunuz.&lt;br /&gt;Adam nereden bilsin Lamia’nın CHP’li Büyükşehir’e göre kaçak çalıştığını…&lt;br /&gt;Tabii bu yazıyı okuduktan sonra (bu yazının bir şekilde eline ulaştırılacağından adım gibi eminim) dönüp size soracaktır, bir genel başkanı ne hale düşürdüğünüzü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu İzmir’e gelirken Cumhuriyet mitingleri gibi bir şey hayal etmişti.&lt;br /&gt;CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, “350 bin kişi toplayacağız” diyordu.&lt;br /&gt;İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise 250 bin kişi…&lt;br /&gt;Ancak CHP mitingine katılanların sayısı en fazla 60 bin kişi…&lt;br /&gt;Siz de basketbol federasyonunun reklâmına mı takıldınız.&lt;br /&gt;Televizyonlarda Türkler uçuyor, İzmir’de Aziz ile Rıfat uçuyor…”&lt;br /&gt;Bari onlar gerçekten uçuyor. Hem Türkiye Paraşüt Milli Takımı uçuyor, hem de Türkiye Basketbol Milli Takımı…&lt;br /&gt;Ama siz dikkat edin… Uçayım derken tepe üstü çakılmayasınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Yazıların altına yapılan yorumlar bir anda önemli bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Büyükşehir değil mübarek Baran çiftliği, Şener çiftliği…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 2: Bundan sonra baş başa yemek yiyerek Kocaoğlu’nun gözünden düşüreceklerimin listesi&lt;br /&gt;A – Bilgin Erünal&lt;br /&gt;B – Alaattin Yüksel&lt;br /&gt;C – Gül Şener&lt;br /&gt;D – Serpil Baran&lt;br /&gt;E – Pervin Şenel Genç&lt;br /&gt;F – Muharrem Derbentoğlu&lt;br /&gt;G – Hülya Güven&lt;br /&gt;H – Ali İçhedef&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 3: Yukarıdaki listede Rıfat Nalbantoğlu ismini görmediyseniz şaşırmayın. O zaten gözden düşmüş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 4: Kocaoğlu’nun bu tavrı dolayısıyla sosyal çevrem daralıyor. Benimle yemek yemek için facebook’a yazı yazanlara teşekkür ederim. Los Angeles’ten bile davet var. Kocaoğlu benim Amerika’ya gidip tekrar dönmememi isteyeceklerin başında gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 5: “Büyükşehir ile yemekteyiz” başlıklı yazım ile başlayan İzmir depremi konusuna nihayet İzmir medyası da dâhil oldu. Olayın başlangıç noktasını da dikkate alarak… Benim yazım ile birlikte bu işe giren www.rthaber.com sitesine ve bu sitenin belalı genel yayın yönetmeni Hasan Tahsin’e de gerçekten teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 6: Dün akşamüzeri Kılıçdaroğlu ile Deniz Baykal Antalya mitingi sonrası akşam yemeği yedi. İzmir depremini de öğrenen Baykal ve Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de yeni dönem, İzmir siyaseti, İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine neler konuştuklarını merak ediyor musunuz? Dikkat edin o yemekte ben de bulunmuş olabilirim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son Dakika Yanıtı: Lamia yatının sahibi aradı. Büyükşehir ile sorunlarının sadece Büyükşehir’in işletme haklarının bulunduğu mekânlar için geçerli olduğunu, herhangi bir ruhsat sorununun olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egenin Sesi 08 - 09 -2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/222270826093184246-841053823204154082?l=suleymangencel.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://suleymangencel.blogspot.com/feeds/841053823204154082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/sadece-hzr-m-suclu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/841053823204154082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/222270826093184246/posts/default/841053823204154082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://suleymangencel.blogspot.com/2010/09/sadece-hzr-m-suclu.html' title='Sadece Hızır mı Suçlu?'/><author><name>süleyman gençel</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15516323808957880327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-222270826093184246.post-8120069366344315245</id><published>2010-09-06T18:03:00.000+03:00</published><updated>2010-10-17T11:59:27.356+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerel Siyaset'/><title type='text'>İzmir’i İyi Analiz et; Kılıçdaroğlu</title><content type='html'>Bugün 6 Eylül… Kılıçdaroğlu İzmir’de… Şimdi herkes çevresini saracak, aday olmak için takla atanlar birbirini ezecek, 40 derece sıcakta Türkiye’nin dört bir yanını dolaşan CHP Genel Başkanı da mutlu mesut Ankara’ya dönecek.&lt;br /&gt;Peki, İzmir’de her şey güllük gülistanlık mı?&lt;br /&gt;Değil…&lt;br /&gt;Referandum çalışmaları yapan milletvekilleri uygulanan programdan yaka silkiyor.Çalakalem yazılmış, birbiriyle çelişen hatta bir anda iki yerde olmayı gerektiren bir programdan bahsediyoruz.&lt;br /&gt;İlçe başkanlarının bir bölümü, kendilerinden olmayanlar ile çalışmak yerine, “Siz gelmeyin biz burada hallediyoruz” mesajı veriyorlar.&lt;br /&gt;Parti meclisi üyeleri çalışmalara ruhsuz ve gönülsüz katılıyor.&lt;br /&gt;Çevre ilçelerin başkanları, “Biz ne zaman Sav tarafından görevden alınacağız” diye bekledikleri için son bir haftadır çalışmalara başladılar.&lt;br /&gt;Bir koordinasyonsuzluk yaşandığını kabul eden il başkanı yakın çevresine işlerin iyi gitmediğini söylüyor.&lt;br /&gt;Belediye başkanları “Biz çalışıyoruz” mesajı veriyorlar sadece… O kadar…&lt;br /&gt;Sokaklarda iki – üç araçtan duyulan “Referandumda hayır” sloganı dışında kentte bir seçim hazırlığı hissedilmiyor.&lt;br /&gt;Bugün Gündoğdu’ya kalabalık toplanır. İzmir’in ölüsü bile kalabalık toplar.&lt;br /&gt;Ancak her şey kalabalık ile açıklanmıyor.&lt;br /&gt;İzmir’de yapılan Cumhuriyet mitingini hatırlayın… O mitingi izleyen biri, CHP’nin İzmir’den en az 18 milletvekili çıkaracağını, 20’yi zorlayacağını; İstanbul ve Ankara mitingleri ile de Türkiye’de iktidar olacağını düşünürdü.&lt;br /&gt;Ancak genel seçimlerde CHP İzmir’den sadece 11 milletvekili çıkardı ve AKP yine tek başına iktidar oldu.&lt;br /&gt;Bayram tatilinin de etkili olacağı gün gibi açık.&lt;br /&gt;Bir tarafta umre ziyaretini bile yasaklayan, devletin tüm kurumlarıyla evet için hareket eden AKP, diğer tarafta kurultay tartışmalarını yaşamaya devam eden CHP…&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu İzmir konusunda gerekli donanıma sahip olmaz, “Ben karışmam, orası Önder Sav’a ait” der ise, yandı gülüm keten helva misali bizler yanacağız…&lt;br /&gt;Sonuçları hep beraber görecek ve maalesef hep beraber yaşayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT 1: Son iki yazımdan sonra sorgulanacak bir başka durum var ortada. Büyükşehir ile ilgili yazılarımın belediyede ve kentte deprem yaratmasına karşılık yerel basının bu işe hiç dokunmaması ilginç değil mi… AKP’nin ise kafası basmamış durumda. İzmir’de neye kafaları bastı ki… Bu kentte iktidar olmanız imkansız. En azından doğru dürüst muhalefet yapın. Ama o da yok ki…&lt;br /&gt;Nedenlerine yeri geldikçe değineceğiz tabii ki…&lt;br /&gt;Ne zaman?&lt;br /&gt;Aziz Kocaoğlu harekete geçince…&lt;br /&gt;O zaman haber olarak büyük puntolarla yazacak arkadaşlar… “Şunun görevine son verildi, bu istifa etti, yerine o getirildi” diye…&lt;br /&gt;Yazacakları manşetlerin başlamasına neden olan olaylar dizisini dikkate almadan bir anda sorunun içine girmelerini bekleyecek ve sonra kaleme alacağım; “Kim, neden, bu işin başında haberi görmek istemedi?” diye… Üstelik muhabir arkadaşlar bu konuyu Kocaoğlu’na sormuşlar ve “Kesinlikle bu yazı hakkında yorum yapmayacağım” yanıtını almışlarken… Yani Kocaoğlu olayı reddetmemişken…&lt;br /&gt;Belki yeni bir tartışma başlatacak oluruz, “büyükşehir-yerel medya ilişkileri” üzerine…&lt;br /&gt;Şu unutulmasın ki, İzmirliler öyle sıcaktan dolayı oturmuyor; izliyor, gözlüyor, alternatif kaynakları kullanıyorlar… Yazılarıma gelen yorumlar, fısıltı gazetesi de bunu net olarak gösteriyor bizlere.&lt;br /&gt;Yazdıklarımın külliyen yalan olduğu, hiçbir kelimesine inanılmadığı ifade edilmiş, bazı yorumlarda. İlk yazımı okurlar ile çarşamba günü paylaştım. Bugün pazartesi… Aradan 5 gün geçmiş ve hala bir ses yok büyükşehir belediyesinden. Siteye ve yazılarıma uygulanan sansür hariç tabii ki… Kocaoğlu, Hızır, yazılarımdan hoşlanmayan belediye bürokratları ya da büyükşehrin hukuk servisi, eğer bu yazılarda yanlış ya da kanıtlayamayacağım bir şey olduğunu görselerdi, bir gün içinde üzerimden değil g
